Eğitim-Bir-Sen’den "Anadolu Ve Bilim" Konferansı

Son Güncelleme:

Eğitim-Bir-Sen Tokat Şubesinin kültür hizmetleri devam ediyor.

Bu defa Anadolu'nun Bilime katkılarının ele alındığı "Anadolu ve Bilim" konulu konferansın konuşmacı konuğu İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Zekai Şen idi.


Tokat Öğretmenvinde verilen konferansın, Milli Eğitim çalışanlarının yanı sıra Gaziosmanpaşa Üniversitesi akademisyenleri tarafından yoğun ilgi ve hayranlıkla dinlenildiği görüldü. Çünkü Prof. Dr. Zekai Şen Türkiye'nin bilhassa su konusunda yetiştirdiği en önemli bilim adamlarındandır. Su Vakfı Başkanlığı görevini de yapmakta olan Prof.Dr. Zekai Şen, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi 1000 bilim adamı listesine girmiş tek Türk bilim adamı olarak tanınmaktadır.


Ayrıca Tübitak ve Nobel beratıyla çeşitli ödüller alan Prof. Şen Amerikan Hidroloji Enstitüsü tarafından 'Profesyonel Su Bilimcisi' unvanıyla ödüllendirilmiştir. Ayrıca American Biography Institute tarafından dünyadaki 500 bilim öncüsü arasında seçilmiştir. Suudi Arabistan'da Zemzem Enstitü'nün başkanlığını da yapmakta olan Prof.Dr. Zekai ŞEN İngilizce, Norveççe, Fransızca, Almanca ve Arapça bilmektedir. Türkçe, İngilizce, Arapça ve Almanca dillerinde eserler vermiştir. Harvard da dâhil olmak üzere dünyanın birçok üniversitesinde Türkiye'de basılmayan kitapları ders kitabı olarak okutulmaktadır. Bilimin her alanına el atmıştır. Hiçbir zaman Prof. ünvanını kullanmaz, yazdığı kitaplarda sadece Zekai Şen yazar. Hatta üniversitede kapısına Prof.Dr. Zekai Şen yazılmasına karşı çıkacak kadarda mütevâzi bir şahsiyettir.


Büyük bir ilgiyle takip edilen konferansta Zekai Şen; "Bilim Tarihi açısından Türkiye'nin en önemli bölgesinin Anadolu'dur. Bilimin esası felsefe, mantık ve eleştiridir." dedi.


Prof. Dr. Şen, Artuklulardan, Selçuklulardan, Osmanlılardan örnekler vererek Türk ve Müslüman bilim adamlarının çalışmalarından, bilim ve teknolojiden olmazsa olmazlardan söz ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bölgenin yetiştirdiği bilim adamı Bediuzzaman Ebu`l İz el-Cezeri'nin bin 200'lü yıllarda geliştirmiş olduğu robotu dünyanın en önemli bilim adamlarının bu bölgelerden çıkabildiğini göstermiştir. Anadolu üniversiteleri gün gelecek büyük üniversiteleri, bilim ve araştırma alanında geçecektir. Esas gerekli olan bilimin sorgulanmasıdır. Bilimin sorgulanmasında cesur olunmalıdır." diye konuştu.


Bulanık Mantıktan da söz eden Şen; " Bu mantığın babası Azeri bilimadamı Lütfi Askerzâde'dir. İngilizce yazıldığında soy ismini ayrı yazıyorlar ve Zadeh diye tek başına kalıyor. Bu şekilde bu büyük şahsın Türk olması durumu da ne yazık ki biz Türk milletinin gözünden çabucak kaçıyor. Bulanık mantığın doğu kültürüne ait olması ve Aristocu katı mantığın da batının katı mantalitesinin sistematiğini ifade etmesi dikkate değer bir durum. Çünkü batı bulanık mantığı kendi kafa yapısı yüzünden yıllarca kabul etmedi, hala da kabul etmekte zorlanıyor.Bulanık mantığın kabul edilmesinin belki de en önemli unsurlarından biri uzak doğunun bu mantığı kullanarak harika işler çıkarmasıdır. Çünkü Lütfi Askerzade Amerika'da bulanık mantığı anlatırken dinleyici bulamazken, uzak doğuu ülkeleri bu mantığı kullanarak elektronik cihazlar ürettiler, borsa analizinde kullandılar ve batı bunu görünce fikrini değiştirmek zorunda kaldı.


Konferansın sonundaki soru-cevap kısmında Türk dilinin en zengin ve içerikli bir dil olduğunu, bilim dili olarakta diğer dillerden çok üstün özelliklere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Şen, Suudi Arabistan'daki Zemzem Araştırmaları Enstitüsü'nün başkanlığını yürütmesinden hareketle zemzem üzerine yaptığı yorum ise çok ilginç: "İmanlı bir insandım. Zemzem kuyusu hakkında araştırmalar yaptıkça imanım daha da arttı." diyerek bilimsel olarak zemzemin oluşumunu genişçe anlattı. Ayrıca "Bilim objektif olmalıdır. Ancak bilim adamları sübjektiftir. Tarih boyunca da öyle olmuştur. Batılı bilim adamları doğudan(Müslümanlardan) aldıkları bilimsel çalışmalarına hep kendi inançlarını katmaya çalışmışlardır." dedi.

Kaynak: Bültenler