Müezzinoğlu: Haklı olanın Yanındayım
Sağlık Bakanı, hasta hakları kadar doktor ve sağlık çalışanların hakları olduğuna dikkat çekti.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Gemi Hastane Projesi'nin ayrıntılarını önümüzdeki aylarda netleştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Bu, inşallah bölgeyi, yalnız deprem zamanı için değil, acil durumlarda hemen sahillerimize gelebilecek ama normal zamanda da sağlık hizmeti yapan, sağlık turizmine katkı sağlayan dünyanın farklı bölgelerindeki acil durumlarda sağlık hizmeti için destek vereceğimiz bir proje" dedi.
Hekimevi'nde sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Müezzinoğlu, sağlıkta şiddetle ilgili soru üzerine Bakanlığın hiçbir zaman "Ne olursa olsun hasta haklıdır" görüşünü benimsemediğini vurguladı.
Sağlıkta hasta memnuniyetinin yüzde 80'lere ulaşmasında sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarının büyük payı olduğuna dikkati çeken Müezzinoğlu, "Haklı olan haklıdır. Uygulamada yanlışlık varsa haklı olanın haklılığının yanında olmak lazım" diye konuştu.
Kamuoyunun bilinçlendirilmesinin önemine işaret eden Müezzinoğlu, sağlık hizmeti sunanın motivasyonunu bu hizmetin kaliteli şekilde alınmasında etkili olduğunu dile getirdi. Müezzinoğlu, kamuoyuna "Hekimlerinize, hemşirelerinize ve sağlık hizmeti sunucularınıza ne olur evladınıza sahip çıktığınız kadar sahip çıkın. Çünkü zor gününüzde size evladınız sahip çıkar, zor gününüzde acılı gününüzde sorunlarınızı hekimleriniz, hemşireleriniz çözebilir" diye seslendi.
Hekim ile hasta arasına kanunların, güvenliğin, emniyetin girmesini arzu etmediğini belirten Müezzinoğlu, ancak süreç gerektirdiğinde bunu da yapmak zorunda kalabileceklerini söyledi.
Öldürülen doktor Ersin Arslan'ı hatırlatan Müezzinoğlu, bu talihsiz olay yaşanmasaydı Arslan'ın binlerce hastayı sağlığına kavuşturacağına işaret etti.
Medyanın da sağlık haberlerine karşı duyarlı olmasını isteyen Müezzinoğlu,
"Doğumda bebeğin başını koparttı" gibi haberlerin, binlerce doğum yaptıran bir doktoru cani, katil durumuna düşürdüğünü ifade etti.
-Gemi Hastane Projesi-
Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili ve deprem riski yüksek bir ülke olduğunu belirten Müezzinoğlu, bu kapsamda Gemi Hastaneleri Projesi ile ilgili çalışmayı önümüzdeki aylarda netleştirerek, ülkenin ve milletin hizmetine sunmayı amaçladıklarını bildirdi.
Müezzinoğlu, "Bu, inşallah bu bölgeyi, yalnız deprem zamanı için değil, acil durumlarda hemen sahillerimize gelebilecek ama normal zamanda da sağlık hizmeti yapan, sağlık turizmine katkı sağlayan dünyanın farklı bölgelerindeki acil durumlarda sağlık hizmeti için destek vereceğimiz bir proje" dedi.
-"Sigarayı bırakmama kızımın tavrı vesile oldu"-
Sigaraya karşı olduğunu da vurgulayan Müezzinoğlu, sağlığa zararlı olan, toplumun fiziksel ve ruhsal sağlığına katkısı olmayan her şey için kampanya düzenlemek, toplumsal bilinç yaratmak için milletçe duyarlı olunması gerektiğini ifade etti.
Sigaranın başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalığın ana nedeni olduğuna dikkati çeken Müezzinoğlu, sigarayla mücadelede, alışkanlığa dönüşmeden gençlerin bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı. Müezzinoğlu, "Ben içiyorum ama bugün bıraktım' diyen 3 ay sonra gelsin, ona bir takım kıyafet alayım" dedi.
Müezzinoğlu, bu şekilde kıyafet aldığı ilk kişinin İçişleri Bakanı Muammer Güler olduğunu, yaklaşık 110 kişiye bu sebeple takım elbise hediye ettiğini söyledi.
Kendisinin de 25 yıla yakın günde bir sigara içtiğini anlatan Müezzinoğlu,
"Bazen 2-3 ay hiç içmedim. Karnım tok, keyfim yerinde ve muhabbet olacak, yanında bir de kahve olacak. O zaman bir otlakçılık yapıyordum. Günde 1'i hiç geçmedim" diye konuştu.
Sigarayı bırakmasına kızının vesile olduğunu anlatan Müezzinoğlu, "Yaklaşık 7 yıl önce kızlarım yurt dışında eğitim görüyordu, bayramda onları ziyarete gitmiştim. İlk torunum olmuştu. Keyfim yerindeydi, son derece mutlu olduğum bir andı, kahve de geldi. Küçük kızıma 'Bir sigara bulur musun' dedim. ' Baba, burada sigara içilmiyor' dedi. Öyle bir sert tavırdı ki o gün bıraktım. Kızımın, o tavrı sigarayı bırakmama vesile oldu" dedi.
Alkol kullanımına da değinen Müezzinoğlu, "Biz istiyoruz ki bu ülkenin sokaklarında, kahvehanelerinde veya meyhanelerinde huzur olsun. Huzurun olmadığı ortamda sağlıklı bir hayat olmaz, fırtınalı inişler çıkışlar olur. Biz insanımızın ruhen ve fiziken sağlıklı olmasını istiyoruz. O nedenle alkol konusunda da mutlaka toplumsal duyarlılığımızı gelişigüzellikten, özgüven aracı olmaktan çıkartmalıyız. Bakanlık olarak da diğer bakanlıklarla geniş kampanyalara dönüştürmemiz gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.
Muhabir: Yeşim Sert Karaaslan - Selma Bıyıklı Adabaş
Yayıncı: Eda Ay - ANKARA