DHA YURT BÜLTENİ-9

Son Güncelleme:

Kazı sırasında bulunan top mermileri imha edildiZONGULDAK'ın Kilimli ilçesinde, kaymakamlık ve emniyet müdürlüğü binası inşaatında bulunan iki top mermisinin 1. Dünya Savaşı sırasında Zonguldak'ı işgal etmek için savaş gemileriyle limana gelen Rusya askerlerinden kaldığı tahmin ediliyor.

Kazı sırasında bulunan top mermileri imha edildi

ZONGULDAK'ın Kilimli ilçesinde, kaymakamlık ve emniyet müdürlüğü binası inşaatında bulunan iki top mermisinin 1. Dünya Savaşı sırasında Zonguldak'ı işgal etmek için savaş gemileriyle limana gelen Rusya askerlerinden kaldığı tahmin ediliyor. Mermilerin polis gözetiminde boş bir arazide patlatılma anını DHA görüntüledi.

Kilimli Kaymakamlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının yan tarafında yapılan ek bina inşaatı için yapılan temel kazısı sırasında işçiler iki top mermisi buldu. Toprakla kaplı paslanmış top mermilerinin ne olduğunu anlamayan işçiler, hurda olarak satmak istedi. Bölüm Mahallesi'nde getirdikleri hurdacıya iki top mermisini bırakan işçiler, parasını daha sonra almak için anlaştı. Top mermilerini görenler, bomba olduğunu anlayarak Kilimli Belediyesi ekiplerine haber verdi. Ekipler, almak istedikleri top mermilerini hurdacı Veysel Türker vermedi. Daha sonra gelen polis ekipleri, yaptıkları incelemede iki top mermisini alarak emniyete götürdü. Top mermilerinin 1. Dünya Savaşı sırasında Zonguldak'ı işgal etmek isteyen ve limana gelen Rus savaş gemilerince bırakıldığı tahmin edildi. Olay yeri inceleme ve bomba imha ekiplerinin çalışması sonucu iki top mermisi öğle saatlerinde boş arazide polis gözetiminde patlatıldı. Top mermilerinin patlatılma anını sadece DHA ekibi görüntüledi. Mermilerinin patlama anında oluşturduğu ses ilçede duyuldu.

Top mermilerinin bulunduğu inşaatın şantiye şefi Mehmet Lostar, hafriyat aşamasında yaklaşık 4,5 derinlikte top mermilerinin ortaya çıktığını söyledi. İşçilerinin top mermisi olduğunu anlamadan satmak istediklerini ancak kendisinin haberi olduktan sonra polis ekiplerine haber verdiklerini söyleyen Lostar, "Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadık. Paslanmış oksitlenmiş bir şey gözüküyordu. Buraya nasıl geldiğini düşündük. Bir zamandan kaldığını tahmin ettik" dedi.

Hurdacı Veysel Türker ise yaşadığı süreci şöyle anlattı:

"Karakolun dibinde kazı yapıyorlardı. Ben katoların ucuna kırıcı sandım.1. Dünya Savaşından kaldığını sizden öğrendim. Tarttık kantara koyduk. Parasını ertesi gün veririm dedim. Adamlar gitti. Dışarıda biri görmüş. Belediye ekipleri geldi antika diye istediler ben vermedim. Birazdan polis gelecek dediler. Geldiklerinde bu bomba dediler. Nereden belli dedim. Tokmakla vurdum ona hatta. Bilsem tokmakla vurmam. Bomba uzmanları geldi. Daha sonra aldılar kepçeyle, imha edeceğiz diye. Bende ifade verdim. Ben hiç korkmadım. Bomba olsa ne olur. Sonuçta ölmek var. Öyle de olsa öleceğiz böyle de olsa öleceğiz. Yapacak bir şey yok."

