Başbakan Yardımcısı Arınç Açıklaması

Son Güncelleme:

"Devletin bütün organları, bütün güvenlik güçleri ve Hükümet, terörle mücadele konusunda bir adım geri atmamıştır. Herkes görevinin başında" "Meydan okumuyorum ama bize bu tehditleri savuranl...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, devletin bütün organlarının, bütün güvenlik güçlerinin ve Hükümetin, terörle mücadele konusunda bir adım geri atmadığını belirterek, "Herkes görevinin başında. Meydan okumuyorum ama bize bu tehditleri savuranlar varlığımızı bilsinler. Her şeyden haberdarız, her şeyi kontrol altında tutuyoruz" dedi.


Arınç, A Haber televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Yeni anayasa çalışmaları kapsamında tutuklu milletvekillerinin durumuyla ilgili bir gelişme yaşanıp yaşanmayacağına dair öngörüsü sorulan Arınç, iki yıldır yeni anayasa çalışmalarının sürdüğünü, başta CHP olmak üzere sadece söz ve laf yarışıyla zaman geçiren partiler olduğunu ifade etti. Üzerinde anlaşılan 60 maddenin temel hakları tarif ettiğine, anlaşılan maddeler arasında yasama, yargı, yürütme veya sistemele ilgili madde olmadığına dikkati çeken Arınç, Başbakan Erdoğan'ın anlaşılan 60 maddenin paket halinde geçirilmesi teklifi üzerine dokunulmazlıkla ilgili maddenin de bu düzenleme içine girmesinin istendiğini anlattı.


Tutuklu milletvekillerinin yasamaya katılması konusunda üç yıldır görüş belirttiğini dile getiren Arınç, "Geçenlerde Sayın Haberal çıktı, sevindim, kendisini de ziyarete gittim, kutladım. Başkaları çıkarsa onları da ziyarete gideceğim onları da tebrik edeceğim. Çünkü ben bir milletvekiliyim, milletvekilline sahip çıkmam lazım. Halkın iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin yeri Parlamento'dur. Ben böyle biliyorum" diye konuştu.


-Haberal'a ziyaret


CHP Milletvekili Mehmet Haberal'a cezaevinden çıktıktan sonra yaptığı ziyarette neler konuştuklarının sorulması üzerine Arınç, Haberal'I uzun yıllardır tanıdığını, sevdiği, saydığı bir insan olduğunu söyledi.


"İşlediği iddia edilen suç tamamen ayrı" diyen Arınç, Haberal'ı ziyarete bir hakim veya Yargıtay üyesi olarak gitmediğini belirtti. Uzun tutukluluğun cezaya dönüşmemesi konusunda çok kez uyarı yaptığını hatırlatan Arınç, Haberal ile dostça bir görüşme yaptıklarını, cezaevindeki sıkıntılarından bahsettiğini, kendisinin de 'geçmiş olsun' dediğini ve başarılar dilediğini ifade etti.


Bir başka soru üzerine Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimlerin birleştirilmesi gibi bir düşünceleri olmadığını bildirdi.


"Başbakan Erdoğan, 'partim istiyorsa Cumhurbaşkanlığı için aday olurum' demişti. O zaman AK Parti'nin başına kim geçecek?" sorusu üzerine de Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçimine daha 8 aylık bir süre bulunduğunu söyledi. Arınç, gelecek yıl Haziran ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini görmeden, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine kimin geleceğinin konuşulamayacağını aktardı. Bülent Arınç, "Bir kısmını bilirim söylemem bir kısmını da bilmem. 'Şu olabilir, bu olabilir' diye kendimin haricinde gönlümden geçiyor. Bana teklif edilse 'şunlar şunlar benden daha iyi yapar' diye söylerim, böyle bir insanım. Ama söyleyemem" dedi.


-Çözüm süreci


Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm süreciyle ilgili Kandil'den gelen açıklamaların hatırlatılması ve "Ateşkes pamuk ipliğine mi bağlı?" sorusu üzerine, Kandil'den "şiddetli ve tehditvari" açıklamalar gelmesinin çok doğal olduğunu söyledi.


Ellerinde silahtan, eylemden başka bir şey olmayan, gencecik çocukların ölümlerine yol açan, bu kadar kişinin kanına girmiş bir örgütün ağzından çıkan sözlerin yumuşak olmasının mümkün olamayacağını vurgulayan Arınç, "Bütün bunlara rağmen, kendileriyle örgütün lideri olarak tanıdıkları kişinin arasındaki ilişkiler önemli. O kişi dedi ki 'silahları bırakacaksınız ve Türkiye'den gideceksiniz'. Onlar da aralarındaki bütün tartışmalara rağmen, 'peki' dediler. Ama bunun ne kadar gönüllü veya gönülsüz olduğu ortaya çıktı" diye konuştu.


Hükümet açısından sürecin büyük bir dikkatle devam ettiğini, Türkiye'de 10 aydan bu yana şiddetin durduğunu ifade eden Arınç, "Şimdi bu süreçte şüphesiz ki onlar yüksek dozda tehditler yapacaktır. Biz de doğru bildiğimizi yapacağız. Sürecin devam ettiğini söyleyebilirim, 'süreç devam etmelidir' diye şart da koşabilirim. Ama bu sürecin başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum" dedi.


Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın, "medya ve aydınlarla görüşmem mümkün olsun, müzakerelere ağırlıklı olarak aydınlardan oluşan üçüncü bir taraf gelsin" gibi taleplerinin ne derece karşılanabileceğinin sorulmasına karşılık Arınç, bu taleplerin dile getirilebileceğine, taleplerin sonunda şiddet eyleminin bulunmadığına işaret etti.


