Dha Yurt Bülteni -9

Son Güncelleme:

Mardin'de evlerin duvarı yıkıldı, dağdan kaya parçaları koptuMardin'de 1 haftadır etkili olan aşırı yağmurlarla birlikte birçok tarihi taş evin duvarı yıkıldı.

Mardin'de evlerin duvarı yıkıldı, dağdan kaya parçaları koptu


Mardin'de 1 haftadır etkili olan aşırı yağmurlarla birlikte birçok tarihi taş evin duvarı yıkıldı. Eski Mardin yolunda ise dağdan kopan kaya parçaları yola düştü.


Kentte son 1 haftadan bu yana etkili olan sağanak yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Tarihi kentteki bir çok taş evin duvarı yağışla birlikte yıkıldı. Eski Mardin yolunda ise dağdan kaya parçaları koptu. Kayaların düştüğü yolda trafiğe kapanırken, şans eseri yaralanan olmadı. Karayolları Şefliği ekipleri güvenlik önlemi aldıkları yolda temizlik çalışması yaptı. Vali Mustafa Yaman da olay yerinde inceleme yaptığı yol, kayaların kaldırılmasından sonra yeniden ulaşıma açıldı.


Görüntü Dökümü


----------


-Caddeye yuvarlanan kayalar


-Yıkılan taş duvarlar


-Vatandaşlardan detay


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 200 MB


Haber Kamera Nezir GÜNEŞ/ MARDİN


=================


Akkuyu Nükleer Güç Santrali için çalışmalar sürüyor


Mersin'in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli Mahallesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla 3 Nisan 2018'de temeli atılan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşası için çalışmalar sürüyor. Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, bir yılda elde edilen sonuçların kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, "Önümüzde yapılması gereken daha çok iş var. 2019 yılında yapmamız gereken, yüzde 70'i an itibarıyla hazır olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali sahasının hazırlanmasını tamamlamak. Kalan yüzde 30'u yıl sonu itibarıyla tamamlamayı planlıyoruz" dedi.


Türkiye ve Rusya ortaklığındaki ilk nükleer güç santrali Akkuyu projesi, iki ülke arasındaki verimli iş birliğinin göstergesi olarak dikkat çekiyor. Santralin birinci ünite reaktör binasının temel plakasının döşenmesine ilişkin çalışmalar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın güvenlik standartları ve Türkiye'nin ulusal standartları ile tam uyumlu olacak şekilde geçen mart ayında tamamlandı. 2018 yılının sonbaharının sonlarına doğru ikinci ünite için sınırlı çalışma izni alınmasının ardından çalışmalara başlandı. Bir sonraki aşamada, projeyi hayata geçiren Akkuyu Nükleer A.Ş., ikinci üniteye inşa izni alarak,  temel plakanın döşenmesi için beton atma çalışmalarına başlamayı planlıyor.


Bu arada, Akkuyu Nükleer Güç Santrali Doğu Kargo Terminali'nin yapımının tamamlandığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan çalışma izni beklendiği belirtildi. Akkuyu Nükleer A.Ş., üçüncü ünite ile ilgili inşaat izninin ve diğer izinlerin alınması için gerekli belgeleri hazırlayıp, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'na sundu.


'ÇOK DEĞERLİ SONUÇLAR'


Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, bir yılda elde edilen sonuçların kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, "Önümüzde yapılması gereken daha çok iş var. 2019 yılında yapmamız gereken, yüzde 70'i an itibarıyla hazır olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali sahasının hazırlanmasını tamamlamak. Kalan yüzde 30'u yıl sonu itibarıyla tamamlamayı planlıyoruz. 2019 için planlanan çalışmalar arasında, verilen izinler ve onaylar kapsamında birinci ve ikinci ünitelerin teknik ve nükleer altyapıları için gerekli temelin hazırlanması da var. İşlerimizin gittikçe daha büyük bir kısmını sahada bizimle çalışan Türk ortaklarımız vasıtasıyla gerçekleştiriyoruz. Aktif çalışmaların başlamasının birinci yılında, birlikte verimli bir şekilde çalışabileceğimizi gösterdik. Rosatom olarak aynı dili konuşabilmenin çok değerli olduğuna ve Akkuyu projesindeki dinamiklerin de bunun göstergesi olduğuna inanıyoruz" dedi.


