EMEP'ten İran'a Saldırılara Protesto
EMEP Eskişehir, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını protesto etti, Amerikan emperyalizmini kınadı.
(ESKİŞEHİR) - Emek Partisi (EMEP) Eskişehir İl Örgütü, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını protesto etti. EMEP Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu, "Amerikan emperyalizminin, değiştirilmesi çağrısı yaptığı İran rejiminin gericiliğini ileri sürmesi sadece halkları aldatmaya yöneliktir. Rejimleri işçi sınıfı ve halklar değiştirir" dedi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları EMEP üyeleri tarafından İsmet İnönü Caddesi'nde protesto edildi.
EMEP Eskişehir İl Başkanı Kökoğlu, parti üyeleri adına yaptığı basın açıklamasında, ABD ve İsrail'in İran'a nükleer görüşmeler sürerken saldırmasının müzakere sürecinin savaşa hazırlık için kullanıldığını gösterdiğini söyledi. Gerçekte ABD ve İsrail'in 12 Gün Savaşı'ndan bu yana saldırıya hazırlandığını ifade eden Kökoğlu, şöyle konuştu:
"Bu savaş '12 Gün Savaşı'ndan büyük olacak, daha fazla ülke etkilenecek. ABD, İran rejimini değiştirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bombalamalar bittikten sonra İran halkına iktidarı alma çağrısı yaptı. Bu, Amerikan emperyalizminin belirli ülkeleri hedef alarak yaptığı rejim değişikliği çağrılarının ilki değil. Irak'ta kitle imha silahlarının varlığını ileri sürerek Saddam rejimini değiştirme çağrısı yaptı. Sonucu en az bir milyon Iraklının ölümü oldu ve IŞİD bölge halklarının başına bela edildi. Demokratikleştirme iddiasıyla Libya'da Kaddafi rejimini değiştirme çağrısı yaptı; yüz binlerce yoksul Libyalı öldü, iki hükümetin bulunduğu ve iç savaşın sürdüğü ülke hala kendisine gelemedi. Afganistan'da Taliban rejimini değiştirme çağrısıyla demokrasi ve kadınlara özgürlük getireceğini iddia etti; umduğunu bulamayınca geride on binlerce ölüm bırakarak Afgan halkını yeniden Taliban rejimine teslim edip çekti gitti."
"Eskisinden daha kötü rejimler ve koşullar bıraktı"
Önceki rejim değiştirme iddiasıyla saldırdığı tüm ülkelere sadece felaket getirdi; yakılıp yıkılmış ülkelerde çok sayıda ölü, eskisinden daha kötü rejimler ve koşullar bıraktı. Rejimi değiştirilerek halka Selefi İslamcı terörist HTŞ iktidarının dayatıldığı son örnek halkların birbirine düşürüldüğü Suriye. Amerikan saldırısına hedef olan tüm ülke örnekleri, halkların özgürlük ve bağımsızlığa kavuşmadığı gibi kaynaklarının yağmalandığını, yoksulluklarının derinleştiğini ve üzerlerindeki baskının ağırlaştığını gösteriyor.
"Rejimleri işçi sınıfı ve halklar değiştirir"
Amerikan emperyalizminin, değiştirilmesi çağrısı yaptığı İran rejiminin gericiliğini ileri sürmesi sadece halkları aldatmaya yöneliktir. Rejimleri işçi sınıfı ve halklar değiştirir. Venezuela'nın ardından İran'a saldırarak dünyanın dört bir köşesinde halkları hedef alan dünyayı yeniden paylaşma çabasındaki Amerikan emperyalizminin, rejimlerin gericiliğini sorun ettiği iddiası tamamen yalandır. Bu saldırgan emperyalistin kendi amaç ve hedefleriyle uyum içinde olan dünyanın en gerici rejimleriyle ittifak halinde olduğu bilinmektedir. Suudi rejimi ya da Körfez ülkelerinin Emirlikleri demokratik rejimler midir ki ABD onları el üstünde tutmaktadır? ya da başta Gazze olmak üzere tüm Filistin'i cehenneme çeviren, Filistin halkına sadece kan ve ölüm getiren ırkçı İsrail rejiminin baş destekçisi ABD değil midir? ABD, rejimleri değil; ülke halklarını ve zenginliklerini hedef almaktadır ve ilgilendiği yalnızca ülkelerin Amerikan çıkarlarına uyum göstermesidir.
"Amerikan emperyalizmi dünya halklarına kan ve ölüm götürmektedir"
ABD ve İsrail'in saldırısı haydutluktur. ABD, İsrail ve müttefikleri iki senedir Orta Doğu ve Latin Amerika'da ülkelere saldırıyor, bombalar yağdırıyor, işgal ve tehdit ediyor, doğal zenginliklerine el koyuyor. Daha yakın zamanda Venezuela Başkanı Maduro kaçırıldı, Küba tehdit ediliyor. Hangi iddialarda bulunursa bulunsun, saldırganlığını nasıl ve hangi gerekçelerle kabul edilebilir kılmaya çalışırsa çalışsın, Amerikan emperyalizmi dünya halklarına kan ve ölüm götürmektedir. İran'da yaptığı da budur. Rejim ve nükleer araştırmalar ve benzeri bahanelerin tümü saldırganlığı haklı çıkarmaya yöneliktir. Kendisi ve İsrail nükleer silahlara sahipken başkalarının nükleer araştırmalarını sorun saymak 'Dünyanın efendisi benim, benim istediğim olur' demekten başka şey değildir."