Kılıçdaroğlu: Ygs'de Şifre İçin Yargı Yönlendirilip, 'sen Bunu Tatbik Et' Deniyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YGS'deki şifre iddialarına ilişkin yaptığı konuşmada, önce siyasi mekanizmada karar alınıp, olaylara müdahale edilerek yargının yönlendirildiğini iddia etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, YGS'deki şifre iddialarına ilişkin yaptığı konuşmada, önce siyasi mekanizmada karar alınıp, olaylara müdahale edilerek yargının yönlendirildiğini iddia etti. Kılıçdaroğlu, "Olaylara nasıl müdahale edilip, yargının yönlendirildiğini biliyorum. Adamlarını getirdiler. Önce kararı siyasi mekanizmada alıyorlar, sonra da yargıya diyorlar ki 'sen bunu tatbik et. ' Olay bu hale gelmiştir. Hepsini biliyorum. O yüzden bu ülkenin yeniden, ama yeniden ayağa kalkması lazım" dedi.
Kılıçdaroğlu, Çerkeş, Orta ve Şabanözü ilçeleri ile birlikte Çankırı'yı ziyaret etti. MHP'li Çerkeş Belediye Başkanı Şükrü Tarhan ile Orta'nın SP'li Belediye Başkanı Recep Koçak'ı makamında ziyaret eden Kılıçdaroğlu'nu parti otobüsünde Özel Harekat polislerinin güvenlik önlemi aldığı görüldü. Çerkeş Belediyesi önünde toplanan vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu, kendilerine yeni CHP adını verdiklerini belirtirken, "Halkıyla kucaklaşan Cumhuriyet Halk Partisi, halkın sorunlarına kilitlenen CHP, her soruna hakça çözüm üreten CHP, onun için geldim, ayağınıza geldim" dedi. CHP Genel Merkezinin son 6 ayda bir üniversite gibi çalışıp, halkın sorunlarına projeler ürettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, tüm vatandaşlardan 12 Haziran'da sandığa giderken iyi düşünmelerini isterken, kurbanlık ithalatının yandaşların zengin olması için yapıldığını öne sürdü, "Benim kitabımda yandaş yok, sadece vatandaş var. 'Biz bu ülkede hakça yaratmak, üretmek, alınterinin değerini vermek istiyoruz' diyorsanız adresiniz belli, yeriniz belli, Cumhuriyet Halk Partisi. Bu Kemal, sizin Kemaliniz. Sizin için çalışacağım, sizin için çaba harcayacağım. Bana inanın, bana güvenin" dedi.
Kılıçdaroğlu, YGS'deki şifre iddiaları konusunda ise, önce siyasi mekanizmada karar alınıp, olaylara müdahale edilerek yargının yönlendirildiğini iddia etti. Kılıçdaroğlu, "Olaylara nasıl müdahale edilip, yargının yönlendirildiğini biliyorum. Adamlarını getirdiler. Önce kararı siyasi mekanizmada alıyorlar, sonra da yargıya diyorlar ki 'sen bunu tatbik et. ' Olay bu hale gelmiştir. Hepsini biliyorum. O yüzden bu ülkenin yeniden, ama yeniden ayağa kalkması lazım" diye konuştu.
EMEKLİYİ SÖMÜRDÜLER
Çankırı'dan bu seçimde milletvekili istediğini belirten Kılıçdaroğlu, 'Aile Sigortası' projesine değinirken, Türkiye'de 9 milyon emeklinin firesiz oyunu beklediğini söyledi. İktidarlarında intibak yasasını çıkarıp, emeklilerin milli gelirden pay almasını sağlayacağını da belirten Kılıçdaroğlu, "Emekliye Milli Gelir artışından pay verilmez' diye kanun çıkardılar. Emekliyi sömürdüler. Allah aşkına buraya geldiği zaman sorun kendisine. 'sen, emekli milli gelir artışından pay alamaz' diye kanun çıkardın, bizim günahımız neydi ey Başbakan? Ey Erdoğan, bu milletin günahı neydi' diye bir sorun. İnkar ederse Kemal kardeşinize haber verin. O kanun maddesini onun yakasına iliştireceğim. Türkiye'yi öyle gezecek. Biz millete zulmetmek için değil, hizmet etmek için oy istiyoruz" dedi.
