Başbakan Erdoğan, Cnn Türk-Kanal D Ortak Yayınında Açıklaması

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin, "Gidecek olan silahını nereye bırakırsa bıraksın, gömerse gömsün o bizi ilgilendirmiyor, bırakıp gider."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin, "Gidecek olan silahını nereye bırakırsa bıraksın, gömerse gömsün o bizi ilgilendirmiyor, bırakıp gider. Çünkü, aksi takdirde provokasyona bu iş çok açıktır. 'Yasal zemin' denildiği zaman, hazırlanacak yasal zeminler anayasa hükümlerine aykırı olamaz. Biz, şimdi anayasaya aykırı bir yasal zemin nasıl oluşturabiliriz. Bu işin muhatabı hükümettir" dedi.


Başbakan Erdoğan, canlı yayınlanan CNN Türk- Kanal D ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


İran ve Irak'ın, Türkiye'de terör sorununun bitirilmesine yönelik "Çözüm süreci"ni engelleyici bir tutum içine girip girmeyecekleri sorusu üzerine Erdoğan, şu anda Irak'ın kendi içinde bir bütünlüğe sahip olmadığını, bu ülkenin başbakanı Maliki'yi de tek başına bir güç olarak görmediğini söyledi.


-"Irak, 2014'ü bekliyor"-


"Irak halkını bir güç olarak görüyorum. Irak halkının da şu anda Türkiye'ye bakışıyla farklıdır, Başbakanı gibi bakmıyor" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Maliki gibi düşünen bir Irak halkını düşünmüyoruz. Eğer Maliki gibi düşünürlerse bu tabii Irak için büyük bir kayıp olur. Şu anda Irak halkı 2014'ü bekliyor, yerel seçimleri 6 ay ileri aldılar. Ammar, Musul'da seçimin yapılmaması için tekrar orada oyun oynandı. Halk ayaklanıyor, çünkü yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. Bir taraftan 'demokrasi, demokrat bir Irak' diyorsun, öbür taraftan bu oyunların içerisine giriyorsun. Irak'ta bir huzursuzluk var. Kısa bir süre önce Neçirvan Barzani buradaydı, kendisiyle bu konuları görüştük. Ciddi bir rahatsızlığın Irak'ta olduğunu söylediler. Bu, sadece Sünnilerde değil, aynı şekilde Şii kesimde de var. Mesela Mukteda el Sard, son hafta çok ağır, şiddetli bir açıklama yaptı. Bunlar hakikaten üzerinde düşünülmesi gereken konular.


İran'a gelince; İran'ın, Suriye konusuna takındığı tavrı başından itibaren kabullenmemiz mümkün değil. Bunun bir sebebi de şu; Rusya'nın ve Çin'in tavrıdır. Rusya ve Çin, eğer burada bizimle İstanbul görüşmesi olsun, Moskova ziyaretimdeki görüşmeler olsun, buradaki gibi 'biz, Suriye'nin avukatı değiliz' noktasında hakikaten sabit kalsa, bu konuda gerçekten olumlu adımlar atacak olursa, inanıyorum ki biz bu defa Suriye'de çözüme gideriz, onun arkasından da Irak çözüm sürecinin içerisini girer."


-"Kuzey Irak yerel yönetimi de Türkiye'de kazanacaktır"-


ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Irak ziyaretinin son dönemdeki gelişmeler bakımından verimli olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, Kerry'nin de bazı mesajları Irak'a verdiğini dile getirdi.


Başbakan Erdoğan, "Kuzey Irak'ta silah bırakma meselesine ne kadar aracı olacak, Irak'ın mevcut rejiminde bunu mümkün görür müsünüz-" sorusuna şöyle yanıt verdi:


