İBB Meclisinde Cumhur İttifakı üyeleri "Terörsüz Türkiye"ye destek için masalara Türk bayrakları koydu
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinde, Cumhur İttifakı Meclis üyeleri "Terörsüz Türkiye"ye destek amacıyla masalara Türk bayrakları koydu.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinde, Cumhur İttifakı Meclis üyeleri "Terörsüz Türkiye"ye destek amacıyla masalara Türk bayrakları koydu.
İBB Meclisi temmuz ayı toplantılarının birinci oturumu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan başkanlığında Saraçhane'deki başkanlık binasında yapıldı.
Toplantıda, Cumhur İttifakı Meclis üyeleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'ndaki "Milletimizin fertleri arasına örülen terör duvarı yıkılmaktadır. Bırakınız tedirgin olmayı, aziz milletimizin her bir ferdi bu tablodan dolayı sevinmeli, bayram etmeli, Türkiye'nin her sokağı, caddesi, her hanesi ay yıldızlı bayrağımızla donatılmalıdır." çağrısı üzerine oturduğu sıralara Türk bayrakları serdi.
Mecliste gündem dışı konuşma yapmak için söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, 40 yıla yakın bir süre boyunca Türkiye'nin güvenlik politikalarının, toplumsal barış çabalarının, siyasal uzlaşma arayışlarının ve uluslararası diplomasisinin merkezinde yer alan terör meselesinin, artık yapısal olarak çözülmeye başladığını söyledi.
Gelinen bu noktanın, devlet aklının tarihsel sürekliliğinin, stratejik kararlılığının ve kurumsal bütünlüğünün sayesinde mümkün olduğunu dile getiren Türkyılmaz, "Türkiye, hepinizin malumu yaklaşık 40 yıl boyunca terör sorununu hem güvenlikçi yöntemlerle bastırmaya hem de demokratikleşme çabalarıyla aşmaya çalıştı. Hepimiz bu konuda gayret ettik. Bu süreçte zaman zaman müzakere yöntemleri denendi. Zaman zaman doğrudan operasyonel refleksler öne çıktı. Ancak netice itibarıyla şu gerçek ortaya çıkmıştır. Terörle mücadelede başarı ancak çok boyutlu, çok aktörlü, çok düzeyli bir stratejiyle mümkündür." ifadelerini kullandı.
Türkyılmaz, bu başarının temel bileşenlerinin, askeri caydırıcılık, diplomatik angajman, sosyo-politik rehabilitasyon, ekonomik kalkınma perspektifi, demokratik meşruiyet ve toplumsal sahiplenme olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye, bu beş sütunu bir arada yürüttüğü için, terörle mücadelede ilk kez kalıcı bir çözüm eşiğine gelmiştir. Sıkça sorulan sorulardan biri şu. Neden şimdi? Evet, geçmişte benzer süreçler yaşandı. Ancak yaşanan şey bir 'çözüm süreci' değil, çoğu zaman bir konjonktürel denemeydi. Oysa bugün yaşanan, bir geçici anlaşma değil, bir devlet politikasıdır. Aradaki fark şudur. Geçmişte bu süreçler çoğunlukla kamuoyuna kapalı, siyasi aktörlerin inisiyatifine bağlı, hukuki zemini zayıf ve toplumsal desteği belirsiz adımlardı ama hepsi iyi niyetli ve vicdani sorumluluk taşıyan adımlardı. Siyasi maliyetleri ve bedelleri göze alınarak atılan cesur adımlardı. Her birisine ayrı ayrı minnettarız."
"Süreç bir müzakere değil, ortak bir zaferdir"
Türkyılmaz, bugünkü süreçten bahsederek, şunları kaydetti:
"Meclis denetimine açık, hukuki çerçevesi net, güvenlik kurumlarıyla koordineli, uluslararası destekli ve en önemlisi toplumsal psikolojiye dayanan bir barış inşası süreci halini almıştır. Elbette bugünlere kolay gelmedik. Bu hepimizin başarısı. Yaklaşık 40 yıl boyunca Türkiye, sadece bir örgütle değil, aynı zamanda o örgütün sırtını sıvazlayan medya diliyle, onu siyasallaştıran zihniyetle, uluslararası sistemin çifte standartlarıyla ve en hakiki düşmanımız olan emperyalistlere karşı topyekun mücadele verdi."
Bu süreci mümkün kılan üç temel siyasi aktörün olduğunu dile getiren Türkyılmaz, sürecin stratejik liderliğini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığını, bu süreci devletleştiren ve devleştiren liderin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu, DEM Parti heyetinin de açık ve demokratik bir yaklaşımla sürece yapıcı katılım gösterdiğini belirtti.
Türkyılmaz, "Bunu da tarih yazacaktır. Sürece destek veren diğer siyasi partiler, güvenlik bürokrasisi, MİT, dış diplomasi... Her biri bu büyük tarihi hamlenin aktörleridir." dedi.
Konunun, sadece iç siyaset değil, dünya çapında bir barış manifestosu olduğuna dikkati çeken Türkyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu mesele bizim için bir seçim değil, barışa uzanan milli bir seferdir ve unutmayın bu süreç bir müzakere değil, ortak bir zaferdir. Ne bir al-ver pazarlığı ne de masa altı bir ittifaktır. Bu, 47 yıllık karanlığı bir daha açılmamak üzere kapatma iradesidir. Bu, beyaz Torosları, faili meçhulleri, göç yollarını, köy yangınlarını tarihe gömme gayretidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'Terör biterken, artık terör istismarı da çok şükür bitmektedir.'"