Osman Kavala AİHM'e İkinci Başvurusunu Yaptı
Osman Kavala, AİHM kararlarına uyulmasının anayasal zorunluluk olduğunu belirtti.
AİHM'e yaptığı ikinci başvuru ile ilgili davanın dünkü duruşmasının ardından bir açıklama yapan tutuklu iş insanı Osman Kavala, Türkiye'nin AİHM kararlarına riayet etmesinin bir zorunluluk olduğunu belirtti.Gezi Davası sebebiyle 2017'den bu yana cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açtığı ikinci davanın dünkü duruşmasının ardından yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamasında, AİHM'de görülen davada yeni kararın 2022'deki hüküm ve onama süreçlerini kapsayacağına inandığını belirten Kavala, "AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, son Meclis komisyonu raporunda da güçlü biçimde vurgulandığı gibi, anayasal zorunluluk... Suç işlendiğini gösteren güvenilir nitelikte doğru deliller olmadan özgür yaşama hakkı kısıtlanamaz" dedi.
Mesajında, AİHM'in 2019 yılındaki tutuklanması ile ilgili aldığı kararda, suç işlediğini gösteren delil olmadan tutuklanmış olmasının bir hak ihlali olduğuna ve serbest bırakılması gerektiğine hükmettiğini vurgulayan Osman Kavala, şunları dile getirdi:
"(AİHM) 2022 yılındaki kararda ise, Türkiye'nin ilk kararın gereklerini yerine getirmemiş olduğu tespitini yapmış, herhangi bir değişiklik olmadan, suç işlediğime işaret etmeyen aynı deliller kullanılarak farklı bir suçlamayla tutukluluğumun devam ettirilmesini 'hukukun etrafında dolanmak' olarak nitelemişti. Aynı doğrultuda olacağına inandığım AİHM'in yeni kararı, verilen hükmü ve hükmün onanması süreçlerini de kapsayacak."
AİHM'in 17 yargıçlı Büyük Dairesi, Çarşamba günü, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yedi maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, Kavala'nın 18 Ocak 2024'te yaptığı ikinci başvuruyu görüşmek için toplandı.
Kararın önümüzdeki aylarda açıklaması beklenirken, ilk duruşmaya katılan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty; Türkiye'de özellikle ceza hukuku ve terörle mücadele hükümlerinin geniş yorumlanmasının, eleştirel ifade, örgütlenme ve insan hakları savunuculuğu gibi meşru demokratik faaliyetlerin cezai soruşturmalara konu edilmesine yol açtığını dile getirdi.
Osman Kavala'nın AİHM'e yaptığı ilk başvurunun ardından Mahkeme, kararını Aralık 2019'da açıklamış ve bu kararda, Osman Kavala'nın "siyasi nedenlerle" ve "insan hakları savunucularını susturmak amacıyla" tutuklandığı sonucuna varıldığına dikkat çekerek, Ankara'ya Kavala'nın "derhal serbest bırakılması" çağrısında bulunmuştu.
Ankara'nın uymakla yükümlü olduğu söz konusu karara uymaması sebebiyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Şubat 2022'de Türkiye hakkında davacı olmuş, Mahkeme de Türkiye Cumhuriyeti'nin AİHS'yi ihlal ettiğine hükmetmişti.