Uygulamayı yükle! YÜKLE

Demokratik Toplum Kongresi Toplantısından 'Özerklik İlanı' Çıkmadı:

Son Güncelleme:

'silahlar Sussun, Öcalan'ın Önü Açılsın'

'SİLAHLAR SUSSUN, ÖCALAN'IN ÖNÜ AÇILSIN'


DİYARBAKIR'da iki gün süren Demokratik Toplum Kongresi'nin sonuç bildirgesini kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk, açıkladı. Ahmet Türk, demokratik özerkliğin ilanı için çabalarının süreceğini belirterek, "Demokratik özerklik birbirinden faklı topluluk ve kültürlerin kendi yaşam ve geleceklerine karar vermeleri, kendilerine dair yönetim süreçlerine katılmalarıdır. 'Demokratik Türkiye, Özerk Kürdistan' önermesi Demokratik Toplum Kongresi'nin 3 yıldır savunduğu çözüm önermesidir. Türkiye'nin bütünü oluşturan özerk bölgelerin oluşumu ile merkezin kimi yetkilerinin yerellerde eşgüdümle yürütülmesinin birlik ve beraberliği pekiştireceği inancındadır" dedi. Kongrede, 'silahların karşılıklı susması' ve 'Abdullah Öcalan'ın önün açılması' çağrısı yapılması kararı alındığı da bildirgede yer aldı.


Kapatılan DTP öncülüğünde oluşturulan platform olan Demokratik Toplum Kongresi, Diyarbakır'da 4'üncü Olağan Kongre adı altında düzenlediği toplantıyı tamamladı. 'Demokratik özerklik' tartışılan toplantının sonuç bildirgesini kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı siyasi yasaklı Ahmet Türk açıkladı. Türk, kürsüye çağrıldığı sırada, salonda bulunan BDP'li milletvekilleri, belediye başkanları ve delegeler ayakta alkışladı.


REFERANDUMU BOYKOT İLKELİ BİR DURUŞTUR


Demokratik Toplum Kongresi'nin, 'Kürdistan coğrafyasından' 800 delegenin katılımıyla gerçekleştiğini söyleyen Ahmet Türk, "Amed'de gerçekleşen ve 2 gün boyunca yürütülen tüm tartışmalar mevcut siyasi atmosferin nasıl değiştirilebileceği, ortak bir geleceğin nasıl sağlanabileceği üzerinde şekillenmiştir. Her gün asker, polis, gerilla ve sivil insanların cenazelerinin kaldırıldığı, linç girişimlerinin gerçekleştiği, ormanların yakıldığı, bu kaotik ortamın değiştirilmesinde etki gücü ve sorumluluğunun bilinciyle Demokratik Toplum Kongresi aşağıda sıraladığımız tarihi sonuçlara ulaşmıştır" dedi.


Ahmet Türk, bugünkü atmosferin, Kürt sorununun taraflarıyla müzakere edilmemesi, demokratik bir anayasanın oluşturulmamasına ve sorunun çözümünü askeri yöntemlerle aramaya devam edilmesine bağladığını söyledi. Türk, anayasa değişiklik paketinin ülke sorunlarını çözecek ve çözüm sürecine koyacak nitelikten uzak olduğunu savunarak şunları söyledi:


"12 Eylül rejimini ve Anayasası'nı tümden kaldırmayacak ve bütün farklılıkların haklarını garanti altına almayacak bir anayasa paketine 'evet' veya 'hayır' yanıtının hiçbir sorunumuzu çözmeyeceği inancındadır. Mevcut anayasa paketi 80 yılı aşkındır yok sayılan Kürt, Ermeni, Süryani, Asuri, Keldani, Arap halklarına, diğer etnik kimliklere, Alevilere, Yezidilere ve inançlara, emekçilere dair hiçbir özgürlüğü içermemektedir. Zira Kürt sorunu özü itibariyle bir anayasa sorunudur, çözümü de anayasal olmak zorundadır. Gerçek çözüm Türklerin, Kürtlerin ve diğer tüm etnik kimlik ve farklılıkların katılımıyla yeni bir anayasa ve yeni bir idari, siyasi düzenleme ile mümkündür. Kongremiz, yeni bir demokratik anayasa, çatışma ortamının sonlandırılması, müzakerelerin başlaması süreci gerçekleşinceye kadar, referandumu boykot tutumunun önemine ve ilkeli bir duruş olduğuna vurgu yapmıştır."


"ÖCALAN'IN ÖNÜ AÇILSIN"


Demokratik Toplum Kongresi'nin, hükümetin ve devletin Kürt sorunun 'demokratik çözümüne' yanaşmayan tutumuna vurgu yaptığını kaydeden Ahmet Türk, "Başta hükümet, devlet, CHP ve MHP gibi parlamentodaki muhalefet partilerine Kürt sorununun çözümünün özel birlikler kurarak, savaş mevzilerini ziyaret ederek çözülmeyeceğini bir kez daha hatırlatır. Çözüm, sorunu muhataplarıyla ivedilikle diyalog ve müzakereye başlamaktır. Kongremiz Kürtlerde muhataplık sorununun olmadığını bir kez daha deklare eder. Kongremiz, Sayın Öcalan'ın barışçıl çözüm konusundaki çabalarına anlam biçmekte ve bu katkıların devamı için Sayın Öcalan'ın önünün açılmasını önemsemektedir" diye konuştu.