35 TÜRK GENCİ PROJEDE ÇALIŞMAYA BAŞLADI


Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşası sürerken, bu yıl 35 Türk nükleer enerji uzmanı da Akkuyu Nükleer A.Ş.'de çalışmaya başladı. 2018 ilkbaharında birinci ünitenin temeli atılırken, Türk öğrenciler de aynı zamanda, Rus nükleer sektörünün merkezi üniversitesi olan Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi MEPhI'den mezun olarak, Akkuyu projesine dahil oldu. 2019 yılının Şubat ayında şirket, üniversiteden yeni mezun 53 gence, bu yılın mayıs ayında projeye dahil olmak üzere iş teklifinde bulundu. Halihazırda, Akkuyu Nükleer Güç Santrali sahasında yüzde 90'ı Türk olmak üzere 783 kişi çalışıyor. 2019'un sonunda bu sayının 1500'e çıkarılması hedefleniyor. Santral inşasında faaliyetin en yoğun olmasının beklendiği 2023 ve 2024 yıllarında ise yaklaşık 9 bin kişiye istihdam olanağının sağlanacağı belirtildi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali devreye girdiğinde ise yaklaşık 3500 kişi istihdam edilecek.


AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali projesidir ve Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında Mayıs 2010'da imzalanan Hükümetlerarası Anlaşma çerçevesinde yürütülmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin VVER-1200 enerji üniteleri, mevcut bütün gereksinimleri karşılayan ve geliştirilmiş güvenlik sistemlerine sahip en son teknoloji olan '3+' nesil teknolojileri kullanmaktadır. Aynı zamanda, ilk ünitesinin ticari işletmesine 27 Şubat 2017'de başlanan Novovoronej NPP-2 (Rusya, Voronej Bölgesi) projesi referans alınarak geliştirilmiş Rus seri nükleer güç santrali projesidir. İnşaatı tamamlandıktan sonra, kurulu gücü 4800 MW olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali yılda yaklaşık 35 milyar kW/s elektrik üretecektir. Santralin işletme ömrü 60 yıl olup, bu süre 20 yıl daha uzatılabilecektir.


Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin çoğunluk hissedarı Rosatom Devlet Atom Enerjisi Kuruluşu'dur. Proje, yap-sahip ol-işlet (BOO) modeline göre gerçekleştirilmektedir. Uzun vadeli sözleşme kapsamında Akkuyu Nükleer A.Ş., santralin tasarımına, inşasına, işletilmesine ve işletmeden çıkarılmasına ilişkin yükümlülükleri üstlenmiştir.


Görüntü Dökümü


----------


-Akkuyu'ya ait arşiv görüntüler


Haber: Mustafa ERCAN/MERSİN, -


==================


Milli patateslerin ismi anketle belirlenecek


Niğde Patates Araştırma Enstitüsü tarafından yeni geliştirilen ve 12 Nisan 2019'da tescil edilecek olan 2 yerli ve milli patates çeşidine verilecek isimler, anketle belirlenecek.


Niğde Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Uğur Pırlak, 2005 yılından bu yana yürüttükleri ıslah çalışmalarında 8 yerli ve milli patates tohumluğunu Türk tarımına kazandırdıklarını belirtti. Pırlak, "Enstitümüzün çalışmaları neticesinde 2 çeşidimizi yine ülke tarımına kazandırmaya hazırlanıyoruz. 12 Nisan'da yapılacak olan tescil toplantısında bu 2 çeşidimiz de toplantı sonucunda ülke tarımına kazandıracak" dedi.


