Baykal, Operasyonlardan Memnun
Baykal, Kuzey Irak'ta Teröristlere Karşı Yapılan Askeri Harekatın Kendilerini Mutlu Ettiğini Belirtti ve Operasyonların, 'PKK'nın Kökü Kazınana Dek' Sürmesini İstedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kuzey Irak'ta teröristlere karşı yapılan askeri harekatın kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Bizim sınır ötesindeki harekatımızın amacı gelip geçici rahatlama arayışı değildir. Biz gelip geçici rahatlamalar peşinde bir askeri harekat yapma durumunda olamayız. Biz Irak'tan Türkiye'ye yönelik her türlü saldırının bundan sonra da kökünü kurutacak, terörün Irak'tan kökü kazınacak duruma gelene kadar bu askeri harekatı sürdürmeliyiz. Ameliyat yaparken
içeride parça bırakamazsınız. Irak'tan Türkiye'ye terör artık devam edemez, etmemelidir. Yola çıkılmıştır, sonuna kadar yapılmalıdır" dedi.
Genel Başkan Baykal, gruptaki konuşmasına Kurban Bayramı ve Musevilerin Hanuka ve Hıristiyanların Noel'ini kutlayarak başladı. Bu kutlamaların üç ayrı din açısından önemli olduğunu vurgulayan Baykal, dünya barışına da katkı yapması dileğinde bulundu. Baykal, bayramın birinci günü Bala'da olan depremi de hatırlatarak, Türkiye'nin bir deprem coğrafyasında olduğunu, ancak gerekli tedbirlerin alınamadığını söyledi. Yeni yılın huzur ve barış getirmesini dileyen Baykal, "Umut ediyorum önümüzdeki dönem bütün
insanlık için huzur ve barış dönemi olur. Yaşadığımız acılara nokta konulur" ifadelerini kullandı.
Konuşmasında İsmet İnönü'nün ölüm yıldönümüne de değinen CHP Lideri, "CHP'nin ikinci genel başkanıdır. Partimizin daima iftiharla sahip çıkacağı, Türkiye Cumhuriyeti'ne büyük hizmetler vermiş, milletimizin yetiştirdiği en seçkin evlatlarından birisidir" diye konuştu. İnönü'nün Türkiye'yi 2. Dünya Savaşı'na sokmadığını, Lozan'da büyük başarı elde ettiğini, Türkiye'nin demokrasiye geçişinde son derece önemli çalışmalar yaptığını, kaybetme pahasına demokrasi mücadelesi verdiğini belirten Baykal, "Türkiye'de
demokrasi örneğini, iktidar sahiplerine gösterebilmek için büyük mücadele vermiştir. Türkiye'nin demokrasiye geçebilmesi konusunda büyük mücadeleler vermiştir. Topkapı'da taşlanmıştır, Uşak'ta taşlanmıştır ama mücadelesini kararlılıkla, demokrasiyi yerleştirme çabasını kararlılıkla yürütmüştür" diye konuştu. Baykal, İnönü'nün iyi bir aile babası olduğuna da işaret etti.
Konuşmasında, terör ve terörle mücadeleye de değinen Baykal, bugün gelinen noktada terörün Türkiye'nin barışına, anayasal düzene, ulusal egemenlik anlayışına, Türkiye'nin egemenlik toprak ve millet bütünlüğüne yönelik bir tehlike olduğunun anlaşıldığını kaydetti. Terörün arkasında Türkiye'yi toprak olarak, egemenlik olarak, millet olarak bölme ve parçalama projesinin olduğunu kaydeden Baykal, Türkiye'ye yönelik terörün dışarıdan da destek aldığını ve bunun apaçık ortaya çıktığını belirterek, "Böyle bir
tablo karşısında her ülke kendisini parçalamaya yönelik böyle bir tehdit karşısında her türlü tedbir alma hakkına sahiptir. Türkiye'nin buraya gelmesi kolay olmamıştır. Bunları kendi hükümetimize anlatmak kolay olmamıştır. 'Türkiye'de terör bitti de sıra Kuzey Irak'a mı geldi?' denilmiştir. Bize gerçekçi olmayan rakamlarla cevap verilmiştir. Bütün bunlar geride kaldı. Kısa bir süre önce hükümet adına bir bakan, 'Kuzey Irak'a hiçbir şekilde müdahale etmeyeceğiz. 1 milyarlık bize bir kredi, hibe verin' diye
anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşmanın altında yatan Kuzey Irak idraki nedir? Terör politikası nedir? Bütün bunlar rahatlıkla hiçbir anlamı olmayan çok doğal konular gibi bağlanmıştır. CHP'nin uyarısıyla bu anlaşma hayata geçirilememiştir" diye konuştu.
