Bandırma - Tüsiad Başkanı Boyner,Potansiyel Büyüme Dengesi D

Son Güncelleme:

Bandırma'da Düzenlenen, Türkonfed Olan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun 2010 Yılı İlk Başkanlar Konseyi Toplantısında Konuşan Tüsiad Başkanı Ümit Boyner, Ekonomik Kriz Sonrasında, Potansiyel Büyüme Dengesinin Doğu ve Yeni Gelişen Piyasa Ekonomilerinin Lehine Olacağını Söyledi. Türkiye'nin Potansiyelinin Bu Açıdan Küresel Düzeyde Dikkat Çektiğini Belirten Boyner, Yeni Dönem Dinamiklerinin Tüketim, Üretim ve Yatırımlar İçin Yeni Sektörlere ve Yeni Ölçeklere İşaret Edeceğini Kaydetti. Ôüretimde, Tüketimde ve Finansman Mekanizmalarında Meydana Gelecek Bu Değişimler, Girişimciliğin, İnovasyonun, Tedarikçi-ana Firma İlişkilerinin de Evrilmesine Neden Olacaktır." Diyen Tüsiad Başkanı, "üretimin Ölçek Dağılımı, Teknolojik Gelişme Perspektifini Bir Veri Olarak Alırsak, Ölçeğin Küçülme İhtimalini Artırmaktadır. Bu Durum, Tüsiad'ın da 2010-2011 Programında Öncelikli Yer Alan 'kobi'lerle Büyüme' Unsurunu Son Derecede Kritik Düzeye Çıkartıyor" Dedi.

Bandırma'da düzenlenen, TÜRKONFED olan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun 2010 yılı ilk başkanlar konseyi toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, ekonomik kriz sonrasında, potansiyel büyüme dengesinin doğu ve yeni gelişen piyasa ekonomilerinin lehine olacağını söyledi. Türkiye'nin potansiyelinin bu açıdan küresel düzeyde dikkat çektiğini belirten Boyner, yeni dönem dinamiklerinin tüketim, üretim ve yatırımlar için yeni sektörlere ve yeni ölçeklere işaret edeceğini kaydetti. ôÜretimde, tüketimde ve finansman mekanizmalarında meydana gelecek bu değişimler, girişimciliğin, inovasyonun, tedarikçi-ana firma ilişkilerinin de evrilmesine neden olacaktır." diyen TÜSİAD Başkanı, "Üretimin ölçek dağılımı, teknolojik gelişme perspektifini bir veri olarak alırsak, ölçeğin küçülme ihtimalini artırmaktadır. Bu durum, TÜSİAD'ın da 2010-2011 programında öncelikli yer alan 'KOBİ'lerle büyüme' unsurunu son derecede kritik düzeye çıkartıyor" dedi.


ô'GÜVENCELİ ESNEKLİK' İSTİHDAMA DESTEK OLACAK"


Çalışma hayatını düzenleyen yasaların, işgücü piyasasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ele alınması gerektiğini belirten Boyner, İş Kanunu ile getirilen esnek çalışma yöntemlerinin yaygın bir uygulama alanı bulamadığını da söyledi. 'Güvenceli esneklik' yaklaşımının, istihdamın korunmasına ve geliştirilmesine, kayıt dışı çalışmanın azaltılmasına ve dezavantajlı kesimlerin istihdamının sağlanmasına destek olacağına değinen Boyner, ôGüvenceli esneklik, tüm çalışanlara sosyal haklarının kesintisiz verildiği bir ortamda etkili ve adil olur. Türkiye'de 21 milyon emekçinin yüzde 42,3'ünün, sosyal güvenlik haklarından, sendikal haklardan, asgari ücretten yoksun -kayıtdışı çalıştığı tahmin ediliyor. O nedenle kayıtdışı ile mücadele vatandaşlara eşit ve hakkaniyetli sosyal güvenlik kapsamına kavuşmalarının yanı sıra, Türkiye'nin sürdürebilir ve verimlilik tabanlı büyümeye geçişinde en öncelikli konusu olmalıdır" diye konuştu.


