Hdp Eş Genel Başkanı Demirtaş Açıklaması

Son Güncelleme:

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti heyetinin partilerine koalisyon görüşmeleri kapsamında yapacağı ziyaretin Çözüm Süreci'nin yeniden ve eskisinden çok daha güvene dayalı, istikrarlı yürüyeceği canlanmaya neden olması temennisinde bulundu ve kendilerinin buna hazır olduğunu söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti heyetinin partilerine koalisyon görüşmeleri kapsamında yapacağı ziyaretin Çözüm Süreci'nin yeniden ve eskisinden çok daha güvene dayalı, istikrarlı yürüyeceği canlanmaya neden olması temennisinde bulundu ve kendilerinin buna hazır olduğunu söyledi.


HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, TBMM'de Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eş Başkanı Rebecca Harms ile görüştü. Demirtaş, basına kapalı ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Koalisyon görüşmeleri kapsamında partilerine gelecek AK Parti heyetinde Çözüm Süreci ile yakından ilgilenen isimlerin olduğu belirtilerek, değerlendirmesi sorulan Demirtaş, başlayan görüşmelerin hayırlı olmasını diledi.


Her partinin heyetindeki isimlere kendisinin karar verdiğini ve bunun tartışılacak bir konu olmadığını ifade eden Demirtaş, "Partimizi ziyaret edecek olan her heyetle, AKP heyeti olur ya da başka partilerin heyeti olur, Türkiye'nin içinde bulunduğu hem ulusal hem uluslararası bölgesel düzeydeki bütün sorunları, çözüm önerilerini, partimizin bu konulardaki yaklaşımlarını açık yüreklilikle paylaşacağız" diye konuştu.


"Partimiz bütün bu Ortadoğu kaosu, hengamesi içerisinde Türkiye'nin de yakından bu kaosla karşı karşıya olduğu durumda çok kilit bir rol oynuyor" diyen Demirtaş, bu sorumluluğun farkında olduklarını bildirdi.


Demirtaş, bağcı dövmek için seçime girmediklerini, aldıkları oy oranını halkın üzüm yemek için kendilerine verdiğinine dikkati çekerek, şöyle devam etti:


"Türkiye'de hem Kürt sorununda barışçıl çözüm konusunda oynamak istediğimiz rolü oynama fırsatı sunmuştur bu seçim sonucu hem de bölgesel düzeyde, Suriye, Irak başta olmak üzere, barış konusunda partimiz üzerine düşen sorumluluğu, görevi layıkıyla yerine getirecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Seçim dönemini geride bıraktık. Seçimler bir kan davası, bir öfke, kişisel bir kin bırakmaz. Asla bu şekilde yaklaşmadık, yaklaşmayız. Her konuyu, başlığı, sorunu ve çözümü açık yüreklilikle, samimiyetle herkesle tartışmaya hazırız. Yarın partimizi ziyaret edecek AK Parti heyetiyle de bu gönül rahatlığıyla her konuyu tartışacağız, fikirlerimizi belirteceğiz, kendilerini dinleyeceğiz. Bakalım ne çıkacak. Umut ediyorum ki Çözüm Süreci'nin de yeniden ve eskisinden çok daha güvene dayalı, istikrarlı bir şekilde yürüyecek bir canlanmaya neden olur yarın ki ziyaret. Biz buna hazırız. Elbette koalisyon nasıl şekillenecek, bu henüz ortaya çıkmış değil ama hükümet hangi formülasyon çerçevesinde kurulursa kurulsun, barış hiç kimsenin elinin tersiyle itemeyeceği kadar elzemdir, zorunludur. Türkiye toplumu barışı hak ediyor, çocuklarımız, gençlerimiz ölmeyi değil, yaşamayı hak ediyor. Ülkemiz şiddeti değil huzuru hak ediyor. Bugünlerde yaşanan bütün bu gerilimler, araç yakmalar, yol kesmeler bir yandan da hükümetin askeri yığınakları, operasyonları bütün bunlar kaygılarımızı artırmıştır. Hiçbiri kabul edebileceğimiz bir durum değildir."


