Iea Başekonomisti Birol, Aa Finans Masasına Konuk Oldu Açıklaması
IEA Başekonomisti Birol: "Türkiye'de kaya gazında 2020 yılına kadar çok ciddi bir üretim artışı beklemiyorum" "2020’den sonra yeni bir Çin geliyor" "Türkiye'de önümüzdeki yıllarda cari açığın esas kısmının enerjiden oluşacağı bence açık ve net"
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol, Türkiye'de kaya gazı rezervlerinin mevcut olmasının evlerde gazın kullanılabileceği anlamına gelmediğini ve bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, "Türkiye'de kaya gazında 2020 yılına kadar çok ciddi bir üretim artışı beklemiyorum" dedi.
Anadolu Ajansı'nın (AA) Finans Haberleri Terminali'nin canlı toplantılar dizisi AA Finans Masasına konuk olan Birol, Irak ve Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz yataklarının Türkiye'nin önünde orta ve uzun vadeli imkanlar olduğunu kaydederek, İsrail'de de ciddi anlamda doğal gaz yatakları bulunduğunun altını çizdi.
Gaz miktarının İsrail'in kendi kullanacağından çok daha fazla olacağını ve İsrail hükümeti'nin bu gazı yakın zaman önce ihraç etme kararı aldığını aktaran Birol, bunun nasıl ihraç edileceğinin önemli bir konu olduğunu vurguladı. İsrail gazı boru hatlarının Türkiye'nin üzerinden geçmesinin başka bir opsiyon olduğunu anlatan Birol, Türkiye'nin dış poltikasıyla enerji politikasının uyumlu çalışmasının enerji terminaline dönmesine olumlu boyutlar getirebileceğinin altını çizdi.
Kaya gazının dünyadaki denklemlerin hepsini değiştireceğini 2009 yılında tahmin ettiğini anımsatan Birol, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şu anda doğalgaz denildiğinde akla gelen ilk ülkelerden biri Katar. ABD'deki kaya gazı üretimi artışı son 4 yılda 250 bsm (milyar kübik metre). Bu demek oluyor ki ABD 4 yılda, 2 Katar kadar üretim artışı yaptı. ABD'deki mevcut artışa, konvansiyonel gaza 2 Katar daha eklendi. Kaya gazının dünya gündemine girmesi 1970'lerdeki nükleer enerji kadar önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişim. Bu dünyadaki ülkelerin ekonomik rekabeti açısından son derece önemli ve yeni bir boyut getirdi. Şu anda Avrupa'da ki doğalgaz fiyatları ABD'de ki doğalgaz fiyatlarından 5 misli daha pahalı. Doğalgaz fiyatı ABD'de 3,5 dolar civarında, Avrupa'da ise 15 dolar civarında. Ben başka hiç bir emtia bilmiyorum ki arasında 5 misli yani yüzde 500 fark olsun. Bu ABD ekonomisine son derece önemli avantaj sağlıyor.
Hammaddenin ucuzluğu rakiplerine karşı avantaj sağlıyor. Avrupalı petro-kimya endüstrisi ABD'ye göç ediyor, çünkü hammaddeyi pahalıya malettiği için rekabet etmesi son derece zor. Bu bakımdan enerji fiyatlarının önümüzdeki yıllara baktığımızda bu makasın ciddi olarak azalabileceğini düşünmek son derece imkansız. Ufak tefek değişiklikler olsa bile makas böyle kalacak. Bu durum kaya gazının dünya ekonomik düzeninde kartları yeniden karıştıracak bir gelişme oldıuğunu bize gösteriyor. Ben Avrupa'da imalat sektörünün ciddi darbeler alacağını ve bu kaya gazı konusunda ABD'nin Avrupa'ya ve Japonya'ya karşı önemli avantajlar elde ettiğini düşünüyorum."
Birol, Türkiye'de ciddi oranda kaya gazı rezervi olduğunu ve Türkiye'nin 15 yıllık tüketime yetecek rezervlere sahip olduğuna dikkati çekti. Kaya gazı rezervlerinin mevcut olmasının evlerde gazın kullanılabileceği anlamına gelmediğini ve bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğinin altının çizen Birol, kuyuların açılması için bu konuda kanuni ve teknolojik gelişmelere ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
- "Türkiye'de kaya gazında 2020 yılına kadar çok ciddi bir üretim artışı beklemiyorum"
"Türkiye'de kaya gazında 2020 yılına kadar çok ciddi bir üretim artışı beklemiyorum" diyen Birol, ABD'nin ve Kanada'nın, Türkiye'de kaya gazının artmasıyla ciddi anlamda gaz ihraç edeceğini söyledi. Kaya gazından faydalanabilmek için Türkiye'nin alt yapı ve kanuni mevzuatlarını düzenlemesi gerektiğini hatırlatan Birol, "Türkiye kendi evinde kaya gazı araştıracak ve kaya gazının dünya pazarına getirdiği rahatlıktan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) yoluyla faydalanmak için LNG terminalleri konusundaki mevzuatları geliştirmeli" diye konuştu.