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber: Gürkay GÜNDOĞAN-Aytaç ÖZTÜRK/KİLİMLİ(Zonguldak),

===========================

Saros Körfezi'nden kaçak alınan kumlar yerine bırakıldı

EDİRNE'nin Keşan ilçesi Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban'ın, Saros Körfezi'nde 1'inci derece sit alanı olan İtalyan Koyu'ndan muhtarlık ve tüzel kişiliğine ait otel inşaatında kullanmak üzere kaçak olarak aldığı kumlar, Edirne Valiliği talimatıyla ait olduğu koya geri bırakıldı.

Keşan'a bağlı Mecidiye köyündeki Saros Körfezi'nde 1'inci derece arkeolojik ve doğal sit alanı olan 'İtalyan Koyu'ndan çalınan kumların köy muhtarı Ali Balaban tarafından alındığının anlaşılmasından sonra devreye, Edirne Valiliği ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü girdi. Müdürlük yetkililerinin dün bölgede inceleme yapmasının ardından Edirne Valisi Ekrem Canalp'in talimatıyla, çalınan 9 kamyon kum bugün Özel İdare'ye bağlı kamyonlar yardımıyla koya geri getirilip yeniden düzenlemesi yapıldı.

'BUNDAN SONRA İZİN VERSELER DAHİ ALMAM'

Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban, olayda hatalı olduğunu belirterek, gereken cezanın kendisine verilmesi gerektiğini söyledi. Balaban, "Hatalıyım, suçluyum bu saatten sonra gerekli ceza neyse bana verilmesini uygun görüyorum. Kamuoyundan da özür dilerim. Bundan sonra burası için bana özel izin dahi verilse 1 kilo dahi kum almam, alana da karşı çıkarım. Biz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden burası kiralanacaksa Mecidiye Köyü Muhtarlığı'na kiralanması için başvurumuzu yaptık. Bununla ilgili de sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanımızdan, Edirne Valiliğimizden, Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden destek bekliyoruz" dedi.

OLAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Öte yandan konuyla ilgili Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge  Müdürlüğü alanın 1'nci derece arkeolojik sit alanı olması nedeniyle soruşturma başlatılacağı öğrenildi. Edirne Valiliği'nin de olayla ilgili idari soruşturması sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Koy drone ile havadan

Detay görüntüler

Koydan detay

Kumsaldan yürüyenler

Balıkçı teknesi

Muhabir Ali Can Zeray'ın anonsu

Detay görüntü

Ali Balaban ile röp.

Farklı açılardan detay

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Olgay GÜLER/EDİRNE,

===========================

Tekirdağ'da yanan tarihi konak, yeniden inşa edilecek

TEKİRDAĞ'da, çıkan yangın sonucu kullanılmaz hale gelen 2 katlı tarihi ahşap konak, Büyükşehir Belediyesi tarafından 'Miras Atölyesi' projesi kapsamında yeniden inşa edilecek. Yangının ardından itfaiyenin hazırladığı raporda, yangına binanın içine atılan ya da düşürülen dış kaynaklı yakıcı maddenin neden olduğu belirtilerek, kesin çıkış nedeni için bilirkişi tarafından tespit yapılması istendi.

Tekirdağ'ın merkez Süleymanpaşa ilçesinde Ertuğrul Mahallesi Meserref Sokak üzerinde bulunan ve halk arasında 'Beyaz Konak' olarak da bilinen 2 katlı tarihi ahşap konak, geçen Pazartesi sabaha karşı henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Reşat Nuri Güntekin'in, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden 'Çalıkuşu'nun bir kısmını kaleme aldığı ev olduğu da iddia edilen konağın yanmasının ardından Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, yangına dış etkenin neden olduğu belirtildi. Raporda, binanın çökme sonucu tamamen zarar gördüğü belirterek, şöyle denildi:

"Yangın sonrası yapılan kontrolde, metruk halde bulunan, bodrum zemin ve tek katlı kagir binanın içerisine atılan, düşürülen, yanar halde unutulan dış kaynaklı herhangi bir yakıcı madde ile yangının başladığı tahmin edilmekte ise de kesin yangın çıkış sebebi tespitinin bilirkişiler tarafından yapılması uygun görülmektedir."

