Kılıçdaroğlu (3/son): Demokrasilerde Cadı Avı Olmaz
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız" sözlerine ilişkin, "Demokrasilerde cadı avı diye bir şey olmaz, hukukun üstünlüğü vardır" dedi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız" sözlerine ilişkin, "Demokrasilerde cadı avı diye bir şey olmaz, hukukun üstünlüğü vardır" dedi.
Geçen Anneler Günü'nü kutlayan CHP lideri şöyle devam etti:
"Annelerimiz bize saygıyı öğrettiler, dürüst olmayı öğrettiler, adam gibi adam olmayı öğrettiler, herkesi kucaklamayı öğrettiler. Onurlu bir insan olmayı öğrettiler. Bütün annelere şükranlarımı sunuyoruz."
Engelliler Haftasına işaret eden CHP lideri, "Ama onlar hala sorunlarını aşmış değiller. Hepimiz her an engelli konumuna gelebiliriz. Ama bir tek ortak hedefimiz olmalı. İnsanı bulunduğu kentte insanca yaşama, bulunduğu kentin bütün olanaklarından engelliyi de yararlandırmak. Bunun için mücadele etmeliyiz. Onlar yardım istemiyorlar, onlar çalışmak, üretmek istiyorlar, topluma katkıda bulunmak istiyorlar. Biz her zaman onları savunduk, onların yanında olacağız" diye konuştu.
-"FATURA ÖNCE AYŞE HANIM TEYZE'YE ÇIKIYOR"-
Ekonomiye değinen Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
"Tüketici kredisi ve kredi kartı borcu olan yurttaşlarımızın sayısı 2002 yılında 847 bin lira, 2014 Şubat'ında 3 milyon 81 bin lira. Ekonomi vatandaş için iyi değil.
Ailelerin bankalara ve TOKİ'ye olan borçlarını da çıkardık. 2003 yılında borç miktarı 13 milyar lira, 2013'te borç 372 milyar lira.
Vatandaş borç batağında. Zamanında ödeyemedikleri ve batık duruma gelen borçları için söyleyeyim, 2002 yılında 278 milyon lira iken, zamanında ödeyemediği ve batık duruma gelen borçlar 18 Nisan 2014 tarihi itibarıyla 10 milyar 858 milyon lira.
Fatura önce Ayşe Hanım Teyze'ye çıkıyor. İkinci emeklilere çıkıyor. Üçüncü olarak fatura asgari ücretlilere çıkıyor. Dördüncü olarak fatura memurlara çıkıyor.
İktidarın arka bahçesinden memura hayır gelmez. Memur Sen ile hükümet oturdu, memurlara kumpas kurdu."
-DEVLET ADAMI-
Devlet adamı kavramına işaret eden CHP Genel Başkanı şöyle dedi:
"Devleti yöneten kişinin nitelikleri ne olmalıdır, nasıl bir devlet adamı olmalıdır. Saygın olmalıdır, herkesi kucaklamalıdır, paraları sıfırlayın dememelidir, devlet adamı hırsına teslim olmamalıdır, öfke ile kinle hareket etmemelidir. Bütün yurttaşları kucaklamalıdır. Acaba ülkeyi yöneten bu niteliklere sahip midir?
Osmanlı devletini kuran Osman Bey, 700 yıl önce. Osman Bey vefat ettiğinde neleri miras bırakmış. Birkaç metre bez, at için zırh takımı, bir tuzluk, bir kaşıklık, bir çift çizme, bir sade kılıç, bir ok çantası, birkaç at, bir de misafirlerine ikram etmek için beslediği birkaç koyun. Osmanlı devletini kuruyor. Devlet adamı kimliği var.
-ŞEYH EDEBALİ'NİN ÖĞÜTLERİNİ ANLATTI-
Neyi öğütledi Şeyh Edebali, Osman'aŞöyle diyor, ey oğul beysin, bundan sonra öfke bize uysallık sana. Suçlamak bize katlanmak sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize bağışlama sana.
Ne zaman söylüyor, 700 yıl önce söylüyor. Şimdi 21. yüzyıldayız. Devleti yönetmek farklı bir şeydir, kin ve öfke ile devleti yönetilmediğini dünya örneği bize göstermiştir. Şimdi biz Şeyh Edebali'nin öğütlerini okuyoruz, neden, 2014 yılının Türkiye'sinde bu öğütleri bir daha okuma ihtiyacı duyduğumuz için
-"DEVLETİ YÖNETENİN BÜTÜN GÜCÜ ÜSTÜNDE TOPLADIĞI BİR SİSTEM YOKTUR DÜNYADA"-
21.yüzyılda mutlak hakimiyet diye bir kavram yoktur. Güçler ayrılığı ilkesi vardır. Devleti yönetenin bütün gücü üstünde topladığı bir sistem yoktur dünyada, güçler ayrılığı vardır. Dördüncü güç medya vardır. Akılla yönetilmeyen toplumlar ağır bedeller ödemişlerdir. Öfke ile yönetilen toplumlar ağır bedeller ödemişlerdir. Biz 21 . yüzyılın Türkiyesi'nde ağır bedeller ödemek istiyoruz. Birinci sınıf demokrasi istiyoruz.
Siyasetçi her eleştiriyi dikkatle dinlemek zorundadır. O eleştiri doğru olmayabilir, eleştiri bizi rahatsız edebilir ama biz aklımızı kullanacağız, sabırlı davranacağız, dikkatle dinleyeceğiz, her eleştiriden ders çıkaracağız. Bunu yaparsanız devlet adamı kimliğini yakalamış olursunuz.
Biz milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını hep istedik. Ama bir olmazsa olmazımız var. Nedir o, kürsü dokunulmazlığı. Çünkü milletin vekili kürsüye çıkacak düşüncelerini özgürce dile getirecek. Kamer Genç Meclis kürsüsünde konuşurken onlardan birisi geldi omuz darbesi, kaba güçle sesini kesmeye çalıştı, bunun adı demokrasi değil.
Biz şimdi düşüncesini açıklayana tahammül edemiyoruz, neden düşünceni açıklıyorsun diyoruz, kim söylüyor bunu, devleti yöneten kişi söylüyor, bir diktatör bozuntusu söylüyor bunu. Bunu asla kabul edemem."
Partisinin grup toplantısından sonra CHP Genel Başkanı, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan'ın "cadı avı"na ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine CHP lideri, "Demokrasilerde cadı avı diye bir şey olmaz hukukun üstünlüğü vardır, eğer suçlu varsa belgelerini alır yargıya götürürsünüz. "Ben istediğimi yaparım istediğimi hapse atarım' anlayışı doğru değildir. Demokrasilerde bu olmaz" dedi.