Başbakan Davutoğlu Canlı Yayında
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısına ilişkin, "DEAŞ içinde ve önemli bir aktör. Fakat buzdağının görünen kısmı bu. Görünmeyen kısmında DEAŞ militanlarını taşıyanlar arasında PKK iltisaklı kişiler var, DEAŞ militanları arasına sızmış Muhaberat mensupları var. Bütün bunları çıkardığımız zaman gerçek tablo ortaya çıkacak" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısına ilişkin, "DEAŞ içinde ve önemli bir aktör. Fakat buzdağının görünen kısmı bu. Görünmeyen kısmında DEAŞ militanlarını taşıyanlar arasında PKK iltisaklı kişiler var, DEAŞ militanları arasına sızmış Muhaberat mensupları var. Bütün bunları çıkardığımız zaman gerçek tablo ortaya çıkacak" dedi.
Başbakan Davutoğlu, Beyaz TV'nin canlı yayınında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Davutoğlu, "Tartışmalar, genelde seçim döneminde partinizin üzerine dönüyor. Siz de bunu çok yakından izliyorsunuz. Mesela az önce partinizden isimlerin söylediklerini aktardım. Böyle biraz cümlelerinizin evrilip çevrildiğini düşünüyor musunuz? Bu durum sizi biraz daha konuşurken ya da cümlelerinizi kurarken otokontrollü olmaya sevk ediyor mu? Yine partinizle ilgili bir tartışma konusu bu; 5. parti tartışması. Kimileri muhalefetin içinden çıkabileceğini söylüyor, 'AK Parti içinden çıkacak' diyenler de var. Doğrusu nedir? Bu konuşulanların alt yapısında ne var?" şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:
"Gerçekten çok saptırmalar, söylediğimizin dışında anlam katmalar var. Ben akademik hayattan bu yana yazdığım her cümlemin, konuştuğum her kelimenin bir kontekste yere oturmasına önem veririm. Birbirinden kopuk cümleler kurmam. Fakat bir bakıyorsunuz, irticalen de konuştuğum için birçok yerde, toplantıda, oradan bir cümleyi alıyor bambaşka bir yere oturtup bizi yargılamaya kalkıyorlar. Bu tür şeyler. Dürüstlüğe aykırı saptırmalar, çok var.
Efendim, DEAŞ'e 'nankör' demişim, yani ama şeye baktığınızda, Suriye halkına, Kürt halkına ihanetten bahsediyorum. Diyor ki 'ne iyilik yaptın da?' Bu kadar basit polemiklere bazı köşe yazarları da itibar ediyor. İrticalen konuşmada yeri geldiğinde, 'DEAŞ da PKK da nankördür, alçaktır, haindir, zalimdir' dediğinizde bunun bir şeyi var, oturduğu bir konteksti var. Buradan PKK'ya aynısı da söylüyoruz. PKK'ya ne iyilik yaptık ki nankör olsun. PKK ki Kürt halkına ihanet ediyor yani nankörlük ediyor, onu istismar ederek. DEAŞ da Suriye halkına. Kast ettiğim şey çok açık ama yok oradan onu alacak, Sayın Bahçeli de Ankara mitinginde bunu kullanıyor. Yani bunu kullandığı günün ertesi günü de DEAŞ'a yapılan operasyonda iki şehit veriyoruz, 7 terörist öldürülüyor. Şimdi bunu nereye oturtuyor, karşılığı yok."
"MHP'nin içi kaynayan kazan gibi"
Davutoğlu, "seçimden sonra 5. parti çıkacak mı?" tartışmalarına ilişkin de şöyle konuştu:
"Sayın Bahçeli'nin dikkat dağıtmak için, kendi partisi üzerinde yoğunlaşan, 'Acaba Sayın Akşener'in aday olmaması, Sayın Türkeş'in önce bakan sonra AK Parti'ye geçip aday olması, birçok MHP'linin istifa etmesi', bunları yan yana koyduğunuzda MHP'nin içi kaynayan kazan gibi, bunu örtbas etmek için dikkatleri bize çekmeye çalışıyor. Çocukça bir manevra ama şey de demiyor, 'AK Parti' demiyor. 5. parti, doğru 5. parti çıkabilir ama MHP'nin içinden çıkar diye düşünüyorum."
