Uygulamayı yükle! YÜKLE

Referandumun Avrupa'daki Yankıları

Son Güncelleme:

Alman gazetelerinin referandum yorumları şöyle: Rheinische Post: Anayasa referandumu ülkenin derin bölünmüşlüğünü ortaya koyuyor.

Alman gazetelerinin referandum yorumları şöyle:


Rheinische Post:


Anayasa referandumu ülkenin derin bölünmüşlüğünü ortaya koyuyor. Konu, AB’ye üye olmaya çalışan Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacının olup olmadığı değil. Kendini modern olarak nitelendiren bir demokrasi, son darbenin ardından ordunun dayattığı 30 yıllık anayasa üzerine oturtulamaz. Türkiye’nin, tüm vatandaşların hak ve hürriyetlerini güçlendirecek kalıcı değişikliklere ihtiyacı var. Erdoğan’ın İslami muhafazakar partisi bu yönde adımlar attı. Ancak hükümet artık saplanıp kalmış durumda. Yeni, sivil ve modern bir toplumsal sözleşmeyi Türk halkının oyuna sunanın, kendi çıkarına hareket ediyor izlenimi vermemesi gerekirdi. Siyasi bir bölünmeyi engellemek için Erdoğan’ın anayasa taslağını partiler üstü bir kurula hazırlatması gerekirdi. Yine de ordunun gücünün sınırlandırılması ve Anayasa Mahkemesi üyeliklerinin dağılımı söz konusuydu. Her iki kurum da kendini din-devlet ayrılığının bekçisi olarak görüyor. Muhalefet Erdoğan’ı bu dünyevî yapıyı çökertmek istemekle suçluyor.


Neue Westfaelische Zeitung:


“AB Türkiye konusundaki bölünmüşlüğünü uzun yıllar “Bakalım ne olacakö mantığıyla örtmeye çalıştı. Başını İngiltere’nin çektiği cephe Türkiye’nin tam üyeliğini savunurken, başta Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy olmak üzere diğerleri bu yaklaşımı reddetti. Peki ne yapılacak? ‘Önce bir sakin sakin müzakere edelim, sonra gerisine bakarız’ şeklindeki rahat yolun artık yavaş yavaş sonuna geliniyor. Resmi olarak müzakerelerin ‘ucu açık’ deniyor ama sonuçta üyelik müzakereleri yürütülüyor, bağlayıcılığı olmayan sıradan görüşmeler değil. Sarkozy’nin, üyelerin oybirliğiyle alınmış müzakere kararını geri çevirme hedefi Başbakan Merkel’den de o kadar enerjik olsun ya da olmasın destek görüyor. O zaman şimdi ne yapılacağını bilmek gerekir. Türkiye’nin üyeliği konusunda her iki tezin de iyi gerekçeleri var. Ama AB’nin ne yapacağı konusunda artık bağlayıcı bir tutum sergilemesi gerekecek. Durumu idare etmek son derece uygunsuz bir durum ve sadece Türkler açısından değil!


Westdeutsche Zeitung:


Türkiye’nin artık nihayet AB’ye alınma talebini anlamak mümkün. Tüm eleştirenlere rağmen AB başarılı bir model. Üye ülkelerin durumu üyelik öncesinden daha iyi. AB’ye girmek istediği için Türkiye’ye kim kızabilir ki? ve Türklere kapıyı açmak için pek çok neden var. Ülke demokratikleşti, özellikle de ülkenin batısı modern ve açık bir yapıya sahip. Ekonomi büyüyor. ve Erdoğan haklı olarak ülkesinin Batı için önemine işaret ediyor. Türkiye NATO üyesi olarak istikrarsız Ortadoğu ile Avrupa arasında tampon oluşturuyor. Türkiye şimdiye kadar görevini en iyi şekilde yerine getirdi. Ama Ankara'daki güçlerin sabrı artık taşıyor. Erdoğan hükümetinin açıktan açığa İran ile flört etmesi, İsrail'e karşı söylemini sertleştirmesi Avrupalılar için bir uyarı olmalı. Ancak Avrupa Türkiye konusunda zorlanıyor ve bunun için iyi gerekçeleri de var. Üye ülkelerin çıkarları ve düşünüş şekli birbirinden farklı. Özellikle de Almanya Türkiye'nin üyeliği konusunda frene basıyor. Berlin'in onayı olmadan Türkiye AB'ye giremez. ve şu an Almanya'nın fikrini değiştirebileceğine dair hiçbir işaret yok. Tam tersine. Almanya'daki pekçok Türk'ün uyum konusundaki sorunları köstek oluşturuyor. Almanya'da birlikte yaşam konusundaki tartışma sonuçlanıp bunu düzenleyecek kurallar bulunmadıkça Türkiye aday olarak kalacak ya da imtiyazlı ortak olacaktır. Daha fazlası şu an için mümkün değil.


