''Lüksemburg'' iddiasını çürüten detay: Akın Gürlek o ülkeye hiç gitmemiş
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP lideri Özgür Özel'in ''Lüksemburg'da yatı var'' iddiasına, ''Lüksemburg'a gitmedim'' diyerek yanıt vermişti. Gürlek'in bir süre yönetim kurulunda yer aldığı şirketin sözleşmesinde yönetim kurulu faaliyetlerinin fiilen Lüksemburg'da olması ile ilgili bir hüküm yer almadığı, dolayısıyla görev kapsamında söz konusu ülkeye gitme zorunluluğu bulunmadığı ortaya çıktı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in son günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında ortaya attığı iddialar, yeni bir tartışma başlığı açtı. Özel'in " Lüksemburg'da yatı var" söylemiyle başlayan süreç, kısa sürede Adalet Bakanı Akın Gürlek'in geçmişte yer aldığı bir yönetim kurulu görevi üzerinden farklı bir tartışmaya evrildi.
Edinilen bilgiye göre, bu iki başlık arasında doğrudan bir bağlantı kurmak, teknik olarak oldukça tartışmalı. Kaynaklar, Gürlek'in "Lüksemburg'a gitmedim" açıklamasının doğrudan Özel'in "yat" iddiasına yanıt olduğunu, buna rağmen söz konusu ifadenin yönetim kurulu üyeliği ile ilişkilendirilmesinin "bağlam kaydırması" olarak değerlendirildiğini ifade ediliyor.
Özgür Özel'in dile getirdiği iddiaların ikinci ayağında ise, Gürlek'in Eti Maden'in Lüksemburg bağlantılı bir şirketinde yönetim kurulu üyeliği yaptığı ve bu kapsamda huzur hakkı aldığı öne sürülüyor. Ancak konuya yakın kaynaklara göre, bu görev Bakan Yardımcılığı döneminde yürütülen, kamu iştiraklerinde sıkça görülen ve mevzuata uygun bir temsil görevi niteliği taşıyor.
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ DAHA ÇOK STRATEJİK KARAR SÜREÇLERİNDE ROL ALIYOR
Konuya hakim kaynaklara göre; söz konusu şirketin günlük faaliyetleri Lüksemburg'daki profesyonel yönetim tarafından yürütülürken, yönetim kurulu üyeleri daha çok stratejik karar süreçlerinde rol alıyor. Bilindiği gibi yönetim kurulu, bir şirketin en üst karar organıdır ve faaliyetlerini içinde bulunduğu ülkenin ticaret hukuku ile şirket ana sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yürütür.
Bu nedenle, yönetim kurulu üyeliğinin fiziksel olarak Lüksemburg'da bulunmayı gerektirmediği özellikle vurgulanıyor.
SÖZLEŞMEDE, ÜLKEDE BULUNMASINA YÖNELİK BİR ZORUNLULUK YOK
Ayrıca şirketin ana sözleşmesi ve tabi olduğu hukuk sistemi incelendiğinde, yönetim kurulu üyelerinin ilgili ülkede bulunmasına yönelik bir zorunluluk da bulunmadığı ifade ediliyor. Bu çerçevede, Gürlek'in görev süresi boyunca Lüksemburg'a gitmemiş olması ile yönetim kurulu üyeliği arasında bir çelişki olmadığı belirtiliyor.
Ankara kulislerinde genel kanaat, Özgür Özel'in iddialarının siyasi tartışma zemininde bir söylem oluşturmakla birlikte, teknik ve hukuki açıdan eksik veya bağlamından koparılmış unsurlar içerdiği yönünde.
Özetle kulislerde dillendirilen değerlendirme şu: Tartışma, hukuki bir çelişkiden çok, siyasi söylem ile teknik gerçeklik arasındaki farktan besleniyor.