Bdp'nin Muhalefet Şerhi Kabul Edilmedi

Son Güncelleme:

Milli Eğitim Komisyonu, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane toplantılara katılmadığı için BDP'nin muhalefet şerhini kabul etmedi Milli Eğitim Komisyonu, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane toplantılara katılmadığı için BDP'nin muhalefet...

Milli Eğitim Komisyonu, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane toplantılara katılmadığı için BDP'nin muhalefet şerhini kabul etmedi Milli Eğitim Komisyonu, BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane toplantılara katılmadığı için BDP'nin muhalefet şerhini kabul etmedi. Komisyon üyesi Birtane'nin sağlık sorunları nedeniyle toplantılara katılamadığı için muhalefet şerhinin kabul edilmediğini açıklayan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Biz de muhalefet şerhini vermeyeceğiz. Komisyon'un meşru olmadığını görüyoruz. İçerik olarak da katılmıyoruz" dedi.


BDP Grup Başkanvekili Buldan, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile birlikte Meclis'te basın toplantısı düzenledi. 100'ün üzerinde gazeteci, 30 gazete dağıtımcısının cezaevinde olduğunu, Kürt basısına yönelik saldırılar kapsamında bir seferde 36 gazetecinin tutuklanarak rekora koşulduğunu ileri süren Buldan şunları söyledi:


"Sayın Başbakan'ın "terör faaliyeti'nde bulunmakla suçladığı gazeteciler bu ülkenin gerçeklerini yazdığı, halkı doğru bilgilendirdiği, hükümetin uygulamalarını deşifre ettiği için tutukludur."


Pozantı Cezaevi'nde yaşanan olayları ortaya çıkartan DİHA muhabiri Özlem Ağuş'un tutuklandığını anlatan Buldan, "Başbakan buna ne diyecek? Egemen Bağış tutuklu gazetecilere yönelik "tecavüzcü' suçlamasında bulundu. DİHA muhabiri de AKP'nin sorumluluğunda Pozantı Cezaevi'nde yapılan tecavüzü açığa çıkarttığı için tutuklandı. İşte AKP'nin basına, basın özgürlüğüne yaklaşımı budur" dedi. Buldan tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.


Buldan gazetecilerin, tartışmalı Milli Eğitim Komisyonu toplantısı sonrası "Uzlaşma komisyonu oluşturulabilir" yönündeki öneriyle ilgili sorusuna, böyle bir teklif gelirse partinin yetkili organlarınca değerlendireceklerini belirterek şunları söyledi:


"Milli Eğitim Komisyonu'nun kabul ettiği teklifi CHP-MHP yok hükmünde sayıyor. Biz de aynı şekilde yok hükmünde sayıyoruz. Muhalefet şerhimiz vardı. Bundan kaynaklı bir problem var. Sayın komisyon üyemiz sağlık sorunları nedeniyle toplantılara katılmadığı için şerh kabul edilmedi. Biz de muhalefet şerhini vermeyeceğiz. Komisyon'un meşru olmadığını görüyoruz. İçerik olarak da katılmıyoruz. Bu Komisyon gerçek anlamda bir düzenleme yapacaksa anadilde eğitime yer vermeli."


Milli Eğitim Komisyonu üyesi BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de muhalefet şerhiyle ilgili Komisyon'a bir yazı gönderdi. Yazıda, "İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinde sağlık nedeniyle bulunamadım. Sadece BDP Grup Başkanvekilimiz Hasip Kaplan ve Van Milletvekili Özdal Üçer katılabildi. Son gün görüşmelerinde tüm muhalefet üyelerinin katılımı olmadan 20 madde görüşülmüştür. Bu hususun içtüzüğe aykırı olduğunu düşünüyoruz. Yok hükmünde olup yeniden görüşülmesi gerekmektedir. Bu nedenle muhalefet şerhi vermiyoruz" denildi.


-"İÇ SAVAŞIN TOHUMLARI ATILIYOR"-


BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de Kütahya Emet'te yaşanan olayla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Emet'te İnegöl, Dörtyol ve Zeytinburnu'nda yaşanan, "yoksulu yoksula kırdırma" gibi bir kalkışmanın benzeri yaşandığını ileri süren Önder, Kürt işçilere linç girişiminde bulunulduğunu söyledi. Olaydan sonra yetkililere ulaşamadıklarını anlatan Önder sorunun işçilerin ilçe dışına çıkartılarak çözülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Saldıran güruhtan gözaltına alınan kimsenin olmadığına dikkat çeken Önder, "Saldırganla mazlum yer değiştiriyor" dedi.


Yaşanan olayın "hükümetin yoksulu yoksula kırdırma" politikası olduğunu iddia eden Önder şunları söyledi:


"Kürtler dışarı çıkartılarak büyük bir hadise engellenmiş gibi gösteriliyor. Bu iç savaş sebebidir. Kürtleri her saldırıya uğradığı, 3-30 paraya çalıştığı yerden uzaklaştırıp saldırganı ödüllendiriyorlar. Bölünme aynı zamanda iç savaşın tohumunu atıyorsunuz. Faili bulmayıp bir sonraki saldırının iklimini yaratıyorsunuz. İleride vahim bir sonuç olunca kimse timsah gözyaşları dökmesin. Gereğini yapmanın yolu bugün sorumluların cezalandırılmasıdır. Bakan nefret mitinglerinde boy gösterince taşrada başka türlü davranılmaz. Bugün yapılan gelecekteki katliamın yol taşlarını döşemekten ibarettir." - Ankara

Kaynak: ANKA