Kamer Genç'in, Emine Erdoğan'ın Konuşmasına Müdahalesi

Son Güncelleme:

AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları, CHP İstanbul İl Binası önünde Genç'i protesto etti AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Topal: "CHP zihniyetindeki insanlar, hala Türkiye'de kadınları bö...

AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Zengin Topal, "CHP zihniyetindeki insanlar, hala Türkiye'de kadınları bölmeye, kadınları görüntüsünden dolayı rencide etmeye, tahkir etmeye devam etmekte" dedi.


AK Partili bir grup kadın, Kağıthane'deki CHP İl Başkanlığı önünde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Japonya Milli Günü dolayısıyla verilen resepsiyonda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın konuşmasına müdahalesini protesto etti.


"Bütün başbakanlar saygındır. Recep Tayyip Erdoğan ve eşi, bu saygıyı en çok hak edendir" pankartı açan kadınlar, "Kamer'e sıfır tolerans", "Sen benim vekilim olamazsın", "Ağız ishali Kamer Genç" gibi ifadeler içeren dövizler taşıdı. Kadınlar, "Kamer evine, Meclis senin neyine" şeklinde sloganlar da attı.


AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Topal, burada yaptığı açıklamada, 25 Kasım'da, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle düzenledikleri etkinlikte kadına karşı şiddeti protesto ettiklerini hatırlatarak, "(Şiddet mi? Asla) dedik. Çığlık çığlığa bağırdık. Çığlıklarımızın tınısı henüz, en azından bizim kulaklarımızdayken, daha 24 saat bile geçmeden, bence Türkiye tarihinin en çirkin, en sert şiddet eylemlerinden birini yaşadık. Kadına karşı şiddetin en dehşet örneklerinden birini hep beraber izledik" dedi.


Yaşanan olayı kınadıklarını kaydeden Topal, şöyle devam etti:


"Japon Milli Günü'ne Sayın Emine Erdoğan davetli olarak gitti. Çünkü 29 Ekim'de Japonya Büyükelçiliğinde yapılan resepsiyona, Japonya Başbakanı'nın eşi katılmıştı. Ortada bir davet ve bu davete icabet var. Uluslararası hukuka göre Türkiye'de ve dünyada yabancı dış misyona ait mekanların tamamı, uluslararası hukuk anlamında o ülkenin toprağı adledilir. Orası o anda bütün dünya literatüründe Japonya'ya ait toprak parçasıydı. Mecazen söylersek 'Japonya'daydık' diyebiliriz. Bu şartlar altında beklenen, ister muhalefet, ister tırnak içinde 'düşman' ne olursa olsun, bizim öğrendiğimiz, Türkiye milliyetçiliği fikirlerine katılalım veya katılmayalım bu ülkenin başbakanının eşine sonsuz bir saygıyı gerektirir. Ne kadar fikirlerine katılmazsanız katılmayın, bu işin gereği, erkeklikten vazgeçiyorum insan olmanın, dünyada evrensel değerlere sahip olmanın en temel özelliklerinden biri budur."


Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün başbakanları ve eşlerinin saygın olduğunu belirten Topal, Türkiye'de darbe dönemlerinden sonra göreve gelen başbakan ve cumhurbaşkanı eşlerinin dahi benzeri bir durumla karşılaşmadıklarını söyledi.


Topal, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bundan daha çirkin bir olayı hatırlamıyorum. Bir başbakan eşine böylesine çirkin bir ifade hiç hatırlamıyorum. Dönüp hafızamı yokluyorum, tekrar 1999'a dönüyorum. Nasıl 99'da 'Bu kadına haddini bildirin' diye bağıran zihniyet, şu arkanızda gördüğümüz CHP zihniyeti, aynen bu cümlede olduğu gibi, 'Bu kadın hangi sıfatla burada konuşuyor?' derken aslında, aslına rücu etmiş, CHP zihniyetinin yansımasını tekrar göstermiştir. Kanaatimce CHP aynı CHP. Mıh gibi yerinde durmakta. Hiçbir şeyi değişmemiş. Türkiye'de AK Parti müthiş bir zihinsel dönüşüm yaptı. Her şeyi değiştirmek için çok büyük bir gayret sarf etti ama hala Türkiye'de CHP zihniyetindeki insanlar, kadınları bölmeye, kadınları görüntüsünden dolayı rencide etmeye, tahkir etmeye devam etmekte. Özellikle de bunu başörtülü kadınlar için yapmaya devam etmekte. O anki durumu sarhoştur değildir, bunların hiçbir önemi olmadığını düşünüyorum."


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuyla ilgili açıklama yaptığını kaydeden Topal, "Bence çok light bir açıklamaydı, çok zayıftı. Bu özür, asla 'ama'lı olmamalı. Şartsız, kökten bir özür olmalı ve CHP kurumsal bir özür dilemeli. Bireysel özrün kafi olmadığı kanaatindeyiz" dedi.


Topal, CHP'nin disiplin mekanizmalarını da hayata geçirmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:


"Buradan, kalbinde zerre kadar merhamet olan, ruhunda edep olan bütün kadınlara seslenmek istiyorum. Hep beraber, hangi partiden olduğumuzun önemi yok. Biz 'Şiddet mi? Asla' derken, hiçbir hayat tarzını ayırmıyoruz. Bütün kadınlar, insanlar, evrende yaşayan bütün canlılar için şiddete karşı durmak amacıyla el birliği içinde olmaya onları davet ediyorum. Özelikle Tunceli halkına seslenmek istiyorum. Tunceli'ye böyle bir şey yakışmıyor. En büyük tepkiyi bence Tunceli halkı vermeli. Seçilmiş kadınlar vermeli. Bu, hafife alınabilecek, geçiştirilebilecek, sadece bir özürle ortadan kaldırılabilecek bir durum değil. "


Topal, konuşmasını, "Edep ya hu" diyerek tamamladı.


Eylemin ardından kadınlar ellerindeki dövizleri bırakarak, buradan ayrıldı. Polisin bölgede geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü. - İstanbul

Kaynak: AA