ÇİFTÇİLERE SÖZÜM VAR. MAZOT 1, 5 LİRA OLACAK
Kılıçdaroğlu, Çankırı Belediye Meydanında yaklaşık 2 bin kişilik kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada çiftçilere seslenirken, "AKP çiftçinin, köylünün elinden meralarını aldı. Güneşimiz var, bereketli topraklarımız var, suyumuz var, yiğit insanımız var, ama üretemiyoruz. Halk Parti'nin iktidarında biz bu dinamikleri harekete geçireceğiz. Koyun, angus ithal edersen, benim çiftçim ne yapacak?, nasıl rekabet edecek" dedi. Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda çiftçiye mazotu 1, 5 liradan vereceğini de belirtirken, "Benim çiftçilere sözüm var. Mazotu 1, 5 lira yapacağım. Şimdi diyorlar ki, bizim petrolülümüz mü var. Sen bunu nasıl 1, 5 lira yaparsın. Bunu söyleyenler bir, doğruyu söylemiyorlar, iki, yalan söylüyorlar. Mazotun, benzin istasyonlarında karı dahil fiyatı 1, 5 liradır. Devletin mazottan 5 kuruş karı olmayacak, maliyetine köylüye vereceğiz. Tarım ürünlerine 20 milyar dolar para verip, dışarıdan getiriyoruz. 20 milyarın sadece 5 milyar dolarını köylüye verirseniz, değil bizim köylümüz, Ortadoğu'nun hepsi doyar. Mazotu 1, 5 lira yapacağım, 1 lira ÖTV, 1 lira da KDV'yi kaldıracağım ve bunları da Recep Bey'in boynuna asacağım. Çiftçinin elektrik borcu dahil bütün borçlarını sileceğim" diye konuştu.
İŞSİZLİK, GÖÇ ARTTI, BU NASIL BÜYÜME
Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında, "Şimdi bunların bir sloganı var. istikrar sürsün, Çankırı büyüsün. Şimdi size soruyorum. Çankırı büyüdü mü? Başbakan buraya geldiğinde Recep Tayyip Erdoğan'a sorun. Milletvekili sayınız 3'dü, 2'ye düştü. İşsizlik, göç arttı, bu nasıl bir büyüme? İstikrar diyorlar, büyüme diyorlar, 2002 yılında vatandaşların borcu 6 milyar 605 milyon lira iken, 2010 yılında 175 milyarı aşmış. Vatandaş borç batağında. Bu nasıl büyüme. 2002 yılında cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklu sayısı 59 bin 459 iken, 2011 yılında 123 bin 916 kişi oldu. Ancak hortumcular dışarıda, içeride değil. Ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Şimdi size soruyorum. Aşı, işi olan insan hapse girer mi? Ak Parti iktidarında 49 yeni hapishane yaptılar. Bu hapishaneler yerine 49 fabrika yapsalardı, insanlarımız iş bulsalardı, akşam evine helal ekmek götürselerde suç mu olurdu. Düşünün bir başbakan çıkıyor, hapishane sözü veriyor. Bir başbakan hapishane sözü verir mi?" diye konuştu.
YOLSUZLUK YAPAN BAKANLARI AÇIKLA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Birşeylere bulaşan bakanları tutmam. Milletvekili lisletelerine baktığınızda, geçmişte bakanlık yapıp da listelere girmeyenleri göreceksiniz' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Ben bazı konulara girince Recep beyin ezberi bozuluyor. ÖSYM'ye bir bakan tarafından atılan mailden bahsettim. Ben isim vermedim. Kendileri açıkladılar, Hayati Yazıcı. Şimdi Başbakan diyor ki, o bakanı açıklamazsan namertsin diye. Sonra da diyor ki, 'eğer öyle bir bakan varsa, bir saniye tutmam. Milletvekili listelerine baktığınızda, geçmişte bakanlık yapıp da listelerde yer almadıklarını göreceksiniz' diyor. Düşünün, ilk kez Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, bakanların yolsuzluk yaptığını, onun için listeye almadığını söylüyor. Şimdi buradan sesleniyorum. Namuslu, dürüst adamsan, o bakanların adını açıkla. O bakanların adı var bende. Hepsini biliyorum" dedi.
