İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski Direktörü Dodd Açıklaması
İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski Direktörü John Dodd, İngiltere'de devlet kuruluşlarının kamu hizmetlerini giderek özel sektöre gördürme yolunu seçtiğini belirterek, "İngiltere'nin deneyiminin Türkiye için de geçerli olduğunu düşünüyorum."
İngiltere İçişleri Bakanlığı Ticaret Eski
Direktörü John Dodd, İngiltere'de devlet kuruluşlarının kamu hizmetlerini giderek
özel sektöre gördürme yolunu seçtiğini belirterek, "İngiltere'nin deneyiminin
Türkiye için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Kamu özel sektör işbirliği modeli,
Türkiye'nin de dikkatle bakması gereken ve çok büyük faydaları olduğuna inandığım
bir finansman yöntemi" dedi.
Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği (GÜSOD) ve Türkiye Finans
Yöneticileri Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Kamu ve Özel Sektör İşbirliği
(PPP- Public Private Partnership) Modeli ile Yatırım" panelinde konuşan Dodd,
" Avrupa Birliği'nde son 20 yılda bin 400'e yakın Kamu ve Özel Sektör İşbirliği
(PPP) kapsamında 260 milyar avroluk kontrat imzalandı. İngiltere'nin deneyiminin
Türkiye için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Kamu özel sektör işbirliği modeli,
Türkiye'nin de dikkatle bakması gereken ve çok büyük faydaları olduğuna inandığım
bir finansman yöntemi. Bunun getireceği sosyal, ekonomik faydaları iyi düşünmek
lazım" dedi.
Görev döneminde,İngiltere Merkez Bankası ile yapılan tüm özelleştirme
projelerinin başında bulunan ve İngiltere'de kamu ve özel sektör işbirliği
modelini uygulayan Dott, "Kamu özel sektör işbirliği modeli ve özel sektör
finansman girişimi ile hükümet projeleri için özel sektörün sermayesi
kullanılabiliyor. Bu şekilde daha önceden kamunun verdiği hizmetleri özel
sektörün deneyimi ile maliyetleri düşürerek gerçekleştirmemiz mümkün oluyor"
şeklinde konuştu.
Dış kaynak kullanımının kamu ve özel sektör kurumlarına büyük kar
sağladığını belirten Dodd, "Bankalarda kullanılıyor bu sistem. Bankalar nakit
para transferi gibi alanlarda kamu özel sektör işbirliği ve özel sektör finansman
girişimini kullanıyorlar. İngiltere'deki yerel yönetimler kamu sektörü yararına,
hizmetlerinin özel sektör ile güçlenecek işbirliği çerçevesinde hizmetlerini özel
sektöre açarak yüzde 20'lik tasarruf etmeyi planlıyor" bilgisini verdi.
İngiltere'nin kamu hizmetlerinin özel sektöre gördürülmesi alanında büyük
deneyimleri olduğunu vurgulayan Dodd, "Şu an İngiltere Adalet Bakanlığı'nın
gündeminde 5-6 tane bu projelerden var. Bu projeler aslında özel sektörün idare
ettiği, finans ettiği ve sonrada işlettiği hapishaneleri kapsıyor. Şu an
hapishaneler için maliyetin etkin düşürülmesini amaçlayan ve hapishanelerin
modernizasyonu için de etkili olan bir model oldu. İngiltere'de bu hizmetlerin
yerine getirilmesi için Avrupa'daki ihale şartlarına uygun açık ihaleler
düzenlendi. İngiltere'de Adalet Bakanlığı'nın görüşü kamuya ait hapishanelerin
özelleştirilmesine devam edilmesi yönünde" dedi.
Dodd aynı zamanda, İngiltere'de Merkez Bankası ve diğer bankaların nakit
para taşımacılığı alanında da özel şirketlerle çalışma yolunu tercih ettiğini
belirterek, "Londra civarında para taşımacılığı konusunda çalışan şirketler var
ve bunlar ekonomiye büyük bir katkı sağlıyorlar" dedi.
-Türkiye'de kamu hizmetlerinin özel sektöre transferi...
Toplantıda konuşan Uluslararası Kamu Özel Sektör İşbirliği (PPP) Platformu
Türkiye Kurucu Başkanı Ayhan Sarısu, kamu özel sektör işbirliği ile finansmanın
yeni model olduğunu ve uluslararası kullanımının giderek arttığını belirterek,
şunları kaydetti:
"Kamu özel sektör işbirliği ile finansmanın standart ve önceden
tanımlanmış, katı kurallara bağlı bir modeller silsilesi yok. Başka ülkelerde çok
kullanılıyor. Ceza evlerinden tutun da, bir büyükelçiliğin idare edilmesine
kadar... Bundan sonra kamu hizmetlerinin özel sektöre gördürülmesi konusu var.
Geriatrik (yaşlıların bakımına yönelik) yatırımlar da dahil, sağlıkta,
ulaştırmada, PPP kullanılabilecek, her alanı düzenleyebilecek kadar bir finansman
modeli. Fakat bir çerçeve ihtiyacı var. Bu konu üzerinde 51 ayrı mevzuatımız var.
Bu yüzden yabancı yatırımcıda zorlanıyor. Önümüzdeki dönemde bunu konuşuyor
olacağız."
Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını da yanıtlayan Sarısu, kamu özel
sektör işbirliğinin kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi anlamına gelmediğini
belirterek, "Dünya bu yöne gidiyor. Bugüne kadar Türkiye'nin yaptığı,
varlıkların, kamu şirketlerinin el değiştirmesiydi, ama şimdi bundan sonrasında
kamu hizmetlerinin özel sektör ile birlikte nasıl yapılacağı, kamu hizmetlerinin
özel sektöre nasıl gördürüleceği konusu var. Kamu ben bu sektörde yokum, benim
yerime özel sektör kuruluşları gelsin yapsın diyor. Belli kuralları var ve o
kuralları yasayla çizerek bir standartlaşma getirebiliyorsunuz. Şeffaf, açık
herkesin ulaşabileceği bir şekille bu işi çözebiliyorsunuz" dedi.
Kamu hizmetlerinin özel sektöre gördürülmesi konusunda İngiltere'yi örnek
göstere Sarısu, "İngiltere bu konularda son derece önemli. Özelleştirme
konusunda son derece iyi. Özal döneminde uygulanan yap işlet devret de bir dönem
Türk modeli olarak geçmişti. Aslında alternatif bir finansman yöntemidir. O
günden bugüne Türkiye çok ilerledi. Dünya çok farklı (finansman) modelleri
konuşuyor. Türkiye'nin de bunu adapte etmesi gerekiyor kendisine. Eğer gerekli
yasal çerçeve oluşursa, yasal bir merci bu konudan sorumlu kılınırsa inanın bu
yatırımların önü çok açılır. Türkiye 10 yılda 100 Türkiye daha katar kendisine"
dedi.
Kamunun vermekte olduğu hizmetlerin kamu özel sektör işbirliği ile özel
sektöre gördürülmesi konusunun ciddi bir finansman imkanı yaratacağını vurgulayan
Sarısu, "İngiltere'de (bu görev için) Hazine Müsteşarlığı görevlendirilmiş, bazı
ülkelerde Maliye Bakanlığı içerisinde bir birim kuruyorlar. Bazı ülkelerde
Ekonomi Bakanlığı içerisinde bir birim oluşturuyorlar" dedi
Muhabir: Gökhan Kurtaran
Yayıncı: Hülya Ertan - ISTANBUL