Başbakan Yıldırım, "Önemli Olan Koltuk Değil, Millet Sevdasıdır.
Başbakan Yıldırım, "Önemli olan koltuk değil, millet sevdasıdır.
Başbakan Yıldırım, "Önemli olan koltuk değil, millet sevdasıdır. Millet kazanıyorsa bizim koltuğumuzun önemi yok"
MERSİN - Başbakan Binali Yıldırım, kendisine "Sen ne biçim adamsın? Koltuğun elden gidiyor, kendini parçalıyorsun bunu değiştirmek için" diye sorulduğunu aktararak, "Bir şeyi anlamıyorlar. Önemli olan koltuk değil, koltuk sevdası değil, millet sevdasıdır. Millet kazanıyorsa bizim koltuğumuzun önemi yok. Bizim derdimiz kendi ikbalimiz değil. Bizim derdimiz bu ülke. Değişime ihtiyacı var. 15 yıldır yaşadığımız tecrübe bize bunu öğretti" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, Kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle bir araya geldi.
Başbakan Yıldırım, "Alemimiz için de sosyal hayatımız için de kardeşliğimiz için de böyle bir değişikliğe ihtiyacımız var. Bütünleşme içinde bu değişikliğe ihtiyacımız var. Yüzde 50+1 in altında iktidar olunmuyor. Bu Türkiye için çok önemli bir şey. Demek ki her kesimi her düşünceyi her etnik grubu temsil edeceksiniz. Mersin en büyük örneği. Kürdü, Arabı, Yörüğü, Türkü, her mezhepten, her meşrepten insanlar var. Bu bizim zenginliğimiz. Ayrılıklarımız bizi ayrıştırmamalı. Bizim zenginliğimiz olmalı. Ne kadar farklılıklarımızı kucaklarsak, ne kadar birbirimize sevgimizi, saygımızı artırırsak o kadar ülkemizi ileri taşımış olacağız" diye konuştu.
Yıldırım, 15 temmuz cuntacılarının, Esed'in yaptığını yapmaya çalıştığını ileri sürerek milletin direniş ruhuna vurgu yaptı. Vesayet odaklarının mutlaka temizlenmesi gerektiğine vurgu yapan Yıldırım, derdinin koltuk olmadığının altını çizerek şunları söyledi: "Siyasetçiler yanlış yapabilir, her seferinde düzelten de millet olur. 7 haziranda gördük. Millet yanlışı gördü ve 1 kasımda düzeltti. 5.5 ay sonra. Dünyanın hiçbir ülkesinde 5.5 ay sonra bu kadar tercih değiştiren başka ülke yok, bu da Türk milletinin basiretidir. Türk milletinin ferasetidir. Bu milletin ferasetine güvenmemiz gerekiyor. Ram olmamız gerekiyor ondan sonra bu sorunları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun için bu sistemde kişisel bir hesap yok, kişiler yok. 'Sen ne biçim adamsın koltuğun elden gidiyor kendini parçalıyorsun bunu değiştirmek için' diyorlar. Bir şeyi anlamıyorlar. Bu koltuklar kimleri yordu. Kimler geldi, kimler geçti. Koltuk, size 2 tane zarf arasında gelir. Bir zarfla koltuğu verirler, bir zarfla koltuk gider. Önemli olan koltuk değil, koltuk sevdası değil, millet sevdasıdır. Millet kazanıyorsa bizim koltuğumuzun önemi yok. Bizim derdimiz kendi ikbalimiz değil. Bizim derdimiz bu ülke. Değişime ihtiyacı var. 15 yıldır yaşadığımız tecrübe bize bunu öğretti. O zaman dışındaydık. Söyleniyordu ama biz algılamıyorduk. Yaşayınca gördük dostlar. İstisnası yok. 1950-60 merhum Adnan Menderes diyor ki anılarında, 'Artık Cumhurbaşkanıyla o kadar anlaşmazlık had safhaya geldi ki canımdan bezdiriyor' diyor. Geliyoruz 1970'de aynı 1980'de aynı 1990'da aynı. Çekişme, çatışma, kriz. Bedeli millet ödüyor. İstiyoruz artık bu millet bir daha ödemesin" dedi.