YENİDEN AYAĞA KALDIRILACAK

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Dilşat Ergin, kültür mirasına sahip çıkmak ve kentsel tarihi dokuyu koruma için hayata geçirilen 'Miras Atölyesi' projesi kapsamında yanan konağın yeniden ayağa kaldırılacağını bildirdi. Ergin, şunları söyledi:

"Şuan gördüğünüz kültür varlıklarından bir tanesi Pazartesi sabaha karşı sebebi henüz bilinmeyen bir yangından dolayı kaybettik. Bu kayıp gerçekten bizi çok derinden yaraladı. Büyükşehir Belediyesi olarak kültür varlıklarına sahip çıkmak adına 2014 yılından buyana projeler yürütüyoruz ve bunlardan biri Miras Atölyesi 1 projesidir. Miras Atölyesi projesi kapsamında 24 tane yapının ayağa kaldırılması hedefliyoruz. Bunlardan biri de gördüğünüz Beyaz Konak'tı. 24 yapıdan 22 adedinin kamulaştırılması tamamlandı. Proje kapsamına alındı. ve bu yapılardan 13 tanesi ayağa kaldırıldı, onarıldı ve restorasyonu tamamlandı. Diğerlerinin de projeleri tamamlandı ve yapımına en kısa sürede başlanılacak. Amacımız bir sokak dokusu içerisinde kentliliği ve kentimize gelen turistleri eski Tekirdağ evleri içerisinde gezdiriyor olmak. Bu yapıyı ne yazık ki bu güne kadar koruyamadık. Ama bundan sonra Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. Büyükşehir Belediye başkanımızın bizlere bu konuda açık çeki var. Götürdüğümüz hiç bir projeyi reddetmiyor. Yanan bina ile alakalı üniversitemiz ile birlikte rölöve projemizi hazırlamıştık. Bu nedenle de en kısa sürede proje kapsamında da olan bu yapının onarılıp halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz."

'ÇALIKUŞU'NUN YAZILDIĞI EV BU LOKASYONDA'

Ergin, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Reşat Nuri Güntekin'in bir dönem yaşadığı ve Çalıkuşu romanının bir bölümünü yazdığı tarihi evin de yanan konakla aynı lokasyonda olduğunu ifade etti. Ergin, "Biliyorsunuz halk arasında 'Reşat Nuri' evi de deniyor. 'Beyaz Konak' ve 'Çalıkuşu' evi de deniyor. Rivayete göre Reşat Nuri'nin Tekirdağ'da teyzesinin evi olduğu söyleniyor. Bazı tescil fişlerinde de Reşat Nuri evi olarak görünüyor. Biz zaten 'Miras Atölyesi' projesini oluştururken kentin simge olan yapıları var. ve çoğu da bu bölgede toplanmış durumda zaten. Bunlardan bazıları, Rakochi Müzesi, İtalyan Konağı gibi simge yapılar. Bu yapıda onlardan biriydi. Dolayısı ile bu yapılar diğer yapılar gibi bizim için çok önemli yapılardır" diye konuştu.

Öte yandan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin, yangınla ilgili bilirkişi talep ederek, yangının çıkış nedeninin tespiti için soruşturma başlattığı bildirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

-Yanan Beyaz Konak son hali

-Evden detaylar

-Vatandaşla röp.

-Dilşat Ergin röp.

-Muhabir anonsu

-Detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,

===========================

Berfin Özek: Cumhurbaşkanımızın söyleminden sonra morallerimiz yükseldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan Berfin Özek'in (20) yüzüne asit döken eski erkek arkadaşı Casim Ozan Çeltik'e (23) verilen 13 yıl hapis cezasını yetersiz bulduğunu açıklamasının ardından genç kız konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinin kendisini umutlandığını ve adaletin yerini bulacağına inandığını belirten Özek, "Cumhurbaşkanımız beni kızı yerine koyduğu, savcılara vicdandan bahsettiği için çok teşekkür ederim. Bu söyleminden sonra morallerimiz yükseldi" dedi.