"Mümkün olmaması söz konusu değil. Irak Anayasası'na göre oradaki bütün petrol gelirlerinin yüzde 17'si Kuzey Irak'ın. Kuzey Irak, bu çerçevede hareket ediyor. Kuzey Irak, niçin bizimle böyle bir sözleşmeyi yapma zorunluluğu duydu- Çünkü, Maliki, Kuzey Irak yönetimiyle, eyaletle anlaşamadığı için onlara bazı dayatmalar yapmaya başladı. Benzin vermedi, mazot vermedi, fuel oil vermedi... Kuzey Irak da o açığını bizimle kapama yoluna gitti. 'Acaba siz bizim bu sıkıntımızı giderir misiniz-' dedi. Biz de 'ne demek, tabii gideririz' dedik ve onlarla böyle bir ticari sözleşmenin içerisine girdik. Kaldı ki bizim zaten onlarla yapacağımız bu ticari sözleşmeyi engelleyici bir yasa, anayasa maddesi de söz konusu değil. Çünkü Kuzey Irak eyalet yönetimi, oradaki bütün mesele 17'deki hakkını kullanıyor. Bu, onun anayasal hakkı, o anayasal hakkını da kullanırken buna rağmen ona müdahale etme gibi bir yetkinin içerisine girmek onlara haksızlıktır. Onları da zaten adeta bu noktada merkezi yönetimle sıkıntıya düşüren konu budur. Türkiye olarak birileri Irak'ta kendine göre bir 'win win' hesabı yapıyorsa. Türkiye'nin de kendine göre orada bir 'kazan kazan' hesabı vardır. Kuzey Irak yerel yönetimi de kazanacaktır, Türkiye'de kazanacaktır."


Kerkük- Yumurtalık boru hattını anımsatan Erdoğan, "Bizim Kerkük'ten gelen boru hattımız belki yeni boru hatlarıyla takviye edilecek, belki bunların içinde doğalgaz olacak. Kerkük-Yumurtalık boru hattını biz yok farz edemeyiz, orası çalışıyor. Oradan Türkiye olarak bir şeyler elde ederken tabii ki Kuzey Irak yerel yönetimi de buralardan kendi hakkını alma durumundadır. Bu konuda da herhangi bir sıkıntının olduğu kanaatinde değiliz" değerlendirmesinde bulundu.


-"Gidecek olan silahını nereye bırakırsa bıraksın"-


Gazeteci Taha Akyol'un, "Ben sizin sözlerinizden 'madem çekiliyorsunuz, silahı Türkiye'de bırak, silahsız çekil' anlamını çıkardım" demesi üzerine, Başbakan Erdoğan, "Aynen öyle, öyle olmak durumda" dedi.


Başbakan Erdoğan, "Gidecek olan silahını nereye bırakırsa bıraksın, gömerse gömsün o bizi ilgilendirmiyor, bırakıp gider. Çünkü, aksi takdirde provokasyona bu iş çok açıktır. 'Yasal zemin' denildiği zaman, hazırlanacak yasal zeminler anayasa hükümlerine aykırı olamaz. Biz, şimdi anayasaya aykırı bir yasal zemin nasıl oluşturabiliriz. Bu işin muhatabı hükümettir" diye konuştu.


Terör sorununun çözümü için daha önce yürütülen Oslo sürecinin hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:


"Oslo sürecinde mağdur aranıyorsa, mağdur başta MİT müsteşarımdır, ondan sonra biziz. Çünkü, orada fatura bize kesilmek istendi. Kimse mağdur olmadı. Oslo sürecinde olmayan şeyler varmış gibi gösterilmek suretiyle birçok manipülasyonlar, provokatif girişimler yapıldı. 'Yeniden bir Oslo süreci yaşamak ister misiniz-' denilse... Ben, şu anda ilk bakışta yeniden bir Oslo sürecine müsaade etmem. Niye- Demek ki gurbette böyle şeyler yapıldığında orada farklı bazı böcekler devreye girebiliyor, o böcekler devreye girdikten sonra bazı yerlere servisler yapılabiliyor."


Erdoğan, "Böcek ile başka ülkelerin istihbaratlarından mı bahsediyorsunuz-" sorusuna karşılık, "Hepsi olabilir. Böyle olduğuna göre bu şeyleri artık emin ellerde yürütmemiz lazım. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Burada eğer gerçekten ülkemizin sınırlarını geçeceklerse silahı bırakma suretiyle bu mümkün ve silahı bıraktıktan sonra da zaten bizim güvenlik güçlerimizin eli silahsız insana silah sıkması diye bir şey söz konusu değildir, böyle bir şey yapmaz" değerlendirmesinde bulundu.


-"Eli silahsız olanların hepsine de terörist diyemezsiniz"-


"Eli silahsız olanların hepsine de terörist diyemezsiniz" ifadesini kullanan Başbakan Erdoğan, ilgili mercilerce şu anda Türkiye topraklarında bin 500, 2 bin teröristin varlığının telaffuz edildiğini vurguladı.


