Başbakan Davutoğlu: (5)
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye demokratik hukuk devletidir ve demokratik hukuk devletinde cezayı yargı verir, yargıya da suçluyu güvenlik birimleri teslim eder. Eğer herkes kendi cezalandırmasını kendi yapmaya kalkar, hele hele bir kolektif suç algısıyla bütün bu olanlarda hiçbir vebali olmayan, doğulu ya da Kürt diye bir vatandaşımıza saldırı gerçekleşirse işte o zaman teröristlere en büyük yardım yapılmış olur" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye demokratik hukuk devletidir ve demokratik hukuk devletinde cezayı yargı verir, yargıya da suçluyu güvenlik birimleri teslim eder. Eğer herkes kendi cezalandırmasını kendi yapmaya kalkar, hele hele bir kolektif suç algısıyla bütün bu olanlarda hiçbir vebali olmayan, doğulu ya da Kürt diye bir vatandaşımıza saldırı gerçekleşirse işte o zaman teröristlere en büyük yardım yapılmış olur" dedi.
Davutoğlu, A Haber'de "Gündem Özel" programında değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.
Cizre Belediye Başkanı hakkında soruşturma açıldığının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "Tabii açılacak. Çünkü her gün savaş çığırtkanlığı yapacaklar, terör destekçiliği yapacaklar, sonra da sureti haktan görünüp bazı açıklamalar yapacaklar. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil" ifadelerini kullandı.
"HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, hakkındaki soruşturmanın hukuki değil, siyasi olduğunu savunduğunun" belirtilmesine karşılık Davutoğlu, şunları söyledi:
"Eğer hukuka saygısı varsa Türkiye'de terörist mevcudiyete karşı bir şey yapması lazım. Demirtaş 6-7 Ekim'de ne yaptıysa onu yapmak istiyor. Aynı kışkırtıcılık. Bu sefer, 6-7 Ekim'de başbakanlığımın ilk günleriydi, orada yaşananlara bir daha izin vermeyeceğiz. Daha önce de etkin tedbirler alındı. Daha sonra İçişleri Bakanlığında, Jandarma Komutanlığında yaptığımız toplantıların hepsinde hangi ilçelerde yeni bir kalkışma olabilir, neler olabilir diye planlamalar yapıldı, öyle bir eyleme karşı. Tesadüf değildir Cizre'nin, Nusaybin'in, Silvan'ın, Şemdinli'nin, Yüksekova'nın seçilmesi. Bizim de oralarda kamu düzenini sağlamak borçtur."
-"Ona talimat veren Kandil var"
Demirtaş'ın, "Bu savaşın başlangıcında ve büyümesinde, karar alma sürecinde biz yokuz. Kararlar Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından alınıyor" sözlerine ilişkin değerlendirmesi sorulan Davutoğlu, "O yok ama ona da talimat veren Kandil var" şeklinde konuştu.
Demirtaş'ın 7 Haziran'dan sonra yaptığı her açıklamanın Kandil tarafından düzeltildiğini ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
"(Demirtaş'ın açıklamaları) Ayar verildi 'sen şöyle konuşma, böyle yap' diye. Aynı Kandil, Ceylanpınar'da iki polisimizin şehit edilmesi talimatını da verdi. Aynı Kandil Adıyaman'da askerimizin şehit edilmesi talimatını da verdi. Aynı Kandil, sırf sakallı diye sıradan vatandaşları DEAŞ'lı deyip öldürülmesine de şey yaptı. Bunlara, 20 Temmuz'dan 23 Temmuz'a kadar, hatta 7 Haziran'dan itibaren yapılan çağrılara da Demirtaş sesiz kaldı, Figen Yüksekdağ destek verdi, 'ayaklanma vaktidir' dedi. Silahlı ayaklanma çağrısında bulundu. Kim başlatmış oluyor bu savaşı? Cumhurbaşkanımız mı başlattı, ben mi başlattım? Eğer 2 polisimiz Ceylanpınar'da şehit edilmeseydi bu kararı alır mıydık biz? O gün DEAŞ'a karşı ne yapılacağının kararını almak üzere güvenlik zirvesini çağırdım, Ceylanpınar'dan da bu haber geldi. Anladık ki bu terör örgütleri birbirlerine düşman gibi görünseler de Türkiye'de zafiyet oluşturmak için neredeyse koordineli faaliyete yöneliyorlar."
"İki polis için bu operasyonlar değer mi" düşüncesinin hiçbir şekilde vicdana sığan bir ifade olmadığını dile getiren Davutoğlu, "O iki polis insan değil mi? Ondan önce öldürülen asker insan değil mi? O günden bugüne öldürülenler insan değil mi?" dedi. Davutoğlu, bunların hiçbir şekilde normal görülemeyeceğini söyledi.
"Meclis'ten gerekli tezkere alındı"
TBMM'nin olağanüstü toplantıya çağrılmasının söz konusu olup olmadığı yönündeki soru üzerine Davutoğlu, "Bu konuda bir görüşme yapıldı, Meclis'ten gerekli tezkere alındı" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talebi üzerine kendisiyle görüştüğünü de hatırlatan Davutoğlu, detaylı bilgi verdiğini söyledi.
Davutoğlu, görüşmede, "koalisyon ortağı olsalardı, hatta anayasal sorumluluk yerine getirilerek CHP hükümete girseydi CHP'nin bu konulara zaten vakıf olacağını" söylediğini aktardı.