TELEVİZYON DAVETİ
Başbakan'a televizyon davetini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Şimdi size soruyorum, karşıma çıkabilir mi? Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkabilir mi? Karşıma çıkabilmesi için bir, kul hakkını yememesi lazım. İki, geçmişin temiz olması lazım. üç, mangal gibi yürek lazım. Şimdi Çankırı'dan da ona sesleniyorum. Devletin bütün imkanları, bütün organları elinin altında. Ne kadar bilgi, belge varsa topla gel. Bakanlar Kurulunu getir, uzmanları getir. Ben tek başıma geleceğim ve her soruya cevap vereceğim" dedi.
ANNELERE SÖZÜM VAR
Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında annelere sözü olduğunu hatırlatırken, "Anneler, çocuklarının karnının doymadı zaman üzülürler, Onlar elimizden tutup okula götürürler, beklerler, Bir evde tencere kaynamayıp, yoksulluk varsa, çalışmıyorsa huzur olmaz. Ben boşanma rakamlarına girmedim. Cumhuriyet tarihini en büyük boşanma rakamları bu son 9 yılda oldu. Bu memleket güllük gülistanlık güzel bir memleket, Her ailede, yoksul ailede geliri olmayan veya asgari ücret altında olan kadının hesabına en az 600 lira yatıracağız. O kadın, işçi, memur emekli gibi parasını çekip çoluk çocuğunun rızkını sağlayacak. Hemen söyleyeyim. Aile Sigortası benim bulduğum sigorta dalı değil. Aile sigortası Uluslararası Çalışma Örgütü'nün kabul ettiği 9 sigorta dalından biridir. 8'i Türkiyede uygulanır, yaşlılık, ölüm, analık, iş, meslek sigortası, Uygulanmayan 9'uncusu aile sigortası. 'Yoksuluğu tarihe gömeceğim' dedim. 'Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek' dedim. 'Parayı nereden bulacan' dediler. Bakınız, 'sen istanbul'a 50 milyar dolarlık kanal yapacaksın, kimseye kaynağı nereden buldun diye sormayacak, 'ben yokusun karnını doyuracağım' diyorum, parayı nereden bulacan diyorlar. Parayı nasıl bulacağım. Bu ülkede yardım yapan kaç kuruluş var onları topladım, çıkardım tek tek. 14 kuruluşun bütçesini çıkardım. Onlar bilmezler, bu kardeşiniz bilir. Benim mesleğim hesap uzmanı. Ben devlette hesap uzmanı olarak çalıştım, Maliye Bakanlığı'nda alın teri döktüm. Topladık rakamları 7 milyar. Eski parayla 7 katrilyon açık var. 7 milyar, toplam kamu harcamalarının yüzde 1. 7'si. Hadi yüzde 2'si. Yani 100 liradan 2 lirasını fakire ayırdığınızda, bu ülkede yoksulluk diye bir şey kalmaz. Allah aşkına 100 liradan 2 lirasını ayıran adama kaynak nerede diye sorulur mu? Size sözüm var, AKP'nin genel merkezine bağlanan hortumları keseceğim. Kaynak mı istiyorsun, keseceğim onları" diye konuştu.