SİLAHLARI SUSTURUN ÇAĞRISI


Ahmet Türk diyaloğa, müzakere ve barışa bir kez daha şans tanımak ve fırsat vermek için PKK'ya, hükümete ve devlete çağrıda bulunarak şunları söyledi:


"İnsani, vicdani , ahlaki ve siyasi sorumluluğumuzdan hareketle hiç kimsenin yaşamını yitirmeyeceği bir ortamın sağlanması için, müzakere sürecinin başlaması için, ellerin tetikten çekilmesini ve silahların karşılıklı susturulması çağrısında bulunmaktadır. Silahların tek taraflı susması bugüne kadar sorunu çözmeye katkı sunmamıştır. İnsanlık tarihinin deneyimleri göstermiş ki tüm savaşlar bir gün mutlaka barışla sonuçlanmıştır. Bu savaş da barışla sonuçlanacaktır. Bizim çabamız bu savaşın bir an önce onurlu bir barışla sonuçlanmasıdır. PKK'nın ve devletin bu çağrımıza değer vermelerini ve çatışmasız sürecin başlatılması için adım atmalarını talep ediyoruz."


"DEMOKRATİK ÖZERKLİK ÖZERK VE İRADİ BİRLİK TALEBİDİR"


İki gün süren ve toplantının ana gündem maddesini oluşturan 'demokratik özerklik' konusunda değinen Ahmet Türk şöyle dedi:


"Kongremiz özenle vurgulamak ister ki, müzakere süreci başladığında üzerinde tartışacağımız ana husus, demokratik, müreffeh ve barışçıl bir Türkiye'nin nasıl yaratılacağıdır. Kongremiz 80 yıllık katı merkeziyetçi yönetim anlayışla Türkiye'nin idare edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Demokratik özerklik, devletin demokratik yapıya duyarlı olmasını sağlayan ilişki ve örgütlenme biçimidir. Demokratik özerklik birbirinden faklı topluluk ve kültürlerin kendi yaşam ve geleceklerine karar vermeleri, kendilerine dair yönetim süreçlerine katılmalarıdır. 'Demokratik Türkiye, Özerk Kürdistan' önermesi Demokratik Toplum Kongresi'nin 3 yıldır savunduğu çözüm önermesidir. İspanya, Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Hindistan gibi pek çok örneği ve deneyimi de bulunmaktadır. Bu deneyimlerden hareketle Demokratik Toplum Kongresi halklarımızın sosyokültürel ve ekonomik özelliklerini de dikkate alarak demokratik Türkiye'nin bütünü oluşturan özerk bölgelerin oluşumu ile merkezin kimi yetkilerinin yerellerde eşgüdümle yürütülmesinin birlik ve beraberliği pekiştireceği inancındadır. 'Demokratik Türkiye, Özerk Bölgeler' iradi birlik ve beraberlik talebidir. Bu talep halklarımızın ortak çabası, mücadelesi, diyalog ve müzakere ile inşa edilecektir. Kongre olarak bugüne kadar savunduğumuz demokratik özerkliğin siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik çerçevesini oluşturma ve bu alanlarda kurumlaştırarak inşası meşru çabası içerisinde olacağız."


BARZANİ SICAK BAKMADI, YENİ BİR KONFERANS ÖNERDİ


Ahmet Türk, daha önce Kuzel Irak'ta Bölgesel Kürt Yönetim Başkanı Mesut Barzani'nin sıcak bakmadığı 'Kürt Konferansı' toplanmasına isim vermeden değindi. Türk, şöyle dedi:


"Demokratik Toplum Kongresi tüm katılımcılarıyla bu amaçlara ulaşmak için Kürt halkının ulusal birliği, Kürdistani halklarla dayanışması, Türkiye halkıyla iradi, eşit birlikteliğinin önemini ifade eder. Bu vesileyle Demokratik Toplum Kongresi, Kürdistan'da yaşayan tüm farklılıklarla birlikte kongremizin yeniden yapılanması konusunda kararlılığını vurgulamaktadır. Coğrafyamızda yaşayan tüm faklılıklarımızı tüm zenginliklerimiz demokratik toplum kongresi çatısı içersinde yerini almaya, demokratik toplum kongresini ortak mücadele zemini haline dönüşmesi için çaba sarf etmeye, kardeş Türk halkını da kongre iradesiyle dayanışma içerisinde olmaya davet ediyoruz."


'APO SLOGANLARI' İLE SON BULDU


Ahmet Türk'ün açıklamasının ardından salonda bulunanlar yeniden ayağa kalkarak, 'Biji Serok Apo' sloganları attı.


Toplantının, Demokratik Toplum Kongresi'ne eşbaşkan seçimi için basına kapalı devam ettiği belirtilirken, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un beçilmesinin beklendiği kaydedildi.

Kaynak: DHA