Kaya gazı dışında ileriye dönük yeni kaynaklar açısından ABD'de aynı tekniklerle üretilen hafif petrol olduğunu anlatan Birol, ABD petrol üretiminin bu yeni kaynakla birlikte ciddi şekilde arttığını söyledi.
ABD'nin 5 yıl içinde Suudi Arabistan ve Rusya'yı geçerek dünyanın en büyük petrol üreticisi haline geleceğini öngördüklerini belirten Birol, "Bu da tabii ki şu anki mevcut büyük petrol üreticileri için önemli bir şok. ABD şuan dünyanın en büyük petrol ithalatçısı ve birçok petrol üreticisi ve ihracatçısı ülke petrollerini ABD'ye satmak üzere projeler kurmuşken ABD bir anda artık o petrole ihtiyaç duymayacak. Bu bakımdan ABD'deki bu gelişme dünya petrol piyasalarını ciddi oranda etkileyecek. Dünya petrol ticaretinin ağırlık merkezi doğuya doğru kayacak. ABD artık enerji konusunda yavaş yavaş kendi yağıyla kavrulmaya başlayacak ve Orta Doğu'da ki petrolün gideceği neredeyse tek adres Asya olacak" diye konuştu.
ABD'de de yaşanmasını beklenen bu gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı doğru çekmese de bir fren görevi üstleneceğini aktaran Birol, "Irak'ta bir varil petrol üretmenin maliyeti 5 dolarken ABD'de hafif petrol üretiminin maliyeti 80 dolar. Yani fiyatlar 80 doların üstünde olmalı ki oradaki üretim devam etsin. Bu bakımdan ABD'de ki petrol üretimi artışının fiyatları uzun vadede aşağı düşürmesini beklemiyorum ancak yukarı doğru gitmesini engelleyecek önemli bir faktör olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'de 65-70 milyar dolara varan enerji maliyetlerinin cari açık için "migren" durumuna geldiğini vurgulayan Fatih Birol, bu durumun enflasyonu koordine edebilecek bir faktör olduğunu söyledi. Birol, bir soru üzerine, Merkez Bankası'nın geçen hafta yıl sonu enflasyon verilerini revizesindeki petrol fiyatlarını 107 dolar olarak baz almasının iyi bir seçim olduğunu ifade etti.
-"2020'den sonra yeni bir Çin geliyor"
"Çin'deki büyüme yüzde 7'lerin altına düşerse bu sadece enerjiyi değil, dünya ekonomisini de son derece etkileyecek bir gösterge" diyen Birol, bu büyümenin bile dünya enerji talebini artıracağını ve petrol fiyatlarının uzun dönemde ciddi anlamda aşağı düşmesini beklemediğini söyledi.
Hindistan'ın büyüme potansiyeliyle enerji talebini etkileyeceğine dikkati çeken Birol, Hindistan'ın 2020'den sonra dünya ekonomisin yeni "Çin"i olacağını savundu.
Türkiye'nin enerji faturasının cari açığa yansımalarını da değerlendiren Birol, şöyle konuştu:
"Dünyada enerji fiyatını etkileyen ve enerji fiyatlarından etkilenenler olmak üzere iki grup ülke var. Türkiye, enerji fiyatlarını etkileyen değil fiyatlardan etkilenen bir ülke. Yani bizim enerji fiyatlarını belirleme şansımız yok. Bu sene Türkiye'nin 60 milyar dolara yakın bir enerji faturası olacağını düşünüyorum. Mümkün olduğu kadar enerji ithalatını azaltmak ve enerjiyi verimli kullanmak lazım. Bu konuda Türkiye önemli çalışmalar yapıyor ve bu da cari açık rakamlarını aşağı çekecektir. Ancak Türkiye'de önümüzdeki yıllarda cari açığın esas kısmının enerjiden oluşacağı bence açık ve net"
Yenilenebilir enerji alanında Türkiye'nin öncelikle potansiyelin yüksek olduğu hidrolik ve jeotermal alanındaki projelere önem vermesi gerektiğinin altını çizen Birol, bu projelerin ekonomiklik ve fizibilite açısından en maksimum şekilde kullanılması gerektiğini kaydetti.
- İstanbul