Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç Açıklaması
"Olimpiyat adaylığımız dün itibarıyla geride kalmıştır ama Türkiye, olimpik harekete olan inancını bugünden itibaren de korumaya, geliştirmeye, güçlendirmeye devam edecektir" "Bu bizim 5. adaylığımızdı ve bunda Türkiye en yüksek performansını ortaya koydu. Geriye dönüp baktığımızda, olimpiyat tutkumuzu büyük bir hayranlıkla takdir etmemiz gerektiğine inanıyorum" "Türkiye'de lisanslı sporcu sayısı 200 binli rakamlardan, geçen ay itibarıyla 4 milyon 100 bin rakamına ulaşmıştır. AK Parti hükümetinin spora verdiği önem buradan anlaşılmaktadır" "Bu ülkenin spor ülkesi olması yönünde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte belirlemiş olduğumuz vizyonu adım adım gerçekleştireceğiz"
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, 2020 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları'nın ev sahipliği hakkının final oylamasında Japonya'nın başkenti Tokyo'ya verilmesini değerlendirdi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı binasında gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Suat Kılıç, 2020 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları adaylık sürecinin geride kaldığını hatırlatırken, Türkiye'nin bir spor ülkesi olma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğinin altını çizdi.
Türkiye'nin 2020 Olimpiyat Oyunları adaylık sürecinin 13 Ağustos 2011 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylık dilekçesine attığı ilk imza ile başladığını aktaran Bakan Kılıç, şunları kaydetti:
"Geçen 2 yıllık zaman diliminde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin, Gençlik ve Spor Bakanlığı koordinasyonunda çalışmalarına hep birlikte tanıklık ettik. Hangi proje ve projeksiyonları hayata geçirebileceğimizi hem Türkiye'ye hem de dünyaya kanıtladık.Tokyo'nun seçilmesiyle süreç şekillendi. Bu bizim 5. adaylığımızdı ve bunda Türkiye en yüksek performansını ortaya koydu. Geriye dönüp baktığımızda, olimpiyat tutkumuzu büyük bir hayranlıkla takdir etmemiz gerektiğine inanıyorum. Türk toplumu olimpik ruha, İstanbul halkı olimpiyat felsefesine büyük bir tutkuyla sahip çıktı. Ev sahibi olmak isteyen değil, adeta olimpiyatın doğduğu bir ülke gibi büyük bir tutku, heyecan ve istek toplumun bütün katmanlarına egemen oldu."
Arjantin'e giderken bıraktıkları Türkiye ile Arjantin'e vardıktan sonra fark ettikleri Türkiye'nin çok farklı olduğunu anlatan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
"Giderken hissedemediğimiz bir şeyi, Arjantin'e gittikten sonra sosyal medyadan takip ederken fark ettik. Gördük ki Türk toplumu bütün katmanlarıyla, tüm kesimleriyle olimpik hedeflere inanmış, marjinal ve sınırlı bazı çevreler dışında olimpiyatı gerçekten gönülden, aşkla istemiş, benimsemiş. Bunun üzerine, Arjantin'de yaptığım bir açıklamada ifade ettiğim gibi, hayata hangi pencereden bakarsak bakalım, gündelik olaylara, siyasi konulara hangi pencereden bakarsak bakalım, olimpiyatlara bakış açımız aynıdır. Bakış açımızdaki bu örtüşme, Türkiye'ye önümüzdeki yıllarda çok daha büyük eserler, değerler ve katkılar kazandıracaktır."
