"İMKB, Dul ve Yetimler İçin Aldatıcı Bir Yer"
Financial Times'da yayımlanan bir analizde "Türkiye'nin gösterdiği gibi yükselen piyasalara yatırım, çok değişkenli bir egzersiz" denildi.
Financial Times'da yayımlanan bir analizde " Türkiye'nin gösterdiği gibi yükselen piyasalara yatırım, çok değişkenli bir egzersiz" denildi Türkiye'nin, yükselen piyasalara yatırım yapmanın "çok değişkenli bir egzersiz" olduğunu gösterdiği savunulurken İMKB de, "dul ve yetimler için aldatıcı bir yer" olarak nitelendirildi.
Ekonomi gazetesi Financial Times, "Türkiye'nin Gösterdiği Gibi Yükselen Piyasalara Yatırım Çok Değişkenli Bir Egzersiz" başlığı ile yayımladığı analizde yükselen ekonomilerin, ABD veya Avrupa'dan daha hızlı büyüyeceğinin açık olmakla birlikte büyümenin borsalara yansımasının kesin olmadığı görüşünü dile getirdi.
Türkiye ve Ortadoğu'da fon yöneticiliğini yapmış olan David Edgerly'nin kaleme aldığı analizde yükselen piyasalara yatırım yapmanın, makroekonomik ve siyasi meselelerin ağırlık taşıdığı "çok değişkenli" bir egzersiz olduğu öne sürüldü.
-"2007'DE HER ŞEY PEMBE GİBİ GÖRÜNÜYORDU"-
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı (İMKB) örnek gösteren Edgerly, Ekim 2007'de İMKB'nin en üst düzeye tırmandığını, dolar kurunun ise 1.17 lirada seyrettiğini anımsatarak "Her şey pembe gibi görünüyordu ve yatırımcılar akıyordu. Ancak 2011 yılının sonuna gelindiğinde artan siyasi kaygılar ve hızlı genişleyen cari işlemler açığına ilişkin endişeler nedeniyle hissiyat tersine dönmüştü" diye yazdı.
İMKB'nın 250 milyar dolarlık kapitalizasyonu ve 1 milyar doları aşkın günlük işlem hacmi ile yükselen piyasa standartlarına göre büyük bir borsa olduğu belirtildikten sonra şu savlar dillendirildi:
"İlk bakışta İMKB, EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) endeksindeki mevcut yüzde 9.24 ağırlığından daha fazlasını hakediyor gibi görünüyor. Ancak toplam rakamlar, İMKB'yi dul ve yetimler için aldatıcı bir yere dönüştüren birkaç özelliğini maskeliyor" yorumu yapıldı.
Bu çerçevede Edgerly, İMKB'deki günlük işlem hacmi yüksek olsa da bunun yüzde 65'ini günlük alım satım işlemlerini yapan ve temel şirket araştırmalarını incelemeyi zaman kaybı sayan yatırımcıların oluşturduğunu, ayrıca piyasanın halka açık bölümünün yüzde 30 altında bulunduğunu, bunun büyük çoğunluğunun da yabancıların elinde olduğunu kaydetti.
-"TÜRKİYE BU YIL EN KÖTÜ SENARYOYA MEYDAN VERMEDİ"-
Böylece hisse sahiplerinin, şirketlerin yönetiminde hiçbir biçimde söz sahibi olamadıklarını belirten Edgerly, şunları da yazdı:
"Bu yıl şimdiye değin Türkiye, sert inişe ilişkin en kötü senaryoya meydan vermedi ve İMKB, 2011 yılında uğradığı kayıplardan toparlandı.
Ancak çok rahatlanmayın, çünkü zamansız siyasi bir beyan, yerel yatırımcıların, çıkışa yönelmelerine yol açarak iyi durumdaki şirketlerin bile fiyatlarını aşağı çekebilir." - Ankara