Hükümet Kurma Süreci

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Dürüstçe bir istişarede bulunduk, sonucunda geldiğimiz husus şudur, bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı yönünde bir kanaat hasıl olmuştur" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Dürüstçe bir istişarede bulunduk, sonucunda geldiğimiz husus şudur, bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı yönünde bir kanaat hasıl olmuştur" dedi.


Davutoğlu, hükümet kurma süreci kapsamında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ankara Palas Devlet Konukevi'nde basına kapalı yaptığı görüşmenin ardından, AK Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.


Değişik yerlerden gelen eleştirilere veya yanlış anlamalara hiçbir şekilde mahal bırakmadan görevini yürütmeye çalıştığını ifade eden Davutoğlu, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak adına koalisyon kurma yönündeki temasları sürdürdüğünü anlattı.


Seçimlerin ardından, birçok partinin kapılarını diğer partilere ve özellikle de AK Parti'ye kapattığına dikkati çeken Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan hükümet kurma yetkisini aldığı gün bütün partilerle ve sivil toplumla temas edeceklerini açıkladığını anımsattı.


Sadece siyasi parti lideriyle görüşmediğini, hükümet kurma görevini aldığından itibaren değişik yelpazedeki toplum kesimleri ve sivil toplum kesimleriyle görüşmeler yaptığını aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:


"9 Temmuz'u müteakip 13 Temmuz'da Sayın Kılıçdaroğlu ile 14 Temmuz'da Sayın Bahçeli ile 15 Temmuz'da HDP eş genel başkanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdim. Her görüşmenin arkasında sizleri bilgilendirdim ve şunu söyledim, 'Hangi partiyle koalisyon imkanı varsa derinleştirerek bu görüşmeleri sürdüreceğiz. Belli bir aşamaya geldikten sonra da diğer partilerle de görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Yani CHP ile görüşürken MHP ile ve diğer toplum kesimleriyle de görüşmelerimizi sürdüreceğiz.' Nitekim, Meclis'te grubu bulunan üç partiyle de görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmeler neticesinde Sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmede bir hükümet oraklığı için ortak bir zemin olup olmadığını tayin etmek üzere istikşafi görüşmeleri başlatma kararı aldık. Sayın Bahçeli, sonraki görüşmenin her zaman olabileceği prensibi etrafından bu zeminin olmadığını ifade etti. Zaten HDP eş başkanlarıyla görüşmelerimizin mahiyetini biliyorsunuz. Baştan kendilerinin bazı tavırları nedeniyle herhangi bir hükümet ortaklığının olmadığı aşikardı."


İstikşafi görüşmelerin AK Parti tarafından Ömer Çelik'in, CHP tarafından da Haluk Koç'un koordinasyonunda başladığını ve yaklaşık 35 saat sürdüğünü ifade eden Başbakan Davutoğlu, görüşmelerle temel devlet ve hükümet meseleleri ile parti politikalarının gözden geçirildiğini ve takdire şayan bir anlayış ve üslupla çok önemli müktesebatların oluşturulduğunu bildirdi.


Davutoğlu, istikşafi görüşmelerin Türk demokrasi tarihinde iki partinin karşılıklı olarak yaptıkları en derinlikli ve en açık görüşmeler olduğunu ve ortaya çıkan raporun da en kapsamlı müktesebattan oluşan metin sayılabileceğini kaydetti.


İstikşafi görüşmeleri başlı başına bir kazanım olarak değerlendiren Davutoğlu, "Bu Türkiye'de uzun on yıllar boyunca ülkenin en büyük iki partisinin arasında beklenen, talep edilen ama gerçekleşmeyen bir diyalogdan önemli bir semeresidir. Emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Ayrıca 13 Temmuz'dan bu yana Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine başta tespit ettiğimiz prensiplere, ilkelere, üslup kurallarına riayetler dolayısıyla teşekkür ediyorum. Her iki tarafta bu görüşmelerin doğasını etkileyecek olumsuz bir tavır sergilememeye özen gösterdi. Bu medeni bir ilişkidir. Bu siyasi etiğe dayalı üslubu millet tarafından da belirlenmiş bir yöntemdir" diye konuştu.


