Kılıçdaroğlu: Haberal Onurumuzdur

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal'ı 1'inci sıradan milletvekili adayı gösterdiği Zonguldak'ta halka hitap etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasının tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal'ı 1'inci sıradan milletvekili adayı gösterdiği Zonguldak'ta halka hitap etti. Prof. Dr. Haberal'a sahip çıkan Kılıçdaroğlu, "İster çıksın, ister çıkmasın. Haberal bizim onurumuzdur, Zonguldak'ın onurudur, Türkiye'nin onurudur" dedi. Erdoğan'ın, YGS'de şifre iddialarını protesto eden gençlerin karşısına 5-10 bin genç koyacağı yönündeki sözlerini de eleştiren Kılıçdaroğlu, "1980 öncesini hatırlıyorsunuz değil mi? Kardeşin kardeşe düşman olduğu dönemi. Onu başlatmak istiyorlar. Çatışma kültürü bizde yok. Biz kardeşçe beraber olacağız. Çatışmayacağız" diye konuştu.


Kılıçdaroğlu, Madenci Anıtı önündeki miting alanında coşkuyla karşılandı. Alana gelirken elindeki madenci baretiyle kalabalığı selamlayan Kılıçdaroğlu, yaklaşık 7 bin kişiye hitap etti. Konuşması sırasında bir vatandaşın bastonuyla uzattığı Ecevit kasketini takan Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde uygulamaya koyacakları Aile Sigortası'nı anlattı. Her evde huzur olacağını savunan Kılıçdaroğlu, "Bizim amacımız bu güzel coğrafyada yatağa bir çocuk bile aç girmesin. Biz yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Aile Sigortası ile sadece yoksulluğu bitirmiyouz. İleri yaşlarda herhangi bir nedenle aile gelirsiz kalırsa, aile sigortası onlara da destek olacaktır. Emeklilik yaşı 65. Diyelim ki 60 yaşınızda işsiz kaldınız. İşveren işten attı. İşsiz kaldınız. 1 yıl işsizlik sigortasından para aldınız. Yaş 61. Emekliliğe 4 sene var. Nasıl geçineceksiniz. Gidecek dilenecek misiniz. İşte orada aile sigortası devreye girecek. Kimseye muhtaç ettirmeyeceğiz bu ülkenin güzel insanlarını" dedi.


'CEHALET KOKUYOR BAŞTAN SONA'


Başbakan Erdoğan'ın Aile Sigortası ile ilgili, "Onu zamanında bürokratken niye yapmadı?" diye eleştirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Samimi söylüyorum bilgili bir adam olsa oturup cevabını vereceğim. Adamda bilgi yok. Cehalet kokuyor baştan sona. Nesini düzelteceksiniz bunun. '1972' diyor. Parlamentodan yasa 1971'de çıkmış. Sen 1971'de söz veren bir parlamentonun taahhüdünü 9 yılda yapamadın. Ben daha iktidara gelmeden önce söz veriyorum. 'Aile sigortasını çıkaracağım' diye" dedi.


'TV KANALINDA HESAPLAŞALIM'


Başbakan Erdoğna'ın Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü dönemini suçladığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


"Kalkmış beni suçluyor. Buradan, Zonuldak'tan, işçi kentinden sana meydan okuyorum Recep Tayyip Erdoğan. Eğer sen yiğit adamsan, düzgün adamsan, adam gibi adamsan, delikanlı adamsan, istediğin tv kanalına gel seninle hesaplaşalım. Recep Tayyip Erdoğan karşıma çıkabilir mi? Ben de biliyorum çıkamaz. Çıkması için mangal gibi yürek olması lazım. Var mı o yürek onda? Meydan okuyorum. Eğer bir toplu iğne ucu kadar yakınlarıma çıkar sağladığımı ispat edersen eyvallah. İspat edemezsen, benim adımı yolsuzlukla anarsan. Gerisini söylemeyeyim. "


Temiz siyaseti getirmek istediklerini, düzgün siyaseti getirmek istediklerini, halka hesap veren siyaseti getirmek istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sen kalkımşsın bizim projelerimize bir şey söyleyemiyorsun. Eski defterleri karıştırıyorsun. Yok 'CHP'de şu var, CHP'de şunu yaptı, bunu yaptı' Sen kendine güveniyorsan gel oturalım, adam gibi konuşalım. Diyebilir ki; 'Benim bilgim, birikimim, kültürüm onun kadar yok. ' Sana söz veriyorum bütün Bakanlar Kurulu üyelerini de getir, senin gibi düşünen gazetecileri de getir. Ben senin karşına yalnız çıkacağım" diye konuştu.


EFELENME RECEP TAYYİP ERDOĞAN


AK Parti Antalya teşkilatının eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in fotoğrafını seçim afişi yapmasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, "Zonguldak aynı zamanda Ecevit'in kentidir. Grevli toplu sözleşmeyi getiren o yiğit insanın kentidir. Baktılar eski defterleri karıştırıyorlar. Bir fotoğraf bulmuşlar, o fotoğrafı yayınlıyorlar. Bunun ahlakla bir ilgisi var mı? Müslümanlıkla ilgisi var mı? Bir de Müslüman geçiniyorlar. Ben size Ecevit'i anlatmayacağım. Onu en iyi siz bilirsiniz. Ama daha Başbakan olmadan önce Amerika'ya gidip icazet isteyen adam kim? Bir de kalkmış efeleniyor. Efelenme Recep Tayyip Erdoğan. Efeleneceksen adam gibi gel karşımda efelen" dedi.