Arınç, "Her şeyi söyleyebilir, istekte bulunabilir. İsteklerin bir kısmı temel insan hakları noktasında da karşılanabilir" diye konuştu. Bu taleplerinin de Adalet Bakanlığının iznine bağlı olduğunu hatırlatan Arınç, şunları söyledi:


"Basın mensupları falan bunları da Adalet Bakanlığının düşünmesi lazım. Adalet Bakanlığı izin vermediği sürece görüşemezler, milletvekileri dahil. İzin verirse kısıtlı görüşme yapabilirler. O kendisinin sözlerini birinci ağızdan belki daha net konuşmak adına bunları istiyor. Çünkü sözlerinin Kandil'de tam aksi istikamette birileri vasıtasıyla tehdide dönüştürüldüğünden şikayetçi de olabilir. Bunun uygun karşılanıp karşılanmayacağına Adalet Bakanlığı karar verecektir. Bunları şu anda karşılamıyoruz. Ama daha sonra, şartlar geliştiğinde 'bu imkanlar Adalet Bakanlığı tarafından verilir mi?' derseniz, onu beklemek lazım."


-"Pamuk ipliği falan bunlar bizi ırgalamaz"


Devletin bütün organlarının, bütün güvenlik güçlerinin ve hükümetin terörle mücadele konusunda bir adım geri atmadığına vurgu yapan Arınç, şöyle devam etti:


"Herkes görevinin başında. Meydan okumuyorum ama bize bu tehditleri savuranlar varlığımızı bilsinler. Her şeyden haberdarız, her şeyi kontrol altında tutuyoruz. Hiç yüzde 10'lar, 15'ler açıklamasını yaptığımız zaman inkar etmediler. Ama kendi sözleri 'çekilme tamamlandı' sözleriydi. Böyle olmadığı ortaya çıktı. Biz de bunları takip ediyoruz. Pamuk ipliği falan bunlar bizi ırgalamaz. Bunlarla bizi meşgul etmesinler. Nereden başladıysak aynı doğrultuda devam ediyoruz."


-"İsmi isterse ZDP olsun hayırlı olsun diyeceğim"


Bülent Arınç, "Yeni kurulan HDP'nin yerel seçimde İstanbul'da CHP ile işbirliğine yeşil ışık yaktığı belirtiliyor. Bunu nasıl değerlediriyorsunuz?" sorusuna karşılık da partinin Öcalan'ın talimatı üzerine kurulduğunu, bunun kendilerince de açıklandığını söyledi. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Öcalan böyle bir şeyi uygun gördüğü için bu partiyi kurdularsa doğru bulmuyorum şahsen. Çünkü, kimliğe dayalı bir siyaset yapacaklar ve kendi iradeleriyle bir partiyi vücuda getirmemişler demektir. Ama bunu bir kenara bırakalım, yeni bir parti gözüyle bakalım. Ne yaparsanız yapın, bu sizin kararınız. Ben yeni bir parti kurulursa ismi isterse ZDP olsun 'hayırlı olsun' diyeceğim. Kim aday olursa olsun İstanbul halkı onları çok yakından tanıyor. Adaylıklarını koysunlar, ittifak yapsınlar, kendileriyle haraket edecek bir CHP varsa onu da millet gayet iyi değerlendirir. Biz bunlara hayır demeyiz."


- Ahmet Kaya'ya Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük ödülü verilmesi


Bir başka soruya karşılık da Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü'nün müzik dalında Ahmet Kaya'ya verilmesini saygıyla karşıladığını belirterek, "Türkiye'den çıkarılmak zorunda kalan ama herkesin sevgiyle izlediği, Türk insanının birlikteliğini amaçlayan bir insanın hangi tehditlerle yurt dışına gitmek zorunda kaldığını, vefatından yıllar sonra ona karşı işlenen bu ağır suçların ortadan kaldırıldığını ve Ahmet Kaya'ya belki de bir idae-i itibar olarak bu ödülün verildiğini düşünüyorum" dedi.


Türkiye'den gitmek zorunda kalan Nazım Hikmet'in de düşünülmesini isteyen Arınç, Ahmet Kaya'nın ailesinin istemesi ve hukuki prosedürlerin halledilmesi durumunda mezarının da Türkiye'ye getirilebileceğini söyledi. Arınç, Nazım Hikmet'in mezarının da Türkiye'ye getirilmesi konusunun daha önce düşünüldüğünü belirterek, "Ahmet Kaya ve daha niceleri Türkiye'de kendi vatan topraklarında yaşayabilir. Vatan topraklarında Ahmet Kaya'ya da en güzel yer bulunur" diye konuştu.


-"Yeni Türkiye'de demokrasi ve özgürlükler var"


Bülent Arınç, "Başörtülü milletvekili olduğuna göre, başörtülü büyükkent belediye başkanı ve bakanın da zamanı geldi mi?" sorusu üzerine, "Hepsi ihtimal, korkulacak hiçbir şey yok. Korkulardan kurtulmak zamanıdır şimdi. Vehimler, korkular, zanlar bitti artık. Herkes güzünü yeni bir Türkiye'ye açsın. Yeni Türkiye'de demokrasi ve özgürlükler var" dedi.


Arınç, "Umarım bugün Türkiye hiç bir sıkıntıya girmez. Bütün gözler CHP'nin üzerinde olacak. Ben de böylesine bir köklü partinin, Türkiye'nin geldiği noktada temel haklar ve özgürlüklere artık karşı çıkmayacağını ümit ediyorum. Elbette konuşmalarını yapacaklardır ama çirkin tartışmaların, kişisel bazı konuşmaların ve fiili saldırıya dönüşebilecek olayların bir Türk vatandaşı olarak yaşanmamasını diliyorum" diye konuştu.


- Ankara

Kaynak: AA