Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta Açıklaması
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, Bakanlık olarak 2023 yılına kadar Türkiye'de hiçbir çevresel sorunun kalmaması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, Bakanlık olarak 2023 yılına kadar Türkiye'de hiçbir çevresel sorunun kalmaması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
Antalya'nın Manavgat ilçesine, Kaymakamlık, Belediyeler, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Orman İşletme Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen "Okullar hayat olsun" projesi kapsamında gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, Manavgat'ta yürütülen faaliyetleri takdirle karşıladığını söyledi.
İnsanları insan oldukları için sevdiklerini ifade eden Balta, tüm idarecilerin, vatandaşların hizmetkarları olduklarını unutmamaları gerektiğini anlattı.
Bakanlık olarak insanlara hizmet verme odaklı olduklarını belirten
Muhammet Balta, Türkiye'nin 2023'de, kuruluşunun yüzüncü yılında gelişmelerin hepsi tamamlandıktan sonra,
dünyada en gelişmiş ilk on ülke arasına gireceğine inandığını söyledi. "2003 yılında atık su arıtma tesisleri ile 23 milyon nüfusun atık sularını temizleyip doğaya bırakıyorduk, şimdi bu rakam 41 milyon civarında" diyen Balta, "Bizim hedefimiz 2023 yılında bütün çevresel sorunları çözülmüş bir Türkiye. Milli geliri 20-25 bin dolar
düşünüyorsak eğer, gelişmiş ilk on ülke arasına girmek istiyorsak eğer, çevresel sorunlarımızı da çözmüş olmamız lazım" diye konuştu.
İmar Planı uygulamalarının yerel yönetimlerden alınarak bakanlık bünyesine devrine ilişkin olarak da düşüncelerini aktaran Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hükümet olarak biz, yerel yönetimlere çok önem ve değer veriyoruz. Yerel yönetimler bizim vazgeçilmez unsurlarımızdır. Yetkileri mümkün olduğunca yerele devretmek istiyoruz. Niye, Ankara'da yaşayan bir idareci, Manavgat'ın A köyündeki bir sorunu, o köyün muhtarının, Manavgat Kaymakamının bildiği
gibi bilemez."
Özellikle imar alanında Türkiye'de çok çarpık kentleşmelere fırsat ve izin verildiğini anlatan Balta, şunları söyledi: "Sizlere bir örnek vereyim, Karadeniz yeşilliği ile bilinen, dağları denizi, ormanı, yaylaları ile bilinen, doğası ile iz bırakan bir yer. Ama şu an Karadeniz'e giderseniz, sahil kenarında dev blokları beton yığınlarını görürsünüz. 18, 20, 25 katlı binalara ruhsat verilmiş. Soruyorum şimdi, 18 katlı binaya ruhsat verilmiş. Orada bir yangın olsa, müdahale edecek itfaiye ekibinin merdiven
yüksekliği ancak altıncı kata kadar. Peki altı kat üzeri katlara kim müdahale edecek. Bir babasınız ve on ikinci katta çıkan yangında çocuklarınız var, yanıyorlar, bu ne kadar da azap verici bir şey değil mi? Bu manada devlet olarak bazı kırmızı çizgileri belirlemek lazım. Sınırlarımızı belirlememiz lazım. Her yerde istediğimiz şekilde teknik eleman yok."
Belediyelerimizde alt yapı alanında eksiklikler olduğunu belirten Balta, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunları tamamlamak lazım. Biz her zaman söylüyoruz, bir zihniyet meselesidir bu. Yoksa biz şu düşüncede değiliz. Altını çizerek söylüyorum, yerelin yetkilerini alalım merkez olarak biz güçlü olalım diye bir zihniyetimiz yok. Meydana gelen olumsuzlukları görüyoruz, bunları çözmek içinde arayış içerisindeyiz. Asli görevimiz milletimizin vatandaşlarımızın haklarını korumak, birisi bir yanlış yapıyorsa,
yanlışa da biz müdahale edeceğiz."