Hukukçu Gözüyle Sünnet Yasağı
Almanya'nın Köln barosu avukatlarından Oğuz Sarıkaya, Köln yerel mahkemesinin sünneti yasa dışı sayan kararını değerlendirdi.
Almanya'nın Köln barosu avukatlarından Oğuz Sarıkaya, Köln yerel mahkemesinin sünneti yasa dışı sayan kararını değerlendirdi. Karar Müslüman ve Yahudi kuruluşları arasında büyük tepki çekti.
Kararın bir hafta temyiz süresi olduğu hatırlatan Avukat Sarıkaya, karar kesinleşirse artık insanların başka ülkelerde sünnet yaptırmak zorunda kalacağını söyledi. Köln yerel mahkemesinin kararını değerlendiren Oğuz Sarıkaya şunları söyledi: 'İnsan vücuduna yapılan her müdahale adam yaralama suçuna girer ve bu doktor için de geçerlidir. Bu müdahaleyi doktor yaptığı zaman kişi buna müsaade ettiği için suç unsuru ortadan kalkar. Sünnet olayında iki temel ilke çatışmaktaydı, bunlardan biri ebeveynlerin inanç özgürlüğü diğeri ise çocuğun fiziki özgürlüğü. Köln yerel mahkemesi kararında bu olayda yapılanı bir suç olarak kabul etti. Mahkeme bu sünnet yapıldığında kanunda bir yasak olmadığı için doktorun suç unsuru ortadan kalkıyor diyor. Bundan sonra Almanya'da sünnet yapan doktorların ben bunun suç olduğunu bilmiyordum deme lüksü ortadan kalktı. Bu kararın temyiz süresi haftaya bitiyor, temyize gider mi, giderse sonuç ne olur şu an bilinmiyor. Ancak bu karar diğer mahkemeler için de belirleyici olacak ve 1 ile 8 yaşına kadar olan çocuklar için anne babanın inanç özgürlüğü için doktora verdiği müdahale izni geçerli sayılmayacak. Dolayısıyla sünnet olayları Almanya'dan Hollanda, Fransa, Belçika ve Türkiye gibi ülkelere kayacak.ö
Avukat Sarıkaya daha önce Düsseldorf mahkemesinin doktor olmayan bir sünnetçinin tıbbi altyapısı olmadığı için para cezası aldığı bir dava olduğunu da hatırlattı.
KARAR TEPKİ ÇEKTİ
Köln Eyalet Mahkemesi'nin 'Dini nedenlerden ötürü sünnet adam yaralamaktırö kararı Müslüman ve Yahudi kuruluşları arasında büyük tepki çekti. Müslümanlar Merkez Konseyi kararı 'dini birliklerin özlük haklarına ve aile hakkına dönük vahim ve yasak bir müdahaleö olarak değerlendirirken, Almanya'daki Yahudiler Merkez Konseyi de tepki gösterdi. Yazılı olarak bir basın bülteni yayınlayan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Başkanı Prof. Dr. Ali Dere şunları söyledi: 'Köln Eyalet Mahkemesi'nin dini emir, gelenek veya ebeyn isteği ile erkek çocukların sünnet edilmesini 'adam yaralamak' suçu olarak değerlendirerek, Müslüman bir çocuğu sünnet eden doktoru mahkum etmesini, ne inanca ve dini geleneğe saygı duyan hukuk mantığı, ne de toplumsal sağduyu ile izah etmek mümkündür. Verilen bu kararın bir dizi gereksiz tartışmaları, huzursuzlukları ve riskleri beraberinde getireceğinden endişe duymaktayız. Erkeklerin sünnet olması İslam'ın dini bir hükmü, İslam geleneği içinde de yaygın bir kimlik sembolüdür. İslam'ın dini hükmü, geleneği ve kabulünün netliği yanında Almanya'daki İslam algısı ve tartışmalarının mahiyeti dikkate alındığında, erkeklerin sünnet edilmesini "adam yaralama" kapsamında gören bir karar, dinin kimlik tesis eden bir unsuruna, yüzlerce yıllık uygulama ve kabulü karşısında, din özgürlüğüne, ebveynin çocuklarını hangi dini gelenekte yetirştireceklerine dair karar verme haklarına, erkek çocukların kendilerini ait hissettikleri dini ve sosyal bir ortama adeta katılma seremonisi olan bir uygulamaya karşı çıkmış, bireylerin dini kimlik tanımlamalarına karışmış, bu görüş ile dini kimlik ve semboller üzerinden yeni bir dışlama ve ayrımcılık tartışmasının kapısını açmış olmuyor mu'ö