Canavar Değil Uranyum Var
Van Gölü'nde yapılan araştırmada 50 bin ton uranyum bulunduğu iddia edildi.
Elazığ Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yaman, Van Gölü'nde yaptıkları araştırmada 50 bin ton uranyum bulunduğunu söyledi. Yaman, Van Gölü'ndaki urunyumumun 7. 5 milyar değerinde olduğunu belirtti.
Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yaman, 2008 yılında düzenlenen Van Gölü'ndekki kirliliğin araştırılması için yapılan bir toplantıya katıldı. Toplantıya katılan bilim insanları gölde kirliliğin olduğunu ve özellikle ağır metal kirliliğiyle ilgili yeterli çalışma olmadığını gündeme getirdi. Prof. Dr. Yaman, kendisinin çalışma alanının biyolojik, çevre, su, toprak, gıda örneklerindeki toksit, ağır metallerin tahlili olduğunu ve bu eksikliği gidermede katkıda bulunmak istediğini dile getirip, çalışmalara başladı.
GÖLÜN 30 NOKTASINDAN NUMUNELER ALINDI
Prof. Dr. Yaman, göldeki kirliliği belirlemek için inorganik toksit metal analizlerini yaptığını ve tahlil sonuçlarında urunyumun aşırı yüksek olduğunu gözlemediğini belirtti. Yaman, bunun üzerine Van Gölü'nün 30 ayrı noktasından aldıkları su analizlerini, yakın bölgelerde bulunan Fırat ve Dicle nehirleri ile Hazar Gölü'nden aldıkları su numuneleriyle karşılaştırdıklarını belirterek, şöyle dedi:
"Van Gölü'nün 30 ayrı noktasından hatta Van Gölü'ne dökülen nehirlerden, Fırat ve Dicle Nehirleri ile Hazar Gölü'nden su örnekleri alıp analizini yaptık. Elde ettiğimiz sonuçlar ortalama 76 mikrogram/litre uranyum idi. Bunu deniz suyu ve Okyanus suyuyla karşılaştırdığımız zaman deniz sularında ve Okyanus sularındaki uranyum miktarı 2 ile 3 mikrogram/litre civarındadır. ve Japonya yıllardır 2 ile 3 mikrogram/litre civarındaki bu denizden Okyanus'tan uranyum elde edip nükleer reaktörlerinde kullanmakta. Bu durumda Van Gölü'nün su hacmi de dikkate alındığı zaman bu derişimlerle hesaplama yapıldığında 50 bin ton uranyum bulunduğu anlaşılmaktadır"
7. 5 MİLYAR DOLARLIK MİLLİ SERVET
Prof. Dr. Yaman, Türkiye'de son yıllarda nükleer santralleri kurmak için ciddi girişimlerin olduğunu hatırlatarak, şöyle dedi:
"Ülkemiz de nükleer santralleri kurmada ciddi adımlar atıp ihale aşamasına geldi. Bu devreye alındığı zaman onun ham maddesi olan uranyuma büyük ihtiyaç olacaktır. Van Gölü'ndeki bu uranyumu hazırlanacak projelerle elde edilebilirse değerlendirilebilir düzeyde. Böylece nükleer santrallerdeki hammadde konusunda dışa bağımlılık da kalkmış olacaktır. Yakın zamanda kilogramı 220 dolara çıkmıştı ama tekrar düştü. Yaklaşık 150 dolardan hesapladığımız zaman da 7, 5 milyar dolara tekabül etmektedir ki bunu geri kazanmak için bizim hazırlamayı düşündüğümüz projelerimizde modifiye edilmiş, molimerik reçine düşünüyoruz. Bunların maliyeti de çok ucuzdur"
Van GÖLÜ CANAVARI'NIN BİLİMSEL DAYANAĞI YOK
Yıllardan beri konuşulan, "Van Gölü Canavarı" konusuna da değinen Prof. Dr. Yaman, canavar hikayesinin ilk gündeme geldiği yıllarda, "Van Gölü'nün dibinde hazine var" iddialarının da konuşulmaya başladığını söyledi. Yaman, "Van Gölü canavarı konusunu herkesin gördüğü ve takip ettiği kadar basından izledim bende. Bu konuda bir yorum yapamayacağım. Yani bilimsel verilere dayanmayan bir değerlendirme yapmamız mümkün değil. Ancak hedefimiz şu. Bu bulgular ışığında Van Gölü'nün dip kısımlarında hatta alttaki çökeltilerden de örnekler aldık. Çünkü bu çökeltilerden de çökme olasılığı vardır büyük bir olasılıkla. O zaman o çökmeler daha yüksek olabilir"dedi.
Van'DA YAŞAYANLARIN URANYUM İLE İLGİLİ HASTALIKLAR ARAŞTIRILMALI
Van Gölü'ndeki yüksek uranyum seviyesinden dolayı radyoaktif bir madde olan uranyumun zararlı etkilerini de araştırdıklarını anlatan Prof. Dr. Mehmet Yaman, göldeki balıklarda olumsuz bir sonuca ulaşmadıklarını ifade ederek şunları söyledi:
"Uranyum radyoaktif bir metal ve elementtir. Yalnız her izotopu radyoaktif değildir. Bizim tahlil ettiğimiz radyoaktif olmayan 238 izotopudur. Van Gölü'nde su ile birlikte göle özgü balıklar vardır. Bu balıklardan da az miktarda da olsa analiz yaptık. Diğer yörelerden aldığımız balıklarla karşılaştırdığımız zaman uranyumun balıklara geçmediğini gözlemledik. Bu arada Van Gölü civarında radyasyon analiziyle ilgili çok sayıda çalışma vardır. Ancak Van Gölü'nde yüzen insanlarda eğer bünyelerine çok miktarda su alırlarsa ağız yoluyla o uranyumun zararlı miktarını mutlaka gösterecektir. Uranyumun bilinen çok sayıdaki zararlı etkilerinden en önemlisi ve en iyi bilineni böbrek hastalıklarına neden olmasıdır. Belki Van Gölü'nde gözlenen hastalıklarla ilgili sağlıkçıların yapabilecekleri çalışmalar olabilir. Van'da çok sık rastlanan hastalıklar varsa uranyumla ilgisi de araştırılabilir. "
Aynı zamanda TÜBİTAK danışma kurulu üyesi olan Prof. DR. Yaman, hazırlayacağı projeleri Eylül ayında TÜBİTAK'a sunacağını dile getirdi.