Çözüm Komisyonu Raporunda, "Çözüm Zaman Alır" Vurgusu Yapıldı

Son Güncelleme:

Çözüm Süreci Komisyonu'nun 450 sayfalık raporundan: "(Çözüm zaman alır) ifadesi, barışçıl çözümlerden çıkartılabilecek en somut derslerden birisi" "El Salvador, Guatemala, Güney Afrika, ...

COŞKUN ERGÜL - TBMM Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonu raporunda, "çözüm zaman alır" vurgusu yapıldı; Kuzey İrlanda'da aralıklı olarak 21 yıl süren uzlaşma sürecinin Endonezya'da 5 yıl, Nepal'de 4 yıl sürdüğü kaydedildi.


Komisyonun 450 sayfalık raporunda, "aynı sorunu yaşayan ülkelerin bu sorunlarını nasıl çözdüğü" anlatılarak, bunlardan örnekler verildi.


Raporda, dünyada son yüzyılda çatışmaların taraflarının, nitelikleri ve etkileri bakımından değiştiği gibi, anlaşmazlıkların en son noktası olan silahlı çatışmaların barışçıl bir şekilde çözülmesi hususunda ciddi ilerlemeler kaydedildiği belirtildi.


1990'ların başından itibaren sorunların masada görüşülerek çözülebileceği anlayışının gelişmesiyle, pek çok sorunun masaya yatırıldığı; Kuzey İrlanda, Nepal, Guatemala, Güney Afrika, El Salvador Endonezya'daki sorunların barışçıl yöntemlerle çözüldüğü vurgulanarak, silahlı çatışmaları sona erdirebilmek ve toplumsal barışı kalıcı bir şekilde tesis edebilmek için uluslararası çatışmalardan ve çözüm süreçlerinden bazı dersler çıkarılması gerektiği bildirildi.



-Olgunlaşma noktası çıkmazı



Raporda, şöyle denildi:


"Silahlı çatışmaların görüşülerek çözülmesi girişimlerine ilişkin en başta yanıtlanması gereken soru; 'neden görüşerek çözüm'dür. Taraflar neden bir ay ya da bir yıl önce silahlı çatışmalar içerisindeyken görüşmeye başlanmıştır? Görüşmeye başlamada tüm çözüm süreçlerinin ortak özelliği, halkın silahlı çatışmalardan bıkması ile barış ve huzur talebidir. Tarafların çatışma döneminden uzlaşma sürecine geçiş sebebi olarak öne sürülen diğer etkenlerden biri de uluslararası çatışma literatüründe 'olgunlaşma noktası' adlandırılan çıkmaza ulaşılmasıdır.


Olgunlaşma teorisine göre; çatışmanın tarafları şiddetin devamının barışçıl alternatiflerden daha maliyetli olduğu kanısına varırsa iki tarafa da zarar veren kördüğüme ulaşılır. Bu durum görüşmeler için fırsat oluşturur ve her iki taraf, zarar veren çatışma yerine görüşme yoluyla adil ve tatminkar çözüme ulaşma sürecine girebilir. Örneğin, uzun süren mücadeleler sonunda IRA, silahlı çatışmayla ile İngilizleri Kuzey İrlanda'dan çıkartamayacağını, İngilizler de IRA'yı askeri yöntemlerle yenemeyeceğini anlamış olabilir. Her iki tarafı da memnun edecek çözüm yolu bu süreç sonrasında aranmaya başlanmıştır. Görüşme masasına oturmayı sağlayan önemli bir husus da devletlerin karar alma süreçlerine ilişkindir. Guatemala'da çatışmaların barışa dönüşmesinde dönüm noktası olarak 1985 yılında demokratik yaşama geçişle birlikte askeri vesayetin sona ermesidir. Demokratik süreç, nihayetinde 1996 yılında çatışmaların tamamen sona ermesini sağlamıştır."



-IRA 7 yılda silah bıraktı



Raporda, "Çözüm zaman alır" ifadesinin barışçıl çözümlerden çıkartılabilecek en somut derslerden birisi olduğu vurgulandı.