Terör örgütünün silahsızlanmasının Türkiye sınırları dışındaki aşamasının ne gibi bir takvimde, nasıl gerçekleşeceğinin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:


"Benim ülkemin dışında sorun o ülkenindir. Bu illa Irak'tır diye bir şey yok, belki Irak'a gitmeyecek, belki İran'a gidecek, belki Suriye'ye gidecek, belki Avrupa'ya gidecek, belki İskandinav ülkeleri malum oralara gidecek. Ancak şunu çok iyi biliyorum: Bir; ülkemin refahı, huzuru çok önemli. Biz bu noktada eğer Doğu'da, Güneydoğu'da ekonomik noktada patlamayı gerçekleştirdiğimiz anda hava bir defa değişecektir. Orada yaşayan benim Kürt kardeşim hayata başka bakacaktır. Çünkü, onlar hayatı bütün çıplaklığıyla yaşayamadılar, istihdam noktasında olsun, gelir noktasında olsun yaşayamadılar. Dükkanını açıyor, ekmek parası kazanamadan 'kepenk indirin' diyorlar. Bütün bu insanlar ister istemez kendini bulacak. Artık yeni bir hava Güneydoğu, Doğu bu bölgelerde esmeye başlayacak.


Ülkemin entelektüeli de inanıyorum ki bu süreci daha farklı değerlendirmeye başlayacak. Eğitim sistemimiz aynı şekilde çok daha farklı şekilde o sürece katkısını vermiş olacak. Şimdi diyoruz ki 'bugüne kadar, 30 yıl silahla uğraştınız, silahla bir yere varılamaz, artık gelin bu işi siyasetle Parlamento'da yapın.' Eğer bu ülkede hakikaten siyasi bir irade olarak güç kazanmak istiyorsanız, bunu burada kazanın."


Başbakan Erdoğan, şu anda Parlamento'daki bir siyasi partiye, "Siz, bölücü terör örgütünün uzantılarısınız" denildiğine işaret ederek, "Onların şu anda anıldığı şey kabul etseler de etmeseler de bu. Bunu artık aşmanız için 'artık silahlar bırakılmıştır, biz mücadelemizi siyasette veriyoruz, vereceğiz' demelisiniz" dedi.


-"Ben 'silahların susması' demiyorum, 'silahın bırakılması' diyorum"-


Silahların bırakılmasının başarıldığı anda huzurun sadece belli bölgelere değil, Türkiye'nin geneline yayılacağını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bu yayıldığı andan itibaren de Türkiye, bir anda o bizim hedeflerimiz olan 2023 hedeflerine çok daha süratle ulaşacaktır. Çünkü bizim için Güneydoğu, Doğu şu anda ham, işlenmemiş. Her yönüyle orada başlayacak olan yatırımlarla biz sıçrayacağız" diye konuştu.


Gelecek yıl Mart ayında yerel seçimlerin, arkasından cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015 yılında da genel seçimlerin yapılacağını hatırlatan Başbakan Erdoğan,


"Bu 2 yıl adeta Türkiye için bir prova olacaktır. Eğer bu yılı başarılı bir şekilde aşabilirsek, hakikaten verilen sözler, Diyarbakır'da okunan mektup içeriğiyle hakikaten uygulamaya girecek olursa o zaman Türkiye'nin çok daha farklı bir şekilde 2013, 2014, 2015'i karşılayacağı, yaşayacağı inancındayım" ifadesini kullandı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "silahların bırakılmasına" yönelik açıklamalarını defaten partisinin grup toplantıları ve değişik televizyon programlarında yaptığını belirterek, şunları kaydetti:


"Bazen şu söyleniyor, 'silahların susması' deniliyor. 'Susması' değil,


'susması' demek 'silah elimdedir, her an ateşleyebilirim' demektir. Ben


'silahların susması' demiyorum, 'silahın bırakılması' diyorum. Zaman zaman bize şu söyleniyor 'operasyonların durması.' Operasyonun durması nerede olur- İşte burada olur... Silahlar bırakılırsa orada operasyon olmaz, ama senin sırtında silah, diyelim ki kanas, doçka onunla sınırdan geçiyorsun. Güvenlik gücü bunu gördüğü zaman ne yapacak- Suç işler, yardım yataklığa girer bu iş. Buna sessiz kalması mümkün değil. Ne anayasa hükümleri buna müsaade eder, ne yasa hükümleri buna müsaade eder. Bunun için de bir yasal düzenleme talebiyle teklifiyle gelmek bu ülkede yasa bilmezliktir, yasa tanımamazlıktır, böyle saçmalık olur mu-"


(Sürecek) - ANKARA

Kaynak: AA