ASKERLİĞİ 6 AYA İNDİRECEĞİM
Konuşmasında gençlere de seslenip, askerliğin 15 ay olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir Avrupa ülkesinde 15 ay askerlik yok. Bunu 9 aya indireceğim, aşamalı olarak da 6 aya. 'Memleketi kim savunacak' diyor. Cevabını vereceğim, dut yemiş bülbüle döndüreceğim onu. Senin oğlun, Burdur'da 21 gün askerlik yaparken memleketi kim savunacak diye aklına gelmiyor, vatandaşın oğlu 9 ay askerlik yapınca mı senin aklına geliyor. Buradan söylüyorum. Biz bu memleketi 7 düvele karşı mücadele ederek aldık. Dişmizle, tırnağımızla, iman gücümüzle mücadele ederek aldık. Eğer koşular oluşursa, biz yaşlı demeden, genç demeden, kadın erkek demeden yeniden mili mücadeleyi yaparız, yeniden Kuva-i Milli mücadeleye başlarız. Değil 21 gün, 21 yıl da bu memlekette askerlik yaparız" dedi.
ATANAMAYAN ÖĞRETMEN KAVRAMI KALMAYACAK
Alanda açılan 'Resmi dili Türkçe olan bu ülkede Türkçe öğretmeniyim ve işsizim' pankartını da gören Kılıçdaroğlu, "Şimdi öğretmen kardeşlerime sesleniyorum. Atanamayan öğretmenler. Bakın okullara. 4 B'li, sözleşmeli öğretmen var. Bir de öğretmen var dışarıda. Çocuklarımız var, öğretmen de, okul da var, ama öğretmen dışarıda atanmıyor. Niye atanmıyor? Okula göndermişiz, mezun etmişiz, askeliğini bitirmiş öğretmen ihtiacı var. Size sözüm var. Atanamayan öğretmen kavramı halkın iktidarında olmayacak. öğretmen ve öğrenciyi Ferhat ile Şirin'i buluşturduğumuz gibi buluşturacağız" dedi.
EMEKLİYİ İKİNCİ SINIF İNSANI YAPTILAR
Konuşmasının devamında emeklilere seslenen Kılıçdaroğlu, "Emeklilere geliyorum. Kahvede bizi dinleyen emeklilere geliyorum. Emekliler yaz tatillerini Kanarya adalarında geçiren emekliler, güzel hayat süren emekliler, emekli sürünüyor diyorsunuz. Her zaman Meclis'te çıktım kürsüye, her ortamda emeklinin hakkını savundum. Emekliyi ikinci sınıf insanı yaptılar. Milli gelir artışından pay alamaz yaptılar. Onlar vermediler, biz vereceğiz, intibak yasasını da çıkaracağız. Emeklilerden bir şey istiyorum. 9 milyon emeklinin 9 milyonunun da oyunu istiyorum. Benim kadar emeklinin hakkını savunan hiçbir genel başkan yok. Emekli kardeşlerime sesleniyorum. ya sürünmeye devam, ya da onurlu yaşam için oyunu CHP'ye verirsin" dedi.
GENÇLERE SÖZÜM BİTMEDİ
Kılıçdaroğlu gençlere seslenirken ise, "Gençlere sözüm bitmedi. Üniversite öğrencisiyle, üniversite hocalarıyla üniversitedir. Her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı. Onlara sözüm var, YÖK'ü kaldırağım, yurt yapıp, hiçbir öğrenci yurtsuz kalmayacak. Anneler size sesleniyorum. Çocuğunuzu büyüttünüz, okula gönderdiniz, yemediniz yedirdiniz, içmediniz içirdiniz, giymediniz giydirdiniz çocuğunuz üniversiteyi kazansın diye. Şifreli bir sınav yapıldı, önce yok dediler. sonra sehven olmuş dediler, sonra vallahi billahi var dediler. Sonra şifre var ama kopya yok dediler. Ama şu soruma cevap vermediler. Kopya yoksa şifre niye var? Bu sorunun cevabı hala havada. Efendim savcı bakmış da kopyayı tesbit edememiş. 1 milyon 700 bin çocuğun günahı Ankara'da oturanlarındır.
Burada taşeron işçilik de var. Bütün devlet hastanelerinde bütün kurumlarında TBMM dahil, sözüm var, ahdım var. Örgütlü toplumdan yanayız herkes örgütlenmeli" diye konuştu. - Çankırı