Aysal; Günah Bizden Gitti
Bu ülkenin Çobanyıldızı Galatasaray'dır.
Bu ülkenin Çobanyıldızı Galatasaray'dır. Yol gösterir.
Türk futbolunun adını Avrupa'nın çatısına yazdıran, dünyanın çatısı Himalayalardan, California'ya… Fildişi Sahili'nden Londra'ya kadar duyuran Galatasaray'dır.
Bugün çektiği ihtarnameyle de Türk futboluna ışık tutan yine Galatasaray'dır.
Şike olayıyla ilgili çekilen ihtarnamede savunulan fikir şudur;
Galatasaray kulübü olarak 26 Ocak'taki Genel Kurul'da neyi oylayacağımızı bilmiyoruz. 58. Madde değişmemeli. Bu yüzden Galatasaray kulübünün menfaatlerini korumak açısından ihtarname gönderdik. TFF'nin alamadığı kararlar yüzünden UEFA Türk futbolunu cezalandırırsa bunun sorumlusu TFF'dir. Bu sezon Avrupa'ya gitmeye hak kazandığımız takdirde ülke çapında bir cezaya çarptırılırsak kayıp haklarımızı tazmin etmek de TFF'ye düşer.'
Bravo Ünal Aysal'a…
Bravo Galatasaray'a…
Doğruları yüreklice uyguladıkları için.
Ayrıca Ünal Aysal;
Toplantıda TFF yönetimine şikeyle ilgili zaman içinde olabilecekleri anlattıklarını söylüyor. Kulüp başkanlarının yasaları değiştirme gibi bir yetkisi olamaz. Yasaları, yasa koyucular değiştirebilir. Federasyonun bu durumu iyi gözetmesi gerekiyor. TFF'nin kamu vicdanını tatmin etmek ve UEFA ile ters düşmemek gibi iki önemli görevi olduğunu da hatırlatıyor.
Yani;
Fenerbahçe'nin Avrupa'dan ihraç edilmesi örneğinde olduğu gibi UEFA'nın TFF'ye yaptığını bugün de Galatasaray TFF'ye yapıyor.
Haberiniz olsun günah bizden gitti, diyor.
Aysal yönetimini bir kez daha kutluyor ve soruyorum;
Galatasaray, Kulüpler Birliği Vakfı'nın yaramaz çocuğu mudur, yoksa kulüplere doğru yolu gösteren midir?
Takdir sizlerin.
Ayrıca akla bir başka soru daha geliyor;
TFF Galatasaray'ın maddi olarak kayıplarını tazmin edebilir.
Ancak; UEFA Kupası alan ve bunu başarabildiğini ispat eden Galatasaray'ın gelecek sene de Terim'le bir kupa daha alması muhtemeldir.
Tazminata Kupa da dahil midir? TFF'nin elinde Kupa var mıdır?
Aydınlar'ı karartan hatalar
Gelelim M. Ali Aydınlar'a…
Önceki fotoğraflarına bakıyorum bir de son günlerdekine… TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar altı ayda çöktü! Sanki on yaş yaşlandı. Ama üzülmesin bu görevi bırakır bırakmaz kısa zamanda toparlar. Bu ülkede futbolun içinde olmak, futbolu idare etmek kula köle olmaktır. Ne yazık ki bu acı deneyimi M. Ali Aydınlar kardeşim de yaşadı.
Çoğu zaman onu eleştirdik, verdiği sözlerden dönmesini yadırgadık ama şunu samimiyetle ifade etmek gerekirse Aydınlar durup dururken ateşten gömlek giydi. Teni yandı, gömlek hala alev alev!...
Kronolojik sıralama yapmayacağım. Sadece Aydınlar'ın, Kulüpler Birliği Vakfı'nın elinde çok yıprandığını söylemem gerekir.
Aydınların hatası alev topunu kendi üzerinden atarak işi idare etmek istemesiydi. Köklü kararlar alamayacağını anlayınca dağıldı, ve sığ sularda prinha balıkları onu didikledi.
Aydınlar şikeye olayına durmadan kılıf aradı. Güneşi balçıkla sıvadı.
Gerekli kararları alamayınca UEFA'ya teslim oldu, KBV'na esir düştü, Etik Kurulu kararını yok saydı, düşme sezon sonu dedi, karar alma işlemini PFDK'ya itti, 58. Maddeyi değiştirmek için 26 Ocak'ta Genel Kurul ilan etti.
Hepsinden caydığı gibi şimdi TFF Genel Kurulu'nu da yapmayacak gibi gözüküyor.
M. Ali Aydınlar istifa edeceği de söyleniyor.
Yani benden sonrası tufan!
Öncesi tufan sonrası tufan
Aziz Yıldırım bir beyanat verdi;
-Konuşursam yanarlar…
Herkesin eli ayağı tutuştu, Meclis'ten bile cezalara mevsim sonu indirimi geldi.
Bir süre önce KBV, 58. Maddeyi değiştirmek için toplandı;
Galatasaray itiraz etti, Trabzon falan da… Toplantıda karar alınamadı. Dağıldılar!
Aziz Yıldırım bir beyanat daha verdi;
58. Madde değişmesin!
Bazılarına göre şu demek;
'Değiştirmeyin ben yanıyorsam, Fenerbahçe de yansın!'
Bazılarına göre de;
'Aziz Yıldırım çok akıllı. 58. Madde değiştirilirse Yıldırım'ın suçluluk ihtimali kuvvet kazandığı için bu yol düşünülüyor fikri kuvvet kazanır ama Fenerbahçe düşmekten kurtulur. Değiştirilmezse kendisinin de iddia ettiği gibi Aziz Yıldırım'ın suçsuz olduğu ihtimali kuvvetlenir, Fenerbahçe de düşmez.
Allah sonumuzu hayretsin.
Efsane işte budur; Lefter
Günümüzde giderek anlamını kaybeden efsane sözcüğü, Lefter'in ölümüyle gerçek anlamını buldu. Evet, Lefter gerçek bir efsaneydi…
Bugün Fenerbahçe'nin 25 milyon taraftarı varsa bu taraftarın %70'i Lefter, Can, Basri gibi forma aşkıyla oynayanların sayesindedir. Onları sevenlerden çoğalmış, babadan oğula geçe geçe 25 milyon taraftara ulaşmıştır Fenerbahçe.
Gerçek efsane Lefter Küçükandonyadis'in bunda payı büyüktür.
Onun bir maçını anımsarım babamın anlatımından…
Galiba Nice maçı… Fenerbahçe Nice'i 2-1 yeniyor ve penaltıyı Lefter atıyor. Tabii ki gol. ve Fenerbahçe tur atlıyor. Maçtan sonra Nice kalecisi, Lefteri'i kutluyor, yalnız diyor;
Attığınız penaltıda köşeyi fark ettim, uzandım yetişemedim. Parmaklarımın üç santim uzağından geçti top. Sadece üç santim, yoksa çıkarmıştım penaltıyı…
Lefter'den cevap;
Tebrikler kaleci. Ne kadar iyi bir kaleci olduğunuzu biliyorum ama benim sırrım da işte o üç santimde…
Nur içinde yat Ordinaryüs Lefter.
Allah Fenerbahçe'ye daha nice Lefterler nasip etsin.
Bütün Fenerbahçelilerin de başı sağ olsun. Aslında hepimizin. Bütün renklere gönül verenlerin.
Lefter bir rum çocuğu idi Ay-yıldızlı formayı şerefle sırtında taşıyan.
O, bir anonim sevgiydi.
Toprağın bol olsun Büyükandonyadis.