DHA YURT BÜLTENİ - 1

Son Güncelleme:

ANTALYA'DA SAĞANAK HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ ANTALYA'da akşam saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle araçlar yolda mahsur kaldı, rögar kapakları yerinden çıktı.

ANTALYA'DA SAĞANAK HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ

ANTALYA'da akşam saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle araçlar yolda mahsur kaldı, rögar kapakları yerinden çıktı. Vatandaşlar su birikintileri arasında yolun karşısına geçerken zorlandı.

Antalya'da öğle vakti başlayan sağanak, akşam saatlerinde etkisini gösterdi. Bazı mahallelerde şiddetli yağmur nedeniyle rögar kapakları yerinden çıktı. Rögarların tıkanması nedeniyle suyun taştığı gözlendi. Vatandaşlar sağanak altında yürürken zor anlar yaşadı. Kimileri, su birikintileri arasında yolun karşısına geçmeye çalışırken zorlandı. Nehri andıran caddelerde ilerlemeye çalışan araçlardan bazıları arıza yaparak yolda kaldı. Kent merkezinde ise araç trafiği durma noktasına geldi. 100. Yıl Caddesi'nde uzun araç kuyrukları oluştu.

METREKAREYE 144.1 KİLO YAĞIŞ

Antalya'da kent merkezi ve ilçelerde etkili olan sağanak, akşam saatlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Kent merkezine, son 24 saatte metrekareye 144.1 kilogram yağış düştü. Sağanak nedeniyle kent merkezi ve özellikle Finike, Kemer, Kumluca gibi batı ilçelerinde, çeşitli trafik kazaları meydana geldi. Yolun kayganlaşması nedeniyle yaşanan kazalarda maddi hasar meydana geldi. Onlarca araç, yolda kaldı. Kent merkezinde çeşitli binalar su baskınına uğrarken, Demre ilçesinde de bazı seraları su bastı.

KAŞ'TA SERALARI SU BASTI

Antalya genelinde etkili olan yağış, batı ilçelerinde zaman zaman kuvvetli sağanağa dönüştü. Sağanak Kaş ilçesinde yaşamı olumsuz etkiledi. Kınık ve Ova mahallelerinde yağış sonrasında seraların bulunduğu alanlarda su birikintileri oluştu, bazı seraları su bastı. Su baskını nedeniyle seralardaki mahsuller zarar gördü. Kaş Belediyesi ekipleri bölgede çalışma başlattı.

İTFAİYE, KARAYOLUNDA BOTLA 4 KİŞİYİ KURTARDI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 'sarı alarm' verdiği iller arasında yer alan Antalya'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi. İtfaiye ekipleri su birikintisi nedeniyle yolda mahsur kalan servis aracı içerisindeki 4 kişiyi bot yardımıyla kurtardı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 'sarı alarm' verdiği iller arasında yer Antalya'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Kent merkezinde özellikle Konyaaltı ilçesinde yer alan Liman, Hurma, Sarısu, Uncalı, Akdeniz Üniversitesi yerleşkesi içerisinde bir yol sular altında kalırken, ilçede yer alan bazı derelerin de taştığı görüldü.

'YOLLAR SUYLA DOLDU'

Yollar suyla dolarken mahsur kalan bazı araçlarda bulunan vatandaşlar yardım bekledi. Ekiplerin gelmesiyle araç içerisinde kalanlar kurtarılırken, bazı vatandaşlar ise ekiplerin gelmesini bekledi. Yağmurun etkisiyle rögar kapakları yerinden çıktı. Vatandaşlar su birikintileri arasında yolun karşısına geçerken zorlandı. Sağanağın şiddetli seyrettiği Antalya'da yolların suyla dolması ve etkisiyle çöp konteynerleri devrildi.

'İTFAİYE BOTLA ARAÇTAKİLERİ KURTARDI'

Konyaaltı ilçesine bağlı Liman Mahallesi'nde suyla dolu yoldan geçmek isteyen bir servis aracı mahsur kaldı. İçerisindeki vatandaşların ihbarıyla olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri çağrıldı. Kısa sürede ihbarın olduğu yere gelen ekipler, servis aracı içerisindeki 4 kişiyi bot yardımıyla kurtardı.

ALT GEÇİTTE MAHSUR KALDILAR

Demokrasi Kavşağı'nda alt geçidin suyla dolması nedeniyle 2 otomobil mahsur kaldı. Ayrıca alt geçitteki tramvay yolu da su altında kalınca tramvay ilerleyemeyerek geri döndü. Alt geçidin girişleri polis tarafından kapatıldı.

DEMRE'DE SAĞANAK, SELE NEDEN OLDU

Demre'de akşam saatlerinde yaklaşık yarım saat yağan sağanak sele neden oldu. Saat 17.00 sıralarında başlayan yağmurla birlikte ilçe merkezinden gelen ve Demre Sanayi Sitesi'nin yanından geçen kanal taştı. Sel suları nedeniyle Demre Sanayi Sitesi'ndeki 105 iş yerinin tamamı, sanayi sitesindeki araçlar sular altında kaldı. Özellikle yedek parça, elektronik eşya satan iş yerlerindeki esnaf büyük zarar gördü. Esnaf mallarını kurtarmak için çalışırken, araçlar da suyun içinden çıkarıldı. Bazı araçlar ise su içinde bırakıldı. Şiddetli yağmur sonrası yağmur suyu kanallarının tıkanıp, taşması sonucu bazı sebze seralarını da su bastı. İlk belirlemelere göre yaklaşık 200 dönüm serayı kısmi olarak su altında kaldı.

Sanayi sitesindeki bir esnaf, "Demre'mizdeki sanayimizin son durumu. Dağlardan akan aşırı sel sanayiyi bastı. Kanallar taştı. Sanayinin durumu bu. Demre Belediye Başkanı görsün bu durumu. Çözsün bir an önce bu durumu. Başka diyeceğimiz bir şey yok" dedi.

Kaş ilçesine bağlı Kınık Mahallesi Göl mevkisinde de dolu ile karışık yağan aşırı yağış sonrası bazı seralar suyla doldu.

KUMLUCA'DA HORTUM VE SEL SERALARA ZARAR VERDİ

Kumluca'ya bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde aşırı yağış ve fırtınayla birlikte hortum oluştu. Hortum seraları çökertirken çok sayıda seranın da plastik örtüsünü yırttı. Sarıcasu Mahallesi Zahmakıranlar mevkiinde sele dönüşen yağış seralara zarar verdi.

'SERALARDAKİ SEBZELERE ZARAR VERDİ'

Sarıcasu Mahalle Muhtarı Levent Solumaz, "Mahallemize akşam saatlerinde aşırı sağanak yağmur oldu. Dağlardan getirdiği molozlarla menfezleri kapattı. Oluşan sel seraların içine kadar girdi. Seralardaki sebzelere zarar verdiö dedi.

'CANIMI ZOR KURTARDIM'

Karşıyaka Mahallesi'nde meydana gelen hortumda seranın içinde olan Aysel Öztürk (58), "Öteden paldır kültür bir geldi. Bir basıyor. Bir kaldırıyor. Canımı zor kurtardım. Seranın içinde biber topluyordum. Boş kasaları getirmeye gitmişlerdi. Boş kasaların yerini düzeltiyordum. Kasalar gelince bir kenara koyalım demiştim. Seradan çıkmak üzereydimö diye konuştu.

