Ekonomi Bakanı Çağlayan Soruları Yanıtladı Açıklaması

Son Güncelleme:

"Mısır'da yatırımı bulunan 260’a yakın firma yetkilisiyle tek tek görüştük. Şu an itibariyle Mısır'daki Türk firmalarından geriye dönüş, kapanma yok" “Orada bir kargaşa, can pazarı yaşanıyor ama bir taraftan da hayat devam ediyor. Bize alacaklarla ilgili gelen bir sorun yok" "Türk firmalarının Mısır'daki yatırımlarının tümü bu ülkenin hukuki garantisi altında. Mısırlılar istihdam, üretim ve katma değer yönünden bu firmalara gözü gibi bakmalı" "Şu anda o ülkelerde olağanüstü şartlar yaşanıyor. Böyle bir durumda bizim TIR'larımızın bu ortamdan menfi etkilenmemesi için Başbakanımıza konuyu arz ettiğimde bir günde tedbirleri aldık”

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, " Mısır'da yatırımı bulunan 260'a yakın firma yetkilisiyle tek tek görüştük. Şu an itibariyle Mısır'daki Türk firmalarından geriye dönüş, kapanma yok" dedi.


Bakanlıkta basın mensuplarının Mısır'da yaşanan gelişmelere ilişkin sorularını yanıtlayan Çağlayan, bu ülkeyle gerek ikili, gerekse transit ticarette herhangi bir sorun görünmediğini söyledi.


"Şu an itibariyle Türk firmalarından geriye dönüş, kapanma yok" diyen Çağlayan, olayların ortaya çıktığı dönemde 260'a yakın firma yetkilisiyle tek tek görüştüklerini, Yıldız Holding ve Ülker çerçevesinde bir durumun da kendilerine intikal etmediğini bildirdi.


Çağlayan, "Mısır halkının ve Mısır devletinin geleceği için bunları söylüyorum, firmalarımızı gocundurmasınlar, yıldırmasınlar, küstürmesinler" diyerek, Türkiye ile Mısır arasındaki 2011 ihracatının 2,8 milyar dolar, ithalatın ise 1,5 milyar dolar olduğunu, toplam 4 milyar 250 milyon dolarlık ticaret hacmi ile Türkiye lehine 1,3 milyar dolarlık ticaret fazlası bulunduğunu anlattı.


Bakan Çağlayan, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin, 2012 yılında 5,2 milyar dolar olduğuna ve ihracatta 2012'de 2011 yılına göre yüzde 33 artış yaşandığına dikkati çekti. 2013 yılının ilk 6 ayında ihracatta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 düşüş yaşandığını, ithalatta ise yüzde 31,6 artış görüldüğünü bildiren Çağlayan, bu rakamların, Türkiye'nin o dönem Mısır'ın seçilmiş yönetimiyle ticari ilişkileri geliştirme konusundaki kararlılığının sonucu olduğunu vurguladı.


Henüz TÜİK verilerinin açıklanmadığını, ihracatçı verilerine göre, 2013 Temmuz ayında Mısır'a ihracatın yüzde 11,9 artarak 281 milyon dolara çıktığını, 15 Ağustos itibarıyla da ihracatın 168 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Çağlayan, bu yıl başından 15 Ağustos'a kadar ihracatın 2 milyar 131 milyon dolar olduğunu ve geçen yılın aynı dönemine göre 8,1'lik azalma görüldüğünü bildirdi. Çağlayan, Türkiye'nin Mısır'dan pamuk ve tekstil elyafı aldığını, işlenmiş petrol ürünleri, demir çelik ürünleri sattığını belirtti.


"Türkiye, Mısır'a 2 milyar dolar ayırmıştı"


Türkiye'nin, Suriye'deki olaylar nedeniyle ulaşımda Mısır ile başlatılan Ro-Ro seferlerini kullandığını anımsatan Çağlayan, şu anda Mısır'da el konulmuş herhangi bir TIR ve şoför bulunmadığı bilgisini de aktardı. Çağlayan, "Sevkiyatların birçoğu deniz yoluyla gitmek zorunda kalıyor. Süveyş Kanalı'ndan geçişlerin pahalı olması nedeniyle nakliyecilerimizi yalnız bırakmayacağımızı ifade etmiştik, bu uygulama devam ediyor. Gerek ikili, gerek transitte herhangi bir sorun gözükmüyor" diye konuştu.


Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle 2012 yılında 14,5 milyar doları ihracat, 6,8 milyar doları ithalat olmak üzere 21 milyar doların üzerinde dış ticareti bulunduğunu anlatan Çağlayan, bu yılın ilk 6 ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artarak 5,9 milyar dolara yükseldiğini, ithalatın ise yüzde 39 artarak 4,8 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Çağlayan, şöyle konuştu:


"Sayın Mursi'nin, halkın oyuyla demokratik anlamda iş başına gelmiş olan hükümete, maalesef birçok ülkenin elini cebine atmadığı bir ortamda Türkiye 2 milyar dolar tutarında bir rakam ayırmıştı. Bunun bir milyar doları nakdi, bir milyar doları bütçe yardımı şeklinde oluşmuştu. 2012 yılı Aralık ayında biz, bir milyar doları verdik Mısır'a. Kimsenin elini cebine atmadığı bir ortamda, bugün Mısır'a kredi açanlar için söylüyorum, darbeden sonra Mısır'a para veren ülkeler için söylüyorum. Onların olmadığı bir ortamda, 2012'de bir milyar doları verdik. Diğer bir milyar dolarlık kısmı da Eximbank aracılığıyla verilecekti. Talep olunca verilecekti, herhangi bir şekilde talep olmamıştır."


