''İddialarının Arkasındalarsa Tüm Ergenekon Sanıklarını Aday Yapsınlar''
Gazeteci Şamil Tayyar, "Chp ve MHP İddialarının Arkasındaysa Ne Kadar Gözaltındaki Ergenekon Sanığı Varsa Hepsini Aday Yapsın.
AK Parti'den milletvekili adaylığı için Gaziantep İl Başkanlığı'na başvuruda bulunan gazeteci Şamil Tayyar, "CHP ve MHP iddialarının arkasındaysa ne kadar gözaltındaki Ergenekon sanığı varsa hepsini aday yapsın. O zaman belki kurtarabilirler" dedi.
Tayyar, Ak Parti Gaziantep İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek milletvekili aday adaylığı başvurusunda bulundu. Tayyar, kendisine partinin rozetini takan Ak Parti İl Başkanı Ahmet Uzer'e 'Özgeçmişim niteliğinde' dediği şüpheli ölümler, 28 Şubat süreci, Ergenekon ve derin devlet konularını ele alan kitaplarını hediye etti. Tayyar, gazetecilerin 'Neden Ak Parti ve Gaziantep ?' sorusu üzerine, "Ben 26 yıldır gazetecilik yapıyorum. Yakın tarihte izlemediğim siyasi parti ve genel başkan kalmadı. Çoğuyla da gazetecilik ilişkim oldu. Ancak ben son 9 yılda Türkiye'de yapılanların Cumhuriyet tarihinde yapılan ve devrim niteliğinde olan bir çok icraata imza atıldığını, önümüzdeki sürecin geçen 8 yıldan daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü 9 yılda statüko yıkıldı. Daha şeffaf bir Türkiye için buradayım. Son dönemde Ankara ve İstanbul'da aday olabileceğimiz yönünde telkinler oldu. Biz aslında zor olanı seçtik. Bana hiç kimse liste güvencesi vermedi. Kendimi teşkilata ve halka emanet ediyorum. Listede yer alsam da almasam da doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcumu ödemek istedim. Taban siyaseti yapmak istiyorum. Halka rağmen değil, halk için siyaset benimsiyorum. Her zaman doğruları savunacağım. Elbette her siyasi partinin bir disiplini var. Bu disipline uymak şartıyla konuşmaya devam edeceğiz. Ak Parti'de farklı düşünceler ve görüşler ifade edilebiliyor. Biz yine aynı bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz" dedi.
ERGENEKON'A BAKIŞIMIZDA FARKLILIK YOK
Şamil Tayyar, Ergenekon sürecinde gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, söz konusu davaya başından itibaren bakış açısında bir değişiklik olmadığını belirterek şöyle dedi:
"Ak Parti'de de böyle olduğunu düşünüyorum. Birden fazla dava var. Yargı sürecine müdahale etmemek şartıyla bize ulaşan her türlü bilgi belgeyi yine kamuoyuyla paylaşmaya devam ederiz diye düşünüyorum. En son faili meçhul Malatya misyonerler cinayeti Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok kısa süre sonra oldu. Yaklaşık 4 yıldır bu tarz bir cinayet Türkiye'de yaşanmadı. Bu bile Türkiye'nin geldiği noktayı göstermesi bakımından son derece önemli. Yakın bir zamanda Türkan Saylan ile ilgili soruşturmada da bu işin yanlış olduğunu ifade etmiştim. Ancak usul üzerinde usule ilişkin yanlışlar üzerinde süreci tümden eleştirmenin de doğru olmadığını düşünüyorum. Burada önemli olan esastır. Esas olan da Türkiye'de hücre tipi, derin ve merkezi yapının olduğudur. Bu yapının hem siyaseti, hem toplumu, hem de devleti yeniden biçimlendirmek için yıllardır çabaladığını, Türkiye Cumhuriyeti'ni farklı bir rotaya oturtmaya çalıştığını hep beraber görüyoruz. Ancak bunu akıbeti sulandırabilecek türden gözaltı kararlarının yanlışlığını da her zaman yüksek sesle ifade edeceğiz."
CHP VE MHP 'GECEKONDU' AÇILIMI YAPSIN
Tayyar, Ergenekon sanıklarının çeşitli partilerden aday adaylığıyla ilgili de şu açıklamayı yaptı:
"Çok sayıda Balyoz ve Ergenekon sanığının CHP ve MHP'den milletvekili adaylığı konuşuluyor. Ben açıkçası hepsinin iki partiden aday olmasının doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü hem CHP, hem MHP bu davaların birer siyasi dava olduğunu, sanıkların mağdur edildiğini ifade ediyorlar. Eğer bu tezlerinde samimi iseler bu davalarda gözaltına alınan sanıkları kurtarmak için hepsini aday yapmakta fayda var. Ama bunu sadece kamuoyunda bilinen isimler üzerinden değil, 2007'de Ergenekon soruşturmasının başlamasına yol açan meşhur bombaların bulunduğu gecekondunun sahibi Mehmet Demirtaşı da aday yapmalarında fayda var. Dolayısıyla hiç yoktan gecekondulara ve varoşlara bir açılım yapmış olurlar. Ne kadar aday varsa yapsınlar bu iddialarının arkasında durduklarını göstersinler. Ben milletimizin 12 Haziran'da Silivri'den Ankara'ya dolmuş hattı oluşturmaya çalışanlara gereken dersi vereceğimizi düşünüyorum."