ôKADINLARIN GÖZARDI EDİLMESİ DEMOKRASİYİ SAKATLIYOR"


Toplumun yarısını oluşturan kadınların potansiyellerini gerçekleştirmelerinin göz ardı edildiğini vurgulayan Ümit Boyner, ôBu durum ülkenin ekonomik kalkınmasının önüne set çekmiyor, demokrasimizi de sakatlıyor. Kadınların, başta istihdama olmak üzere toplumsal hayatın her alanına aktif katılımı, aslında bir demokrasi ve toplumsal refah konusudur. Türkiye'de kadınlar arasında okumaz yazmazlık her beş kadından birini etkiler, kız çocukların eğitime katılımındaki coğrafi ve kültürel engeller devam eder, töre cinayetleri ve şiddet canımızı acıtmayı sürdürürken tam anlamıyla bir toplumsal gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Kadınların toplumdaki konumu, ekonomik ve siyasi hayata katılımından bağımsız düşünülemez. Hem istihdamda ve hem de yerel ve merkezi düzeydeki siyasette kadınlarımızın varlığı maalesef sınırlı kalıyor" şeklinde konuştu.


ôANAYASA KONSEYİ OLUŞTURULMALIYDI ANCAK BU TREN KAÇMIŞ GÖRÜNÜYORö


Daha sonra söz alan TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel, Anayasa değişikliği ile ilgili TBMM'de yürütülen çalışmalara değindi. Anayasa'nın değiştirilmesinde doğru tavrın Anayasa Konseyi oluşturmak olduğunu söyleyen Beysel, Anayasanın tümden ele alınması ve tüm kesimlerin sürece katılımının sağlanması gerektiğine işaret etti. Beysel, ôAncak bu tren kaçmış gibi görünüyor. Tabi ki Anayasanın içeriği kadar nasıl bir yöntemle hazırladığı da uzlaşmaya yardımcı bir etkendir. Bu bağlamda muhalefet partilerinin tartışmaları zorlaştırma stratejilerini anlamakta güçlük çekiyoruz. İktidarında toplumun önemli bir kısmının da yargı bağımsızlığı konusunda tereddütlerini belirttikleri maddeleri referandumda ayrı bir madde olarak oylatmaktan çekiniyor olmalarını da anlamıyoruz" dedi. .


TÜRKONFED BAŞKANLAR KONSEYİ BİLDİRİSİ


Beysel'in konuşmasının ardından TÜRKONFED Başkanlar Konseyi Bildirisi okundu. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Sefa Targıt'ın okuduğu 5 maddelik bildirinin ana konusu ise Anayasa değişikliğinde izlenen yol oldu. Bildiride şu ifadelere yer verildi:


ôBireye değil, devlete öncelik tanıyan mevcut anayasanın mantığı günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Toplumun tüm kesimlerinin laisizm, insan hakları ve demokrasi temelinde uzlaşmasının sağlanarak yapılacağı yeni bir anayasanın ülkemizi layık olduğu demokratik ve ekonomik seviyeye sıçratacağından şüphemiz yoktur. Anayasanın değiştirilmesi konusunda Meclis'te yaşanan kimi gerçek, kimi suni tartışmalar, toplumun gerilimini gereksiz yere artırmaktadır. Bu konuda Meclis'in daha dikkatli davranmasını beklerdik. Küresel krizin yaralarını sarmak zaman alacaktır. Bu süreçte karşımızdaki en büyük tehlike cari açıktır. Öte yandan bu süreç önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak siyasetin tüm aktörlerinin bu fırsatları kaçıracak gerilimlere neden olması Türkiye'deki yatırım ortamının bozulmasına yol açabilir. İşsizlik en temel sorun olarak çözüm beklemektedir. Konjonktürel boyutunun yanı sıra bu sorunlarını kökeninde yapısal sorunlarda yatmaktadır. Bu nedenle, bir taraftan şirketlerin rekabet gücünü artıracak önlemler, diğer taraftan işgücü piyasasındaki vasıf uyumsuzluğunu çözecek, eğitimin nitelik ve niceliğini yükseltecek aktif işgücü politikalarının daha etkin uygulanması şarttır"

Kaynak: DHA