Başbakan Erdoğan, Somali Konferansında Konuştu

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Somali'ye gitmeyen, oradaki manzarayı görmeyenlerin, durumun vehametini anlamaları kolay olmayabilir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, " Somali'ye gitmeyen, oradaki manzarayı görmeyenlerin, durumun vehametini anlamaları kolay olmayabilir" dedi. Başbakan Erdoğan, "Çocukların ırkları, milliyetleri yoktur, çocukların kendi derilerinin rengini, dillerini, inançlarını yaşayacakları ülkeyi seçme hakları yoktur. Somalili çocuklar mevcut manzarada hiç bir mesuliyetleri olmadığı halde adeta dünyanın tüm yükünü o minicik omuzlarında taşıyorlar" diye konuştu.


Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) işbirliğiyle İstanbul Kongre Merkezi'nde "Somali'nin Geleceğinin Hazırlanması: 2015 Hedefleri" temasıyla düzenlenen "İstanbul 2. Somali Konferansı"nın açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Somali'nin başkenti Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyareti hatırlatarak, "Bir tam gün boyunca Somali'de Mogadişu'da yaşanan sorunu, dramı çekilen acıları yerinde görme imkanımız oldu. Türkiye, tarih boyunca Afrika ile her zaman iletişim ve işbirliği içinde olmuştur. Somali'yle, Somalili kardeşlerimizle de aynı şekilde tarih boyunca yakından ilgilendik. Ancak son yaşanan kıtlıkla ortaya çıkan yoksulluk konusunda ilgilenmenin ötesinde bir şeyler yapılmasının gerekiliğini yüreklerimizde hissettik" dedi.


ÇOCUKLARIN YAŞAYACAKLARI ÜLKEYİ SEÇME HAKLARI YOKTUR


Dünya kamuoyunun dikkatini Somali'ye çekmek için yoğun bir gayret içinde olduklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:


"Somali'de yaşanan yoksulluk dramını ulaşabildiğimiz, her ülkeye, her yetkiliye samimiyetle aktardık. Uluslararası her platformda Somali'nin dertlerini kendi meselemiz gibi bütün çıplaklığıyla bütün yalınlığıyla ortaya koyduk. Somali'yi görmeyenlere, görmek istemeyenlere, Somali'de yaşanılanları hissetmeyenlere, Somali'nin sesini, feryadını duymak için son derece samimi, hasbi, içten bir mücadele içinde olduk. Somali'ye gitmeyen, oradaki manzarayı görmeyenlerin, durumun vehametini anlamaları kolay olmayabilir. Başkentin hemen içinde 10 binlerce aile çadırlarda yaşıyor. Çadır dedimse o bildiğiniz bezden yapılmış çadırlar değil. 3-4 ağaç dalı birbirine çatılıyor, üzerine naylon poşetler örtülüyor ve bu yapı 3-5 kişilik bir aile için lüks bir barınak haline geliyor. Bu tür çadırlara, barınaklara dahi sahip olamayan binlerce aile var. Çeşitli sorunlar nedeniyle altyapı yatırımları gerçekleşemiyor. Bu kadar büyük bir nüfusun tamamına yardım ulaştırılamıyor. Güvenlik sorunları nedeniyle yardım kuruluşları her ihtiyaç sahibine ulaşamıyor. Çadırlarda ziyaret ettiğim çocukların, anne-babaların, bırakınız sağlık ihtiyaçlarını, günlük beslenme ihtiyaçlarını dahi karşılamakta çok ama çok zorlandıklarını gördüm. Çocukların ırkları, milliyetleri yoktur, çocukların kendi derilerinin rengini, dillerini, inançlarını yaşayacakları ülkeyi seçme hakları yoktur. Somalili çocuklar mevcut manzarada hiç bir mesuliyetleri olmadığı halde adeta dünyanın tüm yükünü o minicik omuzlarında taşıyorlar. Oyuncak, ilaç, kitap, defter, kalemden bahsetmiyorum, o çocuklar günde 3-5 pirinç tanesi bile yiyemeden, bir lokma ekmek yutamadan uykuya dalıyor ve maalesef bazılar sabaha çıkamıyor. Çadırlarda o minicik ellere dokunan, o çocukların gözlerindeki hüzne sahip olan birisini, inanın o çocuklar orada öyle beklerken gece rahat uyuması mümkün değildir. Ziyaretlerim esnasında doktorların müdahale etmekte olduğu çadırda deri ve kemikten müteşekkil bir yavruyu gördüm. Tabi feryat edecek mecali de yoktu. ayrıldıktan biraz sonra yavrunun hastaneye götürülürken ölüm haberini duydum."