El Salvador, Guatemala, Güney Afrika, Tacikistan, Sierra Leone, Sudan'ın güneyi, Burundi, Endonezya (Açe), Nepal gibi ülkelerin sorunlarını uzlaşarak çözmeyi başardığı belirtilen raporda, "Çözüm süreci her ülkede farklı seyir izlemektedir. Kuzey İrlanda'da aralıklı olarak 21 yıl süren uzlaşma süreci, Endonezya'da 5 yıl, Nepal'de 4 yıl sürmüştür. Kuzey İrlanda sorununda barış anlaşması 1998 yılında imzalanmasına rağmen IRA ancak 2005 yılında silahlı mücadeleyi bıraktığını açıklamıştır. Ancak 1990'ların ortasından itibaren esen barış havası silahlı eylemleri önemli miktarda oldukça sınırlamıştır" denildi.


"Halkın barış talebi çözüm süreçlerinin ana unsuru iken, bu talebin en somut karşılığı demokratik reformlar olarak karşımıza çıkmıştır" denilen raporda, demokratik reformlarla halkın güveninin kazanıldığı ve nihayetinde demokrasinin terörü mağlup ettiği belirtildi. Demokratik adımlara uyum sağlayamayarak halkın barış talebine kulak tıkayan taraflara halkın sırtını döndüğü kaydedilen raporda, "ETA örneğini incelediğimizde gözümüze çarpan husus, ETA'nın İspanya hükümetinin demokratik reformlarına rağmen ısrarla çatışmaları sürdürmeye çalışması ve sonunda tasfiye olmalarıdır. İspanyol Hükümetlerin 1980'lerde yapmaya başladıkları demokratik reformlar 1990'larda meyvelerini vermiş ve halk demokratik reformlara ayak uyduramayan ETA'ya ve siyasi kanadına desteğini azaltmıştır" görüşüne yer verildi.



-Yabancı devletler hem barışta hem de çatışmada etkili



Raporda, uluslararası unsurların çatışma ve çözüm sürecindeki etkilerine dikkat çekildi.


Guatemala sürecinde Kolombiya, Meksika, Norveç, İspanya ve ABD'nin, Endonezya sürecinde İsveç'in, El Salvador sürecinde BM'nin, Kuzey İrlanda sürecinde de ABD'nin arabuluculuk rolü üstlendiği ve olumlu katkılarıyla çatışmaların sona ermesine katkı sağladığı belirtilen raporda, ancak uluslararası aktörlerin görüşme süreçlerindeki arabuluculuktan başka çatışma süreçlerindeki rollerinin de gözden kaçırılmaması gerektiği vurgulandı.


Pek çok örgütün uluslararası camiadan aldığı desteğin sona ermesi ile geçmişte öne sürdüğü talepleri yumuşatarak barış masasına oturduğu ifade edilen raporda, şöyle denildi:


"Örneğin, IRA ABD'de yaşayan İrlandalılardan, Tamil Kaplanları İngiltere'de yaşayan Tamillerden destek alarak savaşabilmiş, ETA üyeleri Fransa'da serbestçe hareket edebildikleri için yakalanmamışlardır. Ancak uluslararası koşullar örgütlerin aleyhine döndüğünde örgütlerin hareket kabiliyeti de azalmış ve barışçıl yollarla çözüm yolları açılmıştır. Mesela, IRA, ETA ve Tamil Kaplanları gibi örgütlerin ABD ve AB terör listelerine alınması, IRA'ya ABD'den yapılan yardımların kesilmesi, ETA üyelerinin Fransa tarafından yakalanmaya başlanması ve Tamil Kaplanlarının İngiltere'deki bürolarının kapatılmasıyla bu örgütler zayıflamış çatışma güçlerini yitirmişlerdir."



-Din barış inşası, çözümde önemli



Çatışma çözümünde şu zorlukların unutulmaması gerektiğine işaret edildi:


Çok kültürlülük ve çeşitlilik içinde birlik kolay değildir. Kültürler dinamiktir ve devamlı değişim içindedirler.


Yerel halkın bilgi ve kültürünü göz önüne almak gerekliliği vardır. Geleneksel çözüm yöntemlerinden farklılık bu noktada doğar.


- Hakiki diyalog süreçleri ortaya konulan projeler arası köprü kurabilir niteliktedir.


- Anlaşmazlık sistemlerinin dizaynı sürecinin teşhis edilmesinde kimlik, korku ve yanlış kabuller gibi öznel hususlar ile arazi, kaynaklar ve elit güç paylaşımı gibi nesnel kriterlere eşit önem atfedilmelidir.


- Din barış inşası, etnik ve sosyal çatışma çözümünde önemli rol oynar.


- Hoşgörü, affetme, merhamet, iyilik ve uzlaşı bu alanda etkili insan hakları yaklaşımı uygulamalardır. - TBMM

Kaynak: AA