İç Güvenlik Paketi
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Görülen ve anlaşılan odur ki bu akşam itibarıyla, yürütme organınından sonra yasama organı da Saray vesayetine teslim olmuştur" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Görülen ve anlaşılan odur ki bu akşam itibarıyla, yürütme organınından sonra yasama organı da Saray vesayetine teslim olmuştur" dedi.
Altay, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve milletvekilleriyle düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerinde yaşananları değerlendirdi. Düzenlemenin zorbalıkla, eşkıyalıkla, oldu bittiye getirilerek Genel Kurul'dan geçirilmeye çalışıldığını ileri süren Altay, aynı filmi daha önce de gördüklerini, 4+4+4 Yasası'nda da yaşadıklarını belirtti.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'ya yaptığının "kanunsuzluk ve eşkıyalık" olduğunu söylediğini, kendisini hukuka davet etmesine rağmen tavrını sürdürdüğünü ifade eden Altay, şöyle konuştu:
"Görülen ve anlaşılan odur ki bu akşam itibarıyla, TBMM, yürütme organınından sonra yasama organı da Saray vesayetine teslim olmuştur. Bunun tam karşılığı budur. Bu düzenlemeyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Başbakan Ahmet Davutoğlu da 'geçecek' diyerek Parlamento'yu adeta tehdit etmişlerdir. Bu an itibarıyla TBMM, yönetim bazında eşkıyalık modeline başlanılmıştır. Bu yasayla yapılmak istenen şudur; Türk milleti Allah'ın kulluğundan Recep Tayyip Erdoğan'ın kulluğuna devşirilmek istenmektedir. Muhalefet partileri olarak bunun geçmemesi için kanun ve İçtüzük çerçevesinde elimizden geleni yapacağız. Bu düzenlemeyle saray diktatörlüğüne yasal zırh hazırlanmakta, saray diktatörlüğü, sivil diktatörlük, polis devleti inşasına yasal zemin ve zırh hazırlanmaktadır. Bu yasayla Recep Tayyip Erdoğan hariç, Başbakan, AKP'nin eski ve yeni milletvekilleri dahil, Türkiye'de yaşayan 77 milyonun özel hayatı da temel hak ve özgürlükleri de Saray'daki diktatörün iki dudağının ucuna teslim edilecektir. Tüm kamuoyunu, görüş ayrımı, sağcı, solcu, şucu, bucu ayrımı yapmaksızın, herkesin özel hayatını, temel hak ve özgürlüklerini tehdit ve risk altına, bir kişinin iki dudağının ucuna teslim edecek olan bu yasaya karşı tüm vatandaşlarımızı desteğe ve duyarlılığa davet ediyoruz."
Altay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın AK Parti'ye, kendileriyle bundan sonra görüşmemelerini istediğinin hatırlatılması üzerine, "Doğru söylemiş, eşkıyalarla müzakere olmaz. AKP TBMM Grup Yönetimi ve o partiye mensup Başkanlık Divanı üyeleri, fiilen eşkıyalık yapmaktadırlar. Kanın dışılığın bir adı eşkıyalıktır. Kanunu dışı, kanunu ayaklar altına alan insanlarla bizim oturup görüşecek bir şeyimiz olamaz" karşılığını verdi.
Bir gazetecinin "sine-i millet gibi bir düşünce olabilir mi?" sorusuna Altay, "TBMM'ye bir görev yapmak üzere milletimizce görevlendirildik. Son sınıra kadar, yani bıçak gırtlakta, suyun bardaktan taştığı an, bıçak kemiğe dayandı derler. Aslında bu noktaya da geldik. Ama kamuoyunun hassasiyeti ve yasanın Türkiye için oluşturduğu vahim tehditten dolayı her şeye rağmen, yasanın engellenmesinde ve geciktirilmesinde 77 milyon vatandaşımızın her biri için ayrı ayrı yarar umduğumuzdan TBMM'yi terk etmiyoruz" dedi.