İskenderun'un Buluttepe Mahallesi 390 Sokak'ta geçen yıl 15 Ocak'ta meydana gelen olayda; dershaneden çıkıp evine giden Berfin Özek'in yolu, eski erkek arkadaşı Casim Ozan Çeltik tarafından kesildi. Çeltik, Berfin Özek'in yüzüne asit benzeri sıvı atıp, kaçtı. Berfin, çağırılan sağlık ekiplerince İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, ilk müdahalesinin ardından da Adana Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Yüzünde yanıklar oluşan Berfin Özek, Yanık Ünitesi'nde tedaviye alındı. Berfin, gördüğü uzun tedavinin ardından taburcu oldu, ancak yüzünde ağır yanık izleri kaldı. Bodrum'da tedaviye alınan Özek, sağ gözünü kaybetti, geçirdiği ameliyat ile göz kapakları ve dudağı yeniden yapıldı.

'ÖLDÜRME KASTI'NI KALDIRIP, 'KASTEN YARALAMA' TALEP EDİLDİ

Saldırının ardından tutuklanan Casim Ozan Çeltik hakkında 'kasten adam öldürmeye teşebbüs' suçundan iddianame hazırlandı. İskenderun 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı, yeni mütalaasında 'öldürme kastının olmadığına' dair hukuki değerlendirme yaptı. Çeltik'in 'kasten yaralama' suçundan ceza alması talep edildi. Dün görülen duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanık Casim Ozan Çeltik'i 'kasten yaralama' suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

ESKİ GÜZELLİĞİMİ VEREBİLECEKLER Mİ?

Casim Ozan Çeltik'e verilen cezayı yetersiz bulan Berfin Özek, her an başına bir şey gelebilecek korkusu içerisinde yaşadığını ve dışarıya yanında biri olmadan çıkamadığını belirterek, "Verilen ceza çok kısa bir süre, benim acılarıma eş değer mi? Sorarım size, benim acılarıma eş değer mi? O kadar kıvrandım, gözlerim görmüyor, yemek yiyemiyor, nefes alamıyordum. Hatta konuşamıyordum. Davanın peşini bırakmayacağım. Eski güzelliğimi bana verebilecekler mi? Hayır. Gözlerim gitti, gözlerim görmüyor. Bir gözüm yüzde 30 görüyor. Bulanık görüyorum, kitap okuyamıyorum, uzağı seçemiyorum" demişti.

'BENİM YOLUM KANUN YOLU DEĞİL, HUKUK YOLUDUR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dün yaptığı konuşmada, Casim Ozan Çeltik'e kanuna göre en yüksek oranda verilen 13 yıl cezayı yetersiz buldu. Erdoğan, "Geçenlerde bir namussuz, bir alçak, kızımızın yüzüne kezzap atıyor. Mahkeme 13 yıl ceza veriyor. Kendi kızının başına gelmiş olsa, kanunlara mı bakacaksın? Bu kanunların sayfaları arasındaki maddelere değil, vicdanınızın sesine kulak verin. Yoksa böyle bir hak olur mu, böyle bir adalet olur mu, buna mı bakacaksın? Onun için buradan ben tüm yargı dünyasına da sesleniyorum; bu kanunların sayfaları arasındaki maddelere değil, vicdanınızın sesine lütfen kulak verin. Adaletin tecellisini hakta hukukta arayın. Her zaman söylüyorum; benim yolum kanun yolu değil, hukuk yoludur. Hukuk eşittir, kanun değildir. Bir defa bunu iyi anlamamız lazım."