Başbakan Erdoğan'ın, "Ben Büyük Ortadoğu projesinin eş başkanıyım" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Irak'ta binlerce kadına tecavüz edildi. Binlerce Müslüman kadına tecavüz edilecek ve senin sesin çıkmayacak. 'Ben bu projenin eş başkanıyım' diyeceksin. ve çıkacaksın miletin önüne oy isteyeceksin. İnsanda biraz utanma olur. Bunların maskelerini indireceğiz" dedi.


MASKELERİNİ İNDİRECEĞİZ


Samsun'da 2. 5 aylık çocuğun annesinin kucağında açlıktan öldüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Biz özgürlüğü ve demokrasiyi isteriz. Biz alın terini isteriz, alın terine değer veririz. Bugünkü gazetelerde var. Samsun'da 2. 5 aylık Kübra bebek açlıktan öldü. 21'inci yüzyılda bir küçük çocuk annesinin kucağında ölürken, bunun ayıbı bu ülkeyi yönetenlere aittir. ve çıkıp 'Kişi başına milli gelir 10 bin dolara ulaştı' diyorlar. Kişi başına 10 bin dolara ulaştıysa nasıl bu memlekette 2. 5 aylık çocuk annesinin kucağında açlıktan ölüyor. Hiç utanmıyorlar mı bunlar. Bunların maskelereni indireceğiz" diye konuştu.


Askerliği 15 aydan önce 9 aya, sonra da aşamalı olarak 6 aya indireceklerini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, "Biz bunu söyledik çıktılar, 'Memleketi kim savunacak?' Senin çocuğun Vali'nin himayesinde 21 gün askerlik yaparken aklına gelmedi de bunu söylemek, garibanın çocuğu askerlik yaparken mi aklına geliyor" dedi.


HABERAL BİZİM ONURUMUZDUR


Kılıçdaroğlu, Zonugldak'ta 1'inci sıra milletvekili adayı yaptıkaları Ergenekon tutuklu sanıklarından Prof. Dr. Mehmet Haberal'a da sahip çıktı. Miting alanında dağıtılan Haberal'ın yazdığı 'Suçum ne' adlı kitaba atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


"Ben söyliyeyim Haberal'ın suçunu. Haberal üniversite kurdu. Dünyanın sayılı cerrahlarından birisi oldu. Bu milleti düşünüyor, fakir fukarayı düşünüyor. Bütün mal varlığını üniversiteye verdi. Dünyalık edinmedi. Bu ülkenin çocukları okusun, bu ülkenin çocuklarına katkı olsun diye yaptı bunları. Suçu bu. Babası öldüğü zaman cenazesine bile katılamadı. Bu ayıp bile bu iktidara yeter. Ne olacak yani. Bir insan babasını defnedemez mi. İnsanda biraz vicdan olur, biraz ahlak olur. Bir insan babasını kaybedince o acıyı en azından dostlarıyla paylaşmak ister. Siz bir hücrede o acıyı paylaşmasını bile istemediniz. Sonra kalkıyorsunuz, 'CHP Haberal'ı aday gösterdi' diye bizi suçluyorlar. O insanın suçu var mı? Ortada bir mahkeme kararı yok. "


Haberal'ın milletvekili adaylığına başvururken bir, 'Parlamentoya gelirsem dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili ilk imzayı ben atacağım' diye bir dilekçe imzaladığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


"Biz birileri gibi dokunulmazlık dosyalarının arkasına saklananlardan değiliz. Bizim ahlakımız var. Biz verdiğimiz sözü tutarız. 2002'de 'Dokunulmazlıkları kaldıracağız' diye söz vereceksiniz. Sonra verdiğin sözü unutacaksın. Buna iki yüzlülük denir, riyakarlık denir. Adam gibi adamsan verdiğin sözün arkasında dur. Kaldır dokunulmazlıklar. Zaten hakimi de savcıyı da sen tayin ediyorsun. Biz ona rağmen korkmuyoıruz. Kaldırabilir mi dokunulmazlıkları. Kaldıramaz. Kaldıracak yüreği yok. Bir adamda yürek olacak. Mangal gibi yürek olacak. Şimdi gelmiş Haberal'ı suçluyor. Sen kim Haberal kim. Rahmetli Ecevit'e sağlık hizmeti sundu. Ecevit'in yanından ayrılmadı. Ecevit onu Cumhurbaşkanı adaylarından biri olarak düşünürdü. Haberal ister çıksın, ister çıkmasın. Haberal bizim onurumuzdur, Zonguldak'ın onurudur, Türkiye'nin onurudur. Bir kitap yazdı. 'Suçum ne' diyor. İçeri aldınız, eyvallah. Peki benim suçum ne. Suçu yok. Bu davanın savcısı Recep Tayyip Erdoğan. Davanın savcası Erdoğan olursa gerisini siz düşünün. Geçen gün yine çark etmiş. 'Ben böyle bir şey söylemedim' demiş. Hafıza kaybı da başladı. Sen AKP grubunda söyledin bunu. "


ÇATIŞMA KÜLTÜRÜ BİZDE YOK


Başbakan Erdoğan'ın, YGS'de şifre iddialarını protesto eden gençlerin karşısına 5-10 bin genç koyacağı yönündeki sözlerini de eleştiren Kılıçdaroğlu, "1980 öncesini hatırlıyorsunuz değil mi? Kardeşin kardeşe düşman olduğu dönemi. Onu başlatmak istiyorlar. İster 5-10 bin, ister yüz bin getir, bu ülkenin sağ duyusu var. Çatışma kültürü bizde yoktur. Biz kardeşçe beraber olacağız. Çatışmayacağız" diye konuştu.


- Zonguldak

Kaynak: DHA