Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması
"Finansal eğitim konusunda bir strateji geliştirdik. SPK ve Merkez Bankası'na finansal eğitimle ilgili görevler verdik. Bu kurumlarımız Finansal Eğitim Strateji Belgesi'ni çalıştılar, bu belgeler tamamlandı. Çok yakında başbakanlık genelgesi şeklinde bu stratejimizi açıklayacağız" "Hapsolmuş müşteri durumundan istifa eden bazı bankalar olabiliyor" "Finans sektörünün çalışanlarının ve o işletmelerin bir gideri var. Onun da makul ölçülerde müşterilerle paylaşılması doğal ama abartmamak ve ölçüyü kaçırmamak lazım" "(Erken emeklilik) Gündemimizde böyle bir şey yok" "(Bu AK Parti iktidarından bir şekilde kurtulmamız lazım. Eğer bunun yolu memleketin batması ise, ekonominin batması ise varsın memleket de ekonomi de batsın, yeter ki şunlardan bir kurtulalım) diyen maalesef böyle 'hastalıklı bir düşünce yapısı' bazı kesimlerde var"
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Finansal Eğitim Strateji Belgesi üzerindeki çalışmaların tamamlandığını, çok yakında başbakanlık genelgesi şeklinde bu stratejiyi açıklayacaklarını bildirdi.
Babacan, TRT Haber'de katıldığı bir programda soruları yanıtladı.
Türkiye'de kredi kartı kullanımına ilişkin soru üzerine Babacan, vatandaşların büyük çoğunluğunun kredi kartı borcunu düzenli ödediğini ancak küçük bir kesimin borcunu ödeyememesi nedeniyle yüksek miktarda faizle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bankaların hizmet verirken aldıkları ücretleri serbest rekabet ortamında belirlemeleri gerektiğini ancak bazen rekabet şartlarının iyi çalışmayabildiğini ifade eden Babacan, şöyle konuştu:
"Dolayısıyla bazen düzenleme gerekebiliyor. Biz aslında bunu arzu etmiyoruz. Yani vatandaşların alternatifsizliğinden ya da öyle bir ilişki oluşuyor ki bir şekilde o müşteri o bankaya bağlanıyor. Bu kontrole girmiş müşteri üzerinden de bazen yüksek ücretler alınabiliyor. Biz buna hapsolmuş müşteri diyoruz. Hapsolmuş müşteri durumundan istifa eden bazı bankalar olabiliyor. Dolayısıyla bu istismarı önleyecek bir düzenleme yetkisini biz BDDK'ya alalım dedik. Ama bir hizmetin de karşılığı olmalı. (Hiçbir şeyden para alma, şunu yapma, bunu yapma...) Bu işletmeler ciddi şekilde sermaye bağlamışlar, finans sektörünün çalışanlarının ve o işletmelerin bir gideri var. Onun da makul ölçülerde müşterilerle paylaşılmasının doğal olduğunu beklemek lazım. Ama abartmamak ve ölçüyü kaçırmamak gerekir. Ölçü kaçtığı anda devletin müdahalesi gerekiyor."
"Vatandaşa ve bankacılık sistemine zarar verecek adım atmayız"
Yapacakları düzenlemelerin ölçülü ve makul olacağını ifade eden Babacan, vatandaşa ve bankacılık sistemine zarar verecek adım atmayacaklarını söyledi.
Finansal eğitim konusunda bir strateji geliştirdiklerini, SPK ve Merkez Bankası'na finansal eğitimle ilgili görevler verdiklerini anlatan Babacan, "Bu kurumlarımız Finansal Eğitim Strateji Belgesi'ni çalıştılar, bu belgeler tamamlandı, çok yakında başbakanlık genelgesi şeklinde bu stratejimizi açıklayacağız. Sonra kurumlarımız bunla ilgili yayınlar, seminerler, farklı kamu spotlarıyla bu kredi kartının doğru kullanılmasıyla ilgili bilinçlendirme, bilgilendirme çalışmasını önümüzdeki dönemlerde yapacaklar" dedi.
"Erken emeklilik yok"
"Gündemde erken emeklilik var mı?" şeklindeki soruya Babacan, "Böyle bir şey gündemimizde yok. Bir dönem yapılan o erken emekliliğin biz halen bedelini ödüyoruz" yanıtını verdi. Bugün dünyada emeklilik yaşını düşüren ülke bulunmadığını vurgulayan Babacan, sosyal güvenlik sistemini dizayn ederken gelecek nesilleri de düşünmek zorunda olduklarını kaydetti.
Babacan, Suriye'de olan gelişmeleri değerlendirirken, bu ülkedeki olayların Türkiye'nin ihracatına fazla etkisi olmadığını söyledi. Şu anda Türkiye'de yaklaşık 400 bin Suriyeli bulunduğunu anlatan Babacan, bu kişilerin ihtiyaçlarını devletin imkanlarıyla karşıladıklarını belirtti.
Mısır'daki olaylarla ilgili olarak da Babacan, bu ülkede yaklaşık 200 Türk şirketinin bulunduğunu ifade ederek, "Şirketlerimizin durumunda bugün itibariyle bir sıkıntı yok ama ileride ne olur bilemezsiniz" dedi.
Babacan, toplumsal olaylarla ilgili bir başka soruyu yanıtlarken de halkın sağduyusuna çok güvendiklerini söyledi. Türkiye'nin istikrarından rahatsız olan, Türkiye'ye zarar vermek isteyen içeride ve dışarıda çevreler bulunduğuna dikkati çeken Babacan, şöyle konuştu:
"Bazılarında şöyle bir düşünce var: 'Bu AK Parti iktidarından bir şekilde kurtulmamız lazım. Eğer bunun yolu memleketin batması ise ekonominin batması ise varsın memleket de ekonomi de batsın, yeter ki şunlardan bir kurtulalım' diyen maalesef böyle 'hastalıklı bir düşünce yapısı' bazı kesimlerde var. Biz de bunun farkındayız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes bu ülkenin iyiliği için çalışmalı. Demokrasilerde farklı düşünenler kuşkusuz olur ama bunun için de mekanizmalar önemli. Mümkün olduğunca bunların hepsi dikkate alınır. Biz sadece bize oy verenlerin değil tüm Türkiye'nin hükümetiyiz."
- Ankara