"Olimpik harekete olan inanç, güçlenerek devam edecektir"
Yaşadıkları büyük heyecanı iki gün öncesi itibarıyla geride bıraktıklarını söyleyen Suat Kılıç, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek olmak üzere, emeği geçen tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederken, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları'na adaylık dilekçesini verirken ifade ettiğimiz bir cümle vardı; 'Biz sadece olimpiyatın 5 halkasını Türkiye'ye getirmek için bu yola çıkmadık. 700'e yakın uluslararası spor organizasyonu gerçekleştirdik, sadece olimpiyatlar kaldı. Onu da gerçekleştirelim' gibi kısır bir hedefle çıkmadık bu yola. Biz olimpiyat adaylık yoluna çok geniş bir proje anlayışıyla çıktık. Olimpiyat hedefine, 2023 Türkiye'sinin, yani cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümününün büyük vizyon projelerinden biri nazarıyla çıktık. Cumhuriyetimizin 90. yılında bu heyecanı yaşarken, 100. yılında sportmen, sağlıklı, sporu hayatın öznesi haline getirmiş 10 milyonlarca gencin omzunda yükselecek yeni bir cumhuriyet hayaliyle yola çıktık. Olimpiyat adaylığı, olimpik harekete bakışımızın tek parametresi değildir. Olimpiyat adaylığımız dün itibarıyla geride kalmıştır ama Türkiye, olimpik harekete olan inancını bugünden itibaren de korumaya, geliştirmeye, güçlendirmeye devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, olimpiyata aday olurken, Türkiye'nin bir spor ülkesi olması yönünde kuvvetli bir vizyon ortaya koymuştur. Adaylığımz dün itibarıyla geride kalmıştır ama Türkiye'nin bir spor ülkesi olması vizyonundan hiçbir şey eksilmeyecek, bilakis bu vizyon güçlenerek yol almaya devam edecektir."
"Spor altyapısına yönelik hamlelerimiz devam edecek"
Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, yapımına devam edilen 776 büyük spor projesi bulunduğunu ve bunlara yenilerinin de ilave olacağını vurguladı.
Türkiye'de sporun altyapısının geliştirilmesine yönelik büyük hamlelere devam edeceklerini belirten Kılıç, şunları kaydetti:
"Türkiye'de lisanslı sporcu sayısı 200 binli rakamlardan, geçen ay itibarıyla 4 milyon 100 bin rakamına ulaşmıştır. AK Parti hükümetinin spora verdiği önem buradan anlaşılmaktadır. Toplam 268 bin olan lisanslı sorcu sayısı, 10 yılda 4 milyon 100 bin sayısına ulaşmıştır. Bunlar daha da artacak. Lisanlı sporcularımızın, faal sporcularımızın, önem verilen branşların, nitelikli özel tesislere kavuşturulan baranşların sayısı artacak. Amatör branşlara yönelik maddi destek ve malzeme desteği verilecek. Amatör branşlara yönelik spor tesisleşmesi konusunda destekler sağlanacak. Spor altyapısına, halen devam etmekte olduğumuz biçimde, Türkiye'nin 81 ilinde önemli katkılar olacak."
Altyapıyı, tesis ve insan kaynağı olarak iki ana başlıkta ele aldıklarını vurgulayan Suat Kılıç, şöyle konuştu:
"Sporcunun yetişmesi için tabii ki tesisler lazım. Tesislerden elit sporcuların yetişebilmesi için de iyi sporcu adaylarının bulunması ve tesislerle buluşturulması gerekli. Bunlardan biri olmadığı zaman, zaten diğeri anlamsız hale geliyor. İnsan olmadan tesisin anlamı yok, tesis olmadan insanı sporcu haline getirmenin, dünya çapında marka heline getirmenin imkanı yok. Dolayısıyla bu ikisini birbiriyle entegre biçimde, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki günlerimizde de korumaya ve sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye bir spor ülkesi olacak ve olma yolunda. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu ülkenin spor ülkesi olması yönünde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte belirlemiş olduğumuz vizyonu adım adım gerçekleştireceğiz. Attığımız her adım, aldığımız her karar, harcadığmız her kuruş, bu ülkenin gençleri içindir. Bir kez daha sporcu bir başbakana sahip olmanın, olimpik harekete inanmış bir başbakanla çalışıyor olmanın ne kadar büyük bir avantaj olduğunu dünkü diyaloglarımızda görme imkanı yaşadım."
- Ankara