"Hepimiz burada emanetçiyiz"


Demirtaş, partisinin seçimden daha güçlü çıkarak barış umudunu büyüttüğünü bildirdi. Demirtaş, "Türkiye toplumu bizden barış istiyorsa, biz barışı halklarımıza armağan etmek zorundayız. Yarınki görüşme inşallah bunun kapılarını aralar. Biz önyargısız ve barışa dönük gönül açıklığıyla heyeti karşılamaya hazır olacağız" dedi.


Partisinin koalisyon denklemlerinin hep dışında bırakıldığı belirtilerek bunun nedeninin sorulması üzerine Demirtaş, parti olarak bu konudaki tavırlarının ilkeler etrafında tartışma yürütülmesi olduğunu belirtti. Bu ilkesel yaklaşımlarını yarın bir kez daha paylaşacaklarına işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:


"Şu tutumu ve partimize dönük saldırıları asla kabul etmedik, etmeyiz de, partimizin meşruiyetini tartışmak hiç kimsenin haddi değildir. Halk iradesi, milli irade bize emanetini teslim etmiştir, diğer partilerde olduğu gibi ve her birimiz burada, bütün partiler bu parlamentoda o emanete sahip çıkmakla görevliyiz. Halkın iradesi ilelebet bizlere teslim edilmiş değil. Hepimiz burada, parlamentoda emanetçiyiz. Bir sonraki seçime kadar bu emaneti layıkıyla taşımak zorundayız. Hiçbir parti HDP'nin meşruiyet sınırlarını çizemez, kendinde bu haddi göremez. Meşruiyet tartışmasını hiç kimse birbirine parlamentoda dayatamaz. Hele hele bize 'Şunu yaparlarsa meşru olurlar, şunu yapmazlar meşru olmazlar' gibi dayatmalarda kimse bulunmasın. Partimizin politikalarını eleştirmek herkesin hakkıdır ama bizim meşruiyetimizi tartışmak hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir. Bir kendilerini tartışmadığımız, tartıştırmadığımız gibi kendileri de bunu yapamazlar. Bu parlamentoda şu veya bu şekilde birlikte çalışacağız, çözümler üreteceğiz. Biz parti olarak buna hazırız. Bunun dışındaki tartışmaların dışında olacağız."


"Kabadayılık yapma, had bildirme üslubu ve tarzı artık terk edilmelidir"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun KCK'nın açıklamasına yönelik değerlendirmeleri sorulan Demirtaş, şunları kaydetti:


"Elbetteki gerilimin arttığı doğru fakat bütün gerilimleri ortadan kaldırmanın yolu tansiyonu yükseltmek değildir. Hükümet de Cumhurbaşkanı da tansiyonu yükseltecek açıklamalardan veya pratiklerden uzak durmalıdır. Gün birbirine kılıç çekme günü değildir. Biz KCK için de Hükümet için de bunu söylüyoruz. Öyle tarihi saatlerden, günlerden ve dönemden geçiyoruz ki sıkılı yumruklarla, ellerle birbirine yaklaşma günü değil. Herkesin elini de gönlünü de birbirine karşı daha fazla açması lazım. Hiç kimsenin aklına şiddeti tırmandırmak, yeniden çatışmalı savaş günlerine dönmek gelmemelidir. Bu herkese kaybettirir, hepimize kaybettirir. Daha ciddi bir sorumluluk üstlenmiş olan partimiz de barış konusunda çok samimi, ciddi olduğunu seçim sonrasında da göstermiş, ispatlamıştır. Herkes bu yönüyle sürece yaklaşmalıdır. Kabadayılık yapma, had bildirme üslubu ve tarzı artık terk edilmelidir. Herkes birbirine karşı kullandığı üslubu da daha dikkatlice seçerek, nezaket sınırlarının dışına çıkmadan eleştirilerine birbirine yönelterek konuşmayı birinci madde olarak gündemine almalıdır. "

Kaynak: AA