Deutche Welle:


Türk seçmen, yüzde 58’le anayasa reformunu onayladı. Hayır oylarının oranı yüzde 42’de kaldı. Başbakan Erdoğan darbeci anlayışın kaybettiğini söyledi. Güneydoğu illerinde boykot çağrısı destek buldu.


ZDF:


Türkiye’de seçmenlerin yüzde 58’i Başbakan Erdoğan’ın kampanyasını sürdürdüğü Anayasa değişiklik paketine “Evetö dedi. Değişiklik 30 yıl sonra darbe yapan generallere yargı yolunu açtı. AB, Türkiye’nin Avrupa yolunda doğru yönde adım attığını bildirdi. Ancak, Türkiye’de demokratik reformlar devam etmeli.


AVRUPA’DAKİ POLİTİKACILAR NE DEDİ?


Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle: Anayasa reformu, Türkiye'nin AB yolunda attığı önemli bir adımdır. Tartışma kuşkusuz henüz bitmiş değildir. Reform sürecinin Türkiye'de açık toplum sürecinin oluşumuna katkı sağlayacağına eminim


Genişlemeden sorumlu AB Komisyonu Üyesi Stefan Füle'nin sözcüsü Angela Filote: AB Komisyonu Türk halkının anayasa reformunu onaylamasını memnuniyetle karşılıyor. Türk vatandaşlarının kendi hak ve özgürlüklerini genişleten reformlara bağlılığının devam ettiği görüldü. Sürekli söylediğimiz şekilde, Türkiye'nin AB müktesebatına tamamen uyumu yolunda uzun süredir bekleyen öncelikleri karşılayan bu reformlar, doğru yönde atılmış bir adımdır. Kabul edilen anayasa paketinin uygulaması için çıkarılması gereken yasa ve diğer mevzuatı yakından takip edeceğiz. Türkiye'de birçoklarının düşündüğü gibi, bu oylamanın ardından ifade özgürlüğü ve dini özgürlükler gibi temel özgürlüklerle ilgili AB üyelik sürecinde gereken diğer önceliklerin karşılanmasını istiyoruz. Bu kapsamda, Türkiye'de demokrasinin AB standartlarına ve katılım kriterlerine uyumlu, kalıcı şekilde güçlendirilmesi için yeni sivil anayasanın sağlam bir temel oluşturacağı noktasında siyasi yelpazedeki görüşleri paylaşıyoruz.


Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten: Anayasa değişikliğinin halk oylamasında net bir sonuçla kabul edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Türk seçmenini tebrik ederim.


Hollandalı Hıristiyan Demokrat Oomen-Ruijten: Halk oylamasındaki net sonuç, Türk vatandaşlarının kendilerine yeni haklar getiren daha demokratik bir Türkiye'ye desteğini güçlü şekilde gösterdi. Anayasa paketiyle getirilen ombudsmanlık, askeri yargının görev alanının kısıtlanması ve memurlara grev ve toplu sözleşme hakkı önemli ileri adımlar. Dolayısıyla, Türkleri tebrik ediyorum. Halk oylamasında yüksek katılım oranı, Türk halkının reformlara bağlılığını gösteriyor. Türkiye reform çabalarını sürdürmeli, özellikle Kürt ve Alevi vatandaşlarla ilgili başlatılan inisiyatiflerin somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz.


İhsan DÖRTKARDEŞ-DHA

Kaynak: DHA