Başbakan Erdoğan - Bu 2 saldırı, Türkiye'yi daha da güçlendirdi -

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul merkezli operasyonun, "yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimi" olduğunu ifade ederek, "76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet ediyorum" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul merkezli operasyonun, "yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimi" olduğunu ifade ederek, "76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet ediyorum" dedi.


Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan "Millete Hizmet Yolunda" konuşmasında, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.


Erdoğan, konuşmasında, 17 Aralık operasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, bu operasyonun, "yolsuzluk kılıfına saklanmış bir komplo" olduğunu ifade etti.


Yolsuzluklara geçit vermedikleri için, Türkiye'nin dış yardımlarını 3,5 milyar dolara çıkardıklarını, Moğolistan'dan Şili'ye kadar, Somali'den, Eritre'den Kırım'a kadar, yoksulların, mazlumların, mağdurların yanında olduklarının, şehitliklere, ata yadigarı eserlere sahip çıktıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:


"Yetimin hakkını koruduğumuz, milletin hazinesine sahip çıktığımız için Türkiye'yi savunma sanayinde büyüttük, dünyada savaş gemisini yapabilen 10 ülkeden biri haline getirdik. Türkiye'yi kendi tankını, helikopterini, savaş gemisini, uçağını, roketlerini, piyade tüfeklerini, kendi uydusunu üretebilen bir ülke konumuna yükselttik. Milletin hazinesinden çalanlar, bunu milletten gizleyebilseler bile Allah'tan gizleyemezler. Biz işte böyle bir şuurla hareket eden, milletin de, Allah'ın da huzurunda hesaba çekileceğini bilen ve buna göre hareket eden bir kadroyuz. Milletin ve Allah'ın huzuruna alnımız ak çıkmak bizim yegane gayemizdir ve inşallah son nefesimize kadar bu gaye uğruna yaşamaya devam edeceğiz.


-"Yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir"


"17 Aralık komplosu yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


"17 Aralık komplosu, milletin hükumetini hedef almıştır. 17 Aralık komplosu, bunun da ötesinde, milli iradeyi, demokrasiyi, sandığı hedef almıştır. Bu komplo, Türkiye'nin ekonomisini, Türkiye'nin uluslararası ölçekte başarılı bir bankası olan Halkbank'ı, Türkiye'nin enerji yatırım ve anlaşmalarını, Türkiye'nin aktif, onurlu dış politikasını hedef almıştır. Düşünebiliyor musunuz? 10 yıl önce biz iktidara gelmeden Halk Bankasının ederi 1 milyar doların çok altındaydı. Ama şimdi Halk Bankasının ederi 25 milyar dolar. Acaba Halk Bankasına karşı yapılan bu komplo ne ile izah edilecek?


Bu komplo, hangi partiye oy verirseniz verin, hangi partinin gönüldaşı olursanız olun, ayrım yapmaksızın sizleri, sizin sofranızdaki ekmeği, sizin cebinizdeki parayı, sizin alınterinizi hedef almıştır. En önemlisi de bu komplo, Diyarbakır'da oluşan kardeşlik tablosunu, 1 yıldır susan silahları, çözüm sürecini, kardeşliğimizi, artık güç kazanan siyaseti hedef almıştır. Yargı ve emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye'nin istikrarına, güven ortamına, Türkiye'nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Tabii ki dürüst davranan gerek yargı mensuplarını gerekse emniyet teşkilatımızdaki mensuplarımızı tenzih ederim. Ama bu oyunun içerisine bulaşan, bu oyunda aktif rol alanları tarih affetmeyecektir. Ne yazık ki, bu ihanete, büyüyen Türkiye'den çıkarları zedelenen malum bazı medya kuruluşları, bazı sermaye çevreleri, bazı siyasi partiler de fırsatçılık saikiyle destek vermişlerdir."


-"Sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir"


"Yargı içinde, örgütlü olarak hareket eden bazıları, egemenliği milletten alıp yargıya devretmek için bu kirli tuzakta piyon olmuş, adeta bir yargı darbesi gerçekleştirmek için sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir" ifadesini kullanan Erdoğan, "Şunu burada bir kez daha vurgulamak isterim ki, millet egemenliğinin ve demokrasinin bir gereği olarak, siz bize 'git' dediğinizde, biz, bir an bile tereddüt etmez ve emaneti size teslim ederiz. Ama siz bize 'kal' dediğiniz müddetçe, yetkiyi bize verdiğiniz müddetçe, Allah'tan başka hiçbir gücün bizden bu emaneti almasına müsaade etmeyiz" diye konuştu.


-"Yargı, egemenlik hakkını milletten alamaz"


Başbakan Erdoğan, Türkiye'de hükümetlerin sandık dışı yollarla değiştirildiği dönemin artık geride kaldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Türkiye'de hükümetleri, sadece ve sadece millet iş başına getirir, sadece ve sadece millet, yani sizler görevden alırsınız. Yargı, içinde oluşmuş örgütlerin, ya da dış güçlerin menfaatine değil, sizin adınıza ve ülkemizin menfaatine vazife yapmak zorundadır. Yargı, egemenlik hakkını milletten alamaz. Medya, geçmişte yaptığı gibi, millete istikamet çizemez. Sermaye, geçmişte yaptığı gibi hükümet kurup yıkamaz. Uluslararası şer odakları, geçmişte sıkça yaptıkları gibi, içerideki hain örgütleri kullanarak benim ülkemi karıştıramaz, kaos oluşturamaz, benim bu güzel ülkemde ameliyat yapmaya yeltenemez.


