Erdoğan "Esed Havada Güçlü Karada Değil"
Suriye konusunu değerlendiren Başbakan Erdoğan, "Karada Beşar güçlü değil, Beşar havada güçlü."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beşar Esed'in gücünü uçaklarla ve füzelerle korumaya çalıştığını belirterek, "Karada Beşar güçlü değil, Beşar havada güçlü ama karada muhalifler güçlü" dedi.
Erdoğan, HaberTürk TV, Bloomberg TV ve Show TV ortak yayınında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.
Beşar Esed'in gideceği yönündeki beklentilere karşın yerinde durmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Erdoğan, "Şahsım itibariyle Suriye konusunda pek zaman açıklaması yapmadım. Çünkü bu şeylerin zamanı olmaz dedim ama birşeye inanıyorum, bu adam gidecek" diye yanıt verdi.
SURİYE ULUSAL KONSEYİ GÜÇLENİYOR
Suriye Ulusal Koalisyonu'nun giderek güçlendiğini, üye sayısını artırdığını belirten Erdoğan, muhaliflerin, bazı taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde Cenevre'de yapılacak toplantıya da katılmayacağını söyledi. "Beşar şu anda yalnızlığa doğru gidiyor" ifadesini kullanan Erdoğan, "Karada Beşar güçlü değil, Beşar havada güçlü. Şu anda füzelerle ve uçaklarla gücünü korumaya çalışıyo ama karada muhalifler güçlü. Mesela dünkü olayda muhalifler bu bomba yüklü aracı yakaladılar. Bunların şu andaki tavrı, yaklaşımı, çalışması çok çok farklı" diye konuştu.
SIĞINMACI SAYISI 300 BİNE YAKLAŞTI
Türkiye'deki sığınmacı sayısının da 300 bine yaklaştığını belirten Erdoğan, "Sayı belki daha da artabilir. Son zamanlarda gerçi bir geri dönüş başladı ama bu tekrar artabilir" dedi.
"Tüm mesele bizim kendi içimizdeki bütünlüğümüzdür" diyen Erdoğan, bir siyasi mezhepçilik yapıldığını ifade etti. Erdoğan, "Daha önce siyasi manada maalesef terörün kaynağını oluşturan anlayış vardı, şimdi siyasi mezhepçilik olarak bu yaklaşım. İşte en son Reyhanlı'da gördüğümüz hadise bu. 52 vatandaşımızın öldürülmesi olayı sıradan bir olay değil. Bunun altyapısı çok çok sıkıntılı" şeklinde konuştu.
REYHANLI'DA BİZİM YÜZDE 70 OY TABANIMIZ VAR
"Reyhanlı bizim yüzde 72 oy tabanımızın olduğu yerdir" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu ziyaretimde de orada vatandaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde dertleştik, konuştuk. Nedenleri üzerinde de durduk. Baktık ki olayda hakikaten bu koku var. Fakat bütün bu olaylar neticesinde ne olursa olsun, bütün o kıyı şeridinde tedbirlerimizi azami ölçüde aldık, alıyoruz teröre karşı. Bunu sonuna kadar sürdüreceğiz."
Bölgedeki etnik gruplarla olumlu ilişkilerin olduğunu anlatan Erdoğan, "Ama bir de bunların içinde olumsuzları da var. Temenni ederiz ki aklı selim hakim olur. PYD burada böyle bir yanlışın içerisine düşmez, ki böyle bir yanlışın içine düşerse tavrımız farklı olur" dedi.
Kuzey Afrika'ya düzenleyeceği ziyaretten dönüşünde Rusya ve Körfez ülkelerini kapsayan bir dizi gezi yapacağını belirten Erdoğan, "Bu ziyaretlerden sonra süreci nasıl değerlendireceğimizi, ne gibi adımlar atacağımızı da yine arkadaşlarımızla şu anda değerlendiriyoruz, değerlendirmeye devam edeceğiz. Ancak son yapılan görüşmelerde başta ABD olmak üzere, Avrupa Birliği'nin almış olduğu karar olmak üzere bunlar olumlu gelişmelerdir" diye konuştu. Erdoğan, "Bundan sonraki süreç bundan önceki gibi olmayacak" dedi.
Rusya ve İran'ın Suriye'ye desteğini sürdürmesi halinde ne olacağının sorulması üzerine Erdoğan, "Çözülmez diye birşey yok ama zor olur" yanıtını verdi.
RUSYA KENDİNE DOST OLANLARI KAYBEDİYOR
Altaylı'nın, Rusya'nın Suriye'yi stratejik müttefik olarak gördüğünü belirtmesi üzerine Erdoğan, "Ama yeni gelecek ekip size müttefik olmaz diye birşey yok ki. Öyle bir emare yok. Fakat şu anda Rusya bütün Ortadoğu'da kendine dost olanları kaybediyor" değerlendirmesini yaptı.
Erdoğam, "Suriye'de önemli olan insan unsurudur. İnsan unsuru konsunda Beşar'ın lehine bir tablo yok" görüşünü dile getirdi.
Hizbullah ve İran'ın Suriye'ye verdiği desteği de yorumlayan Erdoğan, "Hizbullah'ın oraya girmesi, İran'ın bu şekilde vermiş olduğu destekler, onların da Ortadoğu'da, İslam dünyasında aleyhlerinde bir gelişmeye neden olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.
MEZHEP ÇATIŞMASI
Bölgede bir mezhep çatışması ihtimaliyle ilgili görüşü sorulan Erdoğan, şunları kaydetti:"Öyle bir şeyi tabii arzu etmeyiz. Bir defa mezhep savaşı veya mezhepçilik, zaten bizim nefret ettiğimiz bu. Ben bütün mezheplere karşıyım ama bir vakıa olduğunu kabul ediyorum. Benim için ölçü İslamdır. Ben kendim Sünniyim ama Sünnici değilim. Bu en üstünüdür, böyle bir kavganın içinde değilim. Müslümanım, Sünni mezhebinin ameldeki şartları çerçevesinde yaşayan birisiyim. Öbür tarafta itikadi noktada yine aynı şekilde mezhebim var. O istikamette yaşayan birisiyim ama 'o en üstün mezheptir veya bundan başka mezhep tanımıyorum' gibi bir kavganın içinde hiç olmadım. Olanlara da olmamasını tavsiye ediyorum."
İslam dünyasında böyle bir durum olduğunu kabul eden Erdoğan, "Onu nötralize etmemiz lazım. Şia, şiacılık yapmamalı. Sünni sünnicilik yapmamalı. Biz Müslümanız. Bağlayıcı bu olmalı. İşte yıllar yılı Hristiyan dünyası, onlar da mezhepçilik yaptı. O yüzyıl savaşlarında nice insanlar öldü. Aynı şey bizde de oldu. Biz bunları yeniden niye yaşayalım? Yaşamamak lazım" şeklinde konuştu. Bir mezhep savaşı ihtimalini de değerlendiren Erdoğan, "Ona girmek, o tür birşeyi düşünmek dahi istemiyoruz. Maalesef bu tür tabii bir hastalık var" dedi.