Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar'ın Trabzon'daki Açıklaması

Son Güncelleme:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Türk insanlarının desteğiyle, bu yasayla dalga dalga Türkiye'yi dönüştürmek mecburiyetindeyiz." dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi'nce düzenlenen, "Van Depreminin Öğrettikleri ve Bölgemize Yansımaları" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Meclis'e getirdikleri Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasa tasarısının odalar, sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Eleştirmekte de haklı olabilirler ama bir kanun eğer radikal olmazsa, yani yaptırım gücünün üstünde olmazsa yol alamazsınız. Mülkiyet hakkı esastır, mal hakkı esastır ama can hakkı daha çok esastır. Can emniyeti olmadan ben malı ne edeyim, sağlığım olmadan malı ne yapayım... Bu bakımdan can emniyetini biz bu kanunun vitrinine koyduk, can güvenliğini önüne koyduk. Türk insanlarının desteğiyle, bu yasayla dalga dalga Türkiye'yi dönüştürmek mecburiyetindeyiz. İki sene, beş sene, yedi sene, on sene içerisinde. Bu yasayla jeoloji mühendislerine çok iş düşecek. İnşaat malzemesi üretenlere çok iş düşecek. Biz bu yasada başarılı olursak, bu yasayla yapacağımız konut sayısı etap etap 7 milyon. Bunun büyük çoğunluğunu özel sektör yapacak ve burada inşaat sektörü istihdam kat sayısı, işçi çalıştıran ve vasıfsız işçi çalıştıran kat sayısı en yüksek olan sektör ve inşaatta kullanılan malzemelerin yüzde 99'unu biz Türkiye'de üretebiliriz, üretiyoruz. İnşaat sektörü, malzeme sektörü gelişecek. Teknik müşavirlik sektörü, mühendislik disiplinleri gelişecek ve Türkiye dünyada iyi bir güç olacak."


Türk inşaat müteahhitlerinin dünyada söz sahibi olduklarını, dünyanın çeşitli yerlerinde büyük işler aldıklarını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:


"Sayısal olarak Çin'den sonra ikinci sırada geliyoruz, fakat oyun kurucu değiliz. Bizim oradaki müşavirlik hizmetlerimizi, projelerimizi biz yapmıyoruz. Almanlar, Fransızlar, Amerikalılar, İngilizler yapıyor, biz gidiyoruz orada ganzilis yapıyoruz, paraların kaymağını başkaları alıyor, artanını biz alıyoruz. Ama biz orada gidip oyun kurucu olursak, şartnameleri, sözleşmeleri, ana projeyi biz yaparsak, o projelerde malzemeye Türk malzemeleri yazarsak, o zaman biz oradan çok daha fazla döviz getireceğiz ülkemize. Bu nasıl olacak, Türkiye'deki mühendislik müşavirlik sisteminin, müteahhitlik sisteminin gelişmesiyle olacak. Bu bakımdan bu yasa çok önemli. Bu yasayı biz Türkiye'de ne yapacağız, şehirlerimizi sadece salt kentsel dönüşüm olarak, sadece deprem dönüşümü olarak, sadece afet dönüşümü olarak düşünmemek lazım. Bir defa gerçekten mühendislik mesleğini kendi kaidesi üzerine, kendi mevkisine oturtacak bir sistemdir bu. Mühendisler orta sahada olacak. Mühendisler sadece çalışan, kazandığını getirip aslanın önüne koyan, aslan yiyecek, artacak ondan sonra artanını alacak değil. Türkiye'de pastadan gerçekten yerinde ve zamanında pay alan kesim olacak mühendisler. Diğer taraftan şehirlerimiz güzelleştiği zaman eğitime, sağlığa, eğlenceye, iş yerine ulaşım daha rahatlaşacak."


Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasası


Bayraktar, 1,3 yılda bir Türkiye'de büyük bir depremin yaşandığını, Suudi Arabistan yarımadasından gelen fayın Türkiye'nin 24 bin 500 kilometre uzunluğundaki bölümünü etkilediğini, Marmara'nın da deprem fayı üzerinde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:


"Marmara, Türkiye ekonomisinin yüzde 60'ı. İstanbul, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Bilecik. Allah göstermesin bir büyük depremde ekonomimiz yüzde 10'la, yüzde 20 arasında düşürecek. Bunun için bizim yani şu anda Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasasını yapmak için elimizi, kolumuzu, başımızı taşın altına koyduk. İyi niyetle, samimiyetle, bütün gücümüzle Türkiye'ye hizmet etmek için kim gelip yapacaksa yasayı çıkardık, taslak haline getirdik ve TBMM'deki tüm partilere ben bunu takdim ettim iki ay önce. Sonra taslak tasarı haline gelince bir daha takdim ettim, fakat yine maalesef işte 'rant yasası, Türkiye'ye işte şunu yapacaklar, bunu yapacaklar...' Bu kanunun kenarına, köşesine cümlesi bittikten sonra yanına rant kelimesini getirmek en büyük haksızlıktır."

- TRABZON

Kaynak: AA