Başbakan Davutoğlu, "Ama eğer MHP ya da HDP olağanüstü oturum üzerinden Türkiye'de birileri terörizmin propagandası diğeri de şehitlerimizin istismarı için Meclis'i bir şov alanı haline dönüştürmek isterlerse bu doğru değil. Ne bilgi isterlerse veririz" dedi.
Buna HDP ve MHP'nin dahil olup olmadığı sorusu üzerine Davutoğlu, HDP'nin daha önceki dönemlerde demokratik bir tavır sergileseydi bilgi alabileceğini belirterek, "Onun herhalde bilgi talep edeceği yerler farklı yerlerdir ama MHP madem ki böyle bir ihtiyaçta, biz bunların hepsini sağlarız" diye konuştu.
Operasyonların başladığı gün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de bilgilendirdiklerini anlatan Davutoğlu, "Bu konuda hiçbir şekilde çekinmeyiz, her türlü paylaşırız. Ama Meclis üzerinden bir toplumsal anlamda olağanüstülük algısı oluşturmak doğru değil" değerlendirmesinde bulundu.
Teröre karşı ortak deklarasyon yayınlanmasının kabul edilmediğini, bu konuda beraber yapacakları her teklife diğer partilerin "hayır" dediğini belirten Davutoğlu, "Sivil toplum kuruluşlarımızın bu anlamda bir çağrısı olursa teröre karşı barış yürüyüşü anlamında, onlara her zaman destek de veririz, katılırız. Ama teröre karşı barış yürüyüşü. Terörü öven ya da teröre zemin teşkil edecek bir propaganda alanı haline dönüşecek yürüyüşler anlamında demiyorum" ifadelerini kullandı.
"Türkiye demokratik hukuk devletidir"
Teröre karşı protesto gösterileri yapıldığı, bu olaylarda 2 kişinin hayatını kaybettiği, gazetelere saldırılar, HDP Genel Merkezi'ne yönelik kundaklama girişimi olduğu belirtilerek, bunlara ilişkin değerlendirmesi sorulan Davutoğlu, bu konuda sosyal medyadan yaptığı paylaşımı hatırlattı.
Bir kez daha vatandaşlara seslenmek istediğini vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye demokratik hukuk devletidir ve demokratik hukuk devletinde cezayı yargı verir, yargıya da suçluyu güvenlik birimleri teslim eder. Eğer herkes kendi cezalandırmasını kendi yapmaya kalkar, hele hele bir kolektif suç algısıyla bütün bu olanlarda hiçbir vebali olmayan, doğulu ya da Kürt diye bir vatandaşımıza saldırı gerçekleşirse işte o zaman teröristlere en büyük yardım yapılmış olur. Bizim doğulu, batılı, kuzeyli, güneyli, Kürt, Türk, Alevi, Sünni bütün vatandaşlarımız eşittir, eşit haklara sahiptir. Bu çerçevede herhangi bir provokasyona katılınmaması ricasında bulunuyorum bütün vatandaşlarımıza. Basın organlarına yapılan, Sabah'a, Hürriyet'e bu anlamda yapılan şeyler de doğru değil. Protesto her anlamda eleştiri getirilebilir ama bir basın, sivil toplum, parti binaları, kamu binaları, yol emniyeti, bunlar hiçbir şekilde ihlal edilemez."
"Provokasyona alet olunmaması gerekir"
"CHP yönetiminden de bu yönde çağrılar geldi, mealen 'zaman sokak zamanı değildir' diye. CHP'nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu üzerine Davutoğlu, bu tür sağduyu çağrılarını olumlu bulduğunu bildirdi.
Davutoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu geldiğinde de bunları konuştuk. Herkesin bu çağrıda bulunması lazım. Hiç kimsenin sokaktan bu anlamda medet ummaması lazım. Teröre karşı bir dayanışma yürüyüşü anlamında bir şey olacaksa onun da vakar içinde, terörü lanetleyecek şekilde yapılması, teröristin işine gelecek herhangi bir provokasyona alet olunmaması gerekir" diye konuştu.
"Sizin gönlünüzden galiba toplumun hemen hemen tüm katmanlarının katıldığı büyük bir protesto yürüyüşü geçiyor galiba" denmesi üzerine Davutoğlu, "Olabilir, herkesin katılacağı bir barış yürüyüşü için değişik sendikalardan ve sivil toplum kuruluşundan, DEAŞ ve PKK terörüne karşı bir teklif gelmişti. Bugünlerde de böyle bir çalışma içinde olduklarını biliyorum. Bunun olması halinde tabii ki destek veririz. Önemli olan barış içinde olması, halkın tepkilerini açıkça dile getirebilmesi. Ama kesinlikle şiddete, ötekileştirmeye, etnik ya da mezhebi anlamda bir karşıtlığa yol açmaması lazım" ifadelerini kullandı.
Suriye'den açılan bir ateşle bir askerin şehit düştüğü hatırlatılarak, "Cevap herhalde verilmiştir" denilmesi üzerine de Davutoğlu, "Angajman kuralları çerçevesinde her şey yapılıyor. Suriye'de tabii çok gergin bir iç savaş hali var. Bu noktada da Türkiye'nin operasyonları gerektiği zaman, gerektiği ölçüde yapılacaktır, yapılmaya devam edecektir" dedi.
(Sürecek)