BENİ KIZI YERİNE KOYDUĞU İÇİN TEŞEKKÜRLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinin kendisini umutlandığını ve adaletin yerini bulacağına inandığını belirten Berfin Özek, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ederim. Bu kararı beni çok duygulandı. Öncelikle beni kızı yerine koyduğu için, savcılara vicdandan bahsettiği için çok teşekkür ederim. Bu söyleminden sonra morallerimiz yükseldi. Morallerimiz düşmüştü. Yargı dünyasının vicdanen karar vermelerini söyledi, bu beni çok mutlu etti. Sosyal medyada da kampanyalar başlatıldı. Sokağa çıkma endişelerim hala devam ediyor. Bir nebze de olsa rahatladık. Eski halime hiçbir şekilde dönemeyeceğim. Gözlerim belki görmeyecek. Tabii daha yüksek ceza almasını istiyorum. Her şeyin daha güzel olacağını umuyoruz. Adaletin sağlanacağına eminiz."

Berfin'in annesi Zeynep Özek ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarının kendisini çok duygulandırdığını vurgulayarak, "Bu süreçte eminim ki kızım da iyi olacak. İlk başta çıkmaz bir sokağa girmiştik, 'ne yaparız, ne ederiz?' diye. Bize sahip çıkan herkese teşekkür ederiz." dedi.

Baba Yaşar Özek de sanığın halk arasına karışmasının uygun olmadığını, temiz toplumun içerisinde yerinin bulunmadığını kaydederek, adaletin yerini bulacağına inandığını anlattı.

Berfin'in avukatı Mehtap Sert, verilen cezanın tatmin etmediğini ifade ederek, "Bu sebeple biz bu hukuk mücadelesini istinafa itiraz etmeye karar verdik. Bununla ilgili açıklama yaptık. Berfin ile empati kuran, en başından beri Berfin'in sürecini takip eden Sağlık Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'tan, Berfin'in yanında olduğuna dair bir açıklama geldi. Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan buna dair bir açıklama geldi. Bu açıklamanın kadına şiddetle mücadele anlamında anlamlı buluyoruz ve Cumhurbaşkanı'nın bu samimiyetini devam ettirmesini ve bu alanda gereken şeylerin yapılması için ön ayak olmasını diliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Berfin'in evinde anne ve babası ile görüntüleri

Berfin ile röp

Anne ve baba ile röp.

Kadın Platformu topluluğundan görüntü

Avukat Mehtap Sert'in konuşması

Berfin'in ailesi ile birlikte görüntüleri

Berfin ile röp.

Anne ve baba ile röp.

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (Hatay),

===========================

Emekli Emniyet Müdürü Canca'ya son görev

ANTALYA'da dün yaşamını yitiren Türkiye Judo Federasyonu eski başkanlarından, eski Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Natık Canca (72) için Emniyet Müdürlüğü'nde tören düzenlendi.

Antalya'da 1996 ile 2000 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Natık Canca, geçen yıllarda kolon kanserini yenmişti. Emeklilik hayatını, eşi Nurdan Canca ile Döşemealtı'ndaki evinde sürdüren Natık Canca, bir süredir de akciğer kanseriyle mücadele ediyordu. Durumu ağırlaşınca 15 gün önce hastanenin yoğun bakım servisinde tedaviye alınan Canca, dün sabaha karşı yaşamını yitirdi.

TEMELİNİ ATTIĞI EMNİYET BİNASINDA CENAZE TÖRENİ

Antalya'da emniyet müdürlüğü yaptığı dönemde vatandaşların sevgisini kazanan Canca için Emniyet Müdürlüğü'nde tören düzenlendi. Projesini hazırlatıp, temelini attığı emniyet binasına cenaze aracında sirenler eşliğinde kortejle getirilen Canca'nın Türk bayrağına sarılı tabutu, polislerin omzunda taşındı. Törene Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Tuncay Polat, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, Cumhuriyet Başsavcısı Halil Ünal, Bölge İdare Başsavcısı Rıza Can, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Mustafa Ünal, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Kocaeli Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu, eski Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, eski emniyet genel müdür vekili Cemil Serhatlı, Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz katıldı. Eşi Nurdan Canca, kızları Nilay ile Bahar, torunu Luka Canca Barrett ve yakınlarının üzgün olduğu gözlenen törende, Canca'nın mesai arkadaşı eski emniyet müdürleri ve çok sayıda polis de yer aldı. İl Emniyet Müdürü Ulucan, Canca'nın cenazesi başında dua okudu.