'KORKUMDAN DIŞARI ÇIKAMADIM'

Hatice Kocacık (60), "Evin içindeydim. Ne olduğunu bilemedim. Ağladım. Az kalsın aklım çıkıyordu. Korkumdan dışarı çıkamadım. Seraları bastırmış. Yıkmış. Üstündeki plastiği yırtmış. Şimdi yağmur suyu şarıl şarıl seranın içine gidiyor. Evde yalnızdım. Eşim Belen'de. Babasının yanındaydı. Oğlan Antalya il merkezine gitmişti. Kızım vardı. O da muhasebede çalışıyordu. Komşularımın tesellisi ile durdum. Öleyazdım. Saat 17.30 gibi olduö dedi. Karşıyaka Mahalle Muhtarı Osman Durakoğlu, "Yaşanan hortumda su seraları bastı, yıktı. Çiftçilerimiz perişan. Allah çiftçilerimizin yardımcısı olsunö dedi.

'HORTUM SERALARI YIRTTI GEÇTİ'

Çiftçi Mehmet Özcan da "Bakın bu biberlere yazık oldu. Tüm çiftçi kardeşlerimize geçmiş olsun. Bakın fidanlar burada. Seranın halini görüyorsunuz. Hortum seraları yırttı geçti. Gördüğünüz gibi yağmur suları seraların içine akıyor. Üzerinde örtü yok. Seranın çatısında plastiği tutması gereken klipsler seranın içinde duruyor. Çiftçimiz perişan. Olan buö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Kaldırıma taşan su

-Yoldaki birikintileri

-Sudan araçların geçmeye çalışması

-Suda mahsur kalan araç

++

-Sağanak yağmur detay

-Yolda zorlukla ilerleyen arabalar detay

-Mahsur kalan arabalar detay

-Vatandaşlar detay

-Taşan dere detay

-İtfaiye detay

-Botla kurtarma detay

-Kurtarılan vatandaşlar detay

-Çöp konteyneri ve rögar kapakları detay

-Genel detaylar

++

-Yağmur anında

-Denizdeki dalgalardan

-Akan selden

-Su basan sanayi sitesinden bölümler

-Esnafla röportaj

++

-Hortumun yıktığı seralardan görüntü

-Hortumu yaşayan kadınlarla röportaj

-Çiftçilerle röportaj

-Karşıyaka Mahalle Muhtarı Osman Durakoğlu ile röportaj

Haber-Kamera: İbrahim LALELİ - Adem AKALAN- Semih ERSÖZLER- Aslı DURAN-  Ahmet ACAR- Ahmet İSTEK- Mustafa KEÇELİ- Özgür ÖZTÜRK/ANTALYA,

=======================================

İZMİR, ŞEHİDİNİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI

HAKKARİ'de üs bölgesinin kar nedeniyle kapanan yolunun açılması için yürütülen çalışmalar sırasında çığ düşmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent (30), memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde düzenlenen askeri törenin ardından toprağa verildi.

Hakkari'de görev yapan 4 yıllık Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent, Şemdinli ilçesinde çığ düşmesi sonucu şehit oldu. Ailesinin üç çocuğundan en küçüğü olan ve bekar olduğu öğrenilen şehit Uzman Çavuş Özbent için bugün İzmir'in Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi'ndeki Yunus Emre Camisi önünde askeri tören düzenlendi. Törene, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Ege Ordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri, Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Güney Deniz Saha Komutanı Tümamiral Kadir Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Torbalı Kaymakamı Ercan Öter, Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur, siyasi partilerin temsilcileri, şehit Uzman Çavuş Özbent'in ailesi ve sevenleri ile vatandaşlar katıldı. Törende şehit Özbent'in ailesi ve yakınları güçlükle ayakta durabildi. Ayten Özbent tabuta sarılarak oğlunun fotoğrafını öptü. Ağabeyleri Ulaş ve Uğur Özbent Türk bayrağına sarılı tabutun başından ayrılmadı. Cenazede gözyaşları sel oldu. Kılınan namazın ardından şehit Özbent'in cenazesi Torbalı eski Mezarlığı'na götürülüp, toprağa verildi. Mevlüt Özbent, oğlunun naaşı cenaze aracı ile mezarlığa götürülürken ardından el salladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------

-Şehit Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent'in fotoğrafı

-Cenaze namazının kılınmasından görüntü

-Ayten Özbent'in tabuta sarılarak oğlunun fotoğrafını öpmesi

-Mevlüt Özbent'in oğlunun naaşı cenaze aracı ile mezarlığa götürülürken ardından el sallamasından görüntü

-Ulaş ve Barış Özbent'in kardeşlerinin Türk bayrağına sarılı tabutun başında beklemesinden görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber:  Eda Ebru NANECİ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

======================================

ÇIĞ ŞEHİDİ, HAKKARİ'DE TÖRENLE MEMLEKETİNE UĞURLANDI

HAKKARİ'nin Şemdinli ilçesine bağlı Mirgesav üs bölgesinde çığ altında kalarak şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Ali Özdemir'in (28) cenazesi, akşam saatlerinde Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda düzenlenen törenin ardından memleketi Kahramanmaraş'a uğulandı.

Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Mirgesav üs böglesinin kardan kapanan yolunu açmaya çalışan askerlerin içerisinde bulunduğu iş makinesinin üzerine 26 Aralık günü saat 17.30 sıralarında çığ düştü. İhbar üzerine olay yerine bölgede bulunan hudut birlikleri, Hakkari JAK timi ve AFAD ekibi ulaşarak, arama kurtarma çalışması başlattı. Yapılan çalışmalarda kar kütlesinin altından ağır yaralı olarak çıkarılan İstihkam Uzman Çavuş Mehmet Özbent (30), kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesi'nde şehit oldu. Şehit asker Özbent'in cenazesi önceki gün Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda yapılan törenin ardından memleketi İzmir'e uğurlandı, çığda kayıp olan Piyade Sözleşmeli Er Ali Özdemir'in cenazesi de bugün sabah saatlerinde bulundu.

Şehit Özdemir için akşam saatlerinde Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Törene, Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İdris Akbıyık, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Parçalı, Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Çınar, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kavukçu, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, polis ve asker katıldı.

Şehidin Türk bayrağına sarılı naaşının tören alanına getirilmesinin ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından şehit Özdemir'in özgeçmişi okundu. Yapılan dualardan sonra şehit Piyade Sözleşmeli Er Ali Özdemir'in cenazesi, ambulansla Yüksekova Sehalattin Eyyübi Havalimanına gönderildi. Buradan da memleketi Kahramanmaraş'a uğurlandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Şehit naaşının tören alanına getirilmesi

Özgeçmişinin okunması

Duanın yapılması

Törene katılanlar

Şehit naaşının omuzlarda ambulansa konulması

Genel ve detaylar

Mehmet ÖZKAN/ HAKKARİ,

==================================

YÜKSEKOVA'DAKİ KAZADA ÖLEN GENÇ, ŞEMDİNLİ'DE ASKERİ TÖRENLE TOPRAĞA VERİLDİ

HAKKARİ'nin Yüksekova ilçesinde yolcu minibüsüyle TIR'ın çarpıştığı kazada ölenlerden Sezgin Erbaş (26) için Şemdinli Jandarma Komutanlığı önünde tören düzenlendi. Tören sonrası ilçeye bağlı Altunsu köyünde gözyaşları arasında toprağa verilien Erbaş'ın asker birliğine gittiği sırada hayatını kaybettiği öğrenildi.

Kaza, saat 09.00 sıralarında Yüksekova- Van yolunun 7'nci kilometresi Beşatlı köyü yakınlarında meydana geldi. Yoğun sisin etkili olduğu bölgede, Yüksekova'dan Van'a giden 30 AAB 184 plakalı yolcu minibüsü, karşı yönden gelen TIR ile çarpıştı. Kazada, Ahmet Yıldırım (28), Aziz Duman (51), Sezgin Erbaş (26) ve Mediha Canan(52) hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı. Yaralılar, sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalelerinin ardından Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı.

ASKERE GİDECEKTİ

Kazada hayatını kaybeden 4 kişiden biri olan Erbaş'ın askeri gitmek için yola çıktığı öğrenildi. Yapılan otopsi işlemlerinin ardırdan cenazesi Şemdinli ilçesine getirilen Sezgin için İlçe Jandarma Komutanlığı önünde tören düzenlendi. Törene, Şemdinli Kaymakamı Yakup Güven, Belediye Başkanı Tahir Saklı, İlçe Emniyet Müdürü Yılmaz Demirel, AK Parti İlçe Başkanı Fahri Şakar, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.

Erbaş'ın Türk bayrağına sarılı naaşının tören alanına getirilmesinin ardından dualar okundu. Daha sonra askerlerin omuzlarında naaşı cenaze aracına konulan Erbaş, ilçeye bağlı Altunsu köyüne götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Cenaze aracının gelişi

-Türk bayrağına sakrılı Erbaş'ın tabutunun taşınması

-Caneze namazı

-Okunan dua

-Katılanlar

Azer DEMİR/ŞEMDİNLİ (Hakkari),

===============================

KARS'TA KASA HIRSIZLARI GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİNDEN YAKALANDI

KARS'ta, bir evden yaklaşık 200 bin TL değerindeki ziynet eşyasının bulunduğu kasayı çalan 3 şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Hırsızlık olayı, güvenlik kamerası görüntülerine anbean yansıdı.

Olay, 2 gün önce Şehitler Mahallesi'ndeki evde meydana geldi. Evde yaklaşık 200 bin TL değerinde ziynet eşyasının bulunduğu kasa çalındı. Durumu fark eden ev sahibinin ihbarı üzerine polis, olayla ilgili çalışma başlattı. Hırsızlık olayıyla ilgili polis, evdeki güvenlik kameralarını tek tek inceledi. Görüntülerde, şüphelilerin evin kapısını açıp, girdiği ve yatak odasında bir süre arama yapıp, buldukları kasayı omuzlayıp evden çıkmaları yer aldı. Şüphelilerden biri de kasayı götürürken dolabın kapısının üzerine düşmesi sonucu yere yıkıldı. Güvenlik kamerası görüntülernin incelenmesiyle olayı gerçekleştiren kişilerin Ü.A. (18), F.M. (18) ve S.A. (17) olduğu tespit edildi. Düzenlenen operasyonda şüpheliler, bir otel odasında çaldıkları eşyalar ile birlikte önceki gün yakalandı. Eşyalar sahibine teslim edilirken, şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Güvenlik kamerası görüntüleri (iki parça)

Haber: Bedir ALTUNOK/ KARS,

==================================

KISITLAMA SAATİNDE MAÇ YAPAN 12 SOMALİLİ ÖĞRENCİ POLİSE YAKALANDI

TOKAT'ta kısıtlama saatinde halı sahada maç yaparken yakalanan 12 Somalili öğrenci, polis tarafından kaldıkları yurda götürülerek, haklarında tutanak tutuldu.

Tokat'a 15 gün önce geldikleri öğrenilen 12 Somali uyruklu üniversite öğrencisi kısıtlama saatinde futbol maçı yaparken yakalandı. Tokat Belediyesi Spor Kompleksinde bir araya gelen öğrencileri fark eden polis ekipleri, oyunu durdurarak sorgulama yaptı. Tokat'ta KYK yurtlarında kaldıkları öğrenilen yabancı uyruklu öğrenciler, maç yaparken saati unuttuklarını söylese de tutanaktan kurtulamadı. Halı sahaya getirilen polis minibüsü ile KYK Yeşilırmak Yurdu'na götürülen öğrenciler hakkında kimlik ve öğrenci belgesi incelenmesi yapıldıktan sonra tutanak tutuldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Halı sahadaki siyahi öğrenciler

-Polisin işlem yapması

-Yurda götürülmeleri

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,

=================================

AKARYAKIT İSTASYONUNDA SÜRÜCÜYE SALDIRI ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde, akaryakıt istasyonunda yol verme meselesi nedeniyle tartışan 2 kişi aracında bulunan Ali G.'ye (56) saldırdı. Akaryakıt istasyonunun güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından kaçan iki kişi kısa süre sonra yakalandı.

Olay, akşam saatlerinde Müftü Mahallesi'nde bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Ali G. yönetimindeki 34 EM 8990 plakalı hafif ticari araç, akaryakıt istasyonuna geldiği sırada aracının yanına Utku E.(23) ve İsmail K.(24) geldi. Yol verme nedeniyle tartışan iki kişi, bir anda Ali G.'ye saldırdı. Aracının sürücü camı kırılan Ali G., yüzünden yaralandı. Olayın ardından Utku E. ve İsmail K., araçlarına binerek akaryakıt istasyonundan ayrıldı. Ali G. ise haber verilmesiyle gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

KAÇAK İKİ KİŞİYİ POLİS YAKALADI

Polis, kavgaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Güvenlik kameralarını inceleyen polis, Utku E. ve İsmail K.'nın bindiği aracı tespit etti. Kepez Mahallesi'nde yakalanan iki kişi gözaltına alındı. Otomobil sürücüsü İsmail K.'nın 1.32 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Olay anı ise akaryakıt istasyonunun güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Ali G.'nin içinde bulunduğu aracın yanına gelen Utku E. ve İsmail K.'nın bir anda kavga etmeye başladığı görülüyor. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Olay anı güvenlik kamera görüntüleri

-Yaralının durumu polise anlatışı

-Yaralının ambulansa alınması

-Polisin olay yerinde incelemeleri

-Araçtan görüntüler

-Kaçan şahısların aracının yakalanması

Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),

================================

7'NCİ KATTAN DÜŞEN 13 YAŞINDAKİ ELİFNAZ, HAYATINI KAYBETTİ

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde bir apartmanın 7'nci katından merdiven boşluğuna düşen Elifnaz Tüten (13), hayatını kaybetti.

Olay, saat 16.00 sıralarında Zafer Mahallesi 1701 Sokak'taki sitenin apartmanında meydana geldi. Apartmanın 7'nci katındaki Elifnaz Tüten, henüz belirlenemeyen nedenle merdiven boşluğuna düştü. Sesi duyanlar, Tüten'i hareketsiz halde görünce durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Tüten, Nazilli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Elifnaz Tüten hayatını kaybetti.

Öte yandan, Nazilli Devlet Hastanesi'nde görevli olan doktorlar Ali Tüten ve Gamze Tüten kızlarının ölüm haberini hastanede aldı. Kızlarının ölümü nedeniyle büyük üzüntü yaşayan çifti mesai arkadaşları teselli etmeye çalıştı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Nazilli Devlet Hastanesi Acil Ambulans girişinden detay görüntü

-Ambulanslardan detay görüntü

-Hastane çalışanlarından detay görüntü

-Zafer Mahallesindeki apartmandan detay görüntü

-Olay yeri ekiplerinden ve polis ekiplerinden detay görüntü

Haber-Kamera: Bahattin ALBAYRAK/ NAZİLLİ (Aydın),

==================================

SAĞLIK PERSONELİNİ TAŞIYAN ARAÇ ŞARAMPOLE DEVRİLDİ: 1 ÖLÜ, 12 YARALI

HATAY'da Kırıkhan - Reyhanlı karayolunda Sağlık Bakanlığı'na ait personel aracı, lastağinin patlaması sonucu şarampole devrildi. Kazada 1 sağlık personeli hayatını kaybetti, 1'i ağır olmak üzere 12 sağlık personeli de yaralandı.

Afrin'den gelen sağlık çalışanlarını taşıyan Sağlık Bakanlığı'na ait personel aracı, iddiaya göre lastiğinin patlaması sonucu kontrolden çıktı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği araç, şarampole devrildi. Kazada 1 sağlık çalışanı hayatını kaybederken, 1'i ağır olmak üzere 12 sağlık çalışanı yaralandı.

Kazayı gören yoldan geçen sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralılar ambulanslarla Kırıkhan Devlet Hastanesine götürülerek tedavi altına alındı.

VALİ RAHMİ DOĞAN'DAN AÇIKLAMA

Hatay Valisi Rahmi Doğan, kaza ile ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Kırıkhan -Reyhanlı yolu üzerinde meydana gelen, üzücü trafik kazasında hayatını kaybeden sağlık çalışanımıza Allah'tan rahmet, sağlık camiamıza başsağlığı diliyorum. Yaralanan vefakar sağlık çalışanlarımıza da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, acil şifalar diliyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Devrilen ambujlans

-Yerde yatan yaralılar

-Yardıma gelen vatandaşlar

-Olay yeri genel

Haber-Kamera: Mehmet KOCACIK/KIRIKHAN,(Hatay),

=================================

İŞ YERLERİNDEKİ AZERBAYCAN BAYRAKLARINI İNDİREN KADINA GÖZALTI

SİVAS'ta mahalledeki iş yerlerinde asılı olan Azerbaycan bayraklarını indiren L.K. isimli kadın, esnafın şikayeti üzerine gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü. L.K.'nin psikolojik sorunları olduğu öne sürüldü.

Sularbaşı Mahallesi Atatürk Caddesi'nde bugün saat 12.30 sıralarında psikolojik sorunları olduğu iddia edilen L.K. cadde üzerinde bulunan iş yerlerinde asılı olan Azerbaycan bayraklarını tek tek toplayarak çöpe atmaya kalkıştı. Esnaf, bayrakları indiren kadına tepki göstererek durumu polise bildirdi. Gelen polis ekipleri L.K.'yi gözaltına alarak ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü. L.K., bu sırada kendisini görüntüleyen basın mensuplarına da saldırdı. L.K.'nin bayrakları asılı olan dükkanlardan alma anı, iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıdı

'ŞİKAYETÇİ OLDUM'

L.K.'nin iş yerindeki Azerbaycan bayrağını söken Ömer Faruk Çınargil, "İş yerine geldiğimde, bayrakları söktüklerini söylediler. Dışarıya çıktığımda önce Türk bayrağımıza baktım, yerinde olduğunu gördüm. Fakat, Azerbaycan bayrağının yerinde olmadığını fark ettim. Kafamı çevirdiğimde bir hanımefendinin bayrakları alıp, karşı dükkana doğru hararetli bir şekilde yürüdüğünü gördüm. Yan dükkandaki bayrağı da indirdiğini gördüm. Elinden aldım bayrağı ve 'Senin bu bayrakla problemin nedir' dedim. Kadın, 'Ben bir tane devlet tanıyorum, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyorum, başka devlet de başka bayrak da tanımıyorum' dedi. Bizim dükkanımızdaki bayrakları sökemeyeceğini söyledim. Bizim bayrağımızla birlikte topladığı bütün bayrakları çöpe attığını fark ettim. Bayrakları topladım, dükkanımıza getirdim. Bana hakaretlerde bulundu. Ben kendisinden şikayetçi oldum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

-Güvenlik kemarası görüntüsü

-Kadının görüntüsü

-Basın mensuplarına tepkisi

-Polisin götürmesi

-İş yeri sahibinin konuşması

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-Alperen YILDIZ/SİVAS,

================================

EĞLENCE MEKANINA DÖNÜŞTÜRÜLEN BAĞ EVİNE BASKIN; 20 KİŞİYE 81 BİN LİRA CEZA

BURSA'da, jandarma ekiplerince önceki gün yapılan baskında, bağ evinde eğlence düzenleyen 20 kişiye, sokağa çıkma kısıtlaması ile koronavirüs tedbirlerini ihlal ettikleri gerekçesiyle 81 bin lira ceza uygulandı.

İl Jandarma Komutanlığı Kestel Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, ilçenin kırsal Derekızık Mahallesi'ndeki bağ evinin eğlence mekanı olarak kullanıldığı bilgisine ulaştı. Ekipler, bağ evinin dışından yaptıkları incelemede, camların kalın perdelerle kapatıldığını gördü. Bunun üzerine önceki gün akşam saatlerinde bağ evine baskın düzenlendi. Bağ evinde alkol alıp, eğlenen 6'sı kadın 20 kişi, tespit edildi. Sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettikleri gerekçesiyle 20 kişiye 3 bin 150'şer lira, koronavirüs tedbirlerine uymadıkları için de 900'er lira olmak üzere toplam 81 bin lira ceza uygulandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan bağ evinin sahibi ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------

-Jandarma ekiplerinin bağ evine girmesi

-Bağ evinde eğlenenlerden görüntü

-Bağ evindeki alkollerden görüntü

Haber: Derya EVREN- Mehmet İNAN/BURSA, -

====================================

SURİYELİ ANNE, AVRUPA HAYALİYLE GİTTİĞİ SIRBİSTAN'DA ÖLEN OĞLUNUN CENAZESİNİ İSTEDİ

SURİYE'deki iç savaştan kaçıp ailesiyle Afyonkarahisar'a gelen Suriyeli Mohammad Almehdı Karboj (23), yaklaşık 3 ay önce Avrupa'ya gitme hayaliyle Türkiye'den ayrıldı. Sırbistan'a geçerek bir kampa yerleşen Karboj'un ailesine 10 gün önce kalp krizi geçirerek öldüğü haberi geldi. Maddi imkansızlık nedeniyle çocuğunun cenazesini Türkiye'ye getiremediklerini söyleyen anne İman Karaman (43), "Oğlumun burada bir kabri olsun, gidip gelebileyim. 10 gündür orada morgda kalıyor. Muhaciriz, siz de ensarsınız bize ne olur yardım edin" diyerek yetkililerden yardım istedi.

Suriyeli Karboj ailesi, 6 yıl önce ülkelerindeki iç savaştan kaçıp Türkiye'ye sığındı. Önce Mersin'e oradan da Afyonkarahisar'a yerleşen ve yaklaşık 6 yıldır Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşamlarını sürdüren ailenin 4 çocuğundan en büyüğü olan Mohammad Almehdı Karboj, çalışmak ve ailesine yardım etmek için Avrupa'ya gitmeye karar verdi. İstanbul'dan Sırbistan'a geçen ve buradan da başka bir ülkeye geçmek üzere kampta bekleyen Mohammad Almehdı Karboj'un 18 Aralık'ta ailesine kalp krizinden öldüğü haberi geldi. Afyonkarahisar'da mermer fabrikasında çalışan baba Abdulfattah Karboj (48) ile bir camide çocuklara ücretsiz Kur'an-ı Kerim öğreten anne İman Karaman'ın acı haberi alınca dünyaları yıkıldı. Çocuklarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, cenazeyi Afyonkarahisar'a getirmek için yetkililerden destek bekliyor.

'OĞLUMUN ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUM'

24 Ağustos'ta oğlunun Avrupa'ya çalışmak ve evin geçimine katkı sağlamak için gittiğini anlatan İman Karaman, "Oğlum önce 24 Ağustos'ta İstanbul'a gitti. Orada bir ay kadar kaldıktan sonra Sırbistan'a gitti. Başka bir ülkeye gitmek için bir kampa yerleşti. Yaklaşık 3 ay sonra gitmek istediği ülkeye geçecekken tren garında kalp krizi geçirdi ve öldü diye telefon geldi. Perişan olduk. Oğlumun hiçbir sağlık problemi yoktu. Afyonkarahisar'da kaldığı sürede sadece parmağı kesildiği için dikiş attırmak üzere hastaneye gittik. Kalp krizi geçirecek hiçbir sağlık sorunu yoktu. Ben oğlumun öldürüldüğünü düşünüyorum ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım istiyorum. Oğlumun burada bir kabri olsun, gidip gelebileyim. 10 gündür orada morgda kalıyor. Muhaciriz, siz de ensarsınız bize ne olur yardım edin. Oğlum fark etmez Türk, Suriyeli, oğlum insan, Mohammad insan. Ben istiyorum oğlum mazlum. Mohammed babasına yardım etmek için gitti" dedi.

'CENAZESİNİN AFYONKARAHİSAR'A GETİRİLMESİNİ İSTİYORUM'

Kendisinin Türk asıllı olduğunu söyleyen acılı anne İman Karaman, "Bizler de Suriye'den gelen Türklerdeniz. Bizlere yardım etmenizi bekliyoruz. Bir oğlum hasta, 4 yıldır tedavi görüyor. Yetkililerden ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan oğlumun cenazesinin Afyonkarahisar'a getirilmesini istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum. Para, mal, yiyecek, içecek hiçbir şey istemiyorum, sadece oğlumun cenazesinin Afyonkarahisar'a getirilmesini istiyorum" diye konuştu.

'MÜSLÜMAN TOPRAKLARINA GÖMÜLSÜN'

Mohammed'in kız kardeşi Lin Karboj da ağabeyinin Sırbistan'a yaşamak için gittiğini, ölmek için gitmediğini söyledi. Lin Karboj, şöyle dedi: "Biz buraya gelmesini istiyoruz, Müslüman topraklarına gömülsün. Başka bir şey istemiyoruz. Sadece gelsin, başka bir şey hiç istemiyoruz. Yaşamak için gitti, çalışmak için gitti. Orada ölmek için gitmedi. Biz muhaciriz, siz de ensarsınız bize ne olur yardım edin. Buraya gelsin Müslüman yerlerde gömülsün."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------

Anne İman Karaman ve kardeş Lin Karbouj detay

Anne İnam Karaman konuşma

Aile detay

Anne İman Karaman tel. konuşma

Anne Karaman'ın feryadı

Lin Karbouj konuşma

Tükiye'ye giriş yaparken kullandıkları pasaport

Muhammed Karbouj detay (Geçen sene çekilmiş video)

HABER -KAMERA: Ali Fuat GÜÇLÜER/AFYONKARAHİSAR,

================================

OTİZMLİ KAAN'IN ANNESİ: SADECE SEVGİ İSTİYORUZ

İZMİR'in Karabağlar ilçesinde otizmli oğlu Kaan (5) ile yaşayan Ayça Alemdar (35), komşularının kendisini ve oğlunu apartmanda istememesi nedeniyle zor günler geçiriyor. Ağustos ayında Uşak'tan İzmir'e oğlu Kaan'ın eğitimi için taşındıklarını belirten Alemdar, şimdi de komşularıyla sorun yaşadığı için Konya'ya taşınmak için kayıt olduğu eğitim merkezinden kendilerine sıra gelmesini bekliyor. İnsanlardan sadece sevgi beklediklerini belirten çaresiz anne Alemdar, "5 yaşındaki bir çocuğu bu kadar üzmeye hakları yok" dedi.

İstanbul'da yaşayan Ayça Alemdar'ın oğlu Kaan Alemdar'a 2 yaşındayken otizm teşhisi koyuldu. Teşhis koyulduktan bir süre sonra eşinden boşanan Ayça Alemdar, oğluyla birlikte Uşak'taki annesinin yanına taşındı. Uşak'taki komşuları ile iyi ilişkiler kurmalarına rağmen, burada eğitim kurumlarının fiyatının çok yüksek olması nedeniyle, anne ve oğul bir sene boyunca her hafta İzmir'e gitmek zorunda kaldı. Minik Kaan, buradaki eğitim kurumunda eğitim aldı. Alemdar Ailesi, geçen ağustos ayında İzmir'e taşındı. Ancak bu defa da Kaan'ın eğitim aldığı eğitim kurumu kapandı. O günden beri, apartmandakiler tarafından kabul görmeyen Kaan büyük zorluklar yaşamaya başladı. Komşuları, iddiaya göre, Kaan'ı apartmanda istemedi, çocuklarıyla oynatmadı. Okula gidemediğinden çoğunlukla evde olan Kaan, oyuncaklarıyla oynayıp, koltukların üzerinde zıplayarak ve renkli kalemlerle duvarlara sayılar çizerek vakit geçirmeye çalışıyor. Sürekli attığı çığlıklar nedeniyle rahatsız olan komşuları ise, onu sürekli apartman yöneticisine şikayet ediyor. Ev sahibi ise, Ayça Alemdar'a komşuların sürekli şikayet ettiğini ve daireden çıkmalarını istediğini söyleyerek baskı yapıyor. Tüm bunların üzerine, iki hafta önce sokağa çıkma kısıtlamasında bir pazar günü oğlunu parka götüren Alemdar, 40-45 yaşlarında bir kişi tarafından oğlu bağırdığı için darp edildi.  Alemdar, sosyal medyadan bir paylaşım yaparak yaşadığı zorluğu dile getirdi. Konya'da Sobe Vakfı'na kayıt olduklarını ve sıra beklediklerini söyleyen Alemdar, "Konya'ya taşınmak istediğimi söylediğimde sosyal medyadan Konya Belediye Başkanı bana ulaştı. Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı'ndan (SOBE Vakfı) ve Konya Spor Kulübü'nden aradılar. SOBE Vakfı'na kayıt olduk şu an sıra bekliyoruz. Sosyal medyadaki paylaşımımdan sonra Haluk Levent de ulaştı, vakıftaki sıra konusunda yardımcı olacağını söyledi" dedi.

'OĞLUM BAĞIRIYOR' DİYE PARKTA DARP EDİLDİM'

Kaan'ın İzmir'e geldikten sonra gördüğü tepkileri anlatan Ayça Alemdar, "Uşak halkı çok başkaydı, insanlar Kaan'ı çok seviyordu. Parkta, sokakta kimse Kaan'ı aşağılamadı. İzmir çok çağdaş, çok medeni, çok Atatürkçü görünüyor ama ağustos ayında buraya taşındığımızdan beri problemler var. Apartmanda istemiyorlar, sokakta Kaan'ı çocuklarıyla oynatmıyorlar. Otobüse bindiğimizde, 'Ne kadar güzel çocukmuş ama yazık', 'Yeter artık sussun' gibi cümleler duyuyorum. Anlatmaya çalışıyorum ama kimse anlamıyor. İlk sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu hafta sonu, pazar günü oğlumu parka götürdüm. Kaan çığlık atıyor diye, 45-50 yaşındaki bir beyefendi beni darp etti. Karakola bile gitmedim, şikayet etmedim. Çünkü oğlumla karakola gitsem oralarda uğraşmam zor olacaktı" dedi.

'BU APARTMANDA İSTENMEDİĞİMİZİ HİSSETTİĞİ İÇİN SÜREKLİ ÇIĞLIK ATIYOR'

Kaan'ın çığlık atmaya bir ay önce başladığını söyleyen Alemdar, "Çünkü bu apartmanda istenmediğimizi hissediyor. Deprem olduğu gün bile bizi rahat bırakmadılar. Sürekli alt kattan oklavayla duvara vurdular. Anlatmaya çalışıyorum, yalvarıyorum. Yöneticinin kapısında hüngür hüngür ağladım. Hala, 'Ev bulun, biz eşyaları taşımaya yardım ederiz' diyor. 'Yardımınıza ihtiyacım yok. Benim ve oğlumun sadece sevginize ihtiyacı var' dedim. Saat 03.30'a kadar üst katımdaki komşumuzun çocuğu koşturuyor, alt katımdaki hanımefendinin köpeği havlıyor. Ben tek kelime etmem, onlar da can. Ama onlar beni istemiyor" diye konuştu.

'EVLADIM TARAFINDAN SINANIYORUM, FAKAT BENİ EN ÇOK DIŞARIDAKİLER ÜZÜYOR'

Ev sahibinin daireden taşınmaları için baskı yaptığından bahseden Alemdar, "Zaten taşındığımız günden beri şikayet geliyor. Otizm deyince, insanlarda bir önyargı oluşuyor. Hiç param yok. Zaten buraya Anadolu Otizm Vakfı için taşındım. Tunç Soyer imza atmıştı. Biz buraya taşındık, okul kapandı. Burada eğitim veren kurumlar yarım gün için aylık 10 bin TL'yi bulan paralar istiyorlar. O kadar üzgünüm ki, dün çok ağladığım için çocuğum da kriz geçirdi. Saat 21.00'e kadar sokakta yürüdük. Ben ağladım, o çığlık attı. Bize bunları yaşatmaya kimsenin hakkı yok. 5 yaşındaki bir çocuğu bu kadar üzmeye hakları yok. Sadece sosyal medyadan destek verdiklerini söylüyorlar ama hepsi bana yalan geliyor. Benim akrabam, arkadaşım kalmadı. Beni çok seviyordu herkes. Hiç kimse yok çevremizde, neredeler şimdi? Canım çok yanıyor. Otizmli bir oğlum olduğu için zaten zorluk yaşıyorum, çünkü evladım tarafından sınanıyorum. Beni en çok oğlum değil, dışarıdakiler üzüyor. Bu kadar kötülüğü anlamıyorum. Ama umarım gideceğiz, onlar da rahat etsinler artık" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Ayça Alemdar ve oğlu Kaan oyun oynarken görüntüler

-Kaan'ın evin içinde koltuklara zıplamasından görüntüler

-Kaan'ın çığlık atmasından görüntüler

-Ayça Alemdar ile röp.

Haber: Melis KARAKUZULU - Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

====================================

ŞALVARLI TENİSÇİLERDEN HÜLYA AVŞAR'A MAÇ DAVETİ

ŞANLIURFA'nın Viranşehir ilçesinde hayatlarında ilk kez toprak kortta tenis öğrenen yöresel şalvar giyip poşu takan vatandaşlar, meydan okudukları sanatçı Hülya Avşar'a tenis maçı yapmak için çağrıda bulundu.

Sarıbal Mahallesi sakinleri, koronavirüs tedbirleri kapsamında mahalleden dışarı çıkamayınca sosyal faaliyet arayışına girdi. Genç nüfusunun yoğun olduğu mahallede sportif faaliyetler yapmak için yer bulamayan mahalle sakinlerinin talebi üzerine Sarıbal Ortaokulu'nda 4 yıldır beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Yusuf Avcıbaşı, boş arazinin çukur olan bölümlerini toprakla doldurup ardından kireçle voleybol çizgisi çizildi. İki demir direğe ise file bağlandı ve mahalle sakinleri ilk önce voleybol oynamaya başladı. Kendi imkanlarıyla yaptıkları toprak sahaya yöresel kıyafetleri olan şalvar ve poşu ile ayak basan mahalle sakinleri bu kez yabancısı oldukları tenisi öğrenmeye başladı. Haftanın belirli günlerinde öğretmen Yusuf Avcıbaşı arabasında taşıdığı raketleri sporculara dağıtarak topa vuruş tekniklerini öğretti. Kısa sürede tenis öğrenen mahalle sakinleri kendi aralarında maçlar yapmaya başladı.

ÖNCE UTANDILAR SONRA OYNADILAR

Beden eğitimi öğretmeni Yusuf Avcıbaşı, ilk önce tenis kortu oluşturarak işe başladıklarını, daha sonra malzeme temin etmeye çalıştıklarını belirtti. İlk başlarda insanların tenise ön yargılı baktığını daha sonra bu algının kırıldığını anlatan Avcıbaşı, "Pandemiden dolayı herkes köydeydi kimse dışarı çıkmıyordu, ilk başta bunu hoş karşılamazlar diye dönüşler aldım. Sosyal mesafeye uyan bir branştı, önce sahamızı oluşturduk, filemiz bile tenis filesi değil voleybol filesi, kendi imkanlarımızla imkansızlıklar içerisinde böyle birşey yapmaya çalıştık. Şimdi herkes bundan memnun kaldı, oynamaya başladılar. Köy yeri olduğu için kadınlar çekiniyor ve biraz utanıyor. Önce yaşlılar da bu duruma çok sıcak bakmıyorlardı yavaş yavaş izlemeye geldiler, sonra 'ben de biraz vurayım, raketi ben de kullanabilir miyim' diye başladılar, yaşlı nüfus da böyle böyle sahaya girdi, şu an onlar da oynuyorlar" diye konuştu.

HÜLYA AVŞAR'A MEYDAN OKUDULAR

Hayatında ilk defa tenisle oynadığını ifade eden mahalle sakinleri önce utanarak oynadıkları teniste kendilerini geliştirdiklerini söyledi. Mahalle sakinleri daha sonra tenis sporuna olan ilgisiyle tanınan ünlü sanatçı Hülya Avşar'ı maç yapmak için davet etti.

Yöresel şalvar ve poşuyla tenis oynamanın zevkli olduğunu belirten mahalle sakinlerinden İlyas Avcıbaşı, "Pandemi döneminde insanlar sıkılınca biraz spora yöneldiler özellikle bu tenisi bayağı benimsediler ama ilk başta kortları yoktu. Yusuf hoca benden rica etti 'evinizin önündeki bahçe daha düz eğer müsade ederseniz orada bir kort kuralım' dediler, ben de 'olur' dedim. Onların o heveslerini ve arzularını görünce izin verdim. Bizim korta ve malzemeye ihtiyacımız var. Bu konuda yardımcı olunursa seviniriz, saha düzgün olmadığı için çok iyi oynayamıyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

Toprak kortta volaybol ve tennis oynayan mahalle sakinleri

Isınma haraketi yapan şalvarlı poşulu sporcular

Mahalle sakinleriyle yapılan röp.

Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL -ŞANLIURFA - DHA

==================================

ELAZIĞ'DAKİ DEPREMDE PENCEREDEN ATLAYAN GENÇ: GÖZÜMÜ AÇTIĞIMDA HASTANEDEYDİM

ELAZIĞ'da, önceki gün meydana gelen depremde paniğe kapılıp 2'nci kattaki dairenin penceresinden atlayan Kadir Yıldız (22), yaşadıklarını anlattı. Sarsıntı esnasında cep telefonuyla görüşme yaptığını söyleyen Yıldız, "Panikleyip 2'nci kattan kendimi attım. Çok korktum. Gözümü açtığımda hastanedeydim" dedi.

Olay, önceki gün Elazığ'da meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki deprem sırasında yaşandı. Yakup Şevki Caddesi'ndeki apartmanda oturan kuzenlerini ziyarete giden Kadir Yıldız, cep telefonuyla konuştuğu sırada meydana gelen depremde panikleyip, pencereden aşağı atladı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerde Yıldız, önce giriş kattaki büfenin brandasına çarptı sonra da hızla zemine düştü. Yaralanan genç, çevredekiler tarafından Fethi Sekin Şehir Hastanesi'ne götürülerek, tedaviye alındı.

Hastanede tedavisi süren Yıldız, yaşadıklarını DHA muhabirine anlattı. Düşmesinin etkisiyle kolunda çatlak oluştuğunu söyleyen Yıldız, "Depremin meydana geldiği sırada cep telefonuyla konuşuyordum. Panikleyip 2'nci kattan kendimi attım. Çok korktum. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Şu an çok şükür durumum iyi. Sadece kolumda çatlak var, ayaklarım sağlam. İnşallah geçer. Vali bey de ziyaretime geldi, çok teşekkür ederim. Gürültüyü duyduğumda panikledim, kendimi aşağıya attım. Şu ani iyi durumdayım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------

-Güvenlik kamerası

-Olay yeri

-Hastane detayı

-Kadir Yıldız'ın konuşması

Haber-Kamera: Ahmet ÇÖTELİ/ELAZIĞ,

=====================================

BOĞA SAHİBİNİ HASTANELİK ETTİ

DENİZLİ'nin Buldan ilçesinde 2 yaşındaki boğa, tos vurarak sahibini başından yaraladı. O anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği ortaya çıktı.

Kadıköy Mahallesi'nde yaşayan Hüseyin O. dün, kendisine ait besihanede çalıştığı sırada kızgın bir boğanın hışmına uğradı. Başı boş boğa, besihanede sahibini kovaladıktan sonra defalarca tos vurdu. Boğanın darbesiyle ayakları yerden kesilen Hüseyin O. başından yaralandı. O sırada ahırda traktörle çalışan oğlu Ali O. babasının yardımına koşarak boğayı uzaklaştırdı. Yaralı Hüseyin O. yakınları tarafından Buldan Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Başına dikiş atılan Hüseyin O.'nun taburcu edildiği ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Boğanın sahibine tos vurma anlarının ise ahırdaki güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği ortaya çıktı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------

-Boğanın Hüseyin O.'ya tos vurması güvenlik kamerası görüntüsü

-Ali O.'nun babasına yardıma koşması ve boğayı uzaklaştırmasından güvenlik kamerası görüntüsü

Haber - Kamera Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

=====================================

İŞ YERLERİNDEKİ AZERBAYCAN BAYRAKLARINI İNDİREN KADINA GÖZALTI

SİVAS'ta mahalledeki iş yerlerinde asılı olan Azerbaycan bayraklarını indiren L.K. isimli kadın, esnafın şikayeti üzerine gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü. L.K.'nin psikolojik sorunları olduğu öne sürüldü.

Sularbaşı Mahallesi Atatürk Caddesi'nde bugün saat 12.30 sıralarında psikolojik sorunları olduğu iddia edilen L.K. cadde üzerinde bulunan iş yerlerinde asılı olan Azerbaycan bayraklarını tek tek toplayarak çöpe atmaya kalkıştı. Esnaf, bayrakları indiren kadına tepki göstererek durumu polise bildirdi. Gelen polis ekipleri L.K.'yi gözaltına alarak ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü. L.K., bu sırada kendisini görüntüleyen basın mensuplarına da saldırdı. L.K.'nin bayrakları asılı olan dükkanlardan alma anı, iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıdı

'ŞİKAYETÇİ OLDUM'

L.K.'nin iş yerindeki Azerbaycan bayrağını söken Ömer Faruk Çınargil, "İş yerine geldiğimde, bayrakları söktüklerini söylediler. Dışarıya çıktığımda önce Türk bayrağımıza baktım, yerinde olduğunu gördüm. Fakat, Azerbaycan bayrağının yerinde olmadığını fark ettim. Kafamı çevirdiğimde bir hanımefendinin bayrakları alıp, karşı dükkana doğru hararetli bir şekilde yürüdüğünü gördüm. Yan dükkandaki bayrağı da indirdiğini gördüm. Elinden aldım bayrağı ve 'Senin bu bayrakla problemin nedir' dedim. Kadın, 'Ben bir tane devlet tanıyorum, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyorum, başka devlet de başka bayrak da tanımıyorum' dedi. Bizim dükkanımızdaki bayrakları sökemeyeceğini söyledim. Bizim bayrağımızla birlikte topladığı bütün bayrakları çöpe attığını fark ettim. Bayrakları topladım, dükkanımıza getirdim. Bana hakaretlerde bulundu. Ben kendisinden şikayetçi oldum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

-Güvenlik kemarası görüntüsü

-Kadının görüntüsü

-Basın mensuplarına tepkisi

-Polisin götürmesi

-İş yeri sahibinin konuşması

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI-Alperen YILDIZ/SİVAS,

=============================

TOKAT'TA BACA YANGINI BANKAYA SIÇRADI

TOKAT'ta bir kafenin bacasında çıkan yangın bitişikteki banka şubesine sıçradı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

Yangın, saat 20.00 sıralarında Vali Zekai Gümüşdiş Bulvarı, kafeler bölgesinde bulunan plazanın giriş katında başladı. İlk olarak plazanın giriş katında bulunan bir kafenin imalathane bacası tutuştu. Bacadan başlayan yangın nedeniyle kısa sürede tüm binayı duman sardı.Yangın, daha sonra kafenin yanına bulunan banka şubesine sıçradı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri bankanın yan camlarını kırarak yangına müdahale etti. Çıkan yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, binalarda maddi hasar yaşandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Olay yerinden görüntüler

-İtfaiye ekiplerinin çalışmaları

-Detaylar

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,

====================================

ESKİŞEHİR VALİLİĞİ'NDEN HUZUREVİNDEKİ KORONAVİRÜS ÖLÜMLERİNDE İHMAL İDDİALARINA SORUŞTURMA İZNİ (2)

'ADALETE SONUNA KADAR GÜVENİYORUZ'

Eskişehir Hacı Süleyman Çakır Huzurevi'nde idari personel olarak çalışırken, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden Sadık Kaya'nın kızı Merve Erdoğan, Eskişehir Valiliği'nin görevliler hakkında soruşturma izni vermesine çok sevindiklerini söyledi. Adalete güvendiklerini belirten Erdoğan, tek isteklerinin, babasının ölümünde ihmali olan kişilerin yargılanması olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Babamın şeker, tansiyon ve obezite gibi kronik hastalıkları vardı. O gün şiddetli bir üşüme başladı. Ateş gibi hiçbir belirti olmadı. Biz grip olduğunu düşündük açıkçası. O süre zarfında bana, eşime, anneme ve çocuğuma da koronavirüs bulaşmış. Biz bilmiyorduk. 10 Nisan günü ben çalışırken tekrar haber geldi. Apar topar huzurevinden hastanelere taşındılar, babamın pozitif olduğunu öğrendik. O süreçte babam izin ve rapor alamadı. Üçlü hekim raporunun ne olduğunu ben bilmiyordum o güne kadar. Bir hastaneye gidip 3 ayrı doktordan bir rapor alıp, kronik rahatsızlığı olduğunu o şekilde ispat edebilirmiş. O sırada da bütün hastaneler pandemi hastanesine çevrilmişti ve gidip böyle bir rapor almasının imkanı bile yoktu. Emeklilik dilekçesini vermeye gitti, o sırada yeni bir genelge gelmiş ve emeklilikler durdurulmuş. Emekli de olamadıö dedi.

'BABAMIN SÖZLERİNİ VASİYETİ KABUL ETTİM'

Babası Sadık Kaya'nın hastanede yaklaşık 10 gün normal serviste tedavi gördüğünü daha sonra ise yoğun bakıma alındığını anlatan Merve Erdoğan, vücudundaki oksijen miktarı azalmaya başladığında entübe edildiğini söyledi. Erdoğan, "16 gün entübe kaldı. O sırada annem hastanedeydi, biz evde tedavi görüyorduk. Sonra 5 Mayıs'ta babamı kaybettik. Biz soruşturma başlattık bu konuda. Bizim aslında derdimiz ne Alper beyle ne de Meryem hanımla. Biz sorumlular kimse, onların cezalandırılmasını istedik. Benim böyle bir işe kalkışmamın tek sebebi babamla olan son konuşmamız. 'Kızım artık haksızlık kapansın. Kim suçluysa artık cezasını çeksin' dedi. Ben bu sözleri babamın vasiyeti kabul ettim, o yüzden böyle bir yola başvurdum. Önce 2 sağlık çalışanına soruşturma izni verildi, fakat biz itiraz ettik. Elimizdeki tüm doktor raporlarını falan sunduk. 2008'den bu yana babamın bütün doktor raporları elimizde mevcut. Onları sunduk, sayın valimiz onay verdi, yeni soruşturmalar başlatıldı. Ek soruşturmalar yapıldı. Onun neticesinde Meryem Türk ve Alper Sezer'e de soruşturma izni verildi. Adalete sonuna kadar güveniyoruz. Bu durum bizim adalete olan inancımızı daha da artırdı. En azından kimin suçu olup olmadığına yargı karar verecek. Bizim kimseyle kişisel bir sıkıntımız yok zaten. Bizim ne çektiğimizi bir Allah bir de biz biliyoruz. Kimsenin canı yanmasın artık, biz onun derdindeyizö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==================================

HEMZEMİN GEÇİTTE TRENİN TIR'A ÇARPMA ANI GÜVENLİK KAMERASI TARAFINDAN KAYDEDİLDİ

ELAZIĞ'da, demir yolundan geçen Murat Özdemir'in kullandığı kamyona tren çarptı. Kazada 5 kişi yaralandı. Elazığ- Hemzemin geçitte trenin TIR'a çarpma anı güvenlik kamerası tarafından kaydedildi

Kaza, öğle saatlerinde Elazığ kent merkezindeki Kızılay Mahallesi'ndeki hemzemin geçitte meydana geldi. Murat Özdemir'in kullandığı 23 AAF 320 plakalı kamyon iddiaya göre, çalışmayan sinyalizasyon nedeniyle kontrolsüz şekilde demir yolundan karşı yöne geçtiği sırada Bingöl'ün Genç ilçesinden Mersine giden 53-521 sefer sayılı tren çarptı. Kazada, 3'ü kamyonda 2'si ise trende olmak üzere 5 kişi yaralandı. Yaralılar, ihbarla olay yerine gelen sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye götürüldü.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Ahmet ÇÖTELİ/ELAZIĞ,-

==========================================

KANALİZASYON KAZISINDA GÖÇÜK; TOPRAĞA SAPLANAN İŞÇİ YARALANDI

KÜTAHYA'da, belediyenin kanalizasyon kazısında meydana gelen göçükte işçilerden Yunus Teker (20), toprağa boğazına kadar saplandı. AFAD ve itfaiye ekiplerince yaralı olarak kurtarılan Teker, hastaneye kaldırıldı.

Kütahya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Eskişehir yolu İnköy mevkisinde, kanalizasyon yenileme çalışmaları için kazı çalışması başlattı. İş makinesiyle yapılan kazı sırasında toprak kayması oldu. Bu sırada kazı alanındaki işçilerden Yunus Teker, toprağa boğazına kadar battı. Diğer işçilerin ihbarıyla bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekipleri, kurtarma çalışması başlattı. Etrafındaki toprağın temizlendiği Teker, yaralı olarak kazı alanından çıkarıldı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Yunus Teker, sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye kaldırılarak, tedaviye alındı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, -

================================

BURSA İŞ YERİNE HIRSIZ GİREN ARKADAŞINI ZİYARETE GİTTİ, OTOMOBİLİNDEN ÇANTASI ÇALINDI

BURSA'da, iş yerinden hırsızlık yapılan arkadaşını ziyarete giden Ersin İsmail'in (34) sokağa park ettiği otomobilinden evrak çantası çalındı. Hırsızlık anı güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. 3 bin 500 TL zararı olduğunu söyleyen İsmail, "Otomobilimden bir ayda 2 kez hırsızlık oldu" dedi.

Olay, dün merkez Osmangazi ilçesi Gülbahçe Mahallesi İnönü Caddesi'nde meydana geldi. Pasta imalathanesi bulunan Ersin İsmail, iş yerinden hırsızlık yapılan esnaf arkadaşını ziyarete gitti. Otomobilini caddede park eden İsmail, aracın kapılarını kilitlemeden arkadaşının iş yerine girdi. İçeride bir süre arkadaşıyla sohbet eden İsmail, daha sonra sokakta bir kişinin koştuğunu gördü. Bu durumdan şüphelenen İsmail, dışarı çıkıp, otomobilini kontrol etti. İsmail yaptığı incelemede, evrak çantasının yerinde olmadığını fark etti. Bunun üzerine iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen İsmail, çantasının tanımadığı bir kişi tarafından çalındığını gördü. İsmail, durumu polise bildirdi. Polis ekipleri, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

'3 BİN 500 LİRALIK ZARARIM VAR'

28 Kasım'da da aracından hırsızlık yapıldığını söyleyen Ersin İsmail, "Sabah 09.00 sıralarında esnaf bir arkadaşımızın iş yerine hırsız girmişti. Biz de polise haber verdik. Polis geldi çalışmalarını tamamladı ve gitti. Olaydan sonra saat 15.00 sıralarında arkadaşımın iş yerine gittim, zarar ziyanı öğrenmek için. O sırada aracımı da kapının önüne bırakmıştım. Biz içerideyken birinin kaçtığını fark ettim. Durumdan şüphelenince gelip aracıma baktım. Torpido aşağıdaydı ve evrak çantam yoktu. Evrak çantamın içinde bir miktar para, faturalar, değerli eşyalarımız ve evraklarım vardı. Daha önce de ayın 28'inde de aracıma hırsız girmişti. Yaklaşık 3 bin 500 TL zararım var. Daha önce de akıllı saatimi ve gözlüklerimi çalmışlardı" dedi.

HIRSIZLIK ANI KAMERADA

Öte yandan hırsızlık anı iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerine saniye saniye yansıdı. Görüntülerde; bir kişinin sokaktaki araçların kapılarını açmayı denediği, bir otomobilin kapısının açık olduğunu fark ettiği ve araçtan çantayı alarak kaçtığı anlar yer aldı.

Kaynak: DHA