"Dış politika ve eğitim başta olmak üzere çok derin görüş ayrılıkları oldu"


CHP ile hükümet kurma görüşmelerinin açık, ilkeli ve şeffaf yürüdüğünün altını çizen Davutoğlu, şöyle devam etti:


"İki farklı siyasi akımdan, kökeni yüzyılı aşkın geçmişi olan farklı siyasi kanatlar ile entelektüel arka planlardan gelen siyasi partiler olarak derin görüş ayrılıklarımızın olduğu bir vakadır. Bunu da hiçbir zaman reddetmek mümkün değil. Üzerinde ittifak edilen bazı husular olduğu da aşikardır. Nitekim metinleri ben ilk olarak okuduğumda, üzerinde mutabık kalınacak hususların düşünülenden daha fazla olduğunu görmekten memnun oldum. Ancak başta dış politika ve eğitim olmak üzere, bazı alanlarda da çok derin görüş ayrılıkları olduğu, reform ve restorasyonun hükümetleri kavramları arasındaki farktan da kaynaklanan bir yeni ortaklık kurmak açısından bazı temel anlayış farklılıklarının olduğu ve bunun da doğal olduğu aşikar. Geçtiğimiz pazartesi dört buçuk saate yakın tek tek bu dosyaları gözden geçirdik ve bazı derin görüş ayrılığı nedeniyle uzun dönemli bir hükümet ortaklığı halinde ileride doğabilecek sıkıntılar da göz önünde bulundurarak, başka seçenekleri de değerlendirmek üzere CHP'ye özellikle üzerinde mutabık kaldığımız hususların olduğu süreli bir reform hükümeti kurularak seçimleri de göz önünde bulunduran bir yaklaşımla birlikte bir çalışma yapmayı ve bu tablo sonrasında da yine aynı duyarlılık ve karşılıklı anlayış içinde ülkeyi seçim öncesinde hükümetsiz bırakmamak, seçim sonrasında hangi tablo çıkarsa çıksın Türk siyasi zeminini istikrara kavuşturmak yönünde teklifte bulunduk."


-"Kılıçdaroğlu, kısa dönemli hükümet konusundaki kaygılarını ifade etti"


Görüşmeler sırasında karşılıklı güvenin arttığı, üslup ve usul anlamında karşılıklı anlayışa dayalı siyasette yumuşamanın yaşandığı bir atmosferi görmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Kılıçdaroğlu, partisinin MYK'sında yaptığı istişarelerde uzun dönemli bir koalisyon konusunda daha olumlu ancak kısa dönemli süratle reforma odaklı hükümet konusundaki kaygılarını ifade ettiler. Samimi, dürüst, karşılıklı anlayış içerinde onların 12 yıllık muhalefet, bizim 12 yıllık bir iktidar birikimimizden feragat ve fedakarlık etmeden dürüstçe bir istişarede bulunduk, sonucunda geldiğimiz husus şudur, bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, ancak şu anda bir hükümet ortaklığı gerçekleştirecek zeminin olmadığı yönünde bir kanaat hasıl olmuştur."


"Müzakere yöntemi örnek teşkil edecek güzel bir timsalini oluşturdu"


Her şeyden önce milletin, iç ve dış siyasi çevrelerin söz konusu sonucu olumsuz bir gelişme olarak görmemesi gerektiğini belirten Davutoğlu, her şeyin meşruiyet çizgisinde ve halkın önünde cereyan ettiğini açıkladı.


Davutoğlu, yürütülen müzakerelerde anlaşmanın ve anlaşamamanın doğal iki sonuç olduğunu ifade ederek, "Önemli olan hangi sonuca ulaştığını kadar bu sonuca ulaşırken sergilediğiniz tavırdır, yürüttüğünüz müzakere yöntemidir. Bunun eminim ileri dönemlerde de örnek teşkil edecek güzel bir timsalini oluşturduğumuz kanaatindeyim. Ancak geldiğimiz noktada kitlelerimizin de farklı talepleri göz önüne alınarak, çok sayıda kamuoyu anketi yaptırdık. Tabanlarımızın beklentilerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurularak şu aşamada bir koalisyon ortaklığı, bir hükümet ortaklığı yapmanın zemininin oluşmadığı kanaatine vardık" dedi.


Söz konusu kararın Türkiye'nin yönetim boşluğuna düşeceği anlamına gelmeyeceğine vurgu yapan Davutoğlu, "Halkımız, tek parti olarak hükümeti kurma görevini bize vermemiştir ama en büyük parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu vermiştir. Yeni bir hükümet yapısı çıkana kadar bunu tam bir sorumluluk bilinciyle yapacağımızdan bütün milletimizin emin olmasını isterim" diye konuştu.


(Sürecek)

Kaynak: AA - AkHaber.com