Esed Rejiminin Kimyasal Silah Saldırısına Tepkiler

Son Güncelleme:

Akdeniz Dayanışma Platformu (ADAP) Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, ülkenin kuzeyindeki İdlib ilinin Han Şeyhun beldesine düzenlediği klor gazı içerikli kimyasal silah saldırılarını şiddetle ve nefretle lanetlediklerini bildirdi.

Akdeniz Dayanışma Platformu (ADAP) Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, ülkenin kuzeyindeki İdlib ilinin Han Şeyhun beldesine düzenlediği klor gazı içerikli kimyasal silah saldırılarını şiddetle ve nefretle lanetlediklerini bildirdi.


ADAP'tan yapılan yazılı açıklamada, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan yüzlerce masum sivilin tüm dünyanın gözü önünde ve ümmetin burnunun dibinde katledildiği ve yüzlerce yaralı olduğu belirtildi.


Açıklamada, aynı rejim güçlerinin yaklaşık iki yıl önce Halep'te yine kimyasal silah kullandığını ve bin 300 masum sivili aynı şekilde katlettiği hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:


"Buldukları her fırsatta barıştan, insan haklarından söz eden Batı ve sömürgeci dünya düzeninin baş aktörleri, zalim Esed'in suç ortakları, ABD, Rusya, İngiltere, İran ve işgalci İsrail'in, mazlumların kanı ve gözyaşı üzerinden yürüttükleri kirli işgal ve sömürü politikalarının bir parçası olan bu saldırıları şiddetle ve nefretle lanetliyoruz. Yıllar var ki, coğrafyamız bu necis işgalcilerin elleriyle perişan. Saraybosna, Beyrut, Kahire, Kudüs, Bağdat, Şam, Filistin, Gazze perişan, Basra harap, Halep düştü. Bundan sonraki hedeflerinin Anadolu olduğunu biliyoruz. Ama buna fırsat vermeyeceğiz. Düşmanı sınırlarımızın ötesinde, New York'ta, Washington'da, Londra'da, Berlin'de, Moskova'da, Bürüksel'de, Tel Aviv'de karşılamaya hazır olmalıyız. Bu gidişe seyirci kalmamalıyız. Mazlumların hesabı mutlaka sorulmalı. Sorulacaktır inşallah."


İslam coğrafyasında işlenen bu cinayet ve katliamların ilk olmadığı vurgulanan açıklamada, yeryüzünde ümmetin menfaatlerini gözeten bir irade olmadığı sürece bunların son bulmayacağı savunuldu.


Açıklamada, Türkiye'nin devlet ve millet olarak ümmetin tek ve son umudu ve İslam'ın

son kalesi olma vasfıyla böyle bir iradenin tarihi ve jeopolitik tüm

dinamiklerini taşıdığının altı çizilen açıklamada, "Bu tarihi misyonla devlet ve millet olarak

yıllardır bölgede kanayan her yaraya merhem olmaya, her mazluma el

uzatmaya çalışmaktadır. Fakat bu gün gelinen noktada daha fazlasına

ihtiyaç olduğu aşikardır. Artık zalimin açtığı yaraya merhem olmak,

döktüğü kanı silmekten daha fazlasının yapılması gerekmektedir.

Türkiye, ümmetin umudu ve İslam'ın son kalesi olarak daha fazlasını

yapabilme güç ve iradesine sahiptir ve bunu kullanmalıdır." ifadelerine yer verildi.

Kaynak: AA