Mustafa Balbay'a Tahliye
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ergenekon davasının tutuklu sanığı CHP İzmir Milletvekili Balbay'ın tahliyesine ilişkin kararı, Anayasa Mahkemesinin kararının şekil olarak ifade ettiği "önc...
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ergenekon davasının tutuklu sanığı CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın tahliyesine ilişkin kararı, Anayasa Mahkemesinin kararının şekil olarak ifade ettiği "öncelik ve bağlayıcılığı" dikkate alarak verdiği belirtildi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, Anayasa Mahkemesinin, uzun tutuklulukla ilgili yaptığı bireysel başvuruda, haklarının ihlal edildiğine ve 5 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdiği Balbay hakkındaki 4 Aralık 2013 tarihli karara yer verildi.
Kararda, yargılamanın ve tutukluluğun uzun sürüp sürmediğini tespit etmek için yargılamanın adil ve makul sürede bitirilmesi hususunda, mahkeme heyeti ile tarafların gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediklerinin dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.
"Ergenekon" davası olarak bilinen 86 sanıklı dosyanın ilk duruşmasının 20 Ekim 2008'de yapıldığı, daha sonra iddialarla irtibatlı olarak bu dosyayla 21 davanın birleştirildiği belirtilen kararda, mahkemenin davanın esasıyla ilgili kararını 5 Ağustos 2013'te açıkladığı, yargılamada 4 yıl 9 ay 15 günlük süre geçtiği, yargılama sürecince vefat eden ve firari sanıklar dışında 268 sanığın savunmalarının alındığı ve 151 tanık dinlenildiği kaydedildi.
Mahkeme kararında, 4 yıl 9 ay 15 günlük yargılama aşamasının kesintisiz olarak sürdürüldüğü, yargılama süresi içinde birleşen dosyalar dahil olmak üzere celse sayının 620 ve duruşma tutanaklarının 40 bin sayfadan fazla olduğu aktarıldı.
Yargılama sırasında bir kısım sanıklar ve avukatlarının yargılamayı aksatacak söz ve davranışlarda bulundukları, yargılamayı durduracak şekilde duruşma salonu içinde 13 Aralık 2012, 11 Mart 2013 ve 8 Nisan 2013'te olayların cereyan ettiği bildirilen kararda, 8 Nisan 2013'te duruşma salonunun dışında da olayların meydana geldiği ve duruşmanın 11 Nisan 2013'e ertelenmesine hükmedildiği hatırlatıldı.
Balbay'ın da içinde bulunduğu pek çok sanığın yargılama boyunca duruşma disiplinini bozucu hareket etmek suretiyle yargılamanın uzamasına neden olduğu savunulan kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Dosyanın sanık, tanık ve birleşen dosya sayısının fazlalığına, dosyanın karmaşıklığına, dosyada birçok iddiaların bulunmasına, davanın önemine, yargılama sırasında yargılamayı aksatacak ve durduracak duruşma disiplin ve düzenine aykırı söz, davranış ve olayların çokluğuna rağmen, dava, olabilecek en kısa sürede bitirilmiş ve CMK 102/2 maddesinde TMK kapsamı dışında kalan suçlara bakmakla görevli ağır ceza mahkemelerinde tutuklu sanıklar için öngörülen azami 5 yıllık tutukluluk süresi dahi geçirilmeden sonuçlandırılmıştır."
Kararda, Balbay'ın 17 Aralık 2012 tarihli duruşmadaki "Şimdi siz bizi ikinci davanın sanıkları olarak 272 celsedir yargılamaktasınız. 1. iddianamenin sanıklarını da 250 celse yargıladınız. İnternet Andıcı, Islak İmza ve Aydınlık Gazetesi sanıklarını da 50 celse yargıladınız. Bunların toplamı 600 celse ediyor. Türkiye'de bir ağır ceza mahkemesinin yılda 4 kez duruşma yaptığı dikkate alınırsa, siz 150 yıldır yargılama yapmaktasınız" beyanları da yer aldı.
5 yıllık azami süre
Balbay'ın dava kapsamında 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı anımsatılan kararda, sanığın Anayasa Mahkemesine başvurduğu 26 Aralık 2012 tarihi itibarıyla 3 yıl 9 ay 20 gün, Anayasa Mahkemesinin kararını açıkladığı 4 Aralık 2013 tarihi itibarıyla da 4 yıl 8 ay 28 gün tutuklu kaldığı aktarılarak, kanunda öngörülen 5 yıllık azami sürenin her iki durumda da dolmadığı belirtildi.
Kararda, şunlar kaydedildi:
"Anayasa Mahkemesi, 'devlet aleyhine işlenen cürümler' kapsamında suç işlemiş olduğuna dair karar verilmiş olsa ve bu sanıklar tutuklandıkları tarihte milletvekili olmasalar dahi seçilmiş milletvekili sanıkların tutuklu bulundurulmasını makul sürenin aşılmış olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Kanunun bu açık hükmü karşısında, Anayasa Mahkemesinin tutuklulukta makul sürenin aşıldığı yönündeki kararının seçilmiş milletvekillerine özgü olarak ve seçilme hakkı dikkate alınarak verilmiş bir içtihat özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Anayasamızın 153/son maddesine göre, Anayasa Mahkemesi kararları, Resmi Gazete'de hemen yayınlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar."
Anayasa Mahkemesi kararının "öncelik ve bağlayıcılığı"
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gereği, mahkemenin hüküm verdikten sonra, hükmen tutukluluğuna karar verdiği sanıklarla ilgili herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığı belirtilen kararda, Anayasa Mahkemesi kararının şekil olarak ifade ettiği öncelik ve bağlayıcılığı dikkate alınarak hükmen tutuklu sanık Mustafa Balbay'ın tahliyesine, ceza miktarı dikkate alınarak yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildiği bildirildi. - İstanbul