Kendisinin uluslararası bir toplantıda Barzani ve Talabani'ye teröre son vermeleri yönünde konuşma yaptığında yanlış bir şey söylüyormuş gibi tavır takınıldığını söyleyen CHP lideri Baykal şöyle konuştu:
"Türkiye'nin bu noktaya gelmesi için verdiğimiz mücadelenin en büyük güçlüğü, bu hükümeti ve Başbakanı bu noktaya getirmek için verilen mücadele işin asıl güçlüğünü oluşturmuştur. Elbette yabancı ülkelerden bir direnç vardı. Onlar kabul etmeyebilirdi. Ama asıl önemli olan iktidar sahiplerinin inanmamış olmalarıydı. Türkiye bu noktaya keşke Dağlıca baskınına maruz kalmadan gelebilseydi. Türkiye'de iktidarın bu noktaya gelebilmesi için Dağlıca baskınına maruz kalmak zorunda mıydık? İlla onun yaşanması mı
gerekirdi? 12 askerimizin şehit edilmesi 8 askerimizin kaçırılması 13 askerimizin yaralanması mı gerekirdi? Türkiye ayağa kalkınca iktidar olayın ciddiyetini gördü ve o zaman TBMM'den silahlı kuvvetlere sınır ötesi harekat yapma izni veren tezkereyi geçirdi. Bu kullanımın amacı Kuzey Irak'ta Türkiye'ye yönelik teröre hiçbir himaye verilemeyecek noktaya kadar sürdürülmelidir. Bizim sınır ötesindeki harekatımızın amacı gelip geçici rahatlama arayışı değildir. Biz gelip geçici rahatlamalar peşinde bir askeri
harekat yapma durumunda olamayız. Biz Irak'tan Türkiye'ye yönelik her türlü saldırının bundan sonra da kökünü kurutacak, terörün Irak'tan kökü kazınacak duruma gelene kadar bu askeri harekatı sürdürmeliyiz. Ameliyat yaparken içerde parça bırakamazsınız. Irak'tan Türkiye'ye terör artık devam edemez, etmemelidir. Yola çıkılmıştır sonuna kadar yapılmalıdır. Bu işin temel noktasıdır. O nedenle herkes başta siyasiler ve uluslararası kamuoyu Türk silahlı Kuvvetleri'ne bu haklı meşru mücadelesi karşısında
kesinlikle hiçbir şekilde engel olmamalı, bu mücadelenin önünü kesmeye kimse bundan sonra da karışmamalı".
Baykal, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendisine verilen görevi beklendiği gibi en iyi şekilde yaptığını da belirterek, "Üstün başarı dolayısıyla içtenlikle kutluyorum" dedi.
"AF MÜCADELE YÖNTEMİ DEĞİL"
"Af terörle mücadele siyasi yönteminin bir parçası değildir" diyen Baykal, "Af, terörle mücadele siyasetinde sıkıştıne Türkiye'yi toprak olarak, egemenız mı başvurulacak bir yöntem değildir. Af terörle m 7alama projesinin olduğunu kaydeden Baykal, Türkiye'ye yücadelenin kesinlikle sona erdiğini açıklıkla ortaya çıkmasından sonra bir toplumsal barış, huzur ve kardeşlik içinde gündeme gelebilecek konudur. Terörle mücadele yaparken af silahını kullanalım böyle bir şey yok. Yanlış bir şey ters bir şey. Af
bir sonuç. Sanki af terörle mücadelede bir aşamaymış gibi gerekli bir yöntem gibi algılama var. Bu doğru değildir. Af askeri harekatın bedeli değildir. Sınır ötesi askeri harekat yaptınız hadi bedelini ödeyin. Bedeli ne? Af. Böyle bir ikilem yok. Askeri harekat yapmış olmanın sonucu af çıkarmaktır gibi bir mantık terörle mücadele mantığı değildir. Başka bir şeyin mantığı olabilir. Af ayrı bir iştir. Af nedir? Etkin pişmanlık nedir? İşlenmiş olan bir suçun cezasını vermekten vazgeçiyorsanız, işte o aftır.
Ama işlenmiş olan bir suçun işlenme süreci içinde henüz daha ortaya bütün olumsuzlukları çıkmadan kendisini gösteren bir pişmanlık sonucu suçun nitelik değiştiriyorsa bunun ödüllendirilmesi gerekir. Bu ayrı bir iştir" diye konuştu.
Baykal, iktidarın Anayasa değişikliği gerçekleştirmek için çalışmalar yaptığını ve bunun kimse tarafından bilinmediğini belirterek, herkesten 'gizli' yapılan bu Anayasa çalışmasında Türk vatandaşlığı konusunda taviz verilemeyeceğini söyledi. CHP lideri, teşviklerle ilgili adaletsizlikler olduğunu iddia ederek, 40 yıldır kalkınmada öncelikli il uygulaması yapıldığını söyledi. Ancak bugüne kadar bölgedeki illerde hiçbir gelişmenin yaşanmadığını söyleyen Baykal, bölgede özel sektörün dışında devletin biran
önce oradaki sorumluluğunu yerine getirmesini isteyerek, topyekün bir kalkınma hamlesinin başlatılmasını istedi.
Baykal konuşmasında Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasıyla ilgili olarak da, "Merkez Bankası güya özerk bir kuruluş. Merkez Bankası'na hükümetin bir bakanı diyor ki, 'Hazırlığınızı yapın sizi İstanbul'a taşıyacağız'. Merkez Bankası'nın böyle bir talebi yok. Diyorlar ki 'Biz para kuruluna iki boş üyelik var atama yapılmasını istiyoruz. Merkez Bankası da bağımsız diyorsunuz, biz şu iki üyenin atanmasını istiyoruz' diyor. Hükümet ne diyor. 'Bize böyle bir teklif gelmedi' diyor. Merkez Bankası'nın
demagojik söylemlerin odağı haline getirilmesi yakışıksızdır. Niçin alıyor hükümet taşıma kararını? Böyle bir arayışın, Ankara'nın kimliğine, cumhuriyetin bir temel başkenti olarak Ankara'nın içini boşaltma anlayışıyla hiçbir ilişkisi olmadığına inanmanız mümkün mü? Bunun altında Ankara kompleksi yatıyor. Ankara kompleksinin arkasında cumhuriyet kompleksi yatıyor. Cumhuriyet kompleksinin arkasında Atatürk kompleksi yatıyor. Bunlar bu hükümetin hangi anlayışta olduğunu gösteren küçük örnek" dedi.
(AU-MAY-NÇ-Y)