SOMALİ'DEKİ DRAM SADECE SOMALİNİN DEĞİL, İNSANLIĞIN ORTAK DRAMDIR


Erdoğan, Somali'deki dramın sadece Somali'nin değil, insanlığın ortak dramı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:


"Ancak Somali'deki Somali atasözü çok manidar, 'Bir evin içinde yılan varsa, yılanın ne kadar uzun, ne kadar kısa olduğunu tartışmak gereksizdir'. Somali'de bir sorun var. Somali'de sorunu çözmek yerine 'ben-sen' tartışması yapmak çözüme fayda sağlamayacağı gibi sorunun daha da kalıcı hale gelmesine neden olacaktır. Yine bir Somali atasözü şunu söylüyor, 'Bir kardeş insanın omuzu gibidir'. Evet biz Somali'nin omuz omuza verdiğini, ayağa kalktığını, yürüdüğü görmek istiyoruz. Biz Somali'de kardeşlerin kucaklaştığını görmek, kardeşlk hukukunun gereklerini yerine getirdiklerini görmek, bu kucaklaşmaya, kardeşliğe elimizden gelen her türlü desteği vermek istiyoruz. Somali bunu gerçekleştirecek güce de, dirayete de, bilince de sahiptir."


BM, SOMALİ'DE STRATEJİK BİR GÖZDEN GEÇİRME ÇALIŞMASI BAŞLATABİLİR


Somali'den güzel, umut verici haberler aldıklarını, Mogadişu'da hayatın canlanmaya başladığını aktaran Erdoğan, "Biz Türkiye olarak yol haritası ve belirlenen prensiplerin hem içerik, hem de zaman tahditleri çerçevesinde uygulanmasına önem veriyoruz. Yeni dönemin kilometre taşları kurucu meclis üyelerini seçimi, anayasanın kabulü, parlamentonun seçilmesi, cumhurbaşkanı ve başbakanın belirlenmesi olacaktır. Ağustos ayından itibaren inşallah artık Somali'nin geleceğini bizzat Somali halkı şekillendirecektir" diye konuştu.


Erdoğan, Somali'de barış ve istikrarın kalıcı bir şekilde yerleştirilmesi için öncelikle devlet kurumlarının oluşturulması gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:


"Somali'nin tarihinde Ağustos sonrasında açılacak yeni sayfada yapılması gerekenler kapsam ve nicelik olarak çok fazladır. Türkiye olarak söz konusu çalışmaların yapılabilmesini teminen Somalili aktörlerin hazırlayacağı yeni programı en güçlü şekilde destekleyeceğiz. Burada şu hususun altını çizmek istiyorum, uluslararası toplum adına ve Somali yönetimiyle yakın işbirliği içinde devlet inşaası sürcini yürütecek yeni bir mekanizmaya ya da misyona ihtiyaç var. Bu çerçevede örneğin yeni ve güçlendirilmiş bir Somali BM misyonunun teşkilinin tartışılmasının zamanı gelmiştir diye düşünüyoruz. Bu yönde bir ilk adım olarak BM, Somali'de stratejik bir gözden geçirme çalışması başlatabilir. Somali'de hayatın normalleşebilmesi için ülke genelinde asayiş ve güvenliği tesis edecek ve sürdürecek mili güvenlik kurumlarına ihtiyaç var. Bugün için Somali güvenlik güçlerinin ülkede temel güvenlik hizmetini sağlayabilmek için yardıma ihtiyacı olduğu görülüyor. Somali güvenlik güçlerinin yapılanması hususunda ülkemizin öncülüğünde Somali güvenlik sektörünün yeniden yapılandırılması fonu kurulması için gerekli girişimleri başlattık. Aynı şekilde Somali sınırları içinde de güvenliğin çok daha güçlü şekilde tesis edilmesi gerekiyor."


Erdoğan, Türkiye'nin Somali'ye verdiği destekleri de anlatarak, "Biz Türkiye olarak her türlü imkanımızla, desteğimizle Somalili kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Somali'nin sorunlarını uluslararası platformlarda dile getirmeyi, Somali için uluslararası girişimlerde yer alamyı sürdüreceğiz" dedi.


DG-TY (MK) - İstanbul/ Şişli

Kaynak: DHA