Chp'li Atilla Kart: Hava Kuvvetleri'nde Tasfiye Devam Ediyor

Son Güncelleme:

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda subay ve astsubaylar hakkında idari soruşturmaların istihbarat tarafından yapıldığını iddia ederek, "Bu kişiler hakkındaki soruşturmalar, neden Personel Başkanlığı tarafından"...

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda subay ve astsubaylar hakkında idari soruşturmaların istihbarat tarafından yapıldığını iddia ederek, "Bu kişiler hakkındaki soruşturmalar, neden Personel Başkanlığı tarafından yapılmıyor. Neden sıralı sicil amirleri tarafından yapılmıyor? Neden İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından yapılıyor?" diye sordu.


TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Kart, 13 Şubat tarihinden bu yana, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde "inançlar ve özel hayatlar" üzerinden ihraç ve tasfiye operasyonlarının yapıldığını iddia ederek, "Hükümetin verdiği cevapta, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde son 6 ayda 224 subayın ve 450 astsubayın emeklilik/istifa dilekçesi verdiğini, hakkında idari tahkikat/disiplin soruşturması olan personelden 32'sinin emeklilik/istifa dilekçesi verdiği belirtilmektedir. Ancak emeklilik, istifa dilekçesi verenlerin hangi nedenle ayrılmak istediklerine dair bir kaydın bulunmadığı açıklanmıştır" dedi.


Bu kişiler hakkındaki soruşturmaların, neden Personel Başkanlığı ve sıralı sicil amirleri yerine İstihbarat Daire Başkanlığı'nca yapıldığını soran Kart, "Hava Kuvvetleri'ndeki bir disiplin soruşturmasında, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ya da MİT kaynaklı istihbarat birimlerinin ne işi var?" diyerek şöyle devam etti:


"Uluslararası Af Örgütü'nün, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak toplantı, gösteri ve yürüyüş mevzuatı ile uygulamasında yaşanan ihlalleri raporlaştırmıştır. Uluslararası Af Örgütü az yazmıştır. Türkiye'de, Uluslararası Af Örgütü'nün çizdiği tablodan daha vahim bir durum vardır. Türkiye'de, doğrudan yaşam hakkını ve çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıran ya da tehdit eden, özel hayata kişisel veriler üzerinden müdahale edilen bir dönem yaşanıyor."


Açıklamanın ardından sorulara da cevap veren Kart, yeni anayasa çalışmalarında tutuklu milletvekillerinin durumuna ilişkin yapılan düzenlemelerin bir pazarlık konusu olmadığının altını çizerek şunları söyledi:


"Anayasa çalışmalarında, takvim nedeniyle anayasanın tümüne yönelik olarak bir sonuca ulaşmamız bu takvim içinde çok zor. Bu, Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının askıya alınması demek değildir. CHP olarak bu çalışmaların, yerel seçimlerden sonra da sürdürülmesi kanısındayız. Geldiğimiz noktada, maddeler, madde sayıları üzerinden değil bölümler üzerinden bir çalışma yapılması kanısındayız. Bu noktada temel hak ve özgürlükler ile yargı ağırlıklı bir çalışma yapılması gerektiği kanısındayız. Çünkü orada mutabık kalınan 60 maddenin 40-41 maddesi temel hak ve özgürlüklerle, diğerleri yargıyla ilgili.


Türkiye'nin toplumsal, sosyal barışını tehdit eden temel olayların başında yargıdaki mevcut yapılanma geliyor. Yargıdaki yapılanmanın, dönüşümün sağlanması gerekiyor. En dramatik örneklerinden birini Balyoz kararında gördük. Bu anlayışla bu iki bölümü esas alan bir mutabakat sağlanması halinde, bunu öncelikle bir teklife dönüştürme gayreti ve sorumluluğunda olacağız. 7 milletvekilinin -Engin Alan'ın tutukluluk sıfatı dün itibariyle tartışılır haldedir- durumu demokrasi, milli irade adına vahim bir tablodur, Türkiye için utanç, ayıp tablosudur. Yaklaşımımız şudur; milletvekilleri tutuksuz yargılanmalıdır. Yasama dokunulmazlığına temel yaklaşımımız budur."


Anayasada dörtlü mutabakat istediklerini vurgulayan Kart, "Bunu nasıl sağlayacağız; Bu, 60 madde, 70 maddeye çıkabilir. O maddelerin bir kısmı 3'lü, bir kısmı 4'lü mutabık kalınan maddeler. Bu taslağı ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu taslak ortaya çıktıktan sonra, -60 madde ya da 70 madde- inanıyorum ki gruplar, liderler, partilerin yetkili organları yeni bir durum değerlendirmesi yapacaklardır" diyerek şöyle devam etti:


"Samimi, yapıcı gayretle, sorumluluk anlayışıyla iki yıllık Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının, 22 çatı kuruluşunun emeklerinin heba olmaması için Türkiye'nin ihtiyacı olan mutabakat metninin, ortak paydanın ortaya çıkması için bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Komisyon ayakta durmalıdır, bu kayıtla düşüncelerimizi, görüşmelerimizi, diyaloglarımızı, çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Eğer Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmaları, bütüne yönelik sürdürülmezse, iki bölümle yetinilirse, anayasada yeni uyumsuzlukların, yamaların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Mutabık kalırsak ortaya çıkan iki bölümün, bir uyumsuzluk, çelişki yaratmaması için anayasanın bütününe yönelik çalışmalar mutlaka tamamlanmalıdır. Kişisel olarak söylüyorum; yerel seçimler öncesinde komisyon çalışmaları iki ay kadar askıya alınabilir iki ay sonrasında çalışmalar kaldığı yerden devam eder, etmelidir."

Kaynak: ANKA