Davutoğlu-Lavrov Ortak Basın Toplantısı
Türkiye-rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı (OSPG) çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi.
Türkiye-rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı (OSPG) çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi. Önce ikili bir görüşme yapan bakanlar, bu görüşmenin sonunda heyetlerarası da görüştü. Yaklaşık 2 saat süren görüşmelerin sonunda Davutoğlu ile Lavrov basın toplantısı için kameraların karşısına geçti.
BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KONULARI GÖZDEN GEÇİRDİK
Konuşmasına, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin geliştiğini söyleyerek başlayan Davutoğlu, "Hemen hemen her alanda Türkiye ile Rusya arasındaki temaslar büyük bir yoğunluk kazandı" dedi. Davutoğlu, hedefin iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara ulaştırmak olduğunu söyleyerek, "Bu 100 milyar dolara ulaşmak için daha önce attığımız vize muafiyeti gibi, daha güçlü adımlarla da bunu gerçekleştirmeye kararlıyız" diye konuştu. Kültürel alanda da işbrliğine önem verdiklerini belirten Davutoğlu, bölgesel ve uluslar arası konuları da ele aldıklarını anlattı. Davutoğlu, bölgesel konuları başlıklar halinde gözden geçirdiklerini kaydederek, "Ortadoğu'daki gelişmeler konusunu ele aldık ve bu konuyu ele alırken Suriye konusunun Ortadoğu'daki genel değişimden soyutlanamayacağı çerçevesinde konuyu son derece açık, dostane ve işbirliği çerçevesinde ele aldık. Kuzey Afrika'daki gelişmeleri ortadoğudaki gelişmeleri gözden geçirdik. Ortadoğu'da barış ve istikrar hem Türkiye'nin, hem Rusya'nın ortak hedefidir" ifadesini kullandı.
SURİYE İÇİN HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPMAYA HAZIRIZ
Basın mensuplarının sorularını da Davutoğlu, Suriye konusundaki bir soruya, "Suriye söz konusu olduğunda Türkiye herhangi bir ülke değil. Şu ana kadar Suriye'de yaşanan krizden ve Esad rejiminin kendi halkına yönelik olarak yürüttüğü katliamdan en fazla etkilenen ülke de Türkiye oldu. Bu kriz 2 seneyi geçti ve krizin bedelini Suriye halkı ile komşu ülkeler ödüyor. Kamplardaki mülteci sayısı 200 bini, dışarıdaki mülteci sayısı 100 bin civarını buldu, geçiyor. Dolayısıyla olağanüstü bir risk oluşturuyor bizim için. 700 milyon doları aştı mültecilere yaptığımız yardım. Bunu, uluslararası toplumun bu konudaki duyarsızlığını da ifade etmek için söylüyorum. Yoksa Suriye halkıyla kader birliği yapmış bir ülke olarak, halk olarak, biz her zaman Suriye için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız" diye konuştu. Davutoğlu, Suriye'deki gelişmelerin Türkiye açısından güvenlik riski taşıdığını söyleyerek, "Hem Esad rejiminin sınırlarımızdaki şehirlere yönelik scud füzeleriyle yaptığı saldırılar, birkaç kez sınırımızı ihlal edecek şekilde yürüttüğü operasyonlar dolayısıyla bir güvenlik riski var hem de Esad rejiminin şu veya bu şekilde çökme ihtimali söz konusu olduğunda doğabilecek kaotik durumla ilgili güvenlik sıkıntılarımız varö dedi. Krizin başından itibaren Suriye yönetimine halkına karşı şiddet uygulamaması ve halkı Türkiye sınırlarına yığacak şekilde baskı uygulamaması için telkinde bulunduklarını anlatan Davutoğlu, Türkiye'nin, komşu ülke olarak Suriye halkının çektiği sıkıntıları paylaşacağını, bunun yanı sıra kendi güvenlik gerekleri olduğunda tedbiri almaktan çekinmeyeceğini söyledi. Davutoğlu, uluslararası toplumun bir an önce kanın durdurulması ve Suriye halkının iradesinin şekilleneceği şartların Suriye'de gerçekleşmesinin önünün açılmasının temin etmesi gerektiğine işaret ederek, "Nihai kertede, Suriye, Suriye halkına aittir. Ne diğer ülkelere aittir ne de Beşar Esad'ın şahsi mülküdür. Suriye halkı kendi geleceğini tayin edecek imkanlara kavuşturulmalıdır. Bu yönde atılacak her adımda da Türkiye aktif olarak yer almaya hazırdır" diye konuştu.
BEKLENTİMİZ ORTAK TAVIR
Davutoğlu, Türkiye'nin her türlü yöntemi kullanarak, Suriye'de insanlık trajedisi çıkmaması için elinden geleni yaptığını kaydederek, "Bütün samimiyetimizle Suriye krizinin nasıl aşılacağı konusunu ele alıyoruz. Beklentimiz de ortak bir tavır şekillendirebilmek için bir zemin oluşturmaya çalışmak. Bu konuda Rusya ile de bütün diğer ilgili taraflarla da istişarelerimizi derinleştirerek devam ettireceğiz" dedi.
AYNI KURALLAR İSRAİL İÇİN DE GEÇERLİ OLMALI
Ortadoğu'nun nükleer silahlardan arındırılması konusunda sorulan bir soru üzerine Davutoğlu, Ortadoğu'nun, kimyasal ve nükleer silahlardan arındırılmasının nihai hedef olması gerektiğini vurgulayarak, "Hiçbir ülkede hangi gerekçeyle olursa olsun bunun istisnası olarak görülmemelidir. İran nükleer programı konusunda uluslararası toplumun gösterdiği çabaya hep destek verdik. Aynı kuralların İsrail için de geçerli olması gerekir. Bölgede hiçbir ülkenin ayrıcalığının olmaması gerekir. Bunun da yolu, uluslararası konvansinyonla Ortadoğu'nun nükleer silahlardan arındırılmış bölge ilan edilmesidir. Bu, Ortadoğu barışına da katkıda bulunacak bir gelişmedir. Türkiye, bu konuda atılacak her adımı destekleyecektir" diye konuştu.
DOĞAL KAYNAKLAR TÜM KIBRISLILARA AİTTİR
Davutoğlu, Kıbrıs'la ilgli bir soru üzerine ise, Kıbrıs'ın tüm doğal kaynaklarının bütün Kıbrıslılar'a ait olduğunu belirterek, doğal kaynakların bulunması veya geliştirilmesinin, yeni bir çözüme imkan sunan çerçeve oluşturduğunu, bu tür durumlarda ilgili tarafların bir araya gelmesi ve kaynakları etkin kullanma iradesi göstermesinin barışı teşvik edeceğini söyledi.
(BB) - İstanbul