Kılıçdaroğlu: Ya Hep ya Hiç
Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediklerini belirterek, "Ya hep ya hiç CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediklerini belirterek, "Ya hep ya hiç. Dokunulmazlıkları adam gibi getir, göreceksin 135 milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması için ellerini kaldıracak" dedi.
Kılıçdaroğlu grup konuşmasında, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun gündeme getirmesi üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın KC Grup olayında TOKİ'nin zarara uğratılarak, "dolandırıldıklarını", TBMM Genel Kurulu'nda itiraz etmesinden 20 gün sonra TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda "itiraf" ettiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Diyeceksiniz ki, Sayın Bakan Meclis Genel Kurulu'nda, AKP, CHP, MHP, BDP Milletvekillerinin hepsinin önünde söz verdi; "Eğer bir soruşturma varsa istifa edeceğim' diyordu. İstifa etti mi? Etmez" diye konuştu.
Bakanın itirafının medyaya yansımasının ardından ise Başbakan Erdoğan'ın hemen telefona sarıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Konuşurken dikkatli olacaksın, yazılı metnin dışına çıkmayacaksın, olur mu öyle şey' diyor. Bununla da yetinmiyor Sayın Başbakan, Bakan'ın danışmalarını arıyor; "Aman ha Bakan'a yanlış bir şey söylemeyin' diyor. ve Sayın Bakan medyanın önünde, "Başbakan beni fırçaladı' diyor. Şimdi ben Sayın Bakan'a sormak istiyorum; bu telefon görüşmesinden sonra acaba devleti kime soydurduğunu anladın mı? Sana kim telefon edip "Aman dikkatli konuş' diyorsa bil ki devleti soyduran odur. "Sesini kes konuşma, malı götürüyoruz çaktırma' diyor. Daha ne desin başka? Baltayı taşa vurduğunu gördün sen, paşa paşa fırçanı yedin oturdun yerine. Şimdi devletin kimin soyduğunu, kimlerin soydurduğunu daha iyi gördün mü? Artık anlamıştır herhalde. Bundan böyle artık patronunu ispiyonlayamayacaktır. Malı götürdü mesele de bitti" diye konuştu.
-BAŞBAKAN'A: "VİRTÜÖZ GİBİ ÇALIYOR"
Kılıçdaroğlu, usta şair Nazım Hikmet'in "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin" dizesini anımsatırken, "Ben de bunu Erdoğan'a sormak isterim; bana yolsuzluğun resmini yapabilir misiniz? Samimi söylüyorum resmini yaparlar, romanını yazarlar, filmini çekerler. Buradan yolsuzluk konusunda duyarlı olan bütün sivil toplum örgütlerine sesleniyorum; Sayın Recep Erdoğan'a yolsuzluk konusunda bir ustalık belgesi hazırlasınlar. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yolsuzluk konusunda usta olan bir kişi var, onun adı da Recep Tayyip Erdoğan. Çalarken bir virtüöz gibi çalıyor. Böyle çalmak her baba yiğidin harcı değil. Ne diyordu, "ben yürütmem organının başıyım.' Biz biliyoruz zaten. Deniz Feneri sanıkları niye ellerini kollarını sallayarak geziyor, yolsuzluk yapanlara niye hesap sorulmuyor; işte bunun için. Sırtını daya Recep Tayyip Erdoğan'a istediğin kadar çalabilir, götürebilirsin. Sırtını dayamıyorsan olmaz" dedi.
Kılıçdaroğlu, "medyada ahlakı egemen kılacak" olan RTÜK'ün de başına Deniz Feneri Davası'nda "malı götüren insanların getirildiğini" ifade ederek, "Pratiği nereden öğrendi, deneyimi nereden kazandı Deniz Feneri'nden. Getirdiler RTÜK'ün başına koydular. Ben Recep Tayyip Erdoğan'a bir çağrıda bulunmak isterim; şu anda işsiz güçsüz geziyor, önümüzdeki günlerde Kızılay'ın başına getir, orada malı daha iyi götürür" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir de Kamu Başdenetçisinin seçildiğini anımsatarak, "Kamu Denetçisi kimdir? İktidara karşı, güce karşı bireyi savunan kişidir. Yani emin kişi demektir. Seçimini birilerine borçluysa, onun söylediklerini yapıyorsa, onun emrinden çıkmıyorsa, geçmişinde karanlık noktalar varsa kimse kusura bakmasın sen emin kişi olmazsın" diye konuştu.
-DOKUNULMAZLIKLAR-
Kılıçdaroğlu grup konuşmasında milletvekili dokunulmazlıkları konusuna da değinerek şöyle devam etti:
"Dokunulmazlıklar konusunda en ilkeli tavrı koyan, ta en başından beri bu tavrı sergileyen tek parti var o da CHP. Söylediğimiz çok açık; kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkları kaldıralım. Vatandaşlarıma sormak istiyorum; siz TBMM'de ihaleye fesat karıştıran, yolsuzluk yapan, halkını değil kendi cebini düşünen bir milletvekili ister misiniz? Biz de istemiyoruz. O halde diyoruz ki; kürsü dokunulmazlığı hariç gelin bütün dokunulmazlıkları kaldıralım. Neden korkuyoruz? Sayın Erdoğan'a seslenmek istiyorum; yargı zaten senin emrinde, yeri gelince talimat da vereceksin, belki bizi hapse atacaklar. Ama demokrasi uğruna bedel ödemekten hiçbir CHP'li milletvekili kaçınmayacak. Efendim, öyle yapmayacağız, ne yapacağız; "Ben kabak gibi milletvekili seçeceğim, senin dokunulmazlığını kaldırıyorum.' Niçin? "Canım öyle istedi, seninki devam etsin, zaten aynı kulvardayız sen yolsuzluğa devam et.' Olur mu böyle bir anlayış? ya hep ya hiç. Dokunulmazlıkları adam gibi getir, göreceksin 135 milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması için ellerini kaldıracak."
Kılıçdaroğlu, terör örgütü mensuplarıyla kucaklaşmayı da asla kabul etmediklerini vurgulayarak, "Halkın oyuyla seçilmiş hiçbir milletvekili terör örgütü mensuplarıyla kucaklaşmaz, bunu kabul etmiyoruz doğru da bulmuyoruz. Ama bir soruyu sormaktan kendimi alamıyorum. Bunlar Venezuela'da mı kucaklaştılar, nerede kucaklaştılar? Bu ülkede Başbakan yok muydu?" diye sordu. Gazetedeki bir haberde, bölgedeki askerilerin görev süresi dolunca, kara yolunun güvenli olmadığı gerekçesiyle hava yoluyla getirileceklerinin yer aldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Nerede oluyor bu, Türkiye Cumhuriyeti'nde. Bu ülkenin Başbakanı niçin bunlarla ilgilenmiyor. Bu sorunu çözmenin başka yollarının olduğunu neden düşünmüyor? Onun için söylüyorum; biz ülkemizi seviyoruz, ülkemizin birliğine bütünlüğüne inanıyoruz, halkımızı seviyoruz onlara hizmet etmek istiyoruz. Her sorunun çözümü vardır yeter ki aklımız kullanalım, yeter ki halkı dinleyelim. O zaman göreceksiniz çözülmeyecek sorun olmaz" diye konuştu. (ANKA/SON)
(GO/OE) - Ankara