İSİMLERİ ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ BELİRLEYECEK


Yeni tescillenecek milli patateslerin isimlerini üretici ve tüketici ile birlikte belirlemek için anket çalışması başlattıklarını bildiren Uğur Pırlak, "Biz isimlerini çeşitlerimize verirken bu sefer farklılık olsun diye üreticilerimiz ve tüketicilerimizin çeşitlerimizin isimlerini belirlemesi için bir anket formu oluşturduk. Gerek resmi sosyal medya hesaplarından gerekse resmi web sayfamızdan oy kullanılacak anket çalışmasının adresini yayınladık. Buradan hem üreticilerimizden hem de tüketicilerimizden büyük şekilde destek gördük. Birçok isim önerisi var. Biz istiyoruz ki bu çeşitlerimizin isimlerini biz değil halkımız belirlesin. Bu nedenle üreticilerimizi ve tüm tüketicilerimizi yeni yerli ve milli çeşidimizin isimlerini belirlemeye davet ediyoruz" diye konuştu.


Görüntü dökümü


-----------


Yerli patateslerden görüntü


Patates serasından görüntü


Niğde Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Uğur Pırlak'ın konuşması


Detay görüntüler


Süre: 02'29" Boyut: 162 MB


Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,


=================


Diyarbakır'da, 2 polisin şehit edilmesiyle ilgili operasyonda 14 kişiye gözaltı


Diyarbakır'da, 30 Ağustos 2015'te, PKK'lı terörist tarafından uzun namlulu silahla düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili operasyon yapıldı. Saldırıyı planlayan 2 kişinin de aralarında bulunduğu 14 kişi, gözaltına alınırken, jel halinde yarım kilo patlayıcı, ruhsatsız 2 tüfek ve tabanca ile dijital materyal ele geçirildi.


Merkez Kayapınar ilçesindeki Peyas Mahallesi'nde görevli trafik polislerine yönelik, 30 Ağustos 2015'te, terör örgütü PKK mensubu terörist tarafından uzun namlulu silahla düzenlenen silahlı saldırıda, polis memurları Ahmet Gılıç ve İlker Narin şehit oldu. Saldırıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişi, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yürütülen çalışma kapsamında polis ekipleri, saldırıyı planlayıp, teröristlere yardım eden 17 kişinin kimliğini belirledi. Şüphelilere yönelik bu sabah Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda, saldırıyı planlayan D.F. ve İ.F. ile saldırıyı düzenleyen PKK'lı teröriste silah temin edip, aynı zamanda olay yerinde gözcülük yaptığı belirlenen M.E., A.T., H.T., R.K., Ö.L., M.G., G.K., B.N., H.B., M.B., A.E. ile teröristi kaçıran M.C.B. gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise jel halinde 500 gram patlayıcı, ruhsatsız 2 tüfek ve tabanca ile çok sayıda fişek ve dijital materyal ele geçirildi. Şüpheliler, sorgulanmak üzere İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, adreslerinde bulunamayan 3 kişinin de yakalanması için çalışma başlatıldı.


Görüntü Dökümü


-------------


Diyarbakır Adliyesi arşiv görüntü


Saldırı gününe arşiv görüntüler


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 72 MB


Haber-Kamera: DİYARBAKIR,


====================


Üniversitedeki dehşetin kurbanlarını karanfillerle anıldı


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde (ESOGÜ) araştırma görevlisi Volkan Bayar tarafından öldürülen Dekan Yardımcısı Dr. Mikail Yalçın (33), Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu (48), Öğretim Üyesi Dr. Serdar Çağlak (33) ve Araştırma Görevlisi Yasir Armağan (35), dehşetin birinci yılında yakınları tarafından fotoğraflarının bulunduğu 'eğitim şehitleri' köşesine karanfiller bırakılarak anıldı.


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin Meşelik Kampüsü'ndeki Eğitim Fakültesi'nde geçen yıl 5 Nisan günü, araştırma görevlisi Volkan Bayar, Dekan Yardımcısı Dr. Mikail Yalçın, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu, Öğretim Üyesi Dr. Serdar Çağlak ve Araştırma Görevlisi Yasir Armağan'ı tabancayla vurarak öldürdü. Üniversite yaşanan dehşetin birinci yılında hayatını kaybedenlerden fakülte sekreteri Fatih Özmutlu'nun babası Arif ile oğlu Göktuğ Özmutlu, araştırma görevlisi Yasir Armağan'ın kardeşi Mustafa Armağan ve kayınbiraderi Çağrı Şeker, avukatlar Özgür Çörez ve Ahmet Gürcan Orhan Kırklalılar Derneği'nde bir araya geldi. Avukat Ahmet Gürcan Orhan, hala katil zanlısı Volkan Bayar hakkında iddianamenin tamamlandığını söyledi.