Başka bir soruyu yanıtlarken de Çağlayan, Mısır'a Eximbank aracılığıyla verilecek 1 milyar doların Türkiye'den yapacağı ithalat için ayrıldığını anlattı.


Bakan Çağlayan, bir basın mensubunun "Mısır ile ilişkileri askıya alma şeklinde bir karar alınması söz konusu mu?" şeklindeki soru üzerine, "Hayır, şu anda öyle bir şey yok. Bizim açımızdan herhangi bir şey yok" ifadesini kullandı.


Mısır'daki Türk firmalarına yapılacak ödemelerle ilgili bir sıkıntı olup olmadığı sorusuna karşılık Çağlayan, "Orada bir kargaşa yaşanıyor, can pazarı yaşanıyor ama bir taraftan da hayat devam ediyor. Bize alacaklarla ilgili gelen bir sorun yok. Yatırımcılarımızın, ihracatçılarımızın ihracat yaptığı ülkelerde vergi muafiyetleri var. Müteahhitlikle ilgili 4 yıl önce LİMAK'ın aldığı bir proje vardı. Şu anda başka bir proje yok. Alacaklarla genel herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ticaretin iş adamları hangi kurallarla yapılacağını bilirler. Bu konuda bize intikal eden çok spesifik anlamda bir sorun yok" dedi.


"Türk firmalarına gözü gibi bakmalılar"


Türk firmalarının Mısır'daki yatırımlarının tümünün bu ülkenin hukuki garantisi altında olduğunu vurgulayan Çağlayan, Mısırlılar'ın istihdam, üretim ve katma değer yönünden bu firmalara gözü gibi bakması gerektiğini ifade etti.


Çağlayan, Türkiye'nin 86 ülkeyle arasında "yatırımların karşılıklı teşvikinin korunması" anlaşması bulunduğunu ve bunların, Ekonomi Bakanlığı tarafından yenilendiğini de sözlerine ekledi.


"Detaylarını söyleyemiyorum"


Başka bir basın mensubunun "Güvenlikle ilgili sorunlar devam ederse B planı olarak tamamen Süveyş Kanalı'na mı yöneleceksiniz?" şeklindeki sorusu üzerine Çağlayan, Mısır ile deniz limanlarına sevkiyat sorunu yaşanmadığını vurguladı. Çağlayan, transit taşımalar konusunda Suriye kapısının kapanmasının Türkiye'yi Mısır'a yönelttiğini belirterek, şöyle devam etti:


"Neticede burada bir olağanüstü hal yaşıyoruz. Ortada savaş var. Gerek Suriye gerek Mısır'da yaşanan olaylar. Bizim sevkiyatlarımızın devam etmesi gerekiyor. En iyi şekilde sevkini yaptırmak bizim görevimiz. Bu tür hat, güzergah değişiklikleri maliyetler getiriyor. Süveyş, yapısı itibarıyla belli gemilerin geçebildiği bir yer. Oradaki büyük kısmı daha evvel İskenderun ve Port Said'a yaptığımız işlerle sağlamıştık. Direkt Süveyş Kanalı'ndan geçiş ilave bir maliyet ve ihracatçı bundan olumsuz etkileniyor. İhracatımızın menfi etkilenme olabileceği bir dönemde, ihracatımızın haksız rekabete uğramaması için devlet olarak tüm tedbirlerimizi almış durumdayız. Ama detayını söyleyemiyorum. Şu anda o ülkelerde olağanüstü şartlar yaşanıyor. Böyle bir durumda bizim TIR'larımızın bu ortamdan menfi etkilenmemesi için Başbakanımıza konuyu arz ettiğimde bir günde tedbirleri aldık."


"Altında dış ticaret fazlası veren Türkiye açık verir hale geldi"


Bakan Çağlayan, altın ithalatının bu yılın ilk 6 ayında arttığını belirterek, "Maalesef bir ifadeden dolayı yaptırım kararını aldı. İran'a altın ve alüminyum sevkiyatında problem yaşandı. Duyuyoruz ama inşallah gerçekleşmez; ABD, İran'a karşı yeni yaptırımlar arayışı içinde. Madencilik, müteahhitlik, mühendislik sektörüne bir yaptırım olacak şekilde bir gidişat var" diye konuştu.


Çağlayan, Türkiye'nin altında dış ticaret fazlası veren ülke konumundan dış ticaret açığı veren ülke konumuna düştüğünü söyledi.


- Ankara

Kaynak: AA