'SÖZLERİN YETERSİZ OLDUĞUNU BİLİYORUM'

Cenaze töreninde duaların ardından saygı duruşunda bulunup, Canca'nın özgeçmişi okundu. Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Ulucan, Canca'nın uzun süredir elim hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Canca'nın babasının Atatürk'ün koruma müdürlüğünü yaptığını anlatan Ulucan, Canca'nın emniyet bünyesinde prensipli çalışmalarıyla önemli başarıları gerçekleştirip vatandaşların sevgisini kazandığını belirtti. Ulucan, "Acımız büyüktür. Değerli meslek büyüğümüzü kaybettik. Sözlerin yetersiz olduğunu biliyorum" diye konuştu.

GÜNTÜRK BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TEMÜD-DER) İstanbul Şube Başkanı ve eski emniyet müdürü Nail Güntürk, 1963 yılında başladıkları okuldan 1969 yılında birlikte mezun olduklarını söyledi. Güntürk, Canca'nın ailesine ve emniyet mensuplarına başsağlığı diledi.

AĞAR: POLİS OĞLU POLİSTİR

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Canca'nın çocukluk arkadaşı olduğunu söyledi. Canca'nın babasının örnek aldıkları meslek büyüğü olduğunu belirten Ağar, "Çocukluk arkadaşım. Yıllar sonra birlikte çalıştık. Ailesiyle polis oğlu polistir. Kendisi judo federasyonunda hizmet etmiş kardeşimdir" dedi. Emniyet teşkilatında ilk buluşmalarının kendisinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemde gerçekleştiğini anlatan Ağar, Canca'nın çok esprili olduğundan bahsetti. Ağar, konuşmasını, Canca ile anılarını anlatarak tamamladı.

Konuşmaların ardından dua eşliğinde Canca'nın naaşı polislerin omzunda cenaze aracına taşınıp eskort eşliğinde müdürlük binasından Muratpaşa Camisi'ne götürüldü. Natık Canca'nın cenazesi, cenaze namazının ardından Döşemealtı İlçesi Yeşilbayır mezarlığında toprağa verilecek.

ALİ NATIK CANCA KİMDİR?

Türkiye Judo Federasyonu'nda 1979-1980 ve 1990-1997 yıllarında iki dönem başkanlık görevlerinde bulunan Canca, babası Nazım Canca (Atatürk'ün 1935-38 yıllarında koruma müdürlüğü görevi) gibi emniyet teşkilatında hizmetlerde bulundu. Ali Natık Canca, son olarak Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü'nden emekli oldu. Judo Federasyon Başkanlığı dönemlerinde, Türk judosunun gelişmesi ve yaygınlaşması için özverili hizmetlerde bulunan Ali Natık Canca, Antalya'da 1996-2000 yılları arasında görev yaptı. Antalyaspor'da yöneticilik de yapan Natık Canca, teşkilat ve vatandaşlar tarafından sevilen bir müdür olarak biliniyordu.

EŞİ, İKİNCİ KADIN İL EMNİYET MÜDÜRÜ

Natık Canca'nın, o dönem Yalova Emniyet Müdürü olan eşi Nurdan Canca ise Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü yapan Naciye Ekmekçibaşı'ndan sonra Türkiye'nin ikinci kadın il emniyet müdürü unvanının sahibi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Cenazenin Emniyet müdürlüğü bahçesine getirilmesi

Yakınlarının ve eşinin görüntüsü

Protokolün görüntüsü

Mehmet Ağar aileye başsağlığı dilerken görüntüsü

Mehmet Ağar'ın konuşması

Dua okunması

Cenazenin camiye götürülmesi

İl müftüsünün cenaze namazını kıldırması

Mehmet Ağar tabuta omuz vermesi

Tabutun cenaze aracına konması

Cenaze aracının mezarlığa gidişi

HABER: Tolga YILDIRIM-KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

===========================

Elma yüklü TIR devrildi

Karaman'dan Samsun'a gelen elma yüklü TIR, sürücünün direksiyonun kontrolünü kaybetmesi sonucu devrildi. Kazadan yara almadan kurtulan sürücü Hacı Polat, "Allah'tan geldi, yapacak bir şey yok" dedi.