Gazetecinin, Bahçeli'nin, "Bombalar patlıyor. Bu, AK Parti'ye yarıyorsa, azmettiren de belidir" dediğini, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroglu'nun da dün katıldığı bir canlı yayında, Ankara'daki terör saldırısına ilişkin, "Emniyet tarafından bu katliam biliniyordu" dediğini aktararak, "Neden bu katliamla AK Parti hükümeti ilintilendiriliyor?" şeklinde soru yöneltmesi üzerine de Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Şimdi tamamıyla konunun akışı içinde bu da son derece çocukça bir saptırma. Cümlenin akışı içinde ben şunu söyledim, ben sıralama itibarıyla, AK Parti'nin oylarında yükselme trendi var, dedim. Muhatabım sizin gibi spiker, röportaj yapan arkadaşımız, 'Patlamadan sonra da anket yaptırdınız mı?' dedi. Bu röportaj da patlamadan 4-5 gün sonra yapılan bir şey. O anda patlamanın etkisiyle oyların artacağı düşünülür mü? Dedim ki 'patlamadan sonra da bir anket geldi, trend devam ediyor' dedim. Söylediğim bu. Yani daha önce yapılan anketler var, patlamadan sonra da gelen anket var. Sadece trendi söylüyorum. Orada patlamanın etkisi üzerine yapılan konuşma değil."
"Kaldı ki bu patlama çok açık ve net söylüyorum, AK Parti'yi iktidar yapmamak için gerçekleştirilen bir saldırıdır" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Neden? Diyarbakır saldırısı seçimden 3 gün önce yapıldı. O günkü temel soru HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı sorusuydu. Çok açık bir şekilde bütün anketler gösteriyor ki HDP'nin barajı aşmasına katkıda bulundu. Şimdi ise iktidarda olan şu anda bizim hükümetiz, AK Parti hükümeti değil, anayasal bir hükümet. Seçim hükümeti ama başbakan benim. Ben olduğum için algı bunun bu dönemde olan problemlerin dikkat ederseniz muhalefet de bu hükümetin niteliğine bakmadan kendilerini bu hükümete herhangi bir katkıda bulunmadıklarını göz ardı ederek bizi suçluyorlar.
Şimdi burada seçimden yaklaşık 3 hafta önce, eğer bir saldırı oluyorsa ve bu saldırı, seçimin temel sorusu olan 'AK Parti tek başına iktidar olacak mı?' sorusuyla ilişkilendirilirse, şimdi makul, vasat bir analize sahip her akla, herkese soruyorum; böyle bir saldırı AK Parti'ye yarar mı? Yaramaz. Çünkü bir kaos ortamı doğar. İktidara yakın olan biziz. Diğerlerinin iddiası yok. Böyle saldırı sebebiyle bir haftaya yakın mitinglerimize ara verdik. Bizi etkiler bu. Niye? Zaten diğerlerinin miting yapmaya takati yok. Yapsalar da değiştirecekleri bir tablo yok. Halka gitmemizi, toplumda bir yeis havasının oluşturulması kime vurur? İktidardaki partiye vurur. Bunu göremeyecek kadar kimsenin sığ akıllı olduğunu zannetmiyorum. Özellikle işte Bahçeli gibi, onu geçin, daha önce bu malzeme tüketilmiş, dolayısıyla bunları ciddiye almamak lazım. Önemli olan böyle sapmaların ötesinde bizim doğru bildiğimiz yolda halkla bütünleşmemiz."
"Kılıçdaroğlu'nun meselesi, kafa karıştırmak, devlete olan güveni sarsmak"
Kılıçdaroğlu'nun, Ankara'daki patlamalarla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürünün görevden alınmasından yola çıkarak yaptığı değerlendirmelerin doğru olmadığını söyleyen Davutoğlu, şöyle dedi:
"Soruşturmanın selameti gereği bu yapılan, rutin bir uygulamadır. Soruşturma yapılıyor hakkında. Soruşturmasak da 'niye soruşturmuyorsunuz?' derler. Soruşturma yapılırken açığa alındı, bu kadar basit. Kaldı ki bu bildiği anlamına gelmez. Bilmeden de olayın seyri esnasında hata yapmış olabilir. Yaptı demiyorum, yapmış olabilir. Bunlar araştırılacak. Yani miting toplanma esnasında alınan tedbirlerde vesairede bilmeden de yani bilmesi gerekmeden bir takım eksiklikler, zafiyetler olabilir. Biz bunların hepsinin üzerine gideriz.
Ancak meselesi nedir Kılıçdaroğlu'nun? Kafa karıştırmak, devlete olan güveni sarsmak, emniyete olan güveni sarsmak, tam seçime giderken Türkiye'de sanki kamu otoritesinde zafiyet varmış gibi görüntü oluşturmak. Hadi var? Peki senin görevin ne? O zaman girseydin seçim hükümetine, zafiyet olmasaydı. Niye girmedin? Niye sorumluluk almadın? Hem Bahçeli hem Kılıçdaroğlu'na soruyorum. Gelseydin, deseydin ki 'ben hükümette olacağım ve Türkiye'nin zafiyet göstermeyeceği performans sergileyeceğim.' Bakanlar Kurulunda orada olsaydın, soruyu orada bize sorsaydın. Elini taşın altına koysaydın. Hayır beyefendiler, elini taşın altına koymayacaklar, onlar kafalarına göre kampanya yapacaklar, eleştirecekler biz gece devlet idare edeceğiz gündüz miting meydanlarında dolaşacağız. Bir terör olayı olduğunda teröristlere bir şey demeyecek beyefendiler dönüp bize 'katil' diyecekler."
