İşin İçine Futbol Girince

Son Güncelleme:

Bayern Münih Kulübü yıllık olağan Genel kurul toplantısını bugün yapıyor. Elde edilen sportif ve mali başarılar nedeniyle Bayern Münih Başkanı Uli Hoeness bu Genel Kurul’a hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde giriyor.

Geçen sezon, başta Şampiyonlar Ligi olmak üzere tüm kupalar alınmış, gelirler 420 Milyon Euro'ya ulaşmış, dünyada birçok büyük takımın istediği Pep Guardiola takımın başına getirilmiş, kulübün üye sayısı 232.000'i geçmiş. Yani şu an Bayern Münih dünyada mali durumu en iyi olan borçsuz, sorunsuz bir kulüp.


Ama bu defa Başkan Hoeness "sırtında bir kambur" ile kongreye geliyor.  Bu yılın ocak ayında, borsadan kazandığı paraların vergisini vermeyerek İsviçre'de gizli hesapları olduğunu yanı kısaca vergi kaçırdığını kendini ihbar ederek açıklamış şekilde kongreye geliyor olacak. Kendini ihbar nedeni ise pişmanlık yasasından yararlanarak hafif bir ceza ile bu durumdan kurtulmak. Buna rağmen soruşturma yapan savcı Hoeness'in pişmanlık yasasına giremeyecek kadar ağır suçlar işlediği iddiası ile dava açıyor ve mahkeme de bunu tümüyle kabul ederek Bayern Başkanı'nın yargılanması yolunu açıyor. Duruşma Mart ayında yapılacak. Ancak başkanları suç işlemiş olmasına rağmen Bayern Münih camiası ve taraftarı Bayern Başkanı'na sahip çıkıyor ve sonuna dek arkasında olduğunu belirtiyorlar. Halbuki bu insanlar aynı suçu kendileri işleseler hapse gireceklerinin farkındalar.


Diğer yanda Türkiye'de şike davası nedeniyle başı dertte olan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a da camiasının büyük bölümü 3 Temmuz 2011'den bu yana sahip çıkıyor. Yapılan son seçim bunun en büyük göstergesi olarak karşımızda duruyor.


Aynı şekilde Bayern Münih Başkanı Uli Hoeness de Almanya gibi etik değerlere ve dürüstlüğe çok önem verilen ülkede vergi kaçırmak hem ahlaki hem de kanuni olarak suç olmasına karşın Bayern Münih camiası ve taraftarı tarafından desteklenmeye devam ediliyor. Hatta içinde Audi, Adidas, Telekom ve VW gibi dev firmaların CEO'larının bulunduğu Bayern Münih İcra Kurulu Hoeness'e desteklerini açıklıyor, hem de bunu bazı siyasetçilerin ve Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün tepkilerine rağmen yapıyor.


Bu da bize şunu gösteriyor. Üst düzey futbolun dünyanın her yerinde bir dokunulmazlığı var. İşin içine futbol girince futbolun içindeki önemli figürlere neredeyse her şey mubah oluyor. Ahlaki açıdan etik değilmiş, alenen suç işlenmiş, bütün bunlar bir anda görmezden geliniyor. Futbolun sihri herkeste adeta "geçici körlük" yaratıyor ve bu insanları dışlamak kesinlikle mümkün olmuyor. Günümüz dünyasının acı ama değiştirilemeyen gerçeği ne yazık ki bu.

Kaynak: TotemSpor.Com