Eski Türkiye de, eski Türkiye'nin alışkanlıkları da artık geri gelmemek üzere tarihte kalmıştır. Yeni Türkiye'de egemenlik milletindir. Yeni Türkiye'de söz milletindir, karar milletindir, yetki milletindir. 76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet ediyorum. Eğer, bizim hükümetimize yönelik bu saldırılara göz yumulur, bu siyaset mühendisliği görmezden gelinirse, biliniz ki, ilerde bu tür saldırılar başka hükümetlere karşı da gerçekleşir."


-"Mesele, bir parti ya da bir hükümet meselesi değil"


"76 milyondan, bir partiyi, bir hükümet değil, siyaseti, demokrasiyi, milli iradeyi samimi ve güçlü şekilde savunmalarını bekliyoruz" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:


"Zira mesele, bir parti ya da bir hükümet meselesi değil, büyük Türkiye, Yeni Türkiye meselesidir. Bu saldırılardan, sadece belli bir kesim, belli bir partinin mensupları değil, 76 milyon zarar görmüş, 76 milyon bedel ödemiştir; vesayete karşı alınacak ortak bir tavır da inanın, 76 milyonun tamamına, tüm Türkiye'ye kazandıracaktır. Gençlerimizin, çocuklarımızın daha özgür, daha demokratik bir ülkede yaşamaları, bağımsız Yeni Türkiye'yi muhafaza edebilmeleri için, bugünden tercihinizi yapmanızı, bu saldırılara karşı yekvücut olmanızı, ülkemize, siyasete, demokrasiye ve kardeşliğimize daha güçlü şekilde sahip çıkmanızı sizlerden bekliyor ve arzu ediyorum.


30 Mart yerel seçimlerine sadece 3,5 ay kala ortaya çıkan bu komplonun, iradenizi teslim almasına, iftiraların, algı operasyonlarının sizleri umutsuzluğa sevk etmesine asla izin vermeyeceğinizi biliyorum. Sizler zaten bu komployu, bu tuzağı bozdunuz. Buna benzer komplolara cüret edilmemesi için, dimdik duracağınıza, büyük ve yeni Türkiye hedefine, 2023 hedeflerine sımsıkı sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum."


-"Bu 2 saldırı, Türkiye'yi daha da güçlendirdi"


Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, yapılan 2 büyük saldırıya rağmen, 2013 yılını başarılarla, rekorlarla, önemli reformlarla geride bıraktığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu 2 saldırı, hiç şüpheniz olmasın, Türkiye'yi daha da güçlendirdi. 2014 yılı, inşallah, 2013 yılından çok daha iyi, çok daha başarılı bir yıl olacak. Ekonomide, bu saldırıların yol açtığı kayıpları telafi edecek, inşallah yeni ve daha yüksek rekorlarla ülkemizi tanıştıracağız. Her 2 saldırının da hedef aldığı, hızlı tren, 3'üncü köprü, havalimanı, Nükleer Santral, Boğaz'a ikinci tüp geçit gibi, onun yanında Kanal İstanbul gibi küresel projelerimizi hız kesmeden sürdürecek, inşallah yenilerine başlayacağız.


Çözüm sürecini, bu saldırı ve sabotaj girişimlerine rağmen güçlü şekilde muhafaza edecek, süreci daha ileri seviyelere taşıyacak, kardeşliğimizi pekiştirecek ve Türkiye'nin ufkunu ve umudunu daha da genişleteceğiz. En önemlisi de, demokratikleşme reformlarımıza ivme kazandıracağız. Her saldırıyla birlikte kan kaybeden vesayet sistemi, bilesiniz ki Türkiye'ye de daha fazla reform yapma imkanı tanıyor. Vesayet girişimleri zayıfladıkça, Türkiye'nin reform iradesi güçleniyor."


-"2014, AB tam üyelik müzakerelerinin hız kazanacağı yıl olacak"


Başbakan Erdoğan, 2014 yılının, Avrupa Birliği tam üyelik müzakerelerinin ve yeni demokratikleşme reformlarımızın hız kazanacağı bir yıl olacağını da ifade ederek, şöyle konuştu:


"Korku, sindirme ve istismar siyasetinin devre dışı kaldığı bir ortamda, siyasetin reform kapasitesi daha da artacak, 76 milyonu kucaklayan, 76 milyonun her bir ferdinin sorunlarına daha fazla ihtimam gösteren bir süreç başlamış olacak. Sizlerden, 2023 hedefleri için, 2053 ve 2071 hedefleri için, büyük Türkiye ideali için, umudunuzu, heyecanınızı her daim diri tutmanızı özellikle rica ediyorum. Hiç endişeniz olmasın: Türkiye emin ellerde, geleceğe doğru yürüyüşünü kararlı şekilde sürdürüyor. Dualarla kurulmuş devletimiz, milletimizin hayır dualarıyla, elbette emekle, gayretle, adaletle, çok daha aydınlık yarınlara doğru koşuyor. Bu süreçte hayır dualarınızı ülkemiz ve milletimizden esirgemeyin."


Başbakan Erdoğan, konuşmasında ayrıca vefatının 77'inci yıl dönümünde, hürmetle ve rahmetle yad ettiği Merhum Mehmet Akif'in, İstiklal Marşı'nda yer alan, dua niteliğindeki dizelerini okumak istediğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:


"Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli, Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli, Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli. Bu duaya amin diyor, yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, ailenizle, sevdiklerinizle, 76 milyon hep birlikte, barış, huzur, refah dolu nice yıllara erişmenizi Rabbimden niyaz ediyorum."


(Bitti)


Kaynak: AA