CHP'li Tanrıkulu, Bakan Kurum'a, Deprem Riskine Karşı Yürütülen Çalışmaları Sordu
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, depremlerle ilgili Türkiye'deki yapı güvenliği, denetim mekanizmaları ve afet yönetimi üzerine TBMM'ye soru önergesi sundu. Türkiye'nin aktif deprem kuşağında yer aldığını belirten Tanrıkulu, mevcut yapılar ve denetim sistemine dair önemli sorular yöneltti.
(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'de deprem riskine karşı yürütülen politikalar, yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkılu, TBMM'ye sunduğu soru önergesinde, Türkiye'nin dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer aldığını belirterek, yapı üretim süreçleri, imar politikaları, denetim mekanizmaları ve afet yönetimi alanlarında ciddi yapısal zaaflar bulunduğunu ifade etti.
Tanrıkulu, depremlerin artık "doğal afet" değil, bilim dışı kentleşme ve denetimsiz yapılaşmanın sonucu ortaya çıkan bir kamu yönetimi krizi olduğunu vurgulayarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle şu soruları yönelitti:
"Türkiye genelinde kaç ilde, kaç ilçede ve kaç yerleşim alanında mikro bölgeleme etütleri tamamlanmıştır? Bu çalışmaların aktif fay hatları, sıvılaşma riski, zemin büyütme katsayıları, yer altı su seviyesi, heyelan ve oturma riski parametreleri bakımından güncellik durumu nedir'Mikrobölgeleme verileri, imar planlarına bağlayıcı norm olarak entegre edilmiş midir? Fay sakınım bantları bilimsel standartlara göre mi belirlenmiştir, yoksa imar baskısıyla daraltılmış mıdır? Türkiye genelinde mevcut yapı stokunun yüzde kaçı 2000 öncesi, yüzde kaçı 2000–2018, yüzde kaçı 2018 sonrası yapılmıştır? 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygunluk oranı il/ilçe bazında nedir? Performans analizi yapılmış bina sayısı kaçtır? Bu analizlerin sonuçları kamuoyuna açık mıdır? Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen yapı sayısı kaçtır? Bunların kaçı yıkılmış, kaçı güçlendirilmiştir, kaçı halen kullanımda bulunmaktadır? Yapı denetim firmalarının finansman modelinin müteahhit bağımlılığı üzerine kurulmuş olması bilimsel olarak bir çıkar çatışması değil midir? Yapı denetim sisteminde kamu otoritesinin doğrudan teknik denetim yetkisi neden kaldırılmıştır? Son 20 yılda yapı denetim firmalarına uygulanan idari yaptırım, iptal edilen lisans, kapatılan firma sayısı kaçtır? Denetim kusuru nedeniyle kamu görevlileri hakkında açılan soruşturma ve dava sayısı kaçtır? İmar barışı kapsamında kayıt altına alınan yapı sayısı kaçtır? Bu yapıların kaçı yüksek deprem riski taşıyan bölgelerde yer almaktadır? İmar affı uygulaması, deprem riskini bilimsel olarak artırdığı halde neden sürdürülmüştür? Türkiye'nin ulusal risk azaltma planı hangi bilimsel modellere dayanmaktadır? AFAD, belediyeler, valilikler ve bakanlıklar arasında veri entegrasyonu sistemi var mıdır? Afet anında kullanılacak lojistik senaryolar, tahliye planları, toplanma alanları, altyapı süreklilik planları neden kamuoyuna açık değildir? Kentsel dönüşüm projelerinin yüzde kaçı risk azaltma temelli, yüzde kaçı rant temelli yürütülmektedir? Fay hatları üzerinde yürütülen dönüşüm projeleri neden durdurulmamaktadır? Rezerv alan uygulamaları bilimsel risk haritalarıyla çelişmesine rağmen neden sürdürülmektedir? Üniversitelerin, TMMOB'un ve bilim insanlarının hazırladığı raporların kaçı kamu politikalarına yansıtılmıştır? Bilimsel raporlara rağmen imara açılan alan sayısı kaçtır? Türkiye'de depremlerin doğal afet değil, yönetsel felaket haline gelmesinin sorumluluğu hangi kamu politikalarına aittir? Merkezi idarenin, belediyelerin ve ilgili bakanlıkların kurumsal sorumluluk zinciri neden açık biçimde tanımlanmamıştır?"