Kaza, saat 12.30 sıralarında, İlkadım ilçesi otogar mevkisinde meydana geldi. Karaman'dan sebze ve meyve haline elma getiren Hacı Polat idaresindeki 42 Z 4693 plakalı TIR, henüz bilinmeyen nedenle sürücüsünün kontrolünden çıkıp, devrildi. Hale 2 kilometre kala devrilen TIR'dan yara almadan çıkan sürücü Hacı Polat, "Yavaş yavaş ilerlerken kaza oldu. Kaza Allah'tan geldi, yapacak bir şey yok" dedi.

Bir süre trafiğe kapalı kalan yol, polis ekiplerince yapılan çalışma sonucu yeniden açıldı.

Görüntü Dökümü:

-Kaza yerinden detaylar

-TIR sürücüsü Hacı Polat röportajı

Haber-Kamera: Tayfur KARA/SAMSUN,

===========================

İstanbul'da aynı gün ölen iki kadın, Tokat'ta toprağa verildi

İstanbul'da 5'inci kattaki evinin penceresini silerken düşerek hayatını kaybeden Hayriye Yıldırım ile rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede ölen köylüsü Hatice Akkadı memleketleri Tokat'ın Erbaa ilçesinde toprağa verildi

İstanbul'da yaşayan 2 çocuk annesi Hayriye Yıldırım önceki gün 5'inci kattaki evinin penceresini silerken, dengesini kaybedip, evlerinin yanından geçen sığ dereye düştü. Ağır yaralanan Yıldırım kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Aynı gün İstanbul'da yaşayan evli ve 1 çocuk annesi Hatice Akkadı da bağırsak kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İkisi de Tokat'ın Erbaa ilçesi Akça Köyü nüfusuna kayıtlı olan kadınların ölümü, köylüleri yasa boğdu.

Talihsiz kadınların cenazeleri, İstanbul'daki işlemlerinin ardından aileleri tarafından teslim alınarak, defnedilmek üzere memleketleri Tokat'ın Erbaa ilçesine getirildi.

Hayriye Yıldırım, Çay Camisi'nde cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Erbaa Şehir Mezarlığı'nda, Hatice Akkadı ise sabah saatlerinde Akça Köyü'nde kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.

'ÇOK BÜYÜK ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİZ'

Akça Köyü Muhtarı Fatih Demirdağ çok üzgün olduklarını ifade ederek, "Çok acı bir olay yaşadık. Bir günde iki cenazemiz oldu. Kardeşimizin biri beşinci kattan temizlik yaparken düşmüş. Bu olaydan dolayı çok büyük üzüntü içindeyiz. Diğer kardeşimiz ise kanser tedavisi gördüğü hastanede vefat etti" dedi.

Görüntü Dökümü:

-Camiden görüntüler

-Cenaze namazının kılınması ve uğurlanışı

-Köyden görüntü

-Köy muhtarının konuşması

-Ölen kadınlarınf otoğrafı

Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ/ERBAA(Tokat),

===========================

Köpek kediye annelik yaptı

MANİSA'nın Şehzadeler ilçesinde bir köpeğin kediyi emzirdiği anlar, cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

2. Anafartalar Mahallesi'nde Gıda Çarşısı'nın önünde bulunan çimenlik alanda, bir sokak köpek ile kedinin dostuğunu gören vatandaşlar hayrete düştü. Köpeğin kediyi emzirerek, annelik yaptığı o anlar vatandaşlar tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Köpeğin, kediyi emzirmesinden vatandaşlar tarafından çekilen cep telefonu görüntüsü

Haber: Cemil SEVAL/ MANİSA,


Kaynak: DHA