'Oğlumun Ölümü İçin Takdir-i İlahi Dediler'

Son Güncelleme:

OĞLU, OTOMATİK OKUL KAPISINA SIKIŞARAK FECİ ŞEKİLDE CAN VEREN ANIL ERDEN'İN ACILI ANNESİ İSYAN ETTİ İzmir'de okulun otomatik demir kapısı arasına sıkışarak hayatını kaybeden biricik oğulları 17 yaşındaki Anıl Erden´in bilirkişi raporunda nöbetçi öğrenciyle birlikte "tali kusurlu' ilan edilip, "asli kusurlu' bulunan okul müdürü Hüseyin Toptaş'ın ise hala görevinde olmasına isyan eden acılı ailesi, "Taziyeye gelen milli eğitim yetkilileri oğlumuzun ölümü için 'takdir-i ilahi' dediler.

OĞLU, OTOMATİK OKUL KAPISINA SIKIŞARAK FECİ ŞEKİLDE CAN VEREN ANIL ERDEN'İN ACILI ANNESİ İSYAN ETTİ


İzmir'de okulun otomatik demir kapısı arasına sıkışarak hayatını kaybeden biricik oğulları 17 yaşındaki Anıl Erden´in bilirkişi raporunda nöbetçi öğrenciyle birlikte "tali kusurlu' ilan edilip, "asli kusurlu' bulunan okul müdürü Hüseyin Toptaş'ın ise hala görevinde olmasına isyan eden acılı ailesi, "Taziyeye gelen milli eğitim yetkilileri oğlumuzun ölümü için 'takdir-i ilahi' dediler. Yani hata yok, kader demeye getirdiler. Bu olayda nöbetçi öğrencinin suçu yok, kimse suçlamasın. Asıl suçlular, müdüründen Bakana milli eğitim yetkilileridir' diyerek yakındı.


Korkunç olay geçen 3 Haziran´da Bornova İlçesi´nde, Seyit Şanlı Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi´nde meydana geldi. Teneffüste okul dışına çıkan 11. sınıf öğrencisi Anıl Erden, döndüğünde nöbetçi öğrencilerin butonuna bastığı, kapanmak üzere olan otomatik demir kapının aralığından girmeye çalıştı. Geometri sınavını kaçırmamak için acele ettiği öne sürülen Anıl, kapı aralığından geçemedi, başı duvarla kapı arasında sıkıştı. Ağır yaralanan Anıl, kaldırıldığı Ege Üniversitesi Hastanesi´nde öldü. Soruşturma başlatan Cumhuriyet Savcısının isteğiyle iki bilirkişi rapor hazırladı. Bilirkişi heyeti, raporun sonuç bölümünde kazanın oluş biçimine göre okul müdürü Hüseyin Toptaş´ı 'asli kusurlu', Okul Müdür Yardımcısı Niyazi Öztürk ile nöbetçi öğrenci E.K. ve hayatını kaybeden Anıl Erden´i 'tali kusurlu' buldu.


Bilirkişi raporunun ardından talihsiz Anıl Erden´in annesi Ayşe Erden, babası Doğan Erden ve ablası üniversite öğrencisi Zeynep Erden, avukatları Barış Kaşka ile birlikte Eğitim Sen İzmir 4 Nolu Şube´de, Şube Başkanı Cevat Düzci ve Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) Başkanı Orhan Yüce´nin katılımıyla basın toplantısı düzenledi. Anıl´ın birkaç arkadaşının da geldiği toplantıda Düzci ve Yüce ortak açıklama yaptı. Açıklamada; Anıl´ın ölümünde okul müdürünün asli kusurlu bulunduğu, esas suçluların ise bilirkişi raporu kapsamına girmediği öne sürüldüdü. Açıklamayı okuyan Düzci, "Bakanlık ödenek göndermiyor, okullara para toplayarak güvenlikçi, temizlikçi tutun, diyor. Herhangi bir şey olduğunda da suçlu gözükmüyor. İşte Anıl´ın katili bu anlayıştır. Anıl´ın ölümünde Başbakan, Milli Eğitim Bakanı da birinci derecede sorumludur, soruşturma genişletilmelidir' denildi.


Avukat Barış Kaşka ise bilirkişi raporunun eksik olduğunu, itiraz edeceklerini söyledi. Okul müdürünün bu olayda ağır ihmali olduğunu, bunun da taksiri değil bilinçli taksiri gerektirdiğini savunan Kaşka, tutuklanmamasını ise hukuken vahim bir durum olarak değerlendirdi. Okul müdürünün nöbetçi kulübesinde asılı olan bir talimatname ile nöbetçi öğrencileri arkadaşlarının, öğretmenlerinin güvenliğinden sorumlu hale getirdiğini ileri sürdü. Kaşka, delil karartma şüphesi de olduğunu iddia ederek, soruşturmanın sağlığı açısından müdürün tutuklanmasını istediklerini dile getirdi.


"ÖĞRENCİYİ SUÇLAMASINLAR'


Baba Doğan Erden, bilişkişi raporuna göre asli kusurlunun okul müdürü göründüğüne dikkat çekerek, "Bu olayda nöbetçi öğrencinin suçu yok. Sakın o öğrenciye suç yüklemesinler. Bu olayın asıl suçluları okul, milli eğitim ve Bakanlık yetkilileri' dedi. Anne Ayşe Erden ise, "Taziyeye gelen milli eğitim yetkilileri oğlumuzun ölümü için 'takdir-i ilahi' dediler. Yani hata yok, kader demeye getirdiler' dedi. Okulda olup bitenlerden ilçe milli eğitim yetkililerinin de haberi olmadığını öne süren anne Erden, şunları söyledi:


"Ölen üst düzeydeki bir kişinin çocuğu olsaydı o müdür içeride mi olurdu görevde mi olurdu, anında tutuklanırdı. Adaletten bahsediyorlar, adalet yok. Başsağlığına İlçe Milli Eğitim Müdürü, yetkililer geldi, oğlumun ölümü için bana ´takdir-i ilahi´ dediler. Hata varsa dediler, böyle bir olayda bunu söyleyenlere koşuşacak sözüm yok. Benim çocuğum bir taneydi, bir başkası yok ki.'


Baba Erden de bir soru üzerine Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu´nun bizzat arayıp başsağlığı dileğinde bulunduğu söyledi. Baba Erden, "Ancak o acılı anımda Bakan´a hiçbir şey soramadım, söyleyemedim. Yoksa bunları ona söylemek isterdim' dedi.


Nesrin COŞKUN - Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR/ DHA

Kaynak: DHA