Bir taraftan seçim çalışmalarını yürütürken bir taraftan da devlet işlerine baktıklarını anlatan Davutoğlu, "Bu arada ekonomiyi yöneteceksiniz, bütçeyi hazırlayacaksınız, bir de canlı yayınlarda onların sorusuna cevap vereceksiniz. Biliyorlar mı? Mesela Türkiye'nin bütçesi hazırlandı. Kim hazırladı bunu? Biz hazırladık. Bir nebze katkıları herhangi bir şekilde oldu mu bu geçiş dönemine? Biz sitem etmezdik halkımıza herhangi bir şey söylemezdik ama hadi biz de kenara çekilseydik, biz de 'bakalım ne oluyor ne yapıyorsunuz, siz bir hükümet kurun' deseydik, Bahçeli'nin yaptığı gibi" şeklinde konuştu.
"Bahçeli'nin bütün meselesi kenardan yorum yapmak"
"Bahçeli'nin bütün meselesi, 5. parti ve diğer şeylerde kenardan yorum yapmak. Millete ödev vermek" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AK Parti ile CHP hükümet kursun diyor. Sana ne? Kurmayacaksan sen dur, bekle biz ne yapacağız? Hayır ödev verecek oradan bir 5. parti çıkacak. Gözlemci. Siyaset gözlemle olmaz, siyaset iradeyle olur, iktidar olma iradesiyle olur. İktidar iradesi göstersinler. Var mı iradeleri? Hayır."
Davutoğlu, "Siyaset gözlemle olmaz ki siyaset iradeyle olur. İktidar olma iradesiyle olur siyaset. Kimsenin Kılıçdaroğlu'nun ya da Bahçeli'nin gözlemine ihtiyacı yok. İktidara irade göstersinler. Var mı iradeleri? Hayır. Tek iradeleri sorumluluktan kaçmak" diye konuştu.
"Ankara'daki katliamdan sonra Sayın Cumhurbaşkanı da siz de bir kokteyl teröründen bahsettiniz. Kimileri düpedüz sek bir saldırı dediler ve IŞİD'den bahsettiler. Siz daha çoklu bir yapıdan söz ediyorsunuz. Tartışmanın ikinci aşamasında, 'IŞİD bile diyemiyorlar, bu saldırıyı IŞİD yaptı diyemiyormuşsunuz. Soruşturmaya dair gelişme var mı?" sorusunu, Davutoğlu şöyle yanıtladı:
"Niye diyemiyoruz. Bırakın demeyi IŞİD'i vuran biziz. DEAŞ'ı Suruç saldırısından sonra DEAŞ'ın Kuzey Suriye'deki bütün önemli karargahlarını yerle bir eden biziz. CHP hükümettemiydi o zaman ya da Bahçeli mi karar veriyordu? Hayır. Gereğini biz yaptık. Şimdiki saldırıda da söylüyoruz. DEAŞ içinde ve önemli bir aktör. Fakat buzdağının görünen kısmı bu. Görünmeyen kısmında DEAŞ militanlarını taşıyanlar arasında PKK iltisaklı kişiler var, DEAŞ militanları arasına sızmış Muhaberat mensupları var. Bütün bunları çıkardığımız zaman gerçek tablo ortaya çıkacak. Yoksa birileri tek boyutlu şekilde bu olayı değerlendirmeye kalkabilir. DEAŞ bunun sorumlularından biridir ama başka sorumluları da çıkartacağız."
Diyarbakır'da DAEŞ'e dönük operasyonun olduğu hatırlatılan Davutoğlu, "Türkiye'de özellikle Suruç saldırısı sonrasında, DEAŞ o operasyonu Suriye'de başlattığımız gece Türkiye'deki bilinen bütün hücrelere operasyon yapıldı ve büyük kısmı gözaltına alındı. Anlamadıkları veya anlamalarına rağmen göz ardı ettikleri husus bu. Nihayet emniyet ve hükümet bunu yakalar veya gözaltına alır ve savcılığa teslim eder. Savcılık mahkemeye gönderir ondan sonra artık hükümet müdahil olamaz. Çoğu zaman da elde yeterli delil olmadığı için salıverilen durumlar oluyor. DEAŞ için söylemiyorum, genel olarak zanlılar için söylüyorum" şeklinde konuştu.
Orada tutulanların sürekli takibat altında olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Şimdi yine bir kısmı salıverilenler de var savcılık üzerinden. Şimdi tekrar bütün Türkiye satında her yerde DEAŞ'a dönük operasyon yapılıyor. Sadece Diyarbakır'da değil. Diyarbakır'daki önemli bir operasyondu gece 3-4 gibi başlayan operasyon. Sabah detaylı brifingi alıp ondan sonra güne başlamıştık" dedi.
(Sürecek)