'İDDİANAME HENÜZ HAZIRLANMADI'


Soruşturmanın gizliliği nedeniyle yeterli bilgiye sahip olamadıklarını ifade eden Av. Orhan, "Bilinmesini isteriz ki göz göre göre gelen bu cinayetin tüm sorumluları hakkında Türk yargısı nezdinde her türlü yasal yola başvuracak ve cinayette ihmali, desteği ve yardımı olan herkesin hukuk karşısında gereken cezayı alması için tüm gücümüzle çalışacağızö dedi. Av. Orhan adli soruşturmanın yanı sıra YÖK tarafında da bir inceleme yapıldığını ancak bir henüz sonuca ulaşılamadığını da sözlerine ekledi.


ANMA TÖRENİNE YAKINLARINDAN TEPKİ


Akademisyenlerin ölüm yıldönümü nedeniyle Eskişehir Osmangazi Üniversitesi de bir anma töreni düzenlendi. Ancak hayatını kaybeden akademisyenlerin ailelerine törende söz hakkı verilmemesi ve öğrencilerin programa alınmaması tepkilere neden oldu. Davaya bakan Avukat Ahmet Gürcan Orhan, 'eğitim şehitleri' yakınlarının törene tepki olarak katılmadığını belirterek şunları söyledi:


"Bugün üniversitede de anma töreni düzenlenmektedir. Ne yazık ki, rektörlükçe düzenlenen programda gözü yaşlı ailelere talep etmelerine rağmen konuşma hakkı verilmemiştir. Törene katılım çok sınırlı tutulmuş, eğitim şehitlerimizin çalışma arkadaşlarının ve şehitler adına anı defteri açan, üzüntülerini her fırsatta dile getiren öğrencilerin anma programına katılmalarına izin verilmemiştir. Göz göre göre gelen cinayet sonucu akademisyenlerini koruma konusunda hiçbir güvenlik tedbiri alamayan üniversite yönetimi, bugünkü tavrıyla ailelerinin acılarının katmerlenmesine neden olmuştur. Her ne kadar rektörlük anma programını içerik olarak olumlu karşılasak da, programa katılmama sebebimiz, ailelere söz hakkı tanınmaması, öğrenci ve çalışma arkadaşlarının program dışında tutulmasıdırö


LARINA KARANFİLLER BIRAKTILAR


Dernekte yapılan açıklamaların ardından hayatını kaybedenlerin yakınları Eğitim Fakültesi'nde akademisyenlerin fotoğraflarının bulunduğu 'eğitim şehitleri' köşesine karanfiller bıraktı. Bu sırada yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.


HAKARET DAVASINDA KÜFÜR EDİP ODADAN ÇIKTI


Öte yandan Volkan Bayar'ın olaydan 2 gün önce tehdit ettiği akademisyen Yalçın Bay'ın şikayeti üzerine Eskişehir 9'ncu Asliye Ceza Mahkemesi'ne 'tehdit ve hakaret' suçundan dava açıldı. Duruşmaya Volkan Bayar tutuklu olduğu Kocaeli 2'nolu F Tipi Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) ile bağlandı. Mahkemede ifade vermek istemediğini söyleyen Volkan Bayar, hakaretlerde bulunarak "Mahkeme hakiminin de Yalçın Bay'ın da hepsinin de anasını sinkaf edeyimö dedikten sonra SEGBİS odasından ayrıldı. Mahkeme davayı ileri bir tarihe erteledi.


Görüntü Dökümü:


----------


-Dernekte toplanan yakınları


-Avukatlar ve yakınları


-Ölenlerin fotoğrafları


-Av. Orhan'ın açıklaması


-Üniversite Eğitim Fakültesi


-Eğitim şehitleri köşesi


-Yakınlarının fotoğraflara çiçek bırakması


-Eğitim Fakültesi binası


-Genel